{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2021/2995 <br>KARAR NO: 2025/883<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/04/2021<br>NUMARASI: 2018/937 Esas, 2021/380 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/09/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali talebine  ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin davasının   kısmen kabulüne dair verilen karara taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili , müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin cari hesaba dayalı fatura borcunu tahsil edemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu 15.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin itiraz dilekçesinde , davacı ile imzalanmış olan güneş paneli kurulum sözleşmesi teslim etmesi gereken 25.000,00 USD bedelli teminat senedini bugüne kadar teslim etmediğini ,  25.000,00 USD tutarı uhdesinde tuttuğunu belirttiğini , davacı şirketin 20.12.2017 tarihinde davalıya ihtar çektiğini ekinde teminat senedinin davalı yana tebliğ edildiğini  , davalının teminat senedini kabul etmeyerek davacıya iade ettiğini ,  davalının takibe mesnetsiz itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek , davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu belirterek ,  itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili ; davacı şirketin sözleşme gereği teslim etmesi gereken 25.000 USD Bedelli Teminat Senedini zamanında ve usulüne uygun olarak düzenleyip müvekkili şirkete teslim etmediğini, müvekkili şirketin bakiye 25.000,00 USD bedeli Teminat olarak haklı sebeplerle uhdesinde tutmakta olduğunu, davacının aksi yöndeki iddialarının dayanağının bulunmadığını, davacı şirketle Konya ili, Karapınar ilçesi Mevkiinde ... Adet Güneş Panelinin Toplamda 811.000,00 USD bedelle inşası ve kurulumu için 24.11.2016 tarihli Sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeden kaynaklı alacağın müvekkili şirketçe anlaşmaya uygun şekilde davacı şirkete ödendiğini ve bakiye 25.000 USD bedelin kaldığını, davacı şirketin 24.11.2016 tarihli Sözleşmenin 7.maddesi gereği kesin kabulden itibaren 3 gün içinde 25.000 USD tutarlı Teminat senetlerini müvekkili şirkete teslim taahhüdü altına girdiğini, ancak süresi geçmesine rağmen Teminat senetlerinin teslim edilmediğini, davacı tarafça keşide edilen Üsküdar 6.Noterliği ... yevmiye nolu ihtar ile Teminat Senetlerinin müvekkili şirkete gönderildiğini, ancak gönderilen teminat senetlerinin 24.11.2016 tarihli sözleşme şartları ile usulüne uygun olmadığından Adana ...Noterliği' nin 26.12.2017  tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle iade edildiğini ve Teminat Senetlerinin usulüne uygun düzenlenip müvekkili şirkete teslimi, aksi halde teminat senetleri teslim olunana kadar bakiye alacağın teminat olarak müvekkili şirket uhdesinde tutulacağının ihtaren davacı şirkete bildirildiğini, müvekkili Şirketin haklı sebeple bakiye alçağı ödemekten imtina ettiğini, zira taraflar arasında akdedilen sözleşmenin her iki tarafa borç yükleyen sözleşme olup, BK.97. mad. gereği ifa ile yükümlü olan tarafın kendi edimini ifa etmeden diğer taraftan ifa talebinde bulunamayacağının hüküm altına alınmış olduğunu, müvekkili Şirketçe Sözleşme gereği teslim edilmesi gereken teminat senetlerinin müteaddit defalar sözlü ve yazılı olarak bildirilmiş olmasına rağmen davacı yanın bu yükümlülüğünü ifa etmediğini, davacının sözleşme ile taahhüt ettiği teminat senetlerini usulüne ve sözleşmeye uygun olarak düzenleyerek müvekkili şirkete teslim etmesi halinde müvekkili şirketin uhdesinde teminat olarak tuttuğu bedeli ödemeye hazır olduğunu belirterek ,  haksız ve kötü niyetli davanın reddine, davacı lehine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava hukuki niteliği itibariyle  icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin olup, tarafların delilleri toplanarak defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle bilirkişi raporu düzenlendiği, hesap bilirkişi tarafından düzenlenen denetime uygun olan rapor da dikkate alınarak, Davacı alacağı'nın 26.395,04 USD olduğu, Davalı