{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1331 - 2025/1624<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1331 <br>KARAR NO\t: 2025/1624<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                 K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/285 E.  -  2023/85 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/02/2023 tarih ve 2022/285 E. - 2023/85 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalının 2021/143826 sayılı “... ...\" ibareli marka başvurusuna, müvekkili tarafından yapılan itirazların reddine karar verildiğini, anılan kararın hatalı olduğunu, davacının “...” markalarının sahibi bulunduğunu, yapılan yatırımlar sonucu markaların davacı ile özdeşleştiğini ve kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırıldığını, tanınmış marka siciline T/03067 sayı ile kayıtlı olduğunu, tanınmış markaların koruma kapsamının geniş bulunduğunu, davacının ... ibareli 100’e yakın tescilli markası olduğunu, davalı marka başvurusunun davacı ile aynı ve benzer şekilde 01 / 04 / 09 / 19 / 30 / 31 / 35 / 36 / 37 / 39 / 40  sınıf için yapıldığını, davacının 2017/04027 tescil numaralı \"... ...\" markasının ise 30. sınıfta, ... tanınmış markasının ise tüm sınıflarda tescilli bulunduğunu, markaların görünüş, renk, okunuş ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, doğrudan çağrışım bulunduğunu, iltibas yarattığını, seri marka algısı doğurduğunu, emsal Yargıtay kararları gereğince başvurunun reddi gerektiğini, müvekkiline ait ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında iltibas bulunduğunu, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-8016 sayılı kararının iptaline, 2021/143826 sayılı markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, markaların bütüncül olarak değerlendirilmesi halinde, davacı markasının orta düzeydeki tüketici tarafından başvuru konusu marka ile benzer olarak algılanmasının ve karıştırılma ihtimali doğmasının mümkün olmadığını, davalının başvuru markası ile davacı markasının görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan birbiriyle kıyaslanamayacak kadar farklı olduğunu, tanınmışlığın huzurdaki davaya etkili olmadığını, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğu iddiasını ispata ilişkin somut bir delil ortaya konulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.   <br>\tDavalı ... vekili, itiraza/davaya mesnet olarak gösterilen markalardan 2017/04027 tescil numaralı “... ...” markası haricinde hiçbir markanın dava konusu uyuşmazlık ile ilgisi bulunmadığını, taraf markaları arasında yer alan farklılıklar sebebiyle markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ve bu farklılıkların markalar arasındaki karıştırılma ihtimalini bertaraf ettiğini, markalarda ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresinin maruf ve meşhur bir coğrafi yer adı olduğunu, bu ibarenin, özellikle 30. sınıfta yer alan gıda malları bakımından, markasal ayırt edicilik gücünün düşük bulunduğunu, coğrafi yer adlarının ayırt edici niteliğinin olmadığı ya da düşük olduğu kabul edildiğinden ancak farklı kelime ve/veya şekil unsurları ile birlikte bir bütün olarak ayırt edici nitelik kazanabileceğini, taraf markaları arasında ortak unsur olarak yer alan “...” ibaresinin de coğrafi bir yer adı olması ve özellikle gıda sektörüne ilişkin sınıflardan olan 30. sınıfta yer alan mallar bakımından ürünlerin menşeini gösterir nitelikte bir ibare olması nedenleriyle markasal ayırt edicilik gücünün düşük olduğunu, bu bağlamda markalar arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalardan müşterek unsur barındıran tek markanın 2017/04027 sayılı marka olduğu, bu nedenle söz konusu marka haricinde kalan sair itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar ile dava konusu marka arasında işaret benzerliği bulunmadığından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olmadığı, taraf markalarında müşterek olarak bulunan unsurun \"...\" ibaresi olduğu, “...” sözcüğünün, TDK sözlüğünde “1.İki dağ yamacının kesişmesi ile oluşmuş dere yatağı; 2.Yapışık, ikiz (meyve); 3.Kavgacı” olarak tanımlandığı, anlamı itibariyle dava konusu 30. sınıf mallar için bir tanımlayıcılığının bulunmadığı, diğer yandan davalı iddiaları da gözetilerek yapılan incelemede “...”ın Van ilinin bir ilçesi olduğu, ... Kaymakamlığı’na ait internet sitesinde “...’