{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1702 - 2025/1710<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1702 <br>KARAR NO\t: 2025/1710<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br>  <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/314 E.  -  2025/309 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2025 Tarih ve 2025/314 Esas - 2025/309 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü depolarından Antidot Stok Merkezi olan lstanbul Pendik Eğitim ve Araştırma Hastanesine ulaştırılmak üzere 23.07.2019 tarihinde  gönderilen antidot kolisinin, kargo aracının kaza yapması sebebiyle zayi olduğunu, bunun üzerine davalı şirkete gönderilen 02.08.2019 tarihli yazı ile, kolide bulunan 24 flakon ...antidotunun bedeli olan 51.969,64 TL'nin ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafça 02.12.2019 tarihli yazı ile, bahse konu gönderinin kapsamındaki ürünün zayiden dolayı gerçekleşmemiş karlar ve zararlardan Posta ve Kargo Hizmetleri İşletme Prosedürünün 'Tazminat Miktarları ve Ödenmesi' başlıklı 5.21.11. maddesine göre şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle taleplerinin reddedildiğini, davalı şirkete gönderilen ihtarnamelere rağmen ihale sözleşmesi kapsamında kargo hizmetinin sunulması esnasında meydana gelen 51.969.64 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsili için davalı şirket aleyhine Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/193 Esasına kayden açılan davada, anılan mahkemenin 10.02.2022 tarihli E.2021/193-K.2022/145 sayılı kararı ile, \"davacının davasının görev yönünden usulden reddi ile Mahkemenin görevsizliğine\" karar verildiğini, işbu karara karşı Bakanlıkça vaki istinaf talebinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi'nin 11.11.2022 tarihli E.2022/1929-K.2022/1430 sayılı kararı ile reddedildiğini, kesinleşen görevsizlik kararına ilişkin talepte bulunulması sebebiyle Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/25 Esasına kaydıyla yeniden görülmeye devam olunan davada, anılan mahkemenin 25.05.2023 tarihli E.2023/25-K.2023/371 sayılı kararı ile davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle usulden reddine karar verildiğini ve bu karara karşı Bakanlıkça vaki istinaf taleplerinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin 09.11.2023 tarihli E.2023/1981-K.2023/1428 sayılı kararı ile esas bakımdan reddedildiğini, kargo hizmetinin sunulması esnasında meydana gelen 51.969,64 TL zararın davalı şirket tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek, 51.969,64 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili, dava konusu alacak talebinin kanunda öngörülen 2 yıllık süre içerisinde yapılmadığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu gönderilerin sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun kaza yapması sonucu ulaştırılamadığını, ...'in müvekkili şirket ile ... Nakliye Gıda Tekstil İç ve Dış Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan Aralık 2016 tarihli hizmet alım sözleşmesi kapsamında ve adı geçen şirketin kontrolünde çalışması sebebiyle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, gönderinin postaya 2.100 gr. ağırlığında değer konulmamış (sigortasız) olarak verildiğini,  T.C.Merkez Bankasının 23/07/2019 tarihindeki SDR/TRY: 7,8425 üzerinden hesaplandığında, 7,8425 x 8,33 = 65,328 x 3 = 195,984 TL tazminat ödemesi yapılmasının dışında müvekkilinin başkaca herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, gönderi içeriğinin 51.969,64 TL değerinde olduğuna dair davacının soyut beyanlarından başka somut bir delil bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 23/07/2019 tarihinde davalıya teslim edilen kolinin, 26/07/2019 tarihli tutanakta yer aldığı üzere ihbar olunan ... ... Lojistik AŞ aracındayken trafik kazası nedeniyle hasara uğradığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesinde işin ifasında alt yüklenici çalıştırılamayacağı hususunda anlaşma yapılmasına rağmen taşınanın alt yüklenici elinde hasara uğradığı, Sözleşmenin 31.maddesi ve teknik şartnamenin 9.maddesi birlikte değerlendirildiğinde, davalının taşıdığı kolilerde ve biyomedikal paketlerde meydana gelecek zararları tazmin etmeyi taahhüt ettiği, davalının taşıma işini yerine getirirken sözleşmede yasak olmasına rağmen alt yüklenici kullanmış olması ile sözleşmedeki ve teknik şartnamedeki tazmin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde TTK 886 uyarınca davalının alt yüklenici kullanmasının kasıtlı bir hareket olduğu, sözleşme ve teknik şartnamedeki sorumluluk hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalının zararından tamamından sınırlı sorumluluk uygulanmadan mesul bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 51.969,64 TL alacağın 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararına rağmen mahkemece zamanaşımına ilişkin taleplerinin değerlendirilmediğini, dava dilekçesinin eklerinin taraflarına tebliğ edilmediğini,  mahkeme kararının müvekkilinin alt yüklenici çalıştırmasının kasıtlı hareket olduğu kabulüne dayandığını,  TTK'nın 886.maddesi kapsamında kasıtlı hareketten söz edilebilmesi için zararı meydana getiren fiilin kasıtlı icra edilmiş olması gerektiğini, gönderilerin ziyanına neden olan kazanın kasıtlı gerçekleştiği hakkında dosya kapsamında hiçbir delil/tespit bulunmadığını, gönderilerin taşınması, dağıtımı ve ayrımı işleri için PTT'nin hizmet alımı yapabileceğinin 4 sayılı CBK'nın 389/3-e maddesinde hüküm altına alındığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t:1- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  dava konusu antidot kolisinin, davalı ile dava dışı ... Nakliye Gıda Tekstil İç ve Dış Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan Aralık 2016 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında  sürücü  ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonla taşınması sırasında, aracın, emniyet şeridinde park etmiş olan ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda hasarlandığı, kargo içeriğinde bulunan 48 flakondan 24'ünün zayi olduğu, davacının 24 flakon emtia nedeniyle oluşan zararının 51.969,64 TL olarak hesaplandığı, gerçekleşen kazada dava dışı ... Nakliye Gıda Tekstil İç ve Dış Tic.Ltd.