{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2193 Esas<br>KARAR NO: 2025/1429 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2020/257 Esas- 2022/464 Karar<br>TARİH: 25/05/2022<br>DAVA:Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı  (İtrazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025                                                         <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalılardan ... Su Arıt. ve Kurut. Sis. A.Ş arasında “Genel Kredi Sözleşmesi” akdedildiğini, adı geçen davalı dışındaki tüm davalıların söz konusu kredi sözleşmesinin kefili konumunda olduğunu, müvekkili bankanın davalı  ... Sis. A.Ş. ile  ilgili kredi sözleşmesi çerçevesinde spot kredi, rotatif kredi, KMH kredisi, taksitli ticari kredi ile gayrinakdi çek kredisi kullandırdığını, davalı ...'ya tanımlanan kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanıldığını, müvekkili banka tarafından davalı ... Su Arıt. ve Kurut. Sis. A.Ş'ye Üsküdar 3. Noterliğinin 28.02.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, anılan ihtarname ile davalı ... Su Arıt. ve Kurut. Sis. A.Ş'den 4.070.735,46 TL tutarındaki nakit alacağın muaccel hale geldiği belirtilerek müvekkili bankaya ödenmesi hususlarının ihtar edildiğini, davalı ... Su Arıt. ve Kurut. Sis. A.Ş'ye verilen süre içerisinde müvekkili bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili banka tarafından İstanbul Anadolu 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, takip borçlularının takibe ve tüm fer'ilerine itirazları üzerine müvekkili banka tarafından başlatılan takibin durduğunu, temerrüt faiz oranının GKS'nin 43.18. maddesine göre hesaplandığını belirterek müvekkili bankanın başlatmış olduğu icra takibine davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, ilgili takibin 3.550.067,40 TL nakit alacak tutarı üzerinden devamına, davalıların takip konusu alacağın % 20'sinden aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ..., ..., ... San. Ve Tic. A.Ş. ile ...  Sistemleri A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle;   davacı banka tarafından talep edilen temerrüt faizinin fahiş olduğunu, davacı bankanın TMK m.2 ye aykırı hareket ettiğini, dava konusu GKS'nin 43.18. maddesinde temerrüt faizinin nasıl hesaplanacağının belirtildiğini, söz konusu düzenlemenin tek taraflı olarak yapıldığını, ilgili düzenlemenin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih 2020/257 Esas- 2022/464 Karar sayılı kararında;\"Dava; taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı bildirilen alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yönelik davalı itirazının İİK.nun 67/1-2 maddesi uyarınca iptaline ilişkindir....Davacı banka tarafından davalı borçlu firmaya Üsküdar 3. Noterliğinin 28.02.2019 tarihli ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edilmiştir. İlgili ihtarname ile, davalı borçludan hesap kesim tarihi (28.02.2019) itibarıyla hesaplanan 4.070.735,46 TL tutarındaki nakdi borcun 1 gün içinde faiz ve fer'ileri ve (ticari kredi için 647 ve KMH kredisi için % 33 oranında) temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi ihtar edilmiştir. Hesap kat ihtarnamesiyle istenilen alacak kalemlerinin yerinde olduğu  tespit edilmiştir.  GKS m.58 (yasal ikametgah taahhüdü) IIK m. 68/b ile TTK m. 20- 21 hükümleri uyarınca davalı kredi lehtarı - asıl borçlu şirket, davalı kefillerden... ile .... San. ve Tic. A.Ş.'ye usulüne uygun olarak geçerli birer tebligatın yapılmış sayılabileceği, davalı kefillerden ... ile ...'a ise geçerli bir tebligat yapılmadığı Bu bağlamda, davalı kredi lehtarı şirket (asıl borçlu), davalı kefillerden... ile .... San. ve Tic. A.S. Yönünden: Hesap kat ihtarnamesi ile ödeme icin verilen (1) günlük mehil süresi bitimine müteakip 06.03.2019 tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabilecekleri, Davalı kefillerden ... ile ... Yönünden: bahse konu kefillere geçerli bir tebligatın yapılamamış sayıldığı, TTK m. 7 nazara alındığında tebliğ edilememiş olan hesap kat ihtarından dolayı davalı/kefillerin temerrüdünden söz edilemeyeceği   nitekim Yargıtay kararlarının  bu yönde olduğu, bu bağlamda somut olayda davalılardan ... ile ...'un takip tarihi itibariyle temerrüde düşürülmüş sayılabileceği, Takip tarihi itibariyle davalı ... Su Arıt. ve Kurut. Sist. A.Ş, .... San. ve Tic. A.Ş  ve...'nın davacı bankaya;  ... Nolu Kredi Hesabına Bağlı Krediler yönünden,  1.654.968,41 TL asıl alacak, 1.624.030,83 TL işlemiş faiz,   81.201,54 TL BSMV, 4.234,76 TL masraf,  3.351,23 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 3.367.786,77 TL borcu olduğu,...  