{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1131 Esas<br>KARAR NO: 2025/1096<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2025/619 Esas<br>TARİHİ: 28/08/2025 (Ara Karar)<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden vekili 25/08/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve eşi ...'in müşterek çocukları olan ... yararına hazineye ait taşınmazın kiralama/satın alma işlemleri için karşı taraf ile 15/04/2025 tarihinde üç adet sözleşme yaptığını, bu sözleşmeler uyarınca davalı tarafından hazineye ait taşınmazın kiralanması ve satın alınması için gerekli müraacat işlemlerini ve kayıt yaptırma işlemlerinin yapılabilmesi için gerekli danışmanlık işini yapmayı üstlenmiş olduğunu, bu sözleşmeler gereği karşı tarafça üstlenilen edimlerin yerine getirilmesi için gerekli olan masraflara karşılık müvekkili ... tarafından; ... bank Bankası Hadımköy Şubesi, ... No’lu, 31/08/2025 tarihli, 850.000 TL bedelli, ... bank Bankası Hadımköy Şubesi, ... No’lu, 30/09/2025 tarihli, 850.000 TL bedelli,...bank Bankası Hadımköy Şubesi, ... No’lu, 31/10/2025 tarihli, 1.500.000 TL bedelli, ... bank Bankası Hadımköy Şubesi, ... No’lu, 30/11/2025 tarihli, 1.500.000 TL bedelli, ... bank Bankası Hadımköy Şubesi, ... No’lu, 30/11/2025 tarihli, 750.000 TL bedelli,...bank Bankası Hadımköy Şubesi, ... No’lu, 31/12/2025 tarihli, 750.000 TL bedelli çeklerin keşide edilerek karşı tarafa teslim edildiğini, ileri tarihli olarak keşide edilen bu çeklerin 15/04/2025 tarihli sözleşmelerden de anlaşılacağı üzere karşı tarafın15/05/2025 tarihine kadar tüm koşulları kiralama sözleşmesi için hazırlaması, kira sözleşmesinin imzalanması ve en çok 3 ay içerisinde de sözleşmeler kapsamındaki tüm işlemleri tamamlamak için ilgili kurumlara harç vs. ödenmesi gerektiğini beyan ederek müvekkilinden  masraf olarak 7.200.000-TL tahsil ettiğini, yapılacak işin mahiyeti gereği alınan masraf bedelinin fahiş olduğunu, davalının yalnızca kuruma gidip yazılı bir başvuru yapmak dışında herhangi bir işlemi de bulunmadığı göz önünde bulundurulduğunda masraf olarak tahsil edilen çeklerin müvekkilinin iradesinin sakatlanarak hile ile alındığını, davalının yapmış olduğu başvuruların İstanbul Milli Emlak Genel Müdürlüğü'ne yapılmış olduğunu, başvuruların yapılması esnasında kuruma ödenen herhangi bir harç vs. olduğuna dair müvekkiline yazılı veya sözlü bilgi verilmediğini, davalının hem süresi içerisinde edimlerini yerine getirmediği hem de masraf için almış olduğu çeklerle alakalı yapılan masrafları gösterir herhangi bir makbuz, ödeme dekontu müvekkiline sunmadığını, davalının, sözleşme kapsamındaki edimlerini süresinde ifa etmeyip masraflar için almış olduğu çeklerin masraflar için kullanıldığına dair herhangi bir belge ibraz etmediğini, aynı zamanda müvekkilinin noter kanalıyla çekmiş olduğu ihtarname gereği aradaki sözleşme de sonlandırdırmış olduğundan bedelsiz kalan çeklerin müvekkiline iadesi gerektiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan borcunu ifa yükümlülüğünden kurtulduğunu, bu durumun müvekkili açısından borcun doğmaması/sona ermesi sonucunu doğurduğunu, müvekkilinin borç ilişkisinden ve masrafları ödemeden dolayı sorumlu tutulamayacağını, çeklerin karşı tarafça sözleşmeye aykırı şekilde, haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilme ihtimalinin bulunduğunu, çeklerin vadelerinin yaklaştığını ve vadeleri gelmeden dahi karşı tarafın çekleri bankaya ibrazı tehlikesinin mevcut olduğunu, karşı tarafın çek bankaya ibraz edildiği anda ödenmesi söz konusu olabileceğinden bu tehlikenin varlığı söz konusu olduğu için çekler hakkında ödeme yasağı konularak icra takibine konulmasını önlemek amacıyla teminatlı veya teminatsız olarak icra takibine konulmaması ve muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesinin önlenmesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilerek ödenmemesini ve bu konuda ilgili bankaya müzekkere yazılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/619 Esas 28/08/2025 Tarihli ara kararı ile: \"...