{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2028 Esas<br>KARAR NO: 2025/1425 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2018/1092 Esas- 2022/452 Karar<br>TARİH: 25/05/2022<br>DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/09/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.- ... Müh.Müş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti Adi Ortaklığı hakkında davalı şirket tarafından Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğünce icra takibi başlatıldığını, icra takibinin mesnedi olan 12.06.2018 tarihli, 311.732,40 TL bedelli fatura daha önce müvekkili adi ortaklık tarafından kabul edilmeyip davalıya iade edildiği halde davalı tarafından haksız şekilde takibe konulduğunu ve müvekkiline ödeme emri gönderildiğini, müvekkilinin icra dosyasındaki 383.091,36 TL'lik tüm dosya borcunu ödemek zorunda kaldığını, fazla ödemenin istirdatının talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, müvekkilinin ... İnş. ve Tesisat A.Ş ile ... işi için sözleşme imzaladığını, proje kapsamında taş, toz ve mıcırın Ardahan ... şantiyesine teslimi hususunda davalıdan 01.02.2018 tarihinde teklif alındığını, davalı tarafça kesilen fatura incelendiğinde davacının icra dosyasına da eklediği 01.02.2018 tarihli fiyat teklif formunda belirtilen fiyatlara göre değilde, fahiş fiyatlara göre fiyatlandırma yapıldığını ve müvekkiline teslim edilmeyen malzemelerin de faturayı eklendiğinin görüldüğünü, faturanın kabul edilmeyip müvekkilinin ticari defterine işlenmediğini ve faturanın davalı şirkete iade edildiğini, müvekkiline gönderilen ve icra takibini de eklenen teklif formunda mıcır bedelinin 20 TL/ton, taş tozu bedelinin ise 23 TL/ton olarak belirlendiğini, ton üzerinden verilen fiyatları metreküp birimine çevrilmek istendiğinde mıcır teklif bedelinin 30 TL/ m3, taş tozu bedelinin ise 36,8 TL/ m3 olduğunu, bu durumda davalı tarafça kesilen fatura ile kesilmesi gereken faturanın tutarı arasında farkın oldukça yüksek olduğunu, davalı şirketin Ardahan'da ocağı olmasına rağmen malzemeleri Ardahan ...  şantiyesine Kars'tan gönderdiğini iddia ettiğini, bu durumun nakliye bedelinin daha yüksek olmasına neden olduğunu, davalının teklifinde verdiği 16 TL/ton nakliye bedelinin 49 km mesafedeki nakliye için olduğunu, malzemenin 97 km'lik güzergahtan getirilmesi sonucu bu nakliye bedelinin 31,67 TL/ton olduğunu ve metrekübe çevrildiğinde ise mıcır için 47,51 TL/m3, taş tozu için 50,67 TL/m3 ton olduğunu, faturada yansıtmaya çalışılan 150 TL/m3'lük nakliye birim fiyatının olması gerekenin 3 katı mertebede olduğunu, davalının iddia ettiği gibi 163 km'lik güzergahtan getirilmiş olsa bile nakliye bedelinin yine oran hesabı ile 53,22 TL/ ton olacağını, tüm bunların yanında davalı şirket tarafından düzenlenen faturada, hiçbir şekilde teslimatı yapılmayan 156 m3 taş bedeli olarak 9.360,00 TL ve taş nakliye bedeli olarak 23.400,00 TL'nin fatura edildiğini, davalı şirket tarafından kesilen faturanın 311.732,40 TL olduğunu, malzemelerin beklenildiği gibi davalarının Ardahan ocağından getirildiği düşüncesi ile yapılan hesaplamada ise bedelin 75.770,42 TL  olarak hesaplandığını, diğer taraftan müvekkilinin temerrüde düşürülmemesine rağmen icra takibi ile 8.743,45 TL faiz talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinden tahsil edilmesi gereken tutarın 88.345,88 TL olması gerekirken, 311.732,40 TL'lik fatura üzerinden başlatılan icra takibinde toplamda 383.091,36 TL ödemek zorunda kalındığını beyanla fazladan ödenen 294.745,48 TL'nin icra takibine ödeme tarihi olan 01.10.2018 tarihinden itibaren işleyecek faiz ile birlikte davalıdan istirdatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından müvekkili aleyhine derdest iş bu davanın açıldığını, davanın haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, icra takibine konu alacaklarının icra dairesi marifetiyle tahsil edildiğini, icra takibine ve borca itiraz etmeyen davacıların haksız ödeme yapıldığı iddiası ile bu davayı açtıklarını,icra takibine konu alacakları belge dayandığı için ispat yükünün davacılarda olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini beyanla haksız ve dayanaktan yoksun açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 25/05/2022 tarih 2018/1092 Esas- 2022/452 Karar sayılı kararında;\"Dava, icra dosyasına ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir....Sadece fatura düzenlemesinin tek başına alacak hakkı doğurmayacağı, faturaya konu malın verildiğinin yada hizmetin ifa edildiğinin de ispatının gerektiği, bu ispatın faturaya dayalı alacak isteminde bulunan tarafta olduğu, kural olarak itirazın iptali davalarında ispat yükünün davacı alacaklıda, menfi tespit davalarında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden borçluda olacağı, dosya kapsamında faturadaki alacak kalemleri ile teslim fişlerinin karşılaştırılması ve davacı tarafın kabul ettiği miktarlarda değerlendirilerek hesaplama yapıldığı,  rapordaki hesaplama ile dosya içerisinde yer alan kapak hesabı da dikkate alındığında mahkememizce resen yapılan hesaplamada; davacının icra takibinde talep etmesi gereken asıl alacak miktarının 124.823,89 TL olacağı, takipten önce temerrüt şartları oluşmadığından işlemiş faiz talep edemeyeceği, asıl alacak üzerinden 9,10 bakiye harç oranını ile  davalının 11.358,97 TL tahsil harcı talep edebileceği, davalının başvurma harcı olarak 35,90 TL talep edebileceği, vekalet ücretinin asıl alacak üzerinden 15.808,27 TL olacağı, takip tarihinden- ödeme tarihine kadar  geçen sürede %19,50 yıllık faiz oranı üzerinden davalının 3.467,71 TL faiz talep edebileceği, icra masraf miktarının 77,20 TL olduğu, davalının   bu miktarların toplamı ile isteyebileceği miktarın 155.571,94 TL olacağı, davacı ortaklığın icra dosyasına ödediği paranın 383.091,36 TL olduğu, iade  edilecek miktarın  227.519,42 TL olduğu, davacı tarafın icra dosyasına ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebileceği  değerlendirilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu...\"gerekçesi ile, ''Açılan davanın kısmen kabulü ile 227.519,42 TL’nin  ödeme tarihi olan 1.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine fazlaya ilişkin istemin reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacılar tarafından icra takibine itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, kesinleşen takip sonrası haciz işlemi yapıldığını, akabinde davacılar tarafından istinaf incelemesi talebine konu istirdat davası açıldığını;İstirdat davalarının yapılan fazla ödemelerin iadesi istemine dayandığını, yargılamaya konu ihtilafın ise yapılan fazla ödemeye dair bir ihtilaf olmayıp taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair bir ihtilaf olduğunu, davacılar tarafından icra dosyasına sehven veya bir şekilde fazla ödeme yapılmış olmasından bahsedilemeyeceğini, davacılara gönderilen ödeme emrine itiraz edilmediğini, takibin kesinleştiğini, cebri icra yolu ile tahsilat yapıldığını, dolayısıyla Yerel mahkemece istirdat davası olarak ele alınıp karara bağlanan davanın hukuki dayanağının bulunmadığını; Müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlara göre alacağın sabit olduğunu, Yerel mahkemenin ise karar gerekçesinde sadece davacının ticari kayıtlarına dayandığını, davacıların alt taşeronu oldukları ... A.