{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1476 - 2025/1622<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1476 <br>KARAR NO\t: 2025/1622<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/842 E.  -  2023/746 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/06/2023 Tarih ve 2022/842 Esas - 2023/746 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkili tarafından sigortalanmış ... Dış Ticaret A.Ş. 'ye ait cam nitelikli emtianın Romanya/Buzau’ dan Tekirdağ/Saray’a davalı ... Lojistik A.Ş. (önceki unvanı ... Uluslararası Nakliyat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi) tarafından taşınmış olup taşıma sırasında meydana gelen hasarlar nedeniyle sigortalıya 4.816,43 Euro hasar tazminatı ödendiğini ve 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 1472. maddesi gereğince müvekkilinin zarara uğrayan sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.816,43 Euro tazminatın (aynen) ve bu tazminat tutarına ödeme tarihinden itibaren işleyecek yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi oranı uygulanmak suretiyle belirlenecek faiz tutarının fiili ödeme günündeki Türk lirası karşılığı ile birlikte davalıdan tahsisline  karar verilmesini istemiştir.  <br>Davalı vekili, taşıma işleminin müvekkili tarafından ... sigorta şirketine  sigortalanmış olması nedeniyle öncelikle davanın ilgili sigorta şirketine ihbarı gerektiğini,     yapılan anlaşma uyarınca cam eşyanın Romanya/ Buzau şehrinden alt taşıyıcıya ait araçlara yüklenerek 10/08/2021 tarihinde Tekirdağ/Saray'da alıcıya teslim edildiğini, gerek taşımada kullanılan araç, gerekse de bu aracın sürücüsünün alt taşıyıcı tarafından temin edildiğini, dolayısı ile sorumluluğun alt taşıyıcıda olduğunu, taşıma sözleşmesi uyarınca emtianın  yükleme ve boşaltılmasının gönderici ve alıcı tarafından yapıldığını, taşıyıcının emtiaya  herhangi bir müdahalesinin söz konusu olmadığını, emtianın müvekkilinin kusuru ile gerçekleştiğine dair hiç bir kayıt, belge bilgi veya şerh bulunmadığını, CMR 18. maddesinde  malın kalitesi, yükleme, istifleme ve ambalaj hatalarından müvekkilinin sorumlu  tutulmayacağının düzenlenmiş olduğunu, CMR konvansiyonu uyarınca malın gönderici  tarafından yüklenmesi halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını,  davaya konu otomobil camı niteliğindeki eşyanın yetersiz paketleme, hatalı yükleme, istifleme ve sabitleme nedeniyle hasar gördüğünü, seyir güvenliğinin tehlikeye atıldığı,  taşıma sırasında kaza ve benzeri olağan dışı bir durumun meydana geldiğinin  ispatlanmadığını, bir an için taşımacının sorumluluğu olduğu kabul edilse dahi CMR 23/2   uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu ve davacı sigortacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin lütuf ödemesi olup müvekkilinin bu ödemeden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.<br>İhbar olunan ... sigorta vekili, davalı sıfatı bulunmadığından müvekkili yönünden hüküm kurulamayacağını, davaya konu talebin müvekkilinin sigortalısı ile yapmış olduğu poliçenin kapsamı dışında olduğunu, taşıma konusu emtiaların yükleme ve istifleme işlemlerinin gönderici ve alıcı tarafından yapıldığı ve taşıyanın söz konusu işlemlerde  herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından müvekkilinin ve sigortalısının dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taşımaya konu emtianın 25 palet/1000 adet otomobil camı, göndericisinin davadışı ... ... ve alıcısının dava dışı sigortalı ... Fabrikaları A.Ş. olduğu, 25 palet/1000 adet oto camının taşınmasının davalı taşıyıcı ... Uluslararası Nakliyat Taahhüt Ticaret Limited Şirketi tarafından gerçekleştirildiği, emtianın 18/08/2021 tarihinde ... ...'dan yola çıkmak üzere ... plakalı araca yüklendiği, yüklenen emtiaların taşımasının gerçekleştirilerek boşaltma adresi olan dava dışı sigortalının ... fabrikasına 20/08/2021 tarihinde teslim edildiği, 21/07/2022 tarihli ekspertiz raporuna göre taşınan oto camlarından 130 adet oto camının taşıma sırasında zarar gördüğü, zararın taşıma sırasında meydana geldiği, emtianın oto camı olup niteliği gereği özenle ambalajlanıp aşınması gerektiği, ambalajlama, yükleme, istifleme ve sabitlemenin göndericinin sorumluluğunda olduğu, taşıyıcının burada herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, emtianın doğru ambalajlanmaması, yüklenmemesi, istiflenmemesi ve sabitlenmemesinden kaynaklı olarak meydana gelen zararda kusurun gönderici/yükleyici firmada olduğu, ancak göndericinin anılan nedenlerle kusurlu olduğu belirli ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik kararları, CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri ve Karayolu Taşıma Sözleşmesi ile sözleşmenin eki