{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/52 Esas<br>KARAR NO: 2025/1081<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/03/2021<br>NUMARASI: 2019/497 Esas, 2021/167 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Otoyol Geçiş Ücretinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kendisine ait ... plaka sayılı araçlar ile işletme hakkı müvekkili şirkette bulunan köprü ve otoyollardan ücret ödemeksizin  01/09/2016-14/11/2017 tarihleri arasında ihlalli geçişler yaptığını, geçiş ücretleri ve yasal ceza bedelleri, işlemiş faiz ve KDV alacağının tahsili için başlatılan İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket müvekkilinden bedeli ödenmeyen geçiş ücretleri ve bu ücretlere ait yasal cezaları kanunsuz ve usulsuz olarak talep ettiğini, müvekkilinin 09.10.2016–23.10.2016 tarihleri arasındaki 4.004,00TL olan geçiş tutarı için 24.10.2016 tarihinde 4.026,70 TL davacı şirket hesabına ödeme yaptığını, 21.10.2016–26.10.2016 tarihleri arasındaki geçişlerin cezalı olarak işlendiğini, 1.441,00 TL olan anapara ve 4 katı ceza ile birlikte toplamda 7.205,00TL tutarına ulaştığını, söz konusu tarihte davacı şirketin işlettiği Yavuz Sultan Selim Köprüsünün yeni faaliyete geçtiğini,  elektronik sistemler ile ödeme noktalarının tam olarak faal olmadığını, bundan dolayı bankalar aracılığı ile ödemeler yapıldığını, daha sonra bankaların ödeme kabul etmemesi üzerine geçiş ücretlerinin davacı şirketin belirttiği IBAN ...hesabına yapıldığını, bu durumda müvekkilinin davacı şirketin belirlediği ödeme yöntemlerini kullanarak geçişlerini düzenli olarak ödediğini, ancak müvekkilinin borcunu öğrenebileceği herhangi bir kaynağın da bulunmadığını, daha sonrasında internet sitesi üzerinden ayrıntılı olarak borç bilgilerine ulaşılsa da o tarihte borçlunun borcunu öğrenebileceği bir kanalın bulunmadığını, müvekkilinin rahatsızlığı nedeniyle 21.10.2016–26.10.2016 tarihleri arasındaki geçişleri atladığını, 27.10.2016 -10.11.2016 tarihleri arasındaki 2.366,00 TL olan geçişler için 3.455,00 TL 10.11.2016 tarihinde ödeme yapıldığını, bu tarihteki 1.089,00 TL fazla ödemenin daha sonraki geçişler için peşin yatırıldığını, 10.11.2016 tarihindeki 3.455,00 TL tutarındaki ödemeyi sistemin 27.10.2016– 10.11.2016 tarihleri arasındaki geçişler için kullanması gerekirken, daha önceki yani 21.10.2016 –26.10.2016 tarihleri arasındaki cezalı geçişler için tahsil ettiğini, bundan sonra 07.10.2016– 10.11.2016 tarihleri arasındaki geçişlerde cezalı duruma düşürülerek anaparası ile birlikte borcun 5 katına çıkarıldığını, 21.10.2016 tarihinden itibaren 16.11.2017 tarihine kadar bütün geçişlerin cezalı duruma düştüğünü, müvekkilinin bu durumdan hiçbir şekilde haberdar edilmediğini, dolayısıyla borcu ile ilgili en ufak bir bilgisinin bulunmadığını, 20/04/2018 tarihinde İstanbul 24. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasından yazılan talimatla Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında haciz işlemi yapıldığından durumdan haber olduğunu ve bu tarihe kadar hiçbir şekilde kendilerine borç konusunda bilgilendirme yapılmadığını, hatta icra tebligatının müvekkilinin şirketinde çalışmayan, ismini dahi bilmedikleri bir şahsa yapıldığını, müvekkili hakkındaki cezalı geçişler için hiçbir şekilde bilgilendirme yapılmadığını, 2016 yılında köprünün yeni faaliyete geçmesi sebebiyle davacı şirketin tahsilat sistemlerinin hazır olmaması nedeniyle yani davacı tarafın kusuru nedeniyle iş bu cezanın müvekkiline çıkarıldığını, davacı tarafın yapılan ödemeleri devamlı cezalı ödemelerden alarak normal ödemeleri de cezalı duruma düşürdüğünü, davacı şirketin bu uygulaması ile müvekkilini bilerek ve isteyerek borçlu durumuna getirdiğini belirterek haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alınarak davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 99.774,20 TL geçiş ücreti ve ceza bedeli alacağı, 7.433,63 TL işlemiş faiz, 1.338,05 TL KDV olmak üzere toplam 108.545,88 TL alacağının bulunduğu, davalı tarafından ihlalli geçişlerin ücretinin ödenmediği, davalı tarafından yapılan ödemelerin asıl alacak bedelinden düşüldüğü ve sorgulaması yapılamayan geçiş bedelleri