{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1446 - 2025/1651<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1446 <br>KARAR NO\t: 2025/1651<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                            \t    K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/314 E.  -  2023/209 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2023 Tarih ve 2022/314 Esas - 2023/209 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, dava konusu marka başvurusunun yayınına itiraz ettiklerini, ancak itirazın reddedildiğini, müvekkilinin markasını aralıksız olarak kullandığını, yayına itirazın sadece nispi ret nedenlerine dayandığını, iş bu davada 5(1)(g) ve 5(1)(ğ) uyarınca mutlak ret nedenleri uyarınca talepleri bulunduğunu, dava konusu markanın Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin (International Committee of the Red Cross; ICRC) sembolünü aynen içerdiğini, başvurunun SMK m.5/1,g,ğ hükümleri uyarınca mutlak ret nedeni gereği  reddedilmesi gerektiğini, eğer tescil olunursa da SMK m.25 hükmü uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin markasının asıl unsurunun ... olduğunu, markaların benzer, malların aynı olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının başvuru markasının \"şekil+ ...\" şeklinde olup, markada yer alan \"şekil ve +\" işaretinin iddia edileni aksine ULUSLARARASI KIZIL HAÇ KOMİTESİNE ait bir işaret olarak algılanamayacağı, zira markanın bütünselliği ilkesinden bakıldığında bunun Kızılhaç değil  artı (+) şeklinde bir görünen işaret olarak  ve  + işaretinin  etrafını çevreleyen şekil işaretinin de markadaki yazı karekterinden daha az bir ayırtediciliği bulunduğu, diğer bir açıdan tali unsur olduğunun  görüleceği, dolayısıyla SMK 5/1-g-ğ madde ve bentlerindeki koşulun oluşmadığı, nispi ret sebebi açısından, davalının \"şekil+ ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\"  ibareli tescilli markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın  \"şekil+ ... \" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, davacı tarafın \"şekil+ ...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının 2021/072438 sayılı başvurusunun, Uluslararası Kızılhaç Komitesinin (International Committee Of The Red Cross; Icrc) sembolünü de içermesinden dolayı SMK'nın m.5/1(g),(ğ) hükümlerine aykırı tescil edilmiş olup, söz konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da KIZIL HAÇ içeren başvuruların 6769 sayılı SMK’nın 5(1)(ğ) maddesiyle paralel olan EUTMR 7(1)(i) gereğince reddedildiği ve dolayısıyla dava konusu markada kullanılan işaretin SMK m. 5(1)(ğ) ile ilgili başlık altında açıklanan özelliklere sahip olup ilgili düzenlemelerde sözü edilen tescil engeline sahip olduğu hususlarının açık bir biçimde tespit edildiğini, davaya konu 2021/072438 Sayılı “...” ibareli marka ile müvekkilinin markasının karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br> <br>GEREKÇE\t: 1-Dava, YİDK kararı iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"şekil+ ...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\"  ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının \"şekil+ ...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının \"...\" ibareli tescilli  markasından  farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının \"...\" ibareli tescilli markalı mallarından satın almak isterken davalının  \"şekil+ ... \" ibareli başvuru markalı  malı satın almak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından  başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, davacı tarafın \"şekil+ ...\" ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi bağlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, davacı tarafın \"şekil+ ...\" ibareli başvuru üzerinde SMK'nın 6/6. maddesi anlamındaki iddiasının ispatlanamadığı, SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca kötüniyetli başvuru yapıldığı hususunun dosya kapsamına göre sabit olmadığı, davacının mutlak ret nedenine dayalı itirazının YİDK iptali davası yönünden değerlendirilemeyeceği, sadece hükümsüzlük davası yönünden değerlendirilebileceği anlaşılmakla davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\t2- Ancak, mahkemece, davalının başvuru markası \"şekil+ ...\" şeklinde olup, markada yer alan \"şekil ve +\" işaretinin iddia edileni aksine ULUSLARARASI KIZIL HAÇ KOMİTESİNE ait bir işaret olarak algılanamayacağı, dolayısıyla SMK 5/1-g-ğ madde ve bentlerindeki koşulun oluşmadığı yönünde karar verilmesi hükümsüzlük davası yönünden yerinde bulunmamıştır. <br>\tZira, 11. Hukuk Dairesinin 2024/3543 esas ve 2025/1974 tarihli kararında da bahsedildiği üzere, SMK'nın 5/1-ğ hükmüne göre; Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. maddesi kapsamında yer alan hükümranlık alametleri ile bu kapsam dışında kalan ancak kamuyu ilgilendiren, dinî, tarihî ve kültürel değerler bakımından halka mal olmuş ve ilgili mercilerin tescil izni vermediği işaretlerin, armaların, nişanların veya adlandırmaların uygunsuz kullanımını içeren işaretler kanuni korumadan yararlanamayacaktır. Bu doğrultuda Paris Sözleşmesinin 2. mükerrer 6. maddesi de \"Birlik ülkelerine ait arma bayrak ve diğer hükümranlık belirtilerinin ve bu devletler tarafından kabul edilmiş resmi kontrol ve teminat, işaret ve damgalarının ayrıca diğer armacılık sanatı açısından her çeşit taklitlerin yetkili makamlarının izni alınmadan gerek fabrika ve ticaret markası ve bu markaları düzenleyen unsurlar olarak tescilini red veya iptal eylemeyi uygun tedbirlerle kullanılmasının yasaklanmasını temin hususunda Birlik ülkeleri mutabık kalmışlardır.\" şeklinde olup; somut olaya gelindiğinde davalının marka başvurusu içerisinde yer alan artı sembolünün ULUSLARARASI KIZIL HAÇ KOMİTESİNE ait bir işaret olarak algılanacağı, anılan işaretin sağlık sektöründe kullanılagelen harcı alem bir işaret olduğuna ilişkin bir delilin bulunmadığı anlaşılmış olup, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda da, dava konusu markada kullanılan işaretin, 5(1)(ğ) ile ilgili başlık altında açıklanan özelliklere sahip olup ilgili düzenlemelerde tescil engeline sahip olduğu belirtilmiştir. Bu itibarla, hükümsüzlük davası yönünden, dava konusu markada kullanılan işaretin, 5(1)(ğ) ile ilgili başlık altında açıklanan tescil engeline sahip olduğu için hükümsüzlük davasının kabulü yönünde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.  <br>\tHMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/05/2023 gün ve 2022/314 Esas - 2023/209 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-YİDK iptaline yönelik davanın REDDİNE,<br>\t3-Davalı adına tescil edildiği anlaşılan 2021/072438 sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, \t<br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL haracın mahsubu ile bakiye 534,70.TL'nin davalı ...'tan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, hükümsüzlük davası yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalılar kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan ve istinaf eden davacı aleyhine hüküm kurulamayacağından, YİDK iptali davası yönünden, ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 15.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.500,00.TL bilirkişi ücreti, 160,50.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 172,50.TL tebligat ve posta giderleri, 492,00.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 4.325,00.TL yargılama giderinin takdiren 1/2'sinin hükümsüzlük davası yönünden yapıldığının kabulü ile bu orana tekabül eden 2.162,50.TL'ye 80,70.TL peşin harç ve 80,70.TL başvurma harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.323,90.TL'nin davalı şahıstan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davacıdan peşin olarak alınan 179,90.TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a89bbce571c513d4","SID":"2cb48e47300a4f38"}}