{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1524 - 2025/1717<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1524 <br>KARAR NO\t: 2025/1717<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/335 E.  -  2023/208 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle                                                         Sicilden Terkin<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2023 tarih ve 2022/335 E. - 2023/208 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, temel gıda ve tüketim malzemeleri mağazacılığı faaliyetine 1995 yılında başlayan ve ciro büyüklüğü ile mağaza sayısında ülke çapında öne çıkan müvekkilinin \"...\" ibareli çok sayıda tescilli markasının bulunduğunu, hal böyle iken davalı ...'un \"...\" ibareli markanın tescili talebine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin davacıya ait markada asli unsur olarak yer alması nedeniyle markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markadaki \"...\", \"1984\" ve şekil unsunun ayırt ediciliğinin olmadığını, davaya konu markanın tescilinin talep edildiği mal ve hizmet sınıflarının müvekkilinin markasının kapsamında bulunduğunu, dolayısı ile ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin olduğunu, müvekkilinin markasının yoğu  tanıtım ve reklam harcamaları ile  tanınmış marka haline geldiğini, davalı ...'un bu tanınmışlıktan haksız menfaat elde etmek amacıyla hareket ettiğini, müvekkilimin markasının itibarının ve ayırt ediciliğinin zedelenmesinin söz konusu olduğunu, ve müvekkilinin markası ile bu derecede benzer bir markanın tescilinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek 2022-M-8283 sayılı YİDK 29. sınıftaki “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri” yönünden  kısmen iptaline ve tescili halinde bu mallar yönünden markanın hükümsülüğüne karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, 15 yaşında kasap çıraklığı ile işe başlayan müvekkilinin 2007 de iki ortağı ile birlikte \"... ... ...\" ibaresi ile kurduğu şahıs şirketi ile  faaliyetine devam ettiğini, müvekkilinin ad ve soyadından oluşan markanın davacıya ait marka ile karıştırılma ihtimalinin varlığını ileri sürmenin ciddiyetle bağdaşmadığını, zira müvekkilinin markasının görsel, yazı karakteri, büyüklük, logo ve renkler bağlamında davacının markası ile hiçbir benzerliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddine  karar verilmesini istemiştir.<br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Türkçe’de “güvenli, sakıncasız, emniyetli, tehlikesiz, şüphesi olmayan” anlamlarına gelen ve gerek bu anlamları itibariyle tek başına bir sıfat olarak, gerekse de tercih edilen bir erkek/şahıs ismi olarak herkes tarafından markasal hüviyette kullanılabilecek, markasal hüviyette ayırt ediciliği düşük olan ve kimsenin tekeline verilemeyecek olan “...” ibaresinin, bütünleşik bir kompozisyondan yoksun bir biçimde, bir markanın tek başına esas unsuru olarak tescili ve tek bir şahıs/kuruluş tarafından marka olarak kullanımının korunmasının mümkün olmadığı, ayırt edici niteliği zayıf olan bu ibareyi marka olarak seçen davacının ibarenin başkaları tarafından kullanılmasına katlanma mecburiyeti olduğu, \"...\" ibaresinin yoğun ve kesintisiz kullanım ile  ayırt edicilik kazandığının söylenemeyeceği, dava konusu markada kullanılan renk, kelime ve şekil unsurları nazara alındığında bütünleşik olarak “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunduğu, “...” ibaresinin ortaklığının markaları görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediği, dolayısı ile emtia benzerliği gerçekleşmiş olmasına rağmen markaların ortalama tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacının SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında markasının tanınmışlığını ortaya koyamadığı, markalar benzer olmadığından tanınmışlığın somut olaya etkisinin bulunmadığı ve markalar benzer olmadığından haksız  rekabetten de söz edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibaresinin ortaklığından dolayı markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlikler  bulunduğunu, davalı markadaki anlamı bulunmayan \"...\" ibaresi ile \"1984\" ibaresinin markaya herhangi bir ayırt edicilik kazandırmadığını, bilirkişi raporundaki tespitin aksine davaya konu markada \"...\" ibaresinin öne çıktığını, davaya konu markanın kapsamında bulunan malların müvekkilinin markasının kapsamındaki mal ve hizmetler ile benzer ya da ilintili mallardan oluştuğunu, ortaya çıkan bu benzerliğin markaların ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılmasına neden olacağını, müvekkilinin \"...\" markasının uzun yıllara dayanan yoğun kullanım ile ayırt edicilik kazandığını, buna ilişkin çok sayıda delilin dosya kapsamında mevcut olduğunu, dolayısı ile müvekkilinin markasının sulandırılması ihtimalinin de gerçekleştiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük   istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.11.2017 tarih ve 2016/4133 E.-2017/6395 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere “...” ibaresinin gıda maddeleri yönünden ayırt edicilik düzeyinin düşük olup  “...” ibaresinin, “...” şeklinde, birleşik bir kelime içerisinde yer alması nedeniyle ayırt ediciliğin sağlanmış olup “...” ibaresinin ortaklığının, markaları görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer kılmaya yetecek baskınlıkta bir durum yaratmadığı,  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a143576b88070290","SID":"4a70981f5eaa487e"}}