yönünden ceza bedeline hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın 99.774,20 TL geçiş ücreti ve ceza bedeli alacağı, 7.433,63 TL işlemiş faiz, 1.338,05 TL KDV olmak üzere toplam 108.545,88 TL bakımından iptali ile takibin bu miktarlar bakımından devamına, asıl alacak 101.112,25 TL'ye (geçiş ücreti, ceza bedeli, kdv) takip tarihinden itibaren takip talepnamesindeki şart ve koşullarla faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı itirazının haksız ve davacı alacağını geç almasına sebep olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarı 108.545,88 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 21.622,45 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hiçbir delil belge bilgi toplanılmadan uzman olmayan bilirkişiler tarafından hazırlanan yetersiz ve denetime elverişli olmayan rapor doğrultusunda davacı tarafın bütün iddiaları gerçek kabul edilerek usul hukuku ve savunma hakkı yok sayılarak gerekçesiz karar verildiğini, bilirkişi heyetinde dava konusu hakkında uzman olmayan elektrik elektronik bilirkişinin yer aldığını, bu durumun geçişler ve cezalar hakkında gerçek manada bir incelemenin yapılamadığını gösterdiğini, takipte 810 ihlalli geçiş yapıldığı iddia edilirken davada 504 ihlali geçiş üzerinden hesap yapıldığı, takibe sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasında davacı talebi dışında yargılama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, icra takibinin ekinde bulunan ihlalli geçiş listesinde \"ret nedeni sütunu\" olmadığını, bilirkişi raporunun ekinde sunulan ihlalli geçiş listesinde ise \"ret  nedeni\" sütunu boş olan bir ihlalli geçişin olmadığını, bilirkişi raporu ile takip talebinde değerlendirilen ihlalli geçiş sayısı arasındaki farkın 306 adet olduğunu, buna rağmen davacı tarafın talep ettiği geçiş ve ceza bedeli ile bilirkişinin belirlediği  geçiş ve ceza bedeli arasındaki farkın 3.091,15 TL olduğunu, bilirkişi heyetinin yaptığı tespitlerin denetiminin bu şekilde mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda Ek 1'de yer alan 504 adet ihlalli geçişler ile ceza bedellerinin hepsinin Ek 2 de faiz bedeline dahil edilerek bu alacak kalemlerinin hepsinin faizinin hesaplandığını, icra takibine konu edilen alacaklar ile itirazın iptali davasına konu edilen alacak kalemleri birbirinden farklı olduğundan Mahkeme kararında borcun belirlenmesinde hesaplanan alacak kalemlerindeki belirsizlik nedeni ile de mahkeme kararının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından 01.09.2016-22.08.2017 tarihleri arasında davacı tarafa 12.653,10 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği ancak bu ödemelerin borçtan mahsup edilmediğini, icra takibinde 74,05 TL tahsilatın icra takibinde düşüldüğü belirtilmiş ise de 12.653,10 TL ödemeden bahsedilmediğini, ihlalli geçiş listelerinde 12.653,10 TL ve 74,05 TL ödemeye ilişkin  kayıt olmadığını,  bu ödemelerin  ne şekilde hangi alacak kaleminden ne zaman mahsup edildiğine ilişkin bir kaydın da bulunmadığını, bilirkişi tarafından yapıldığı tespit edilen davalı şirketçe ödendiği kabul edilen bu ödemelerin asıl alacak olan geçiş ücretlerinden düşürülmesi gerekirken düşürülmediğini, ürün bakiyesi yetersiz olarak belirtilen kodlamaların dışında \"talimat onayı verilmemiş, ürün kara listede, ogs tanımlı olmayan plaka, sistem hatası, bir hata oluştu, refarans no tekrar geldi, banka tarafı timeout oldu\" şeklindeki ödeme ret nedeni belirtilen kodların hiçbir şekilde içeriğinin araştırılması yoluna gidilmediğini, bu geçişlerin yapıldığı tarihte davalı şirketçe müvekkiline ait banka ve ... hesaplarında sorgulama yapılıp yapılmadığı hususu aydınlatılmadan geçiş ücretlerine ilişkin cezaların kesildiğini, Mahkeme kararında bu cezalar ile ilgili olarak yaptıkları itirazların kaldırılmasına karar verildiğini, ancak dosya kapsamında yukarıda belirtilen ret sebeplerinde geçiş tarihinde müvekkiline ait Banka ... ve davacı şirkete ait hesaplarda para geçiş ücretini karşılayacak kadar para olmadığının tespit edilemediğini, bu hali geçiş ücretine ilişkin ceza kesilmesinin hukuksuz olduğunu, müvekkilinin ücretsiz geçiş yaptığına ilişkin iddiaları ve kaçak geçişe