{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1546 - 2025/1701<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1546 <br>KARAR NO\t: 2025/1701<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/371 E.  -  2023/259 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:  Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i,<br>\t\t   Durdurulması İle Maddi ve Manevi Tazminat, İlan<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/06/2023 tarih ve 2022/371 E. - 2023/259 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  2006/01053 sayılı, “...” ibareli markanın sahibi olduğunu, karşı taraflarla uzun yıllardır hukuk mücadelesi verdiğini, davalı şirketlerin müvekkiline ait “...” markalı ürünleri kendilerine ait “www.....com.tr” internet sitesinin yanı sıra ... ve ... e-ticaret platformlarında satışa sunduğunu, davalıların adına tescilli “...” markası da bulunmakla birlikte bu markanın “gözlükler” grubunda tescilli olmadığını, bu nedenle davalıların söz konusu kullanımları ile davacı markası arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu,  bu nedenle karşı tarafın “...” markasını “gözlükler” üzerinde kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, bizzat gözlükler üzerinde “...” markası kullanılmasa da gözlüklerin koruma kutusu üzerinde dörtlü yonca ve “...” markasının kullanıldığını, ayrıca ürünün internet üzerindeki arama sayfasında da “...” markasının kullanıldığını, ürün üzerindeki barkod etiketi barkot okuyucu tarafından okutulduğunda “...” internet sitesinin çıktığını, yine ürünün kargoya verildiği dış kabında “...” markasının kullanıldığını, davalı tarafından satışa sunulan tekstil ürünlerinde “...” markası yerine geçen “dört kare” şeklindeki logo kullanıldığından bu logonun internetten satın alınan gözlük üzerinde kullanılmasının tüketiciye “...” markasını anımsattığını, dava tarafça “...” markasının 9. sınıfta tescili için yapılan marka başvurularının reddedildiğini, “...” markasının davalılara ait “www.....com.tr” internet sitesinde ve ... e-ticaret platformunda kullanımı nedeniyle Ankara 3.FSHHM’nin 2022/49D.İş sayılı dosyası üzerinden hazırlanan bilirkişi raporu ve ek raporla davalının marka kullanımlarının iltibas oluşturduğunun belirlendiğini, davalıların müvekkiline zarar vermek için fiyatlarını da düşürdüklerini, bu nedenle müvekkilinin  maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davalıların müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerini durdurulmasına, internet üzerinden hem kendi sayfalarında hem de ... ve ... e-ticaret platformlarında satışlarının durdurulmasına, bu ürünlere Türkiye sınırları içinde ve gümrük, liman, serbest bölge, davalıların depoları gibi bulundukları yerlerde el konulmasına ve bunların saklanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, müvekkili hakkına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle şimdilik 40.000,00.-TL maddi ve 200.000,00.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalılar vekili, müvekkili şirketlerin 1984 yılından beri tekstil sektöründe ve özellikle erkek giyim ve aksesuar alanında satış ve mağazacılık yolu ile ticari faaliyette bulunduğunu, \"...\" markasının 2001/05048 numarası ile TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, ayrıca 11.01.2018 tarihinde \"...” markasının tanınmış marka vasfıyla tescil edildiğini, yine “...” ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanının esaslı unsuru olması sebebiyle de koruma altında bulunduğunu, \"...\" markasının ilk kez 1990'lı yıllarda müvekkili şirketin sahibi ...'in soyadı ve adının baş harfleri kullanılarak yaratıldığını, ayrıca siyah renkte içi dolu dört adet kare şeklindeki logonun uzun zamandan beri müvekkili şirket tarafından tek başına fiilen kullanıldığını, 09.03.2022 tarihinde tüm sınıflarda bu sefer sadece işbu logonun müvekkili adına tescili için 2022/033102 nolu başvuruda bulunulduğunu, müvekkilinin satışını yaptığı güneş gözlüklerinde kullandığı ve tescilini talep ettiği ... markası ile davacının ... şeklindeki tescilli markasının hiçbir benzerliğinin ve iltibas ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirketin mağazalarda, kendi internet sitesinde ve diğer platformlarında satışını yaptığı güneş gözlükleri üzerinde kendi logosunu kullandığını, kullandığı logunun davacının markası ile şekil, görünüş ve genel izlenim açısından hiçbir benzerliğinin bulunmadığını, ayrıca ticaret unvanında \"...\" ibaresi bulunduğundan sattığı ürünlerin açıklamasında tescilli tanınmış markasındaki yazı tipine benzemeyecek şekilde düz \"...\" ibaresine yerdiğini, davacının haksız rekabet ve kötü niyet iddialarının yerinde olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu  savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davalının \"...\" markasını gözlük markası olarak kullanmadığı ve marka ihlali olmadığı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, davalının davacıya ait marka üzerindeki hakları ihlal etmediği, dolayısıyla herhangi bir tazminat hakkının doğmadığı, davacının ve davalının ileri sürdüğü bütün itirazlar (özellikle anahtar kelime, alan adı kullanımlarına ilişkin itirazlar) dikkate alınarak dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden davalını  işaretini içeren ayrı bir marka ile gözlük satışı yaptığı, davalının \"...\" markasını tescilli olan 2011/100603 numaralı markası kapsamında “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri” doğrultusunda satış hizmetlerinde kullandığı, gözlük emtiası bakımından \"...\" markasını kullanmadığı bu sebeple davacıya ait marka üzerindeki hakları ihlal etmediği ve SMK m. 29 anlamında marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dosya kapsamında davalıların internet sitelerinde yaptığı gözlük satışlarında \"...\" markasını kullandıklarının sabit olduğunu, \"...\" markasını anahtar kelime olarak kullanmak suretiyle müvekkilinin markasına tecavüzde bulunduklarını, bu şekildeki kullanımın da ticari etki doğurduğunu, \"...