{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2349 - 2025/1767<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2349 <br>KARAR NO\t: 2025/1767<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/... Esas ve  2022/... Karar<br>DAVACILAR\t: 1-... - <br>\t\t2-...<br>\t\t<br>\t\t4-... ... - <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t:     1-... - <br>\t\t2-...<br>\t\t3-... - <br>\t\t<br>VEKİLİ\t: Av. EREN BUDAK<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 22/09/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/09/2025<br>    <br><br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih,  2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile davalı ...'ın üvey kardeş olduğunu, tarafların murisi olan ...'nin önce davacıların annesi ile evlendiğini, fakat muris ...'nin daha sonra davalının annesi ... ile evlendiğini, davacıların aynı anneden 7 kardeş olduğunu, davalı ...'ın ise aynı anneden 2 kardeş olduğunu, davacıların babası ...'nin  davacıların ve davacıların annesini Diyarbakır ilinde bırakarak Mersin iline yerleştiğini, daha sonra davacıların babası ...'nin, davacıların annesini hileli şekilde boşayarak davalı ...'ın annesi davalı ... ile evlendiğini, davacıların babası ...'nin, davacıları Diyarbakır ilinde yalnız bıraktığı ve tüm mal varlığını Mersin ilindeki çocuklarına harcadığını, tarafların murisi ...'nin, Diyarbakır ilinde kalan çocuklarına üvey evlat muamelesinde bulunduğunu, yaşamı boyunca hep Mersin ilinde bulunan çocuklarını kayıran tarafların murisi ...'nin yaşamı sırasında mal varlığının bir kısmını Mersin ilinde bulunan ikinci eşi ile oradaki çocuklarına muvazaalı şekilde geçirdiğini, iş bu davada sadece şirket hisseleri yönünden yapılan muvazaalı devirlerin iptalini talep ettiğini, ayrıca tarafların murisi ...'nin yaşamının son yıllarında çok ciddi sağlık sorunları yaşadığını, tarafların murisi ...'nin son dönemlerde fiili ehliyetini kaybettiğini, bu nedenle tarafların murisi ...'nin hastalığı süresince yaptığı işlemlerin tamamının fiili ehliyetinin bulunmaması nedeniyle geçerli olmadığını, yapılan işlemlerin iptali gerektiğini, belirtilen nedenlerden dolayı tarafların murisi ... tarafından davalılara devredilen şirket hisseleri yönünden yapılan devrin iptali ile şirket hisselerinin tarafların murisi ...'nin mirasçıları adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br> Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan dava ve varlığı iddia edilen olayların gerçeklikten, hukuki temelden yoksun olduğundan  davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemenin bu davada görevli olmadığını, davalı şirket yönünden husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, dava konusu talep davalılar adına olan şirket paylarının iptaline ilişkin olduğundan ve şirkete yönelik bir talep ve hak bulunmadığından davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacılar ... ile ... 06.03.2020 tarihili protokol ile muris ...'den kendilerine düşen tüm miras paylarını ve haklarını davalı kardeşleri ...'a yüksek bedel karşılığı devir ederek tüm miras haklarından feragat ettiğini, davacılar muristen kendilerine intikal edecek olan tüm taşınmazlar ile ...San.Tic.Ltd.Şti. paylarını ve diğer miras paylarını bedeli karşılığında devir ettiklerini, hiç bir hakları kalmadığını, dava açmayacaklarını kabul ve taahhüt ettiklerini, bu davacılar Mersin 11.Noterliğinin 04.09.2019 tarih ve 23878 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'ı vekil tayin ettiği ve protokol ile paralarını aldıklan sonra Diyarbakır 8.Noterliğnin 13.04.2020 tarih ve 09898 yevmiye numaralı azilnamesi ile ...'ı vekillikten azil ettiklerini, miras paylarını para alarak devir ettikten sonra yaptıkları azil de kötü niyetlerinin en büyük kanıtı olduğunu, davacılar ... ile ... ...'ın bu şekilde hem şirket hemde diğer tüm miras paylarının bedeli karşılığında davalı kardeşleri ... Kenli'ye devir ettikten sonra bu davayı açmalarının TMK.'nun 2.maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, bu açıkça kötü niyetli bir davranış olduğundan ve yasa kötü niyeti himaye etmeyeceğinden ve bu hususun mahkemece de resen de nazara alınması gerektiğinden, bu davacılar yönünden davanın öncelikle esasa girilmeksizin bu nedenle reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacı tarafın akit tarihinde muris Vahit'in hukuki ehliyetinin bulunmadığını iddia ettiğini, bu iddianın doğru olmadığını, murisin 2019 yılında ölümüne kadar fiil ehliyetine sahip olduğunu, kaldı ki dava konusu devir işleminin yapıldığı 2015 yılında da hukuki ehliyeti tam olduğunu, ancak bu iddia karşısında mahkeme taralından öncelikle murisin hukuki ehliyetimin varlığının tibben tespiti gerektiğini, bunun varlığının tespiti halinde ise davacı tarafın muvazaa iddiasının araştırılması gerekeceğini, davacı tarafın da kabul ettiği üzere muris Vahit'in uzun yıllar kanser hastalığı nedeniyle şehir dışında tedavi gördüğünü, bu tedavi ve seyahatler sırasında çok fahiş doktor ilaç ve tedavi masrafları olduğunu, bu ağır tedavi gideri yıllar boyunca sürdüğünden masrafını karşılamak için şirket payının bir kısmını kendisinin tedavisi ile her zaman yakından ilgilenen sürekli onu şehir dışında tedaviye götürüp yanında refakatçi olarak kalan davalıya sattığını, bu nedenle murisin satma ihtiyacı olmadığı yönündeki iddia yerinde olmadığını, öncelikle davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli Asliye Hukuk mahkemesi'ne gönderilmesini, davalı şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, davacılar ... ve ... yönünden davanın TMK.'nun 2.maddesi uyarınca reddini, tüm davacılar yönünden davanın esas yönünden reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih,  2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararında, miras paylarına dahil olduğu belirtilerek mirasçılık sıfatına dayalı olarak muvazaa ve ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak devredildiği öne sürülen mal varlığı hakları olan ticari şirket hisselerinin 6102 sayılı TTK'da tanımlanmış olmasının davayı ticari dava kılmayacağını, yukarıda belirtilen emsal nitelikteki BAM kararları da dikkate alınarak davacıların davalarının dayanağının temelinin miras bırakandan intikal eden mirasçılık haklarına dayandığından mirasçıların hukukunu zedeleyen mal varlığı haklarına yönelik muvazaa veya ehliyetsizlik işlemi olup olmadığı hususu olup, bunu değerlendirme görevinin de 6100 sayılı HMK'nın 2. Maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, davacıların tacir olmadığı, açılan davada limited şirket hisse devri ve iptal talebinde bulunulmuş olmasının davaya ticari dava niteliği kazandırmayacağını, davanın TTK'da düzenlenen mutlak ve nisbi ticari dava niteliği bulunmadığından ticaret mahkemesinin davaya bakmakla görevli olmadığı gerekçesi ile  mahkemenin görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan HMK'nun 114/c ve 115/2.maddeleri gereğince göreve yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                  :<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun şirket hisse devrinin muvazaalı olduğuna ilişkin olduğunu, 6102 Sayılı TTK'nın 595. Maddesindeki  düzenlemeye tabi limited şirketin pay devrinden kaynaklanan davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu,  davalı vekili 26.05.2021 tarihli cevap dilekçesinde mahkemenin görevli olmadığına ilişkin beyanda bulunmasına rağmen bu talebinin reddedildiğini ve yargılamaya devam edildiğini, yaklaşık 14 ay sonra ise dosya kapsamında dava konusu ve taraflarına ilişkin bir değişiklik olmamasına rağmen, bu sefer davanın usulden reddine karar verilerek asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı kararının verildiğini, bu durum hukukun en temel ilkelerinden olan hukuki belirlilik ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, açıklanan nedenlerle; Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09.06.2022 tarih, 2021/... Esas - 2022/... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, dava konusu ...Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin davalı ... ...ve ... adına yapılan hisse devir sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti ile iptali ve bu hisselerin murisi ...'nin miras payı oranında davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih,  2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava,  hisse devrinin iptali ve tescil istemine ilişkindir. <br>İlk Derece Mahkemesi'nce, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacılar vekili  tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacılar tarafından, davacılar murisinin devir sırasında  fiil ehliyetinin bulunmadığını ve mal kaçırma kastı ile muvazalı işlemle şirket hisselerinin davalılara devredildiği ileri sürerek limited  şirket hisse devrinin iptali ile tescil talebinde bulunmuştur.<br>6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1-a. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanununda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.<br>Somut olayda, her ne kadar ilk derece mahkemesince asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de, Limited Şirketin 6102 sayılı TTK'nin 573 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, TTK'nin 4/1-a maddesine göre, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları mutlak ticari dava olarak kabul edildiği ve TTK'nin 5. maddesinde de ticari davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun  belirtildiği, davacılar tarafından eldeki dava da  murisin sağlık sorunları yaşadığı, devir işlemleri sırasında  fiil ehliyetinin bulunmadığı,  hisse devrinin ehliyetsizlik nedeniyle geçersiz olduğu ile mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak devredildiği ileri sürülmekte olup, davacılar tarafından salt muris muvazaası hukuksal nedenine dayanılmadığından mutlak ticari dava niteliğindeki uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olup, ilk derece mahkemesinin  mahkemenin görevli olmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararına  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına  karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \t<br>. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t  \t         :<br>1)-Davacılar vekili tarafında Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih,  2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br><br>2)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 tarih,  2021/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-3 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br><br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacılara İADESİNE,<br>5)-Davacı vekili tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 22/09/2025  tarihinde karar verildi.<br><br>\t<br><br><br>\t\t\t\t<br> Başkan                        Üye                          Üye                                Katip<br>e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t                    e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d53e127bf95e3b93","SID":"d1998c1cc74fafa7"}}