Şti sürücüsü ...'in kusurlu bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br>\t2- Ancak, mahkemece verilen ilk kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin 27/03/2025 tarih, 2025/645 Esas, 2025/657 Karar sayılı kararıyla, diğer sebeplerin yanında \"Davalı tarafça öne sürülen zamanaşımı def'ine karşı, mahkemece 23/05/2024 tarihli celsede \"zamanaşımının esas hükümle değerlendirilmesine\" karar verilmiş ise de, karar celsesinde ve gerekçeli kararda zamanaşımı def'i tartışılıp değerlendirilerek bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi\" HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak ilk derece mahkemesine gönderilmesi sebepleri arasında gösterilmiş ise de, mahkemece yeniden yapılan yargılama ve verilen nihai kararda zamanaşımı def'i hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu durumda Dairemizin kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesince tartışılmayan zamanaşımı husususunda değerlendirme yapılması gerekli görülmüştür.<br>\t6102 sayılı TTK'nın 855/1. maddesi uyarınca, kural olarak taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, yolcunun bir kaza sonucu ölmesi veya bedensel bütünlüğü zedeleyen bir zarara uğraması hâlinde istem hakları on yılda, diğer zararlarda ise bir yılda zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 5. fıkrası uyarınca, taşıyıcının kastından veya pervasızca  bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden dolayı eşya zıyaa, hasara uğramışsa, taşıyıcının sorumluluğu üç yılda zamanaşımına uğrar.<br>\tTaraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin 15.maddesinde, davalının işin ifasında alt yüklenici çalıştırılamayacağı hususunda anlaşmaya varıldığı, buna rağmen emtianın alt yüklenici ... Nakliye Gıda Tekstil İç ve Dış Tic.Ltd.Şti'nin sürücüsü ...'in sevk ve idaresindeki araçla nakli sırasında hasara uğradığı, bu durumda, zararlandırıcı sonucun, tacir olduğu için basiretli davranmakla yükümlü bulunan ancak davacı ile imzaladığı sözleşmeye aykırı davranışta bulunan davalı taşıyıcının kastından veya pervasızca  bir davranışıyla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinden veya ihmalinden kaynaklandığının ve işbu davanın üç yıllık zamanaşımına tabi olduğunun, ayrıca davalı taşıyıcının TTK'nın 886.maddesi kapsamında sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının kabulü gerekir.<br>\tTBK'nın 154.maddesinde, alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa zamanaşınının kesileceği, TBK'nın 156.maddesinde, zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı, TBK'nın 157.maddesinde, bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımının, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir.<br>\tDava konusu kaza 23/07/2019 tarihinde gerçekleşmiş, davacı tarafça aynı taleplerle Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde 16/06/2021 tarihinde açılan 2021/193 Esas, 2022/145 Karar sayılı dosyada Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, verilen karar Dairemizin 11/11/2022 tarih, 2022/1929 Esas, 2022/1430 Karar sayılı esastan ret kararı ile kesinleşmiştir. Bu defa Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/05/2023 tarih, 2023/25 Esas, 2023/371 Karar sayılı kararıyla arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, bu karar da Dairemizin 09/11/2023 tarih, 2023/1981 Esas, 2023/1428 Karar sayılı kararı ile kesinleşmiştir. Ardından davacı tarafça 07/012/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş, 19/12/2023 tarihli son oturum anlaşamama ile sonuçlanmıştır. <br>\tBu durumda 23/07/2019 tarihinde gerçekleşen ve TTK'nın 855.maddesi uyarınca üç yıllık zamanaşımına tabi olan alacak nedeniyle  23/01/2024 tarihinde açılan davanın, TBK'nın 154, 156 ve 157.maddeleri uyarınca zamanaşımına uğramadığı kabul edilmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun hükmün gerekçesine yönelik olarak kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bu yeni kararın istinaf kararı olduğu ve istinaf karar tarihinde geçerli bulunan harç ve vekalet ücretine göre hüküm kurulması gerektiği ise tabiidir.  <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekillerinin sair istinaf  itirazlarının, HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 08/05/2025 gün ve 2025/314 Esas - 2025/309 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KABULÜ ile 51.969,64 TL alacağın, 24/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 3.550,05-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 887,60-TL harcın mahsubu ile kalan 2.662,45-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 3.000,00-TL bilirkişi ücreti, 1.450,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 4,450,00-TL yargılama giderine, 60,80-TL peşin harç, 60,80-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 4.571,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalıdan peşin olarak alınan 887,60-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şirkete iadesine,<br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olarak karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9fc8ac18a654231","SID":"9685ba59a31deaeb"}}