ilişkin para cezasını yapılan icra takibinden çok sonra öğrendiğini, müvekkiline hiçbir tebligat yapılmadığını, hiçbir bildirimde bulunulmadan geçiş ücreti ödemediği  gerekçesiyle 10 kat ceza uygulandığını, asıl geçiş ücretinin dışında bildirim yapılmadan talep edilen cezaların iptal edilmesi  gerektiğini, araç şoförüne ihlalli geçiş bildirim formu tebliğ edildiğine ilişkin bir bir delil sunulmadan yüzlerce kez geçiş yapıldığı ancak ücretin ödenmediği, geçiş sırasında bariyer açıldığına göre araç sürücülerine tebligat yapıldığı şeklindeki rapordaki  kanaate dayanarak davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait araçlarda HGS ve OGS de para olmasına rağmen davacının ve ilgili bankanın para çekilmemesinde sorumlu olup olmadığı hususu araştırılmadan hatalı olarak müvekkiline kesilen cezalara ilişkin icra takibinin devamına karar verildiğini, geçiş sırasında müvekkiline ait banka ve ... hesaplarında para olup olmadığına ilişkin gerekli kontrol ve denetimlerin gerçekleştirilmediğini, hesaplarda geçiş ücretinin karşılanması için konulan paranın da ceza ödemeleri için kesildiğini, hesapta bulunduğu tespit edilen 12.653,10 TL'nin geçiş ücretlerine mi yoksa cezalara mı mahsup edildiğine ilişkin bir değerlendirmenin yapılmadığını, alacağın yargılama sonucunda belirlendiğini, bu nedenle likid olmayan alacak için icra inkar tazminatına karar verilemeyeceğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlar da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde;Dava, ihlalli geçiş ve ceza ücreti ile takip öncesi işlemiş faiz ve KDV alacağını tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, İstanbul  24. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında; davacı/alacaklının 241.613,90 TL asıl alacak ve ceza bedeli, 18.307,40 TL faiz,  3.295,32 TL KDV olmak üzere toplam 263.216,62 TL alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, dolayısıyla takibe itirazın iptali ve takibin devamı için açılan iş bu davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili, gecikme cezalarının yasal değişiklik nedeniyle 10 katından 4 katına indirilmesi sebebiyle harca esas değerin yasaya uyarlandığını belirterek dava değerini 102.865,35 TL asıl alacak ve ceza bedeli, 7.794,24 TL işlemiş faiz ve 1.402,96 TL KDV olmak üzere toplam 112.062,56 TL olarak güncellemiştir.Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davalıya ait araçlarla davacının işlettiği köprü ve otoyoldan ihlalli geçiş yapılıp yapılmadığı, geçişler sırasında davalıya ait hesaplarda yeterli bakiye bulunup bulunmadığı ile takibe dayanak alacak kalemleri yönünden doğru hesaplama yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.22/10/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı şirketçe, davalıya ait ..., ..., ... plakalı araçların 01/09/2016- 14.11.2017 tarihleri arasında ek 1 ve 2 de ayrıntısına yer verilen Kuzey Marmara Otoyolu gişelerinden defaten ihlalli geçişleri nedeniyle davalı adına itiraza konu takip başlatıldığı, rapor Ek 1 içeriğinde davalı şirket araçlarının ihlalli geçişleri listendiği, Rapor Ek 2 içeriğinde temerrüt - takip tafihi arası işlemiş faiz hesaplamalarının yapıldığı, CD ile sunulan listelerde davalı tarafça yapılan sisteme kayıtlı ödemeler düşüldüğü, sunulan listelerde davalı tarafça 01.092016-22.08.2017 tarihleri arasında 12.653,10 TL ödeme tespit edildiği, bu ödemelerin raporda dikkate alınarak asıl alacak bedeline dahil edilmediği, davalı tarafın rapor ek-1 de yer alan geçişlere ilişkin ihlalli geçişi takip eden 15 gün içerisinde ödeme yaptığını belgelemesi gerekeceği, red nedeni boş bırakılan geçişler için davacı tarafça ceza bedeli talep edilemeyeceği red nedeni sütununun boş bırakılmasının davacı şirketçe davalının banka veya ... hesaplarının geçişler esnasında sorgulama yapılıp yapılmadığı hususunda şüphe uyandırdığı, ekte sunuları geçiş kayıtları gözetilerek takibin toplam 108.545,88 TL tutar üzerinden davalı ... Kollektif Şirketi, ... ve ... adına devam edebileceği yönünde görüş bildirilmiştir.Davanın dayanağını oluşturan 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanunun 30/5. maddesinde “...