Ş. gibi davacıların ihtiyacı olan kum ihtiyacının da müvekkiline ait Ardahan ilindeki taş ocağının konkasörü bozuk olduğu için Kars ilindeki 3000 metre rakımlı tepede bulunan taş ocağından 300 km uzaklıktaki Ardahan ...'nde bulunan şantiyeye nakledilerek teslim edildiğini, daha yakın bir yer dururken daha uzak ve müvekkili için daha zor ve masraflı taş ocağından davacılar için kum nakliyatı gerçekleştirildiği iddiasının kabul edilebilir olmadığını, müvekkilinin bu işte bir menfaatinin bulunmadığını, davacıların bu yönlü itirazlarının da sübuta ermediğini, nakliye hesabında müvekkiline ait Kars ilindeki taş ocağının esas alınması gerektiğinin aşamalardaki beyan ve itirazlarında ısrarla vurgulandığını, buna rağmen hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, ihtilafa konu malzemenin davacı şantiyesine daha yakın Ardahan ilindeki taş ocağından değil daha uzak olan Kars ilindeki şantiyeden getirildiği, taraflar arasındaki sözleşmede buna dair hüküm bulunmadığı, bu nedenle nakliye bedellinin hesaplanmasında davacılar şantiyesine yakın müvekkiline ait Ardahan ilindeki taş ocağının baz alınması gerektiğinin belirtildiğini, Yerel mahkemenin bu tespite dayanarak hüküm kurduğunu, oysa sözleşme sırasında ve öncesinde müvekkiline ait Ardahan ilindeki taş ocağının faal olmadığının davacılar tarafından da bilindiğini, faal olmayan bir taş ocağından kum getirilmesinin beklenmesinin kötü niyet olarak açıklanabileceğini, kaldı ki davacı tarafından kabul gören kantar ve teslim fişleri olmasına rağmen teslimat sırasında bir itiraz oluşmadığını, aleyhlerine buna dair mektup, mail veya ihtarname düzenlenmediğini, açıklanan nedenle, davacıların teslimat akabinde değil de alacakları cebri icra marifetiyle alındıktan sonra yapmış olduğu nakliye bedeline itirazın da haklı bir gerekçesinin bulunmadığını; Yargılama aşamasında delillerinin dosyaya kazandırılması kapsamında Yerel mahkemeden; ... ve İnşaat A.Ş.'ye yazı yazılarak \" ... Ardahan Pompalama İstasyonları işi \" nedeniyle müvekkili tarafından Posof MS1şantiyelerine teslim edilen mal ve hizmet bedelinin miktarı ve ederi, müvekkili tarafından teslim edilen mal ve hizmetin ne kadarının kendilerine, ne kadarının alt taşeronları olan ... Müh. Müş. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.- ... İnş. San. Tic. A.Ş. ortak girişimine fatura edilmesi gerektiği, müvekkili tarafından davacılara teslim edilen mal ve hizmetler nedeniyle yapılan hakediş miktarının sorularak hakedişlere ait belgelerin gönderilmesinin istenilmesinin talep edildiğini, bu delil dosya içerisine kazandırılmadan dosya bilirkişiye verilerek hüküm kurulduğunu, yargılamanın, eksik ve tek taraflı kaldığını, davacının iddiasını ispat edemediğini, davanın sübuta ermediğini beyanla Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1092 Esas, 2022/452 Karar sayılılı ve 25.05.2022 tarihli kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini veya kararın bozularak mahkemesine gönderilmesini talep etmiştir. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde; Mahkemece her ne kadar kısmen kabul kararı verilmesi yerinde ise de; asıl alacak miktarının karara dayanak bilirkişi raporu esas alındığından eksik hesaplandığını ve böylelikle eksik ve hatalı bir şekilde 227.519,42 TL'nin ödenmesine hükmedildiğini;Hükme esas alınan bilirkişi raporunun 6.3. numaralı bendinde davaya konu fatura içeriği ürünlerin müvekkiline teslimine ilişkin beyanlarını destekler nitelikte; teslim fişlerine göre taş tozu miktarının 268 m3 olarak,  mıcır miktarının ise 526 m3 olarak müvekkiline teslim edildiğinin, ayrıca taş malzemesine ilişkin teslim fişlerinde taş malzemesine rastlanılmadığının tespit edildiğini, yapılan bu değerlendirme ve tespitler yerinde olup; kararın da bu yönleriyle yerinde olduğunu, ancak bilirkişi raporunda, nakliye birim bedellerinin hesaplanmasında 3 ayrı değerlendirme yapılmış olup bu değerlendirmelerden yalnızca Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim nakliye bedeli veya davalının