{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/2002 - 2025/782<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t        <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t: 2020/2002 <br>KARAR NO\t: 2025/782<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 05.10.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/381 E., 2020/415 K.<br><br><br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\tİDDİA VE SAVUNMANIN ÖZETİ\t:  <br>\tDavacı vekili; müvekkili ile davalı Kurum arasında 01.11.2016-31.01.2019 tarihleri arası için \"21 Personel ile Tinkal ve Kolemanit Cevherlerin Vagonlardan Tahliyesi, Ambarlara Nakli ve 2 adet Loder ile Cevher Bunkerlerine Beslenmesi\" işine ilişkin hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin sözleşme dâhilinde üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiği gibi işçilere ait sigorta primlerini ilgili kuruma zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, buna rağmen davalı Kuruma bağlı müdürlükçe, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun \"Prim oranları ve devlet katkısı\"  bölümünü düzenleyen 81. maddesine eklenen (ı) bendine aykırı olarak, müvekkilinin yasadan yararlandığı kısma tekabül eden 28.448,19 TL'lik tutarın maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olarak hak edişlerinden kesildiğini, Hazinece sağlanan bu indirimin sözleşme bedellerine ek bir talep oluşturmadığını, müvekkilinin bu kesintilerin iadesi talebinin davalı tarafça reddedildiğini ileri sürerek, bu tutarın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili; müvekkilinin Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) statüsünde olduğunu, davaya konu hak ediş kesintisi müvekkilini idari yönden kullandığı bir yetkinin sonucunda meydana geldiğinden davaya İdari Yargı mercilerince bakılması gerektiğini, <br>\t\"Asgari Ücret Desteği\"nden faydalanmış olan davacı şirketin hak edişinden yapılan kesintinin hukuka uygun olduğunu, 6661 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 17. maddesi ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa eklenen Geçici 68. maddesinde öngörülen \"Asgari Ücret Desteği\" hususunda Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yayımlanan 10.02.2016 tarihli ve 2016-4 nolu Genelgenin 6. maddesinde, fiyat farkı öngörülen hizmet alımlarında ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü sözleşmelerde, Hazine tarafından karşılanacak tutarların tamamının işverenlerin hak edişlerinden kesileceğinin düzenlendiğini, <br>\tKaldı ki; davacı şirketin sigortalıların prime esas kazancını eksik bildirdiğinin tespit edildiğini, bu nedenle destekten yararlanmasının mümkün olmadığını, <br>\tAyrıca, 31.01.2019 tarihi itibar alınmak üzere 05.07.2019 tarihinde tamamlanan Kesin Kabul Tutanağının davacı firma tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan imzalandığını, <br>\tDavacının faiz taleplerinin yersiz olduğunu, <br>\tSavunarak, davanın öncelikle görev yönünden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>\t DAVANIN SEYRİ VE SONUCU\t: <br>\tİlk derece Mahkemesince; \"Davacı ile davalı arasında 01.11.2016-31.01.2019 tarihleri arası süreyi kapsar \" 21 Personel ile Tinkal ve Kolemanit Cevherlerin vagonlardan Tahliyesi, Ambar nakli ve 2 adet Loder ile Cevher Bunkerlerine Beslenmesi Hizmet Alım Sözleşmesi\" akdedildiği, akdedilen sözleşmelerde \".... Sigorta giderinin sözleşme bedeline dahil olduğu...\", Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Balıkesir İl Müdürlüğünün 19.08.2019 tarihli cevabi yazısında davacı şirketin 01.11.2016-31.01.2019 tarihleri arasında vermiş olduğu tahakkuklardan dolayı prim borcunun olmadığı, 6661 sayılı kanundan ve 5510 sayılı yasanın 81(ı) maddesinde belirtilen ve hâzinece karşılanan yasal imkândan yararlanmaya hak kazandığı dosya kapsamındaki tüm deliller, ilgili kanun maddeleri ve hükme esas almaya elverişli denetime açık bilirkişi raporu  doğrultusunda davalının hak edişleri haklı bir sebebi olmadan kestiği\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 28.448,19 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. \t <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ\t\t:<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki savunma ve açıklamalarını tekrar ederek, bilirkişi raporuna itirazlarının İlk derece Mahkemesince dikkate alınmadığını, raporda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin incelenmediğini, değerlendirilmediğini, dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdi ile itirazları doğrultusunda yeni bir rapor alınması gerektiğini belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>\tI-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tII-Dava, davacı hak edişlerinden kesilen kesintilerin,  5510 sayılı Kanunun 81/(ı) maddesi ve taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında istirdatı istemine  ilişkindir. <br>\tDosya kapsamından, davalı İdare tarafından yapılan kesintilerin 2017 Ocak(Dahil) - 2018 Kasım(Dahil) dönemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. <br>\t5510 sayılı Kanunun 81. maddesinin (ı) bendi; \"ı) (Ek: 15/5/2008-5763/24 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıları çalıştıran özel sektör işverenlerinin, bu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinden, işveren hissesinin beş (09.01.2025-dört) puanlık kısmına isabet eden tutar Hazinece karşılanır. İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için, işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak bu Kanun uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerini yasal süresi içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumuna, muhtasar ve prim hizmet beyannamelerini ise Maliye Bakanlığına vermeleri, sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin sigortalı hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarı yasal süresinde ödemeleri, Sosyal Güvenlik Kurumuna prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borcu bulunmaması şarttır. Ancak Kuruma olan prim, idari para cezası ve bunlara ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı borçlarını 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendiren işverenler ile 29/7/2003 tarihli ve 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununa ve 22/2/2006 tarihli ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile diğer taksitlendirme ve yapılandırma Kanunlarına göre taksitlendiren ve yapılandıran işverenler bu tecil, taksitlendirme ve yapılandırmaları devam ettiği sürece bu fıkra hükmünden yararlandırılır. (13/2/2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle değişit),  Bu bent hükümleri; vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumları ile okul aile birliklerince çalıştırılanlar hariç olmak üzere 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerleri ile 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa ve uluslararası anlaşma hükümlerine istinaden yapılan alım ve yapım işleri ile 4734 sayılı Kanundan istisna olan alım ve yapım işlerine ilişkin işyerleri, sosyal güvenlik destek primine tabi çalışanlar ve yurt dışında çalışan sigortalılar hakkında uygulanmaz. Hazinece karşılanan prim tutarları gelir ve kurumlar vergisi uygulamalarında gider veya maliyet unsuru olarak dikkate alınmaz. Bu fıkra ve diğer ilgili mevzuatla sağlanan sigorta prim desteklerinin aynı dönem için birlikte uygulanması halinde, bu destek öncelikle uygulanır.\" hükmünü, <br>\t6661 sayılı Kanunun 17. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen Geçici 68. maddenin 1. bendi;  \"1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında haklarında uzun vadeli sigorta kolları hükümleri uygulanan sigortalıları çalıştıran işverenlerce;<br>\ta) 2015 yılının aynı ayına ilişkin Kuruma verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde prime esas günlük kazancı 85 TL ve altında bildirilen sigortalıların toplam prim ödeme gün sayısını geçmemek üzere, 2016 yılında cari aya ilişkin verilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının,<br>\tb) 2016 yılı içinde ilk defa bu Kanun kapsamına alınan işyerlerinden bildirilen sigortalılara ilişkin toplam prim ödeme gün sayısının, 2016 yılı Ocak ila Aralık ayları/dönemleri için günlük 3,33 TL ile çarpımı sonucu bulunacak tutar, bu işverenlerin Kuruma ödeyecekleri sigorta primlerinden mahsup edilir ve bu tutar Hazinece karşılanır.\" düzenlemesini,<br>\t 8. bendi ise; \"4734 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bentlerinde sayılan idareler tarafından ilgili mevzuatı uyarınca yapılan ve sözleşmesinde fiyat farkı ödeneceği öngörülen hizmet alımlarında, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılmasının öngörüldüğü işçilikler için birinci fıkra uyarınca Hazine tarafından karşılanacak tutarlar bu idarelerce işverenlerin hak edişinden kesilir.\" düzenlemesini içermektedir. <br>\tTaraflar arasındaki  \"21 Personel ile Tinkal ve Kolemanit Cevherlerin Vagonlardan Tahliyesi, Ambarlara Nakli ve 2 adet Loder ile Cevher Bunkerlerine Beslenmesi\" işine ilişkin sözleşmenin, kesinti tarihinde yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanunun Geçici 68. maddesinin 8. bendi kapsamında kaldığı, Sözleşme ile eki İdari ve Teknik Şartname hükümlerinden anlaşılmaktadır. <br>\tBu durumda İlk derece Mahkemesince, davalı İdarece yapılan  hak ediş kesintisinin, yasal düzenlemeye, sözleşme ve eki şartname hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tBuna göre Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. \t<br>\tKARAR                                                          : <br>\tI-Yukarıda (I) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin reddine, <br>\tII-Yukarıda (II) nolu bentte açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin\t05.10.2020 tarih ve 2019/381 E., 2020/415 K. sayılı kararını DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre; <br>\t\"1-Davanın REDDİNE,<br>\t  2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 485,83 TL harcın  mahsubu ile kalan 129,57 TL.'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>\t  3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 2/(3) ve 13/(2). maddeleri uyarınca 28.448,19 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t  4-Davalı tarafça yapılan 36,10 TL. posta gideri, 148,60 TL. istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 184,70 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>\t 5-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,\"<br>\tIII-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, <br>\tIV-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>\t01.10.2025 tarihinde, HMK'nın 362/(1)-a. maddesi uyarınca (Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranına göre belirlenen 544.290,00 TL. kesinlik sınırının altında kaldığından) KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  01.10.2025<br><br>    Başkan                     Üye               Üye             Katip<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a3af0605061dcc11","SID":"1c3053576bbe369e"}}