tarafça tek taraflı irade ile yapılan ve, iddia edildiği gibi 24.11.2016 tarihli sözleşmenin avans ödemesine değil esasen taraflar arasındaki başka bir sözleşme olan 13.05.2015 tarihli sözleşme bedeline ilişkin bir ödeme olan 1.180,00 EURO karşılığı 1.398,53 USD'lik mahsup işlemi ayrık tutularak, taraf kayıtları üzerinden 1.398,53 USD de dahil edilerek değerlendirme yapılması gerektiği,  taraflar arasında muaccel olduğu ihtilafsız olan 25.00,02 USD'lik Davacı alacağının, -teklif edilen Teminat Senedi'nin reddi ile Teminat senedi yerine- Davalı yanca hapsi işleminin geçerli olmadığı, taraflar arasında buna ilişkin sözleşme anlaşma olmadığı, davacının  asıl alacak tutarı ile uyumlu olarak 26.395,04 USD olacağı, 26.395,04 USD alacağı bulunduğu,  Davalı Şirketin 1.398,25 USD'ye karşılık gelen 20.10.2015 Tarihli 1.180,00 EURO Avans Ödemesini gerçekleştirdiğini kanıtlamaya ilişkin Hukuki Nitelikli Mkb. Dekont vb. gibi belgeleri dosyaya ibraz etmediği bu konuda ispat yükünün davalıda olduğu, bu nedenle mahsup işlemi gerçekleşemeyeceği, işlemiş faiz yönünden temerrüt ihtarı bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle , davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davalının istanbul Anadolu 15. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu  itirazın kısmen iptali ile, takibin 26.395,04 USD asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki haliyle aynen devamına,  asıl alacağı takip tarihinden başlamak üzere kamu bankalarının dolara uygulayacağı en yüksek faiz oranı ile faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının 108.470,45 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının kötü niyet tazminat talebi için alacağın hiç olmamış  ya da kısmen olduğunu baştan bilinecek durumda olması gerektiği , reddedilen  kısım faiz miktarı yönünden olduğu için şartları oluşmadığından reddine, karar verildiği belirtilerek , davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile ,Davalının istanbul Anadolu 15. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu  itirazın kısmen iptali ile, takibin 26.395,04 USD asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki haliyle aynen devamına,Asıl alacağı takip tarihinden başlamak üzere kamu bankalarının dolara uygulayacağı en yüksek faiz oranı ile faiz uygulanmak suretiyle devamına, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının 108.470,45 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine, davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında , davalı yanın Üsküdar 6. Noterliğinin 20.12.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile temerrüde düşürüldüğünü , faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında , yazılı bir sözleşme olmasına rağmen yalnız davacını ticari defterinde uyuşmazlık konusu faturanın yer almasından dolayı davalının hukuka aykırı olarak borçlu gösterildiğini , davacının faturaları 2,3 yıl sonra kestiğini , uyuşmazlığın mali müşavirin uzmanlığı dışında olduğunu , elektrik projesi alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesi gerektiğini , sadece davacının ticari defter kayıtları esas alınarak hüküm kurulduğunu , elektrik projesi alanında uzman inşaat bilirkişisine tevdini talep ettiklerini , davacının dava konusu faturayı hangi kritere göre kestiği araştırılmadan davacı yanca faturanın dayanağı akdi ilişki ispat edilmeden hukuka aykırı karar verildiği belirtilerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamım maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup , davacı yüklenici , davalı iş sahibidir.Davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde , cari hesaba dayalı olarak faturaya istinaden davalıdan müvekkilinin alacaklı olduğunu , davalı taraf itiraz dilekçesinde , davacının 25.000,00 USD teminat mektubunu iade etmediğini , davalının 25.000,00 USD uhdesinde tuttuğunu belirttiğini , davacının 20.12.2017 tarihinde davalıya ihtar gönderdiğini ekinde teminat mektubunu da davalıya tebliğ ettiğini , davalının teminat mektubunu kabul etmeyerek davacıya iade ettiğini , belirterek davalının itirazının