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının çocuğu ... adına davalı ile sözleşmede belirtilen hazine adına kayıtlı taşınmazların kiralanması ve satın alınması işlemlerinin yapılması için 15/04/2025 tarihli üç adet sözleşme düzenlendiğinin, davaya konu çeklerin sözleşme kapsamında cirolanarak davalıya verildiğinin, davalının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğinin masraf yapmadığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, dava dilekçesinde çeklerin takibe konu edilmemesi ve muhatap bankaya ibrazı halinde ödenmemesi yönünde tedbir talebinde bulunulduğu, çekin bir borç ödeme aracı olduğu, çekin düzenlenip verilmesi halinde mevcut ve doğmuş borç için verildiğinin kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerde çeklerin masraflar için verileceğinin düzenlendiği, çeklerin avans olarak verildiğinin ve davalının sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmediğinin ispat yükünün verilen çekler nedeniyle davacıda olacağı, davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirildiğinin beyan edilerek cevap dilekçesinin ekinde sözleşmeye konu taşınmazlar yönünden başvuruların yapıldığına ilişkin dilekçelerin sunulduğu, yukarıda açıklanan nedenler ve dosya kapsamı doğrultusunda bu aşamada davacının iddialarının ve taleplerinin yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.<br>K A R A R: Yukarıda açıklandığı üzere; 1-İhtiyati tedbir talebinin, talep yargılamayı gerektirdiğinden  REDDİNE,...\" karar verilmiştir. Ara kararın taraf vekillerine 03/09/2025 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili 01/09/2025 tarihli istinaf dilekçesinde; Müvekkilinin ve birden fazla kişinin davalı tarafından dolandırıldığını, ilerde müvekkilinin telafisi çok güç zararlara uğrayacağını, Taraflarınca 29/08/2025 tarihinde İstanbul Milli Emlak Müdürlüğü’ne gidildiğini, yapılan incelemede; davalı tarafından yalnızca basit bir dilekçe verildiği, bu dilekçe dışında hiçbir işlem yapılmadığı, herhangi bir harç veya ödeme yapılmadığı, başvuruların da ilk andan itibaren reddedildiği öğrenildiğini, ilgili tapu kayıtlarında kişisel verilerin bulunması nedeniyle taraflarına yazılı bir belge verilmediğini, davalının sözleşmelere konu hazineye ait olduğunu beyan ettiği taşınmazların hazineye değil dört adedini askeriyeye kalan sekiz adedinin ise özel şahıslara ait olduğunun öğrenildiğini, davalının baştan itibaren müvekkilini aldatmaya yönelik kastının açık olduğunu, tapu kayıtlarının ...’den celbini  ve Milli Emlak Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, davalının profesyonel bir izlenim yaratmak amacıyla sözleşme sürecinde görüşmelere avukatıyla katıldığını, kurumsal bir görünüm altında organize şekilde müvekkilinin aldattığını, müvekkilinden 7.500.000 TL tahsil ettiğini, Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı 2025/3650 Sor. sayılı dosya ile şikayetçi olduktan sonra yapmış oldukları araştırma neticesinde kendileri gibi birçok insanın aynı şekilde dolandırıldığını öğrendiklerini, davalının adli sicil sabıka ve savcılık kaydının sorgulanmasını talep ettiklerini, çekin bankaya ibraz edildiği anda ödenmesi söz konusu olabileceğini, Yine çekin ciro edilmesi halinde cirantalara karşı müvekkilinin hak kaybına uğrama ihtimali bulunduğunu, müvekkili nezdinde telafisi güç maddi zararlar oluşacağını ileri sürerek İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/619 Esas sayılı dosyası ile verilen 28/08/2025 tarihli ara kararı kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İstinaf dilekçesinin, davalı vekiline 06/09/2025 tarihinde  tebliğ edildiği tespit edilmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, Menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından; Taşınmaz kiralama/satın alma  işlemlerinin yapılması için karşı taraf ile 15/04/2025 tarihinde üç adet danışmalık sözleşmesi yapıldığını, uyuşmazlık konusu çeklerin edimlerin ifası için gerekli olan masraflara karşılık olarak davacı tarafından keşide edilerek karşı tarafa teslim edildiğini, davalının edimlerini yerine getirmediğini, alınan masraf bedelinin fahiş olduğunu, masraf olarak tahsil edilen çeklerin müvekkilinin iradesinin sakatlanarak alındığını, davacı tarafından sözleşmenin fesih edilmesi nedeniyle çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek huzurdaki davanın açıldığı ve dava dilekçesi ile çekler hakkında ödeme yasağı konularak icra takibine konulmasını önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara ilişkindir. Ara karar, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  talebe konu çeklerin davalıya teslimine dayanak olarak ileri sürülen sözleşmeler ve taraf edimleri ile masrafların yerine getirip getirilmediği hususlarının yargılamayı gerektirdiği, delil durumunda değişiklik olması halinde her zaman talepte bulunulmasının ve yeniden değerlendirme yapılmasının mümkün bulunması karşısında, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8d03604d91bb0b35","SID":"4d52e6a1d07d5875"}}