ın cevizi, balı ve alabalığı ile bölgede nam saldığı ve yapılan  festival sayesinde adını dünyaya duyurduğu” hususlarının ifade edildiği, ... kayıtlarında da “... Cevizi”nin C2020/308 sayı ile tescilli coğrafi işaret olduğu, yine Trabzon ilinde yaygın olarak çay üretimi yapılan ... yöresinin bulunduğu, davacıya ait internet sitesinde ise ... ... malına ilişkin açıklamada “Trabzon ... bölgesinin yüksek rakımı ve sert  hava koşullarının da etkisiyle benzersiz bir tat, aroma ve deme sahip olan ... ..., sadece birinci  kalite Türk çayının verebileceği keyfi tiryakilere sunuyor” ifadelerinin yer aldığı, coğrafi yer adlarının, coğrafi işaret anlamını taşımamak kaydıyla, yanlarına ilave yapılması suretiyle marka olarak tescilinin mümkün olduğu, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markada yer alan \"...\" sözcüğünün çatı marka vasfında bulunduğu, \"Tea\" ibaresinin \"Çay\" anlamına geldiği ve davaya konu \"Çaylar, buzlu çaylar.\" emtiaları bakımından ayırt ediciliğinin bulunmadığı, markalarda müşterek olarak bulunan \"...\" sözcüğünün ayırt ediciliğinin düşük olduğu, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markada yer alan \"...\" çatı markasının ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığının söylenemeyeceği, zira ortalama tüketici kesiminin söz konusu markayı gördüğünde veya işittiğinde \"...\" sözcüğüne coğrafi yer atfedeceği, karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacı iddia ve delillerinin tamamının ... markasının tanınmışlığına ilişkin olduğu, uyuşmazlığın ise ... ibaresinden kaynaklandığı, davacının ... sözcüğünü içeren markasının tanınmış olduğunun ispatlanamadığı, bu nedenle SMK m.6/5 hükmü koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, davacıya ait ticaret unvanı ile dava konusu marka arasında işaret benzerliği bulunmadığından SMK m.6/6 hükmü koşulunun somut olayda oluşmadığı, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.      <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiğinin tespit edildiğini, emtia benzerliği koşulunun sağlanması ile birlikte taraf markaları kapsamında yer alan ürünlerin yan yana piyasaya arzı durumunu ortaya çıkaracağı düşünüldüğünde hele ki müvekkil \"...\" markasının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında SMK'nın 6/1 maddesinde yer alan diğer koşul marka işaretlerinin benzerliği değerlendirmesinin daha özenle yapılması gerektiğini, mahkemenin taraf marka işaretlerinin görsel, işitsel, kavramsal ve genel izlenim itibariyle benzer olmadığı kanaatinin hukuka uyarlı olmadığını, müvekkiline ait  \"...\" esas unsurlu markalar ile itiraza konu \"... ...\" markasında \"...\" ibaresinin asli unsur olarak kullanıldığını, bütünsel açıdan değerlendirmede de ortak unsur \"...\" ibaresini haiz markalar arasındaki biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve SMK'nın 6/5 maddesi uyarınca da dava konusu başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, müvekkilinin \"... ...\" markasının da tanınmış olduğunu, aksi yöndeki mahkeme değerlendirmesinin yerinde bulunmadığını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu, SMK'nın 6/6 maddesi kapsamında yapılan değerlendirmelerin de hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.      <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalarla dava konusu başvuru arasında hiçbir benzerlik olmadığı, dolayısıyla bu markalar yönünden karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, davacının 2017/04027 sayılı \"... ...\" ibareli markası yönünden yapılan değerlendirmede ise, ilk derece mahkemesince tespit edildiği üzere davacıya ait internet sitesinde, “Trabzon ... bölgesinin yüksek rakımı ve sert  hava koşullarının da etkisiyle benzersiz bir tat, aroma ve deme sahip olan ... ..., sadece birinci  kalite Türk çayının verebileceği keyfi tiryakilere sunuyor” ifadelerine yer verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda, ... bölgesinin, Trabzon ilinde yaygın olarak çay üretimi yapılan bir bölgenin adı olduğunun açıklandığı, \"...'ın aynı zamanda Van iline bağlı bir ilçenin adı olduğu, tüm bu hususlar gözetildiğinde, davacının 2017/04027 sayılı markasında \"...\" ibaresinin, çayın üretildiği bölgeyi işaret etmek için kullanıldığı ve ayırt edicilikte geri planda kaldığı, dolayısıyla anılan taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, davacının 2017/04027 sayılı markasının tanınmışlığını ispat edemediğinden, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluşmadığı, davacının ticaret unvanı ile başvuru konusu marka arasında bir benzerlik olmadığı, bu itibarla SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği, başvurunun kötü niyetle yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır. <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce42bd435dd65302","SID":"0cedf2d278e3e7d3"}}