iptalini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde , güneş panelinin kurulumu ve inşası için 811.000,00 USD bedelle 24.11.2016 tarihli sözleşme ile tarafların anlaştığını , sözleşmenin 7. Maddesi gereğince 3 gün içinde davacının 25.000,00 USD bedelli teminat senedini davalıya teslim etmesi gerektiğini , ancak teslim etmediğini , tarafların birbirine ihtar gönderdiğini , teminat senedi teslim edilinceye kadar bakiye alacağın müvekkilinin uhdesinde tutulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme , Davacı alacağı'nın 26.395,04 USD olduğu, Davalı tarafça tek taraflı irade ile yapılan ve, iddia edildiği gibi 24.11.2016 tarihli sözleşmenin avans ödemesine değil esasen taraflar arasındaki başka bir sözleşme olan 13.05.2015 tarihli sözleşme bedeline ilişkin bir ödeme olan 1.180,00 EURO karşılığı 1.398,53 USD'lik mahsup işlemi ayrık tutularak, taraf kayıtları üzerinden 1.398,53 USD de dahil edilerek değerlendirme yapılması gerektiği,  taraflar arasında muaccel olduğu ihtilafsız olan 25.00,02 USD'lik davacı alacağının, -teklif edilen Teminat Senedi'nin reddi ile teminat senedi yerine- Davalı yanca hapsi işleminin geçerli olmadığı, taraflar arasında buna ilişkin sözleşme anlaşma olmadığı, davacının  asıl alacak tutarı ile uyumlu olarak 26.395,04 USD olacağı, 26.395,04 USD alacağı bulunduğu,  Davalı Şirketin 1.398,25 USD'ye karşılık gelen 20.10.2015 Tarihli 1.180,00 EURO Avans Ödemesini gerçekleştirdiğini kanıtlamaya ilişkin Hukuki Nitelikli Mkb. Dekont vb. gibi belgeleri dosyaya ibraz etmediği bu konuda ispat yükünün davalıda olduğu, bu nedenle mahsup işlemi gerçekleşemeyeceği, işlemiş faiz yönünden temerrüt ihtarı bulunmadığı kanaatine varılarak, davanın kısmen kabul kısmen reddine, Davalının istanbul Anadolu 15. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu  itirazın kısmen iptali ile, takibin 26.395,04 USD asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki haliyle aynen devamına,  asıl alacağı takip tarihinden başlamak üzere kamu bankalarının dolara uygulayacağı en yüksek faiz oranı ile faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında 24.11.2016 tarihili panellerin kurulumuna dair sözleşme vardır. Sözleşme tutuarı 811.000,00 USD olarak kararlaştırıldığı , bu tutarın son kısmı olan 81.100,00 USD geçici kabul işlemleri yapıldıktan sonraki 15 gün içerisinde nakit olarak ödeneceği düzenlenmiştir.Sözleşmede yer tesliminin , sözleşmeden itibaren 15 gün içinde yapılacağı ve 180 takvim gününde tüm işlerin bitirileceği , 7. Maddede resmi kabul yapıldığı tarihten itibaren 3 gün içinde 25.000,00 USD teminat senedi verileceğinin düzenlendiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından Üsküdar 6. Noterliğinin 20 Aralık 2017 tarih ve  ... yevmiye no'lu davalıya gönderdiği ihtarda Adana 7. Noterliğinin 18.12.2017 tarih ve ... yevmiye no'lu ihtarı doğrultusunda , 15 Aralık 2017 tarihinde taraflar arasındaki sözleşme gereği kalan 269.417,35 USD yatırım teşvik kapsamından malzemeler için ve 100.000,00 USD +KDV yatırım teşvik belgesi kapsamında olmayan malzeme ve hizmetler için düzenlenen faturaların ekte olduğu , 24.11.2016 tarihli sözleşmenin 7. Maddesi kapsamında düzenlenen 25.000,00 USD bedelli teminat senedinin bu ihtar ekinde davalıya gönderildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Davalı taraf Adana 7. Noterliğinin 26 Aralık 2017 tarih ve ... yevmiye sayılı davacıya gönderdiği ihtarı ile , faturaların davacı tarafından geç kesildiğini , faturalara her hangi bir itirazlarının bulunmadığını , kendilerine gönderilen 25.000,00 USD bedelli teminat senedinin 24.11.2016 tarihli sözleşmenin 7. Maddesine ve diğer şartlara uygun olmadığından teminat senedinin aslının davacıya iade edildiğini , müvekkilince davacıya 771.953,49 USD nakit ödeme yapıldığı , müvekkilince 20.10.2015 tarihinde 1.1180 Euro ödeme yapıldığı , bu miktar dolara çevrildiğinde 1.398,53 USD'ye tekabül ettiği , sözleşme gereği performansın %78'in altına düşmüş olması sebebiyle üretim kaybı söz konusu olduğu , 8 aylık üretim kaybı tutarı ise 2.046,51 USD hesaplanarak düzenlenen faturanın davacıya