{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İZMİR <br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/20 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/393<br>DAVA\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 07/05/2025<br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İzmir İl Hal Hakem Heyeti'nin 16/12/2024 tarih ve... karar sayılı kararına itiraz ile ilgili kararın iptali talebi ile yapılan açıklamalarında; Davalı şirket tarafından İzmir Ticaret İl Müdürlüğü İl Hal Hakem Heyeti'ne  başvuruda bulunulduğunu ve başvuruda; Davacının yapmış olduğu mal alımlarında ilk başta ödeme yaptığı fakat bir süre sonra ödeme yapmadığı ve 22.05.2024 tarihinden itibaren ise bakiye 154.637,00 TL borcunun bulunduğunu, işbu borca  istinaden İcra Takibi işlemi yapmak üzere kabul kararı verilmesi gerektiğinin  iddia edildiğini , Davalı tarafından yapılan hukuksuz ve mesnetsiz başvuruya ilişkin olarak İzmir İl Hal Hakem Heyeti tarafından  16/12/2024 tarihinde ve... karar sayılı karar ile de Davalı şirketin mezkur başvurusunun kabul edildiğini, İzmir İl Hal Hakem Heyeti tarafından verilen bu kararın usul ve yasaya aykırı olup mahkemece ilgası gerektiğini, davacının davalı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, Davacının, davalı şirket arasında bir süre alım-satım ilişkisi olduğunu, taraflar arasında yapılan bu ticaret neticesinde davacının davalı şirketten ödemelere ilişkin fatura istediğini, buna karşılık davalı şirketin fatura kesmediğini ve vergiden kaçmak için beyaz kağıda fatura gibi belgeler düzenlediğini, davacının aldığı mal karşılığında oluşan para borcunu yasal olmayan fatura düzenlemelerinden sonra banka aracılığıyla gönderdiğini, davalı şirketin yapmış olduğu usulsüz faturalandırmaların karşılığında kanunen hak kaybına uğramak istemeyen davacının ödemelerini yok saydığını ve bakiye borç varmış gibi bir durum oluşturmaya çalıştığını davalı şirketiin bu durumdan hukuksuz bir şekilde menfaat devşirmek adına davacı aleyhine icra takibi yoluna gitmek istediğini bu amaçla İzmir İl Hal Hakem Heyetine başvuruda bulunduğunu  ve davacının, davalı taraftan veresiye mal satın aldığını, aralarında sürekli bir veresiye mal alım ilişkisi olduğunu ve davacının bir süre sonra ödemeleri yapmadığını belirtiğini, hal hakem heyeti tarafından da hiçbir somut delil aranmadan kabul kararı verildiğini, verilen kararın hiçbir hukuki dayanak içermeyen tamamen hatalı bir karar olduğunu, davacının aldığı malların ödemelerini düzenli olarak yaptığını, davacının daha sonradan kanun önünde haksız duruma düşmemek adına ödemelerini kayıtlı bir şekilde banka üzerinden yaptığını. buna ilişkin olarak davacının davalı şirketin düzenlediği yasal olmayan faturalara ilişkin ödemeleri gösterir dekontları dosyaya sunduklarını davalı şirketin usulsüz evraklar üzerinden işlem başlattığının ortaya çıkacağını, davacının borcunu peşin olarak verdiğinin de açıkça yazdığını, davalı tarafından başlatılan icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi gerektiğini, İzmir İl Hal Hakem Heyeti'nin haksız kararı sonrasında Davalı şirketin davacıya karşı İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile İlamlı icra takibi başlattığını, Hal Hakem Heyeti Ve Toptancı Hal Konseyi Hakkında Yönetmelik Madde 20'ye göre  İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki ilamlı icra takibinin tedbiren durdurulmasını İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına, daha sonrasında ise İzmir İl Hal Hakem Heyeti'nin 16/12/2024 tarih ve ...karar sayılı kararına itirazlarının kabulü ve ilgili kararın iptaline karar verilmesi gerektiğini sonuç olarak;  davacının mağdur oluşu, ekonomik durumunun kötü olması, üzerine kayıtlı mal varlığının olmaması hususları dikkate alınarak adli yardım talebimizin kabulüne, davanın kabulüne, İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulmasına, İzmir İl Hal Hakem Heyeti'nin 16/12/2024 tarih ve  ... karar sayılı kararına itirazımızın kabulü ve ilgili kararın iptaline,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın işbu davayı ikame etmezden evvel dava şartı olan arabuluculuğa başvurmadığını,  işbu sebeple  davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, İl Hakem Heyeti kararının hatalı olduğunu ve bu sebeple kaldırılması gerektiğini savunduğunu, İzmir Sebze ve Meyve Halindeki Her alışveriş hal müdürlüğü tarafından kayıt altına alınmakta olup, hakem heyetinin Büyükşehir belediyesi hal müdürlüğünden istediği yazılarda davacı ile davalı taraf arasında alışveriş olduğunu belirtir birçok  künyeye rastlandığını, bu sebeple kararı lehlerine hükmettiğini, Hakem Heyetinin kararına göre ispat hukuku açısından ispat yükünün, bu alışverişlerin olmadığını ve  ödenmemiş borcu olmadığını ispat etmek zorunda olanın davacı olacağını, davada pasif husumet yokluğu bulunduğunu ve bu sebeple davanın reddi gerektiğini,  yine daha önce açılan İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... karar numaralı Hal hakem heyeti iptal davası pasif husumet yokluğu