\" markasının davalılar tarafından gözlük markası olarak kullanılamayacağının mahkeme kararları ile hükme bağlandığını, yine internetten sipariş edilen ürünlerin gönderildiği kutu üzerinde \"...\" ibaresinin bulunduğunun da dosyaya yansıdığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının  eksik ve önceki rapor ve kararlarla çelişik olduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, davada maddi ve manevi tazminat dışında bir talepleri olmadığından ek kararla davacı lehine üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun “Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiilleri” içeren 29. maddesinin (a) bendi uyarınca; “Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.” marka hakkına tecavüz olarak değerlendirmektedir.<br>\tSMK’nın “Marka tescilinden doğan hakların kapsamı ve istisnaları” başlığı ile düzenlenen 7. maddesi ise aşağıdaki şekildedir:<br>\tMadde 7- (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.<br>\t(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:<br>\ta) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.<br>\tb) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.<br>\tc) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.<br>\t(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:<br>\ta) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.<br>\tb) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.<br>\tc) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.<br>\tç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.<br>\td) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.<br>\te) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.<br>\tf) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.<br>\t(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. <br>\t(5) Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez:<br>\ta) Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.<br>\tb) Malların veya hizmetlerin türüne, kalitesine, miktarına, kullanım amacına,  değerine, coğrafi kaynağına, üretim veya sunuluş zamanına ya da diğer niteliklerine ilişkin açıklamalarda bulunulması.<br>\tc) Özellikle aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da  hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılması.”<br>\tBuna göre, marka hakkının ihlal edildiğinin kabulü için 6769 sayılı SMK'nın 29. maddesinin delaletiyle 7/2-b bendinde tanımlanan kullanım şeklinin gerçekleşmesi gerekmektedir. Yani, tecavüzün varlığına hükmedebilmek için, davacı markaları ile davalının kullandığı işaretin ve bunların emtia veya hizmetlerinin aynı veya benzer olması ve bu durumun iltibasa yol açması zorunludur.  <br>\tSomut olayda, davacıya ait 2006/01053 numaralı marka, 09.sınıftaki “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” için tescillidir. Davalılar tarafından www.....com.tr, ... ve ... internet sitelerinde “... güneş gözlüğü/ ...\" anahtar kelimeleri ve gözlüklere ilişkin görsellerin altında “...” ibaresine yer verilriği, ürün tanıtımının yapıldığı sayfalarda gözlüklerin \"...\" markası altında satışa sunulduğu, böylece davacıya ait markaların ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanıldığı, bu eylemlerin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu açıktır. Öte yandan, SMK'nın 155.maddesi uyarınca, davalı tarafça, sonraki tarihli 2011/100603 sayılı markası, kendi hakkından daha önceki tarihli 2006/01053 sayılı marka sahibi davacı tarafından açılan işbu tecavüz davasında savunma gerekçesi olarak ileri sürülemez.<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27.11.2019 tarih, 2019/264-7545 E.K. Sayılı ilamında da kabul edildiği üzere markaya tecavüzün varlığı halinde markaya tecavüz eyleminin, marka sahibinin iktisadi menfaatinin muhtemel zarar görme tehlikesine yol açması nedeniyle davacının maddi zarara uğradığının kabulü gereklidir. <br>\t6769 sayılı SMK'nın 151. maddesinde ise \"(1) Hak sahibinin uğradığı zarar, fiili kaybı ve yoksun kalınan kazancı kapsar. (2) Yoksun kalınan kazanç, zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usullerinden biri ile hesaplanır:<br>\ta) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.<br>\tb) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç.<br>\tc) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli.\" hükmü düzenlenmiş olup davacı tarafça maddi tazminat talebinin SMK'nın 151/2.maddesindeki seçimlik haklardan hangisine dayandığı açıklanmamıştır.<br>\tBu durumda ilk derece mahkemesince, HMK'nın 131.maddesi kapsamında davacı vekiline, maddi tazminat talebinin SMK'nın 151/2.maddesindeki seçimlik haklarından hangisine dayandığı hususunda açıklama yapması için imkan tanınarak, bu açıklama yapıldıktan sonra taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmaları konusunda usulüne uygun biçimde kesin süre verilmesi, ilgili kayıtların sunulması halinde bu kayıtlar üzerinde gerekli bilirkişi incelemesi yapılarak davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının belirlenmesi, ilgili kayıtların sunulmaması ya da bu kayıtlardan talep edilebilecek tazminatın tespit edilememesi halinde sektör bilirkişisinin olduğu bilirkişi heyetinden istenebilecek tazminat tutarının tespiti hususunda rapor alınması, tüm bu incelemelere rağmen davacının zararının tespit edilememesi halinde ise TBK'nın 50. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun bir maddi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.<br>\tKabule göre de, işbu davada davacının, maddi ve manevi tazminata ilişkin iki nihai talebi bulunduğu halde, mahkemece 10/07/2023 tarihli ek kararla davalı lehine davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle üç ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamıştır.<br>\tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 15/06/2023 gün ve 2022/371 E. - 2023/259 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 4.099,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/10/2025<br>\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8e84910c12f04747","SID":"476a34db851bedff"}}