gönderildiği , davacı tarafça yapılan ödemelerin toplamının 771.953,49 USD+1.398,53 USD +2.046,51USD=775.398,53 USD olduğu , sözleşme gereği davacıya yapılması gereken ödeme tutarının ise 829.000,00 USD  olduğu , yapılan ödemeler düşülmekle bakiye kalan 53.601,47 USD'nin , 23,601,47USD'sinin davacıya ödeneceğini ,  25.000,00 USD'nin ise sözleşme şartlarına uygun teminat senedinin düzenlenip davalıya iletilene kadar , davalı nezdinde tutulacağı ve 25.000,00 USD'lik  16.08.2019 vade tarihili teminat senedinin davalı tarafça kabul edilmediğini ve aslının ihtar ekinde davacıya iade edildiği , davacıya ihtar edilmiştir. İhtar ekinde olan ve dava dilekçesi ekinde sunulu olan lehtarı davalı , keşidecisi davacı olan 16.08.2017 düzenleme tarihli , 16.08.2019 vade tarihli 25.000,00 USD tutarlı teminat senedi başlıklı bono görülmüştür. Teminat senedinin açıklamasında resmi kabul tarihi olan 16.8.2017 tarihinden , 16.8.2019 tarihine kadar , sistemin test koşullarında performansının 24 ayılık ortalamasının %78 in altına düşmesi halinde sorunu davacının çözeceği , davacının bu sorunu düzeltmediği takdirde senedin hüküm kazanacağı , 16.8.2019 tarihinden itibaren işbu senedin hükümsüz kalacağı . Ciro edilemeyeceğinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.Taraflar arasında işin resmi kabulünün 16.8.2017 olduğunda bir uyuşmazlık yoktur.Davacı teminat senedini zamanında usulüne uygun verdiğini , davalı ise 19.08.2017 tarihinde teminat senedini davacının vermesi gerektiğini ,ancak bayağı geçirdiğini belirtmiştir.19.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda , davacı kayıtlarında davalıdan 26.396,04 USD alacaklı olduğu , davalı kayıtlarında davalının davacıya 25.0002,00 USD borçlu olduğu tespit edilmiştir. Raporda davacının 25.002,00 USD alacaklı olduğu , 814,73 USD faiz alacağı olduğu rapor edilmiştir.Davacı vekili faiz açısından kararı istinaf etmiştir. Davacı vekilinin dayandığı Üsküdar 6. Noterliğinin 20 Aralık 2017 tarih ve ... yevmiyeli ihtarında davacı faturaları gönderdiğini ve teminat senedini gönderdiğini belirtmekte olup , yasal şartları oluşturan bir temerrüt ihtarı ortada yoktur. Davacı vekilinin istinaf talebi yersizdir.27.10.2020 tarihli 2. Bir rapor alındığı ilk rapor ile benzer olduğu anlaşılmıştır. Yerel mahkemece 23.02.2021 tarihli farklı bir bilirkişiden rapor alındığı , bu raporda davacı şirketin davalı şirketten 25.002,00 USD asıl alacak talep edebileceği , faiz alacağının 376,03 USD talep edebileceğinin rapor edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmede sözleşme tutarının son kısmının  geçici kabulden 15 gün içinde nakit ödenmesi kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 7. maddesinde ise resmi kabulden itibaren 3 gün içerisinde teminat senedinin davacı tarafından verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle davalı ödemeleri öncelikle yapmakla yükümlüdür. Diğer bir husus teminat senedine dair sözleşmede bir hapis hakkı düzenlemesi mevcut değildir. Sözleşme hükümleri çerçevesinde davalı tarafın  borcunu ödememesi ödemezlik defi niteliği de taşımamaktadır. Taraf kayıtlarında 25.002,00 USD'lik davacı alacağı sabittir. Yerel mahkeme  bilirkişi raporundaki saptamalar dayanak yapılarak  , davalı tarafça 1.398,25 USD ye karşılık gelen 20.10.2015 tarihli 1.180,00 Euro avans ödemesini gerçekleştirdiğini kanıtlamaya ilişkin belgeleri dosyaya ibraz etmediği , bu konuda ispat yükünün davalıda olduğu ve mahsup işleminin gerçekleşmeyeceği . davacının asıl alacağının 26.395,04 USD olduğu ve yasaya uygun temerrüt ihtarı bulunmadığı  yönündeki değerlendirmeleri , dosya kapsamına , hukuka ve usule uygun olduğundan yerindedir. Bu sebeplerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/04/2021 tarih ve 2018/937 Esas, 2021/380 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 9.553,80 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 2.388,45  TL harcın mahsubu ile bakiye 7.165,35 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 10/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e7f1f02809c9b1e","SID":"60999b69f7603a68"}}