{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1522 - 2025/1716<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1522 <br>KARAR NO\t: 2025/1716<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/227 E.  -  2023/217 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü İle                                                       Sicilden Terkin<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada ANkara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2023 tarih ve 2022/227 E. - 2023/217 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, 2017 yılından beri  lojistik ve tedarik alanında faaliyette bulunan müvekkilinin “... ...” ibareli markanın sahibi olup davalı şirketin 2020/142583 sayılı “...” ibareli markasının tescili isteğine yönelik itirazının nihai olarak YİDK tarafından kısmen kabul edilerek davaya konu marka kapsamında bulunan bir kısım hizmetin markadan çıkarıldığını, itiraz  sonucu bir kısım hizmetin markadan çıkarılmasına karar verilmişse de, markada kalan kalan 35. sınıfın alt sınıfı olan müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  belirlenmiş olan mal gruplarından bazıları ile müvekkilinin markası kapsamında yer alan müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için belirlenmiş olan malların bir kısmı arasında benzerlik bulunduğunu, öte yandan müvekkilinin ticari unvanının içinde bulunan \"...\" ibaresini esaslı unsur olarak içermesi nedeniyle SMK'nın 6/6 hükmü gereğince davaya konu markanın tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin markanının tanınmış marka niteliğinde olduğunu, \"...\" asli unsurunu içeren davaya konu markanın tescili halinde müvekkilinin markasının itibarı ve ayırt ediciliğinin zedelenmesinin yanı sıra davalının haksız kazanç sağlamasınında söz konusu olabileceğini ve davalı şirketin başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-4233 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/142583 sayılı “...” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.\t  <br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>Davalı şirket vekili, ... ibaresi ortak ise de, tarafların  markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetler benzer ya da ilişkili olmadığından tescile engel bir hal bulunmadığını    lojistik alanında faaliyet göstermekte olan davacıya karşılık müvekkilinin '' Rent a Car'' ve ''Araç Alım- Satım'' alanında faaliyette bulunduğunu, dolayısı ile müşteri kitlesinin farklı olup   müşterilerin markaları karıştırmasının söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu marka ile davacı markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzerlik bulunuyor ise de, davalının markasının kapsamında kalan hizmetler yönünden emtia ayniyeti/ benzerliği/ türdeşliği şartının gerçekleşmediği, dava konusu edilen hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı/tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin düşük olmadığı, dolayısı ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının tanınmışlık  ve ticaret unvanına dayalı iddialarının davaya konu marka kapsamında kalan hizmetlerin tesciline bir etkisinin olamayacağı ve davalı marka başvurusunun kötü niyetli olduğunun somut delillerle ispatlanamadığı gerekçeleriyle davanın reddine  karar verilmiştir.<br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda açıklandığı üzere taraf markaları arasında görsel ve işitsel benzerliğin varlığı hususunda bir tereddüt bulunmadığını, müvekkilinin markası kapsamındaki mallar ile davalı yan markasında kalan 35. sınıftaki mal grupları arasında kısmi benzerlik bulunduğunu, yine  müvekkilinin iştigal alanı ile davaya konu markadaki 39. sınıftaki hizmetlerin doğrudan aynı olduklarını, müvekkilinin ticaret unvanı ile birebir olacak markanın tescilinin mümkün  olmadığını ve davalı şirketin bilerek ve isteyerek müvekkilinin markasını tescil ettirmek istemesinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibaresinin ortaklığı nedeniyle markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunuyor ise de, itiraz aşamasında YİDK tarafından emtia benzerliğinin gerçekleştiği \"Sınıf 35: Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Büro hizmetleri; sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği düzenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerinin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlarındaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali Müşavirlik hizmetleri, personel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihracat acente hizmetleri, geçici personel görevlendirme (başkası adına fatura<br>yatırma, vergi yatırma, trafik işlemleri gibi iş takibi) hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi<br>ve gerçekleştirilmesi hizmetleri.\" hizmetlerinin markadan çıkarıldığı, bilirkişi raporunda  açıklandığı üzere markada kalan, 35. sınıf altında 12. sınıfa giren emtiaların satışı hizmetleri ile 39. sınıftaki  hizmetler  ve davacının markasının kapsamında bulunan 35. sınıf altında 01, 04, 06, 19, 23, 24, 29 ve 30. sınıflara giren emtiaların satış hizmetleri arasında benzerlik/ türdeşlik ilişkisinin bulunmadığı, davaya konu markada yer alan \"...\" ibaresinin aynı zamanda davalı şirketin de ticaret unvanı içinde yer aldığı ve SMK'nın 6/5 ve 6/9 maddelerindeki tanınmış ve kötü niyet koşullarının gerçekleştiğine ilişkin somut bir delil sunulmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"573ac05fac854f29","SID":"cd77c8b080666efb"}}