teklif fiyatının Kars-... şantiye arasındaki mesafeye uyarlanarak hesaplanan nakliye bedelinin ödemeye esas alınmasının uygun olacağının değerlendirildiğini ancak müvekkilinin ödemek zorunda bırakıldığı tutardan daha düşük miktar tespit edildiğini;Davalının teklif fiyatının Kars-... şantiye arasındaki mesafeye uyarlanarak hesaplanan nakliye bedelinin kabulünün mümkün olmadığını, zira davalı şirketin Ardahan’da ocağı olmasına rağmen; malzemeleri Ardahan ... şantiyesine Kars’tan gönderdiğini, bu durumun ise nakliye bedelinin, daha düşük olabilecekken yüksek olmasına neden olduğunu, Ardahan’daki ocaktan malzeme getirilebilecekken Kars’tan malzeme getirerek yüksek fiyat istenmesinin, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, bu doğrultuda davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturadaki nakliye bedelinin olması gereken fiyata göre oldukça fahiş olduğunu; Her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın kullandığı emsal birim fiyatlar esas alınarak hesaplama yapılmış ise de dosyaya daha önce sunmuş oldukları emsal faturadan görüleceği üzere, uygulamada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatlar üzerinden %30-40 oranında tenzilatların yapıldığının da göz önünde bulundurulması gereken bir husus olduğunu, bu nedenle delilleri arasındaki mübrez emsal faturanın dikkate alınmamasının açıkça hatalı olduğunu beyanla Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1092 E. 2022/452 K. sayılı 25.05.2022 tarihli kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, fatura alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takip dosyasına, haciz baskısı ile ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; davanın hukuki dayanağının bulunmadığı, davalının ticari defterlerine göre alacağın sabit olduğu ancak Mahkemece yalnızca davacının ticari kayıtlarına dayanıldığı, ... ve İnşaat A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabı beklenmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği, bilirkişi raporunda nakliye bedelinin Ardahan ilindeki taş ocağı nazara alınarak belirlendiği, oysa nakliyenin Kars ilindeki ocaktan yapıldığı, bu nedenle davacının nakliye bedeline itirazının haksız olduğuna;Davacı vekili tarafından katılma yolu ile ileri sürülen istinaf sebebi ise; nakliye bedeli yönünden, davalının teklif fiyatının, Kars-... şantiyesi arasındaki mesafeye uyarlanması ile hesaplanan bedelin kabulünün hatalı olduğu, davalının Ardahan ilinde taş ocağı olmasına rağmen Kars ilinde bulunan taş ocağından malzeme temin ederek yüksek fiyat istemesinin kötü niyet göstergesi olduğu, dosyaya sundukları emsal faturaların nazara alınması gerektiğine ilişkindir.Dosya kapsamından; davalı tarafından davacı aleyhine başlatılan Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile, 12/06/2018 tarihli ve 311.732,40 TL bedelli fatura dayanak yapılmak suretiyle, işlemiş faizi ile birlikte toplam 320.475,85 TL alacağın tahsilinin talep edildiği, davacı tarafın süresi içerisinde itiraz etmemesi ile takibin kesinleştiği, haciz işlemlerine başlandığı, davacı tarafından dosya borcunun 01/10/2018 tarihinde ödendiği ve iş bu dava ile davacıya yaptığı ödemenin kısmen haksız olduğundan bahisle fazla yapılan tahsilatın istirdadının talep edildiği, davanın dayanağının İİK'nın 72/5. maddesi olduğu, buna göre davacının, borçlu olmadığı parayı ödediği iddiası ile bu davayı açmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığı, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda her iki tarafa ait ticari defterlerdeki kayıtların incelendiği, yalnızca davacıya ait kayıtların esas alınmadığı, kaldı ki davanın dayanağı olan icra takibinin, açık hesap bakiyesinin tahsili için değil, başlı başına bir fatura bedelinin tahsili talebi ile açıldığı, dolayısıyla bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken, tarafların ticari defterlerindeki kayıtlar değil taraflar arasında düzenlenen teklif formu ve teslim belgeleri ile faturanın esas alındığı, yapılan bu incelemede usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır. Tek başına fatura düzenlenmesi alacağın ispatı için yeterli değildir. Fatura içeriği malın teslim edildiğinin/hizmetin verildiğinin, düzenleyen tarafça ispat edilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması ile diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Ek cümle: 22/7/2020-7251/23 md.) veya defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Davalı tarafından takip konusu yapılan fatura, davacı tarafından kabul edilmemiş ve ticari defterlerine işlenmemiş olduğundan, davalının söz konusu fatura içeriğinde yer alan malzemelerin davacıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından sunulan teslim fişleri ile davacının kendisine teslim edildiğini kabul ettiği malzeme miktarı değerlendirilmiş ve davacı tarafından, teslim tutanaklarında yer alan miktarlardan daha fazlasının teslim edildiği kabul edildiğinden, kabul edilen miktar esas alınarak hesaplama yapılmıştır. Her ne kadar faturada yer alan malzeme miktarı daha fazla ise de, davalı bu miktarda ürünün teslim edildiğine dair davacının imzasını taşır bir teslim belgesi sunamamıştır. Mahkemece, projenin sahibi şirkete yazılan yazı cevabının sonuca bir etkisi bulunmadığından, bu cevap beklenmeksizin karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, talep edilebilecek nakliye bedelinin tespiti konusunda üç ayrı hesaplama yapılmış, davalının, Kars ilinde bulunan taş ocağından teslimat yaptığı dikkate alınarak, fiyat teklifinde yer alan birim fiyatın, bu ocaktan davacının şantiyesine kadar olan mesafeye uyarlanması suretiyle belirlenen bedelin esas alınması gerektiği belirtilmiş, Mahkemece de bu bedele hükmedilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin, Mahkemece, Ardahan ilinde yer alan taş ocağı ile davacının şantiyesi arasındaki mesafenin esas alınması suretiyle yapılan hesaplamaya göre belirlenen nakliye bedeline hükmedildiğine dair istinaf sebebi de yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusu tümü ile haksız bulunmuştur.Taraflar arasında, davalı tarafından temin edilecek mıcır ve taş tozu malzemesinin hangi taş ocağından temin edileceğine dair bir anlaşma bulunmamakta olup, davacının da kabulünde olan teklif formunda yalnızca malzemelerin bir tonuna göre birim nakliye bedeli yer almaktadır. Esasen malzemelerin davalının Kars ilinde bulunan taş ocağından temin edildiği hususunda ise taraflar arasında bir ihtilaf yoktur. Malzeme temin edilecek taş ocağı taraflarca belirlenmediğinden, davalının hangi ocaktan malzeme göndereceği kendi inisiyatifindedir. Bu nedenle Mahkemece hükme, bilirkişi raporunda, davalının Kars ilindeki taş ocağından davacının şantiyesine kadar olan mesafeye, teklif formunda yer alan birim nakliye bedelinin uyarlanması ile belirlenen nakliye bedellerinin esas alınması dosya kapsamına uygun olup, davacının, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatları ile kendileri tarafından sunulan emsal faturanın esas alınması gerektiğine yönelik istinaf başvurusu ise haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın Hazineye gelir kaydına, fazla yatırılan 3.270,60 TL harcın talep halinde davacılara iadesine,4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 15.541,86 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 3.885,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.656,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,7-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0d78d2f2ff5102e","SID":"73fb0d6cabd7d010"}}