olan Teknik Şartname hükümleri uyarınca taşıyıcının da istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu kapsamda taşınan emtianın gönderici tarafından bu şekilde yüklenmesi ve taşınması ile zarar görebileceği hususunda, istifleme ve sabitlemenin doğru şekilde yapılması hususunda araç şoförünün bilgi vermesi gerektiği, taşıyıcının bu görevini ve istiflemenin doğru yapılmasına nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirdiğine ilişkin  dosya kapsamında bir delil bulunmadığından taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünü ihlal ettiği ve zararın meydana gelmesinde %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesi ile   davanın kısmen kabulü ile 2.408,21 Euronun ödeme tarihi olan 12/10/2021 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranının işletilmesi suretiyle davalıdan tahsiline  karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, CMR Konvansiyonunun \"Taşımacının Sorumluluğu\" başlıklı 17. maddesi \"Taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur.\" hükmü uyarınca  taşıma sırasında meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu olduğunu, yine müvekkilinin sigortalısı ile taşıyıcı arasında imzalanmış olan ... Fabrikaları A.Ş. Topluluğu Karayolu Sözleşmesi'nin ''Taşıyanın Hak ve Yükümlülükleri'' başlıklı 6. ve 8. maddesinde sorumluluğun taşıyıcıda olduğunun hüküm altına alındığını, kabul etmemekle birlikte hasarın hatalı yükleme, istifleme nedeniyle meydana geldiği kabul edilse dahi teknik şartnamenin 5. maddesi uyarınca taşıyanın  yükleme ve boşaltmaya nezaret etme görevinin mevcut olup yüklemeye nezaret görevi bulunan taşıyıcının yükleme-istifleme konusunda herhangi bir ihtirazı kayıt düşmeden taşımayı gerçekleştirmesi nedeniyle tam kusurlu olduğunun kabulünün gerektiğini ve  yargılamanın salahiyeti açısından dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek yeniden rapor alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olay ile aynı taşıma  sözleşmesine dayanan ve aynı nitelikte bulunan aynı mahkemenin 2022/841, 2022/843 ve  2022/803 Esas saylı dosyalarında davanın reddine karar verildiğini, tarafları ve konusu aynı olan diğer 3 davadan farklı olarak eldeki davada hiçbir somut delile dayanılmaksızın ve Bilirkişi Heyet Raporunda tespit ve değerlendirmelerin aksi yönde hüküm tesis edilmesinin  yargı erkine olan güveni sarstığı gibi , adil yargılanma hakkını da ihlal ettiğini, dosyaya  mübrez bilirkişi raporunda müvekkiline herhangi bir kusur atfedilmemesine rağmen farklı bir sonuca varıldığını, mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, seyir güvenliğinin tehlikeye atıldığına yönelik somut hiçbir veri olmadığını, taşıma esnasında kaza ve benzeri olağandışı bir durumun meydana gelmediğini, hasar taşıma esnasında yapılan kusurlu bir eylemden kaynaklanmadığından müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, 06/10/2021 tarihli Ekspertiz Raporunda \"Hasarın; Romanya'dan sigortalı fabrikasına ... plakalı araç ile yapılan sevkiyat esnasında aracın çukurlara girmesi, kasislerden hızlı geçmesi, ani frenlemeler- sert kalkışlar vs. sırasında oluşan sert sarsıntılarda cam mandallarının atması neticesi camların palet içinde devrilerek kırılması şeklinde meydana gelmiş olabileceği görüş ve kanaatindeyiz\"  şeklinde tespit ve görüşlere yer verilmiş se de tespitlerin somut bir dayanağının bulunmadığını, raporun davacı sigortacı lehine yanlı ve taraflı bir tutumla hazırlandığını, dosya kapsamına sunulan bilirkişi raporu yerine taraflı ve ispatsız ekspertiz raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğu olmamakla birlikte bir an için sorumlu olduğu kabul edilse dahi CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesine göre tazminat tutarının hiç bir şekilde brüt ağırlığın kilogram başına 8.33 özel hesap birimini aşmayacağını ve faize hükmedilecek ise CMR Konvansiyonu madde 27'de belirtildiği şekilde %5 faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konusu hasarın meydana gelmesinde yükleme ve boşaltma işlemini yapan davacının sigortalısının kusurunun  bulunduğu  anlaşılmakla, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t2- Davalı şirket vekilinin istinaf  itirazlarının incelenmesine gelince; TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet ilkesi uyarınca rücu davasının açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, zararın sigorta poliçesi kapsamında bulunması ve sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması,  sigortalının da zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Dosya kapsamından, sigortalı ... Fabrikaları Anonim Şirketi ile davacı arasında nakliyat emtia sigorta poliçesi düzenlendiği, meydana gelen zararın bu poliçe kapsamında kaldığı, davacının, sigortalısına ödeme yaptığı ve sigortalının, zarar sorumlusuna karşı dava hakkının olduğu anlaşıldığından, davacının işbu davada aktif husumet ehliyetine sahip olduğu kabul edilmiştir. <br>\tDavalı ile davacının sigortalısı arasında yapılan sözleşme ve teknik şartnameye göre, somut uyuşmazlıkta yükleme ve boşaltmanın davalıya değil, davacının sigortalısına ait olduğu, taşıma sırasında taşınan emtianın zarara uğramasına sebebiyet verecek bir kaza veya başka bir davranışa yönelik dosyada bir delil bulunmadığı, davaya konu hasarın, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. CMR hükümlerine tabi taşımalarda taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esas olmakla birlikte, anılan Konvansiyon’un 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda da hasar, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığından, davalı taşıyıcı meydana gelen hasardan sorumlu değildir. Ancak bu halde dahi taşıyıcının, yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından müterafik kusur oluşturacaktır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.02.2024 tarih, 2023/4226 E., 2024/1508 K. sayılı ilamında da benzer yönde değerlendirmeler yapılmıştır.  <br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde, davaya konusu hasarın, yükleme ve istifleme/sabitlemeden kaynaklandığı, yüklemenin ve boşaltmanın da davacının sigortalısına ait bulunduğu, dolayısıyla CMR'nin 17/4-c maddesi kapsamında davalının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı, bununla birlikte davalının da yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün ihlalinin davalı taşıyıcı bakımından müterafik kusur teşkil ettiği belirlendikten sonra davalının kusur oranın değerlendirilmesi gerekmektedir. Kusur oranının belirlenmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, Dairemizce bu yönden ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılmamış, cam emtiası gibi hassas bir malı taşıyan taşıyıcının, taşınan emtianın zarar görmemesi için yüksek derecede dikkat göstermesi gerektiği, istifleme ve sabitlemenin, taşımaya uygun biçimde yapılmasını denetleme yükümlülüğü olduğu hususları gözetildiğinde, davalının yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme ve nezaret etme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle %50 oranında müterafik kusurlu olduğu yönündeki ilk derece mahkemesinin kabulünün  yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. <br>\tCMR Konvansiyonu'nun 23. maddesinde, taşıyıcının sorumlu olduğu tazminatın malların taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanacağı, malların kıymetinin ise öncelikle ticaret borsası fiyatına göre tespit edileceği, eğer böyle bir fiyat yoksa, geçerli piyasa fiyatlarına göre bir tespit yapılacağı, eğer ne ticaret borsası fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcutsa tespitin, aynı cins ve kalitedeki malların normal kıymetine göre yapılacağı düzenleme altına alınmıştır. Somut olayda, yükleme Romanya'da yapılmış olup, buradaki ticaret borsası fiyatının tespiti mümkün görülmemiştir. Bununla birlikte dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davalı taraf aracılığı ile taşınan oto camlarından130 adet oto camının çatlaması/kırılması sonucu hasar gördüğü, rücuya konu olan miktarın 4.186,43 Euro olabileceği, emtianın cam olması sebebiyle kullanılabilir durumda olmadığı ve özelliği gereği sovtaj değerinin bulunmadığı açıklanmış, Dairemizce de bu değerlendirme yerinde görülmüş, davalının kusur oranına tekabül eden 2.093,2 Euro'dan davalı sorumlu tutulmuştur. <br>\tCMR Konvansiyonu’nun 23/3. maddesinde, taşıyıcının sınırlı sorumluluğu öngörülmüş olup, buna göre taşıyıcının sorumlu olduğu tazminat, hasara uğrayan emtianın  kg başına 8,33 SDR ile sınırlandırılmıştır. Konvansiyonunun 23/7 maddesinde de SDR hesabında karar tarihine en yakın kurun esas alınacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, hasara uğrayan emtianın net ağırlığının 1.859,52 KG olduğu, buna göre sorumluluğun üst sınırının (1.859,52 x 8,33)=15.489,80 SDR olarak hesaplandığı, karar tarihindeki TCMB kuruna göre 1 SDR=1.35 USD olduğu, 15.489,80x1.35 =20.601,43 USD cinsinden sorumluluk üst sınırı bulunduğu, TCMB'nin karar tarihindeki Euro/USD kuruna göre 1 euro=1.0664 Euro olduğu, davalının sorumlu olduğu 2.093,2 Euro hasar tutarının, USD cinsinden değeri olan 2.232,188 USD'nin, tespit edilen üst sorumluluk limitinin altında kaldığı anlaşıldığından, davalının sorumlu görüldüğü bu miktarın hüküm altına alınması gerektiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır.. <br>\t6098 sayılı TBK’nın 99. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulanmasına göre de haksız fiillerde zarar, yabancı para üzerinden doğmuş ise yabancı para üzerinden tahsil istenilmesi mümkündür ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/13970 E-2015/10395K, 2013/5213 E-2014/12333K, 2014/14491 E -2015/76 K sayılı ilamları aynı yöndedir.). Somut olayda da, sigortalı emtiada meydana gelen 10.859,97 Euro hasar bedelini dava dışı sigortalısına ödeyerek TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olan davacı, TBK'nın 99. maddesi uyarınca ödediği yabancı paranın aynen tahsilini veya anılan miktarın vade ya da fiili ödeme günündeki rayicine göre Türk Parası ile ödenmesini haksız fiil sorumlusu davalıdan isteyebilecektir. Davacının dava dilekçesi içeriğinden 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca tercih hakkını yabancı para üzerinden tahsil olarak kullandığı da gözetildiğinde, Dairemizce talep doğrultusunda yabancı para üzerinden tahsil hükmü kurulmuştur. <br>\tÖte yandan, davalı vekili uygulanacak faiz oranının CMR'nin 27. maddesi uyarınca yıllık %5 i aşamayacağını belirterek Devlet  Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladığı en yüksek faiz oranının işletilmesini usul ve yasaya  uygun olmadığını ileri sürmüştür. CMR'nin 27. maddesi “Hak sahibi ödenecek tazminat için faiz isteyebilir, yılda % 5 üzerinden hesap edilecek bu faiz, ödeme isteğinin yazılı olarak, taşımacıya gönderildiği tarihten başlar.” hükmünü haizdir. Davacı tarafından davalıya gönderilen ödeme isteği davalıya14/12/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, ihtarın alındığı tarihten itibaren 15 gün içinde ödemenin yapılması bildirilmiştir. Bu suretle, atıfet mehlinin sona erdiği tarihten sonraki gün yani 29/12/2021 tarihinde davalı temerrüte düştüğünden, hükmedilen alacak miktarına bu tarihten itibaren CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranında faiz işletilebilecektir. Davacı tarafça, dava konusu alacağın aynen döviz cinsinden ve 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizi ile birlikte tahsili talep edildiğinden ve Dairemizce de yabancı para üzerinden tazminata hükmedildiğinden, hükmedilen alacağa yıllık %5 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesinde yazılı oranda temerrüt faizi yürütülmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tYukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ilk derece mahkemesince davanın açıklanan gerekçelerle kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasın karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br> <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20/06/2023 gün ve 2022/842 Esas - 2023/746 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KISMEN KABULÜ ile 2.093,21 EURO'nun, temerrüt tarihi olan 29.12.2021 tarihinden itibaren, CMR Konvansiyonu'nun 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranını geçmemek üzere EURO cinsinden bir yıllık mevduata Devlet bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki satış kuru değerine göre hesaplanacak TL karşılığının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 2.619,52-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 1.506,87-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.112,65-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre kabul edilen tutar yönünden hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\t<br>\t6-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 104,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere hesaplanan toplam 5.342,50-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  takdiren 2.671,25'TL'ye, 80,70-TL başvurma harcı, 1.506,87-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan 4.258,52-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>\t8-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.550,00-TL tercüme ücreti, 30,00-TL tebligat gideri ve istinaf aşamasında yapılan 316,00-TL tebligat ve posta gideri, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere hesaplanan toplam 2.896,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan  takdiren 1.448,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br><br><br><br>\t9-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.328,81TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 664,40-TL'sinin davalıdan, 664,41-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t11-Harçlar Kanunu'na göre davacıdan alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t12-Davalı tarafından istinaf  başvurusunda yatırılan 753,43-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,<br>\t13-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/9/2025  tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a7f01ccbcf0585f","SID":"05acd417bcd86cce"}}