{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1305 - 2025/1691<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2025/1305 <br>KARAR NO\t: 2025/1691<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                \tK A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/397 E.  -  2021/421 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararlarının İptali<br><br>\tDairemizce verilen 19/04/2024 tarih ve 2022/462 Esas, 2024/732 Karar sayılı karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/05/2025 tarih ve 2024/4826 Esas, 2025/3190 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2019/105978 sayısı ile gerçekleştirdikleri başvuruya karşı davalı yanın itirazda bulunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, başvurusunun yalnızca “...” sözcüğünden oluşmadığını, ... olarak faaliyet göstereceklerini, davalı taraf markasının tanınmış olduğunu kabul ettiğini, ancak tanınmış marka gerekçesiyle itirazlarının kabul edilmiş olmasının isabetli olmadığını, yaptıkları faaliyetin bir ... işletme faaliyeti olduğunu, markalar arasında iltibas riski bulunmadığını ileri sürerek YİDK'nın 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı şirket vekili, davacı taraf beyanlarına katılmanın mümkün olmadığını, müvekkilinin tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, müvekkili markalarının birçok sınıfta koruma altında olduğunu, dava konusu markanın da müvekkili markalarının serisi olarak algılanabilir olduğunu, dava konusu markanın tesciline izin verilmesi halinde, davacı tarafça sunulacak ürün ve hizmetlerin, müvekkili firma ile ilişkili olarak bulunma ihtimali olacağını, davacının başvurusu kapsamında yer alan mal ve hizmet sınıflarının müvekkilinin ürün ve hizmetleri ile benzer olduklarını, dava konusu markanın esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, markaların gerek işitsel, gerek görsel, gerekse de anlamsal olarak müvekkili markaları ile karıştırılabilecek düzeyde benzer bulunduğunu, markadaki “...” ibaresinin tali unsur olduğunu, 41. Sınıftaki hizmetler bakımından tanımlayıcı niteliği olduğunu, başvuru sahibinin kötüniyetli bulunduğunu, müvekkilinin markalarının yüksek düzeyli tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu davacının 2019/105978 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalı yanın redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, tüketici nezdinde işaretler arasında “...” ibaresinden kaynaklı oluşacak çağrışımsal benzerliğin gerek orta seviyede gerek dikkat seviyesi daha yüksek olan tüketici zihninde öncelikli olarak bu ibarenin bir renk adı olmasından kaynaklı olarak oluşacağından bahsedilmesi mümkün olmakla aynı tüketiciler nezdinde, taraf markalarını oluşturan işaretlerin nihai algıları itibariyle birbirlerinden farklı iktisadi kaynaklara ait iki ayrı marka olduğu yönünde bir izlenimin de meydana geleceği, dolayısıyla işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, YİDK kararının iptali koşullarının oluştuğu, YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne YİDK'nın 29/10/2020 tarih 2020/M-8996 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın, müvekkiline ait tescilli markalarla karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin dünyanın birçok ülkesinde “...” markasının tescilli sahibi olduğunu, taraf markalarında ortak ve esaslı unsurun ... markası olduğunun izahtan vareste bulunduğunu, müvekkilinin ... markaları ile karıştırılmaya sebebiyet vereceğini, davacıya ait markanın, müvekkilinin davalı Kurum nezdinde tescilli markalarının serisi niteliğinde bulunduğunu, davaya konu markada esaslı ve kök unsurun ... ibaresi olduğunu, tescili istenen dava konusu markanın müvekkiline ait, yıllardır kullanılan, tescilli, tanınmış “...” markasını kök unsur olarak içerdiğini, davacı tarafın anılan marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davacının, tamamen arabuluculuk mevzuatı çerçevesinde faaliyet yürütmeyi amaçladığı ve bu kapsamla sınırlı düşünerek tescil ve koruma talep ettiği, yönündeki savunmalarının marka başvurusu kapsamı dikkate alındığında çelişkili ve yanıltıcı olduğunu, müvekkilinin ... markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, YİDK kararıyla, asli ayırt edici ve ortak kelime unsuru “...” olan dava konusu başvuru ile itiraz markaları arasında mevcut olan benzerlikle başvuru markasında yer alan mal ve hizmetlerle itiraz gerekçesi markalarda yer alan mallar ve hizmetler arasındaki benzerliğin birlikte değerlendirilmesi neticesinde 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olduğu sonucuna varıldığını, söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi ve kelime unsurlarının markadaki kullanımı ve konumlandırılışı dikkate alındığında, marka algısının kelime unsuru üzerinde şekilleneceğini, bütün markalarda “...” ibaresinin ortak ve ortak olan bu ibarenin asli ayırt edici unsur olarak yer aldığını, iltibas ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizce, ise taraf markalarında karşılaştırılacak ibarelerin aynı olduğu, \"...\" ibaresinin başvuru kapsamında bulunan emtia için zayıf bir ibare olarak da nitelendirilemeyeceği, bu nedenle de taraf markalarının görsel, anlamsal ve işitsel olarak benzer olduğu ve iltibas riski taşıdığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 08/05/2025 TARİH VE 2024/4826 ESAS, 2025/3190 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesince; davacının 2019/105978 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalının \"...\" esas unsurlu redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, bununla birlikte taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda \"...\" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta ... kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında arabulucuğu simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, \"...\" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, taraf markaları arasında okunuş benzerliği olsa da, görsel olarak davacı markası farklılaştırıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı ve yanılgılı değerlendirme ile yukarıda yazılı gerekçe ile Bölge Adliye Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  08/05/2025  tarih 2024/4826 esas  2025/3190 karar  sayılı bozma ilamı üzerine açılan duruşmada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  08/05/2025  tarih 2024/4826 esas  2025/3190 karar  sayılı ilamına uyulmasına karar verilmiştir. <br>\tTüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı uyarınca,  davacının 2019/105978 sayılı \"... ...\" ibareli marka başvurusu kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler ile davalının \"...\" esas unsurlu redde gerekçe markaları kapsamında yer alan emtia açısından taraf markaları arasında aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyinde emtia ilişkisinin mevcut olduğu, ancak taraf markaları karşılaştırıldığında, işaretlerin bir bütün olarak nihai algıda birbirleri ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerlik taşımadıkları, davacının logosunda \"...\" ibaresinin tek başına kelime ve renk olarak kullanılmadığı, ayırt edici unsurlar olarak M harfinin el sıkışan insanlar, V harfinin ise A ve İ harflerini kefelerine almış bir terazi şeklinde resmedildiği, ilk bakışta ... kelimesinden çok bu unsurların dikkat çektiği, hukuk uyuşmazlıklarında arabulucuğu simgeleyen bu ayırt edici unsurlara ilaveten, \"...\" ibaresine de davacının logosunda yer verildiği, görsel olarak davacı markasının farklılaştırıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne dair aşağıda gösterilen şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davanın KABULÜ ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 2020-M-8996 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından ilk derece mahkemesi yargılaması sırasında yapılan 2.250‬,00-TL bilirkişi ücreti, 174,83-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 397,50-TL tebligat ve posta masrafı, 2.107,80-TL temyiz yoluna başvurma harcından oluşan toplam 4.843,10-TL yargılama giderine, 54,40-TL peşin harç ve 54,40-TL başvurma harcı eklenerek hesaplanan toplam 4.951,90-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davalılar uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davalılardan alınması gereken 615,40'ar.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70'er.TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00'er.TL'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t9-Davacı kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tDair, duruşmaya katılan davalı şirket vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 24/09/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/09/2025<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd8488e12077e8eb","SID":"c93d07a51d4681f5"}}