{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1521 - 2025/1715<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1521 <br>KARAR NO\t: 2025/1715<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/430 E.  -  2023/264 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/06/2023 Tarih ve 2022/430 Esas - 2023/264 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markaların sahibi olup davalının 2021/044182 sayılı \"...\" ibareli markanın 9, 11 ve 42. sınıflarda tescili isteğine yönelik itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davalı markada yer alan \"...\" ibaresinin Türkçe'de harekete dayalı aydınlatma anlamına gelen ve markanın tescilinin istendiği sınıflar yönünden ürünü tanımlayıcı nitelikte bir ibare olduğunu, bu genel ibare dışında kalan ve dayaya konu markanın asli unsurunu oluşturan \" ...\" ibaresinin müvekkilinin markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresi ile bir harf  dışında tamamen aynı olduğunu, taraf markalarının kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin ayniyeti de nazara alındığında markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerlik gösterdiğini, ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmalarının izahtan vareste olduğunu, \"...\" ibaresinin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanında yer alması nedeniyle  tescil engeli bulunduğunu ve müvekkili tarafından uzun süreden beri kullanılan markanın tanınmış, başvurunun da kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-11161 sayılı YİDK  karararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı TÜRKPATENT vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ve dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.   <br>\tDavalı şirket vekili, davacının davaya konu markaları ile müvekkilinin markasının farklı görünüme sahip olduğunu, müvekkilinin markasında yer alan \"activty based lighting\" ibaresinin markanın okunuşunu değiştirdiği gibi markaya ayırt edicilik kattığını, davacının beş yıldan uzun süreli dayanak markalarının kullanımının ispatının  gerektiğini, davacının dayanak markalarının sonunda yer alan \"L\"  harfinin benzerliği ortadan kaldırdığını, dolayısı ile bir bütün olarak değerlendirildiğinde markaların görsel, işitsel ve anlamsal bir benzerliğinden söz edilemeyeceğini, markalar arasında emtia benzerliğinin   bulunmadığını, müvekkili ile davacı şirket farklı alanlarda faaliyette bulunduğundan hedef müşteri kitlesinin farklı olduğunu, ayrıca müvekkilinin markasının kapsamında bulunan malların alelade herhangi bir tüketicinin satın alabileceği günlük tüketim ürünleri olmadığı  gibi hedef kitlesinin sektördeki tacirler olup bu tüketicilerin bilinçli tüketici kesimi olarak kategorize edildiğini, davacının dayanak markasının tanınmışlığının ispat edilmediğini ve davacının kötü niyet iddiasının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markada  beyaz zemin üzerine, siyah renkte, kalın, harflerle “... ...” ibaresinin yer aldığı, markada yer alan “...” ibaresinin İngilizce’de “aktivite temelli ışıklandırma” anlamına gelmesi nedeniyle dava konusu mallar/hizmetler bakımından ayırt edici niteliğe haiz olmayan tanımlayıcı bir unsur olduğu, dolayısıyla dava konusu markanın esas unsurunun “...” ibaresinden oluştuğu, davacının itiraza mesnet yapılan markalarının  münhasıran “...” ibaresi veya bu ibare birlikte “... mobilya”, “mobilya dekorasyon…ltd şti.” gibi ibarelerden oluşan \"...\" asli unsurlu markalar  olduğu, dava konusu marka ile davacı markalarında işitsel olarak “.../...” ibaresi ortak olarak yer alsa da, markaların üçüncü harflerinin (k ve c) farklı olması ve dava konusu markanın sonunda yer alan “L” harfinin markaları işitsel, görsel ve kavramsal olarak ortalama tüketici nezdinde  ayrıştırması  nedeniyle markadaki tek harf değişikliğinin görsel, işitsel, yazılış ve anlamsal bakımından dava konusu “...” ibaresinin taşıyan emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibas ihtimalini önlediğini, dolayısı ile dava konusu markanın kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile davacının redde gerekçe 2008/29269, 2008/29299, 2009/65151, 2010/81600, 2012/82694 ve 2015/92741 sayılı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetler arasında emtia benzerliği bulunuyorsa da, markaların karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, davalı başvurusunun davacıya ait “...” esas unsurlu markasının sahip olduğu imaj ve prestijden faydalanma amacı taşıdığına ve  başvurunun kötü niyetli olduğuna dair somut bir delil de bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markadaki harekete dayalı aydınlatma anlamına gelen \"...” ibaresinin markanın tescilinin istendiği mal ve hizmetler yönünden  tanımlayıcı olduğunu, dolayısı ile markanın asli unsurunu \"...\" ibaresinin oluşturduğunu, bu durumda davaya konu marka ile müvekkilinin markası arasında yalnızca bir harf farkının söz konusu olup bu farkın markalar arasında ayırt edici olmadığını ve marka işaretleri arasındaki bu benzerlik yanında markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler yönünden de benzerlik bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka YİDK Kararının İptali ile Marka Hükümsüzlüğü<br> istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, markaların kapsamında benzer olduğu tespit edilen mal ve hizmetler yönünden hitap edilen tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu, dolayısı ile \"...\"  esas unsurlu  davaya konu marka ile davacının \"...\" esas unsurlu markaları arasında markaların üçüncü harflerinin (k ve c) farklı olması ve davacının itiraza mesnet markasının sonunda yer alan “L” harfinin markaları işitsel, görsel ve kavramsal olarak ortalama tüketici nezdinde farklılaştırdığı ve davacının tanınmışlık ve  kötü niyete ilişkin iddialarının somut delillerle desteklenmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1edbcfac614869d","SID":"488ae5f7494d47de"}}