{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1447 - 2025/1739<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1447 <br>KARAR NO\t: 2025/1739<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/163 E.  -  2023/162 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 Tarih ve 2022/163 Esas - 2023/162 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi, ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t Davacı vekili, müvekkilinin 2020/164060 sayılı ve \"...\" ibareli başvurunun, davalı Şirketin \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 6/1 ve 6/5 maddeleri uyarınca reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında iltibas bulunmadığını,  davaya konu başvurunun müvekkilinin tescilli ticaret unvanını içerdiğini, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, markaların görsel, işitsel kavramsal açıdan farklı olduğunu, müvekkiline ait marka başvurusunun tamamen orijinal ve özgün bir kombinasyon olduğunu,  redde mesnet markaların tanınmış olmadığını ileri sürerek, 2022-M-3325 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu  başvurunun tescil işlemlerinin kaldığı yerden devamına  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının \"şekil+ ...\" ibareli marka başvurusu ile davalının  \"...\" ibareli tescilli markaları  arasında  her ne kadar  bazı ortak ibare yer alsa da ve emtia benzerliği oluşsa da  markanın bütünselliği ilkesi de gözetilerek biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak  hedef (oratalama) tüketici grubu açısından benