{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2018/645 <br>KARAR NO\t\t: 2019/755<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t\t: 18/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 20/11/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>TALEP\t: <br>Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin müvekkilinin haberi olmaksızın kesinleştiğini, mal varlığına haciz konulduğunu, takipte sadece ... tarihli ... TL'lik faturanın bulunduğunu, diğerlerinin bulunmadığını, yapılan işin ... destekli bir iş olması nedeniyle faturaların KDV'siz olarak hesaplanması gerekirken KDV dahil edildiğini, müvekkiline teslim edilmiş fatura bulunmadığını, müvekkili ile ... Arasında ekipman kiralama sözleşmesinin bulunduğunu, ekipmanlar için ödemelerin hem çalışanlarına hem de alacaklıya ödendiğini, müvekkili yanında sigortalı olarak çalışan kişilerin dahi müvekkiline faturalandırıldığını, fatura içeriklerini kabul etmediklerini, temlik alan davalının kötü niyetli olduğunu, alınan duyumlara göre ... TLlik borç için ... TLlik dosyanın temlik alındığını belirterek Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası ve faturaları nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t: <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yalnızca davalıya husumet yöneltilerek, eksik husumetle dava açıldığını, temlik alan dava ile icra dosyasının alacaklısı arasında protokol düzenlenerek karşılıklı rıza ile dosya alacağının temlik alındığını, alacaklı ... ile davacı arasındaki ilişkinden borç doğduğunu,  Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak itirazsız kesinleştiğini, ... ile haricen yapılan görüşmelerde kiralama sözleşmesinin tarafların rıza ile imzalandığı ve faturalandırma yapıldığının bilgisinin verildiğini, borcun somut dayanağı olduğunu, davacının tarafın beyanlarının bir biri ile çelişkili olup bir birini çürüttüğünü, icra dosyasına yapılan bir ödeme bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>DAVA\t:<br>Dava, taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, düzenlenen faturalar nedeniyle  başlatılan icra takibi nedeniyle  borçlu olmadığının tespiti istemli davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: <br>Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı icra takip dosyasının  incelenmesinde; alacaklının (temlik alanın) davalı, borçlunun davacı toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus yolla icra takibi yapıldığı görülmüştür.<br>... tarihli ekipman kira sözleşmesinin incelenmesinde, davacının araç kiracısı, ...'nin mal sahibi olduğu görülmüştür.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2019 tarih 2017/8234E. 2019/4008K. sayılı kararında; \"...uyuşmazlık kanal görüntüleme araç kiralama sözleşmesine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...\" denilmiştir. <br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2019 tarih 2017/8954E. 2019/5334K. sayılı kararında; \"...Somut olayda, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunmakta olup uyuşmazlık bu araç kiralama sözleşmesi kapsamında verilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına ve kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 26/04/2017 tarih 2017/2058E. 2017/6010K. sayılı kararında; \"...davacı kiracı, taraflar arasında araç kiralama sözleşmesi bulunduğunu, aracı kiraladığı sırada davacıya araçta meydana gelebilecek zararlara karşı teminat senedi imzalattığını, sözleşme sonunda davalıya verdiği senedi geri aldığını ancak  kira sözleşmesinin alt kısmına her hangi bir açıklama yapmaksızın ve fark ettirmeden hile ile imzalattırdıkları boş senedi  sözleşmeden ayırarak  ve üzerindeki boşlukları doldurarak bono haline getirdiklerini, ve icra takibine dayanak yaptıklarını belirterek takibin iptaline, borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. Dava 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra ... tarihinde açıldığına ve uyuşmazlık da kira ilişkisinden kaynaklandığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2015 tarih 2015/8319E. 2015/10836K. sayılı kararında; \"...Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davacının restoran olarak işlettiği taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesi nedeniyle karşı tarafa bono verildiği, kiraya veren davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, kira sözleşmesinin feshi, ödenen 6 aylık kira bedelinin geri verilmesi ve ödenmeyen 6 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin istendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu nedenlerle, davanın sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2018 tarih 2017/2850E. 2018/3436K. sayılı kararında; \"...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda uyuşmazlık; taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan takip sonrası uygulanan haciz işleminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında  re'sen  gözetilir. Taraflar da yargılama  bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2017 tarih 2017/4856E. 2017/15494K. sayılı kararında; \"...Davacı ile davalılardan ...’ın murisi ... arasında ... başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi mevcut olup, davacının talebi kira sözleşmesine dayanarak kullanmakta olduğu taşınmazın, davalı ... ile diğer davalı müteahhit ... arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yıkılması sonucu oluşan tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2017 tarih 2017/1760E. 2017/6605K. sayılı kararında; \"...Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haklı fesih nedeniyle kiralanana yapılan masraf ve yoksun kalınan kar kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava, ...  tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih 2017/15-2141E. 2019/442K. sayılı kararında; \"... Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930)...  Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286)...  Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür...\" denilmiştir.   <br>Davamıza gelince; davacı ekipman kira sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli dava açmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davamızda taraflar arasındaki ekipman kira ilişkisi nedeniyle, düzenlenen faturalar ve icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti isteminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir, bu nedenle dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsizliğine kararı verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, <br>3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, <br>4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine,<br>5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, <br>Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, kararın  tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2019    <br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78f73698323611c8","SID":"07259bd96ec95404"}}