(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza genel hükümlere göre tahsil edilir. ...” hükmü düzenlenmişken 25/05/2018 tarih ve 30431 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 16/5/2018 tarih ve 7144 sayılı Kanunun 18. maddesi ile birinci ve beşinci fıkralarında yer alan “on” ibareleri “dört” şeklinde değiştirilmiştir. Aynı Kanunun 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna geçici 3. madde ilave edilmiştir. 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici 3. madde de ise “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30. maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi yapılmıştır.Kanunun 30. maddesinin, 27.03.2015 tarihli ve 6639 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişiklik yapılan (7) numaralı fıkrasında, geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde ödemesiz geçiş tarihini izleyen on beş gün içinde geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlere bu maddenin (1) numaralı ve (5) numaralı fıkralarında belirtilen cezaların uygulanmayacağı öngörülmektedir.6001 sayılı Kanunun 30/7 maddesinin Anayasa aykırılığı iddiası ile açılan davada, Anayasa Mahkemesi 18.01.2018 tarih, 2017/166 E. 2018/8 Karar sayılı kararında \"... İşletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücreti ödenmeden geçiş yapılması hâlinde yaptırım uygulanmasına sebebiyet veren eylem ücret ödemeden geçiş yapılması anında tamamlanmış olacaktır. Bu durumda, kuralda belirtilen ödemesiz geçiş tarihinden itibaren on beş gün içinde geçiş ücretinin ödenmesi hâlinde cezanın uygulanmayacağına ilişkin düzenleme oluşan neticeyi ortadan kaldırılmakta olup ihlalli geçiş eylemini gerçekleştirenler lehine getirilmiş bir düzenlemedir.... kuralda, cezasızlık hâlinin kapsamı, eylemin sonucu olarak öngörülen yaptırımın hangi hâlde uygulanmayacağı, ödemenin hangi süre içinde yapılması gerektiği açık, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olarak belirlenmiştir. Geçiş ücretinin ödenmesi şekil ve yöntemlerinin tümünün önceden öngörülmesi ve kanun koyucu tarafından tek tek belirlenerek kanun metninde ifade edilmesi oldukça güçtür. Geçiş ücretinin tahsili yöntemlerinin zaman içinde değişip gelişebileceği ve otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerinin tahsili yöntemlerinin benzerlik arz ettiği hususları dikkate alındığında kuralda belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır...\" yönünde karar vermiştir. Bu durumda ihlal sebebiyle davacının, davalıya ayrıca bir bildirim yapmasına gerek bulunmadığı anlaşılmaktadır.Somut olayda, davalıya ait olduğu tespit edilen araçların davacı şirketin işlettiği köprü ve otoyollardan ihlalli geçiş gerçekleştirdiği,  HGS-OGS hesabı bulunan araçlar yönünden geçiş anında ve geçişi takip eden 15 gün içinde geçiş için yeterli bakiyenin bulunmadığı, geçiş esnasında ödeme olmadığında ve OGS/HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalının geçiş ücretini ödemek zorunda olduğu, ayrıca ihlali izleyen on beş gün içinde geçiş ücretinin usulüne uygun olarak ödenmemesi halinde ceza tutarının da ödenmesi gerektiği, buna göre ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı, işlemiş faiz ve KDV borcunun ödenmediği, bilirkişi tarafından takipten önce davalı tarafından yapılan ödemelerin asıl alacak miktarından düşülerek  usulüne uygun olarak hesaplama yapıldığı anlaşılmakla mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda  davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.Dosya kapsamında alınan hükme elverişli bilirkişi raporundan ihlalli geçiş ücreti, ceza tutarı ve KDV bedelinin ödenmediği anlaşılmakla ihlalli geçiş yaptığı sabit olan davalının otoyol geçiş ücretlerine ilişkin borcu, likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan ilk derece mahkemesince karar altına alınan alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/497 Esas, 2021/167 Karar sayılı ve 12/03/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf maktu karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.853,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.238,30 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb2df3d9dd88efab","SID":"4e1f4315451f120c"}}