Nolu Kredili Mevduat Hesabı yönünden; 111.533,49 TL asıl alacak    36.397,10 TL işlemiş faiz, 1.819,85 TL BSMV olmak üzere toplam 149.750,44 TL borcu olduğu,  Davalı ... ve ...'un; ... Nolu Kredi Hesabına Bağlı Krediler yönünden; 1.654.968,41  TL asıl alacak,  616.227,65 TL işlemiş faiz,  30.811,65 TL BSMV,  4.234,76 TL masraf , 3.351,23 TL ihtarname gideri olmak üzere toplam 2.309.593,43 TL  borcu olduğu,... Nolu Kredili Mevduat Hesabı yönünden; 111.533,49 TL asıl alacak     35.119,44 TL işlemiş faiz, 1.655,97  TL BSMV olmak üzere toplam 148.408,90 TL borcu olduğu, davalıların takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettikleri belirlenmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır...\"gerekçesi ile, ''DAVANIN KISMEN KABULÜNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı  vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/257 Esas, 2022/464 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, işbu kararın yasaya, usule ve emsal istinaf kararlarına aykırı olmakla yapılacak inceleme neticesinde Yerel mahkeme kararının kaldırılarak, talepleri doğrultusunda davanın kabulüne, davalı borçluların icra dosyasına yapmış oldukları itirazların iptallerine karar verilmesi gerektiğini; Davalı borçlulara usulüne uygun hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini ve borçluların temerrüde düşürüldüklerini, müvekkili banka ile davalı ... Su Arıtma ve Kurutma Sistemleri A.Ş arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı borçluların da işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalayarak borçtan aynı derecede sorumlu hale geldiklerini, davalı borçluların borcunu ödememesi sebebiyle, kredi hesapları kat edilerek kredi borcunun ödenmesi talebiyle, 28.02.2019 tarihinde Üsküdar 3.Noterliği’nin ... yevmiye numaralı, hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek, hesabın kat edildiği ve banka alacağının 1 gün içinde ödenmemesi halinde haklarında yasal işlem başlatılacağının ihtar edildiğini ve davalıların temerrüde düşürüldüklerini;Dosyaya sunmuş oldukları Genel Kredi Sözleşmesi, ihtarname ve tebliğ şerhleri incelendiğinde, hesap kat ihtarnamesinin, hem asıl borçlu hem de kefiller için Genel Kredi Sözleşmesinde belirtilen adreslere gönderildiğinin anlaşıldığını, hal böyle iken Yerel Mahkeme tarafından gerekçeli kararda kefiller ... ve ...'un takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulünün usule aykırı olduğunu, emsal Yargıtay kararlarında da bu hususun açıkça belirtildiğini, Yine davalı borçlular ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi incelendiğinde; müvekkili bankanın GKS'de yazılı bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili banka ile davalı borçlular arasında imzalanan GKS nin 56. maddesinde \"sözleşmede belirtilen adresin ikametgah adresi sayılacağı ve bu adrese yapılan tebligatlara itiraz edilemeyeceği\"nin açıkça belirtildiğini, davalı borçluların GKS'yi imzaladıkları anda bildirdikleri adreslerin değiştiğine dair müvekkili bankaya herhangi bir bildirimde bulunmadıklarını, yani, müvekkili bankanın sözleşmedeki adrese hesap kat ihtarnamesini göndererek, bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalıların aksi yönde bir iddiaları varsa, adres değişikliği yaptıkları ve bu değişikliği bankaya usulüne uygun olarak bildirdiklerini ispat etmekle yükümlü olduklarını, ancak davalıların bu yönde iddia ve ispat yükümlülüklerine yerine getirdiklerine dair belgenin dosyaya sunulmadığını;Ayrıca; müvekkili banka ile davalılar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin Banka Defterleri ve Kayıtlarının Delil Olacağına  ilişkin maddeleri uyarınca, müvekkili banka kayıtlarının kesin delil sözleşmesi niteliğinde olduğunu, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde, emsal Yargıtay Kararları ve müvekkili banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında, müvekkili banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesi ile davalı borçluların temerrüde düştüğünün kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini;Yerel Mahkeme tarafından 07.06.2021, 07.12.2021 ve 23.03.2022 tarihli 3 farklı bilirkişi raporu alındığını, işbu bilirkişi raporlarında temerrüt faiz taleplerinin eksik olarak hesaplandığını, Yerel Mahkeme tarafından da eksik hesaplanan bilirkişi raporlarının hükme esas alındığını; ... nolu kredi ile ilgili; ... ve .... San. Ve Tic. A.