sebebiyle reddettiğini ve   davalının işbu davada taraf olmayıp açılacak olan davanın bir itiraz davası olması gerekli olup husumetin kendilerine yöneltilmesinin yanlış olacağını, davanın reddinin gerektiğini,  sonuç olarak  fazlasını talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle dava şartı olan arabuluculuğa başvurmayan davacı sebebiyle davanın  dava şartı noksanlığından usulden reddine, işbu talep uygun görülmezse dosyaya sunulan deliller ve ispat vasıtaları neticesinde esasa girilerek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanı pasif husumet yokluğundan reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmişlerdir. <br>GEREKÇE :  <br>Dava,  İzmir İl Hal Hakem Heyeti'nin 16/12/2024 tarih ve  ... karar sayılı kararına itiraz ile ilgili kararın iptali talebi davasıdır. <br>5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun 26/03/2010 tarih 27533 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Kanunun amaç ve kapsam başlıklı 1. maddesinde yapılan düzenleme uyarınca kanunun amacı sebze ve meyveler ile arz ve talep derinliğine göre belirlenecek diğer malların ticaretinin kaliteli standartlara ve gıda güvenirliğine uygun olarak serbest rekabet şartlan içerisinde yapılması, malların etkin şekilde tedariki, dağıtımı, satışı, üretici ve tüketicilerin haklı menfaatlerinin korunması, meslek mensuplarının faaliyetlerinin düzenlenmesi, toptancı halleri ile pazar yerlerinin çağdaş bir sisteme kavuşturulması ve işletilmesi olarak gösterilmiştir. Kanunun 4. Maddesinde toptancı hallerine bildirim, malların toptan ve perakende alım ve satımı 5. Maddede üretici örgütleri, komisyoncular, alıcı ve satıcılar düzenlenmiştir. Kanunun 8. Maddesinde hal rüsumu düzenlenmiştir. Yapılan düzenleme uyarınca toptancı halinde satılan mallarda %1, toptancı hali dışında satılan mallarda %2 oranında hal rüsumu tahsil edilir. Ancak Bakanlar Kurulunca aksi kararlaştırılmadıkça, üretici örgütlerince toptancı halinde satılan mallar ile toptancı haline bildirimde bulunmak şartı ile m.4/l-a,b,ç,d,e,f bentlerinde belirtilen mallardan hal rüsumu alınmaz. Hal rüsumunun tahakkuk, tahsil ve paylaşımına ilişkin hususları yönetmelikte düzenleneceği kabul edilmiştir. <br>5957 sayılı Kanun m.10 hükmünde yapılan düzenleme uyarınca; il merkezlerinde bir hal hakem heyeti kurulması zorunludur. Değeri 50.000,00.TL altında bulunan uyuşmazlıklarda (her yıl için yeniden değerlendirme oranında arttırılarak 2015 yılı için 56.018,27.TL) hal hakem heyetine başvuru yapılması zorunludur. Hal Hakem Heyeti kararlan ilam hükmündedir. Her yıl belirlenen parasal tutarın üstündeki uyuşmazlıklar için Hal Hakem Heyetinin verdiği kararlar delil mahiyetindedir. Kanunun 14. Maddesinde idari para cezalarına ilişkin düzenleme yapılmıştır. Yapılan bu düzenlemede, hal rüsumunu düzenleyen 8. Maddeye yer verilmemiştir. Bu nedenle, hal rüsumundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hal hakem heyetleri görevli ve yetkilidir. Taraflar hal hakem heyeti kararlarına karşı tebliğden itibaren 15 gün içerisinde kararı veren Hal Hakem Heyetinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine (GÖREV) itiraz edebilirler (m. 10/5 fıkra). Mahkemenin vereceği karar kesindir. Yerleşik Yargıtay uygulaması bu yönde istikrar kazanmıştır (Bknz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 30.03.2015 tarih ve 2015/1541 Esas, 2015/3826 Karar;  Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 09.03.2015 tarih ve 2012/290 Esas, 2015/2745 Karar; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2016 tarih 2015/11844 Esas, 2016/2093 Karar; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 07.03.2016 tarih ve 2015/3167 Esas, 2016/2980 Karar sayılı ilamları) 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun 20. maddesiyle TTK.'ya eklenen 5/A maddesinde \"Bu Kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmüne, aynı tarihte yürürlüğe giren aynı yasanın 23. maddesiyle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A-(2) maddesinin dördüncü cümlesinde \"Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir\" düzenlemesine yer verilmiştir. HMK.'nın 115/2. maddesi de \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.\" şeklindedir.<br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.<br>Davacı vekiline tensip zaptı ile arabuluculuk tutanağını dosyaya sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen arabuluculuk tutanağının dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla davanın  dava şartı yokluğundan usulden reddine karar varmak gerekmiştir. <br>       HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu harç  peşin alındığından  yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının  karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı  gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 07/05/2025<br><br><br>Katip ...<br> ¸E-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸E-imza <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"52396440feea3c8c","SID":"177140b8bb573ed0"}}