Ş yönünden; işlemiş faiz alacağı takip talebinde 1.655.011,98 TL iken, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1.624.030,83 TL olarak 30.981,15 TL eksik, %5 BSMV talebinin 82.750,58 TL iken, 81.201,54 TL olarak, 1.549,04 TL eksik tespit edildiğini ve Yerel Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini;Yerel Mahkemece müvekkili banka tarafından kefillere gönderilen hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğinden bahisle hukuka yasaya ve usule aykırı olarak temerrüde düşmediklerinin kabul edildiğini ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda da hesaplama yapılırken bu husus dikkate alınarak hatalı hesaplama yapıldığını, ... ile ... yönünden; İşlemiş faiz farkı 1.038.784,33 TL, gider vergisinin (BSMV ) farkı 51.939, 20 TL olarak eksik tespit edildiğini;Müvekkili banka tarafından hesap kat ihtarnamesinin, davalı borçluların genel kredi sözleşmesinde yazılı adreslerine gönderildiğini, sunulan Yargıtay kararları ve genel kredi sözleşmesindeki maddeler esas alındığında davalı borçluların hesap kat ihtarnamesinin iade dönmüş olması sebebiyle temerrüde düşmedikleri kanaatinin kabul edilemez olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama incelendiğinde müvekkili bankanın talebi ile Yerel Mahkeme tarafından kabul edilen miktar arasında fahiş derecede fark bulunduğunu, davalı borçluların, adres bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sonuçlarının müvekkili bankaya yüklenemeyeceğini;... nolu Kredi ile ilgili ... ile ... yönünden; İşlemiş faiz farkı 1.277,66 TL, gider vergisinin (BSMV ) 63,88 TL olarak eksik tespit edildiğini beyanla istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/257 Esas, 2022/464 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı banka vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davacı banka tarafından tüm davalıların genel kredi sözleşmesinde yer alan adreslerine usulüne uygun şekilde tebligat gönderilmiş olmasına rağmen Mahkemenin, davalı kefiller ... ve ... yönünden tebligatın iade edilmiş olması sebebiyle takip tarihinden önce temerrüdün gerçekleşmediği yönündeki kabulünün, genel kredi sözleşmesinin 56. maddesine aykırı olduğu, bu kabule göre adı geçen davalılar yönünden işlemiş faiz alacağının eksik hesaplandığı, yine diğer davalılar yönünden bilirkişi raporunda ticari krediler yönünden işlemiş faiz alacağının eksik hesaplandığı ve Mahkemece bu raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğuna ilişkindir.Mahkemece taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, kök ve iki kez ek rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Davacı tarafça ileri sürülen tüm istinaf sebepleri yargılama aşamasında sunulan bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporlarında bu iddia ve itirazlar değerlendirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 7/1. maddesinde; \"kefile, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.\" şeklindeki düzenleme uyarınca asıl borçlunun borcunu ödemediği müteselsil kefile ihbar edilmedikçe, oluşan temerrüt faizinden müteselsil kefil sorumlu tutulamaz. Bu itibarla Mahkemece, davalı müteselsil kefillerin, kendilerine kat ihtarnamesi tebliğ edilmediğinden takip tarihi itibariyle temerrüte düştüklerinin kabulü ile takip tarihine kadar akdi faiz işletilerek yapılan hesaplamanın hükme esas alınması isabetlidir. Davacı vekilinin ileri sürdüğü gibi İİK'nun 68. madde hükmü ve genel kredi sözleşmesine bu yönde eklenen düzenlenmenin, asıl borçlu için uygulanması mümkün ise de, söz konusu yasal ve akdi düzenleme müteselsil kefile uygulanamayacağından, davacının, davalı kefiller ... ve ... adına gönderilen kat ihtarına ilişkin tebligatların iade edilmesine rağmen tebliğ edilmiş sayılacağı ve ihtarnamede verilen sürenin sonunda temerrüdün oluştuğuna ilişkin aksi yöndeki istinaf sebebi ve kabule göre, adı geçen davalı kefiller  yönünden işlemiş faiz alacağının eksik hesaplanarak hüküm altına alındığına dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davacı bankanın kat tarihindeki asıl alacak miktarı hesaplanarak, bu alacağa kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar ise temerrüt faizi işletilmiştir. Davacı banka tarafından ticari krediler yönünden takipte talep edilen işlemiş faiz alacağı ile bilirkişi raporlarında tespit edilen işlemiş faiz alacağı arasında davacı banka aleyhine oluşan farkın sebebi, davacı bankanın asıl  alacağa kat tarihinden temerrüt tarihine kadar da temerrüt faizi işletmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Oysa henüz kat ihtarnamesi tebliğ edilerek temerrüt gerçekleşmeden asıl alacağa temerrüt faizi işletilmesi mümkün değildir. Bu minvalde bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamalar ile raporda tespit edilen miktarların hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebinin ise isabetsiz olduğu anlaşılmış ve verilen kararda kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dda21ce5dbdde724","SID":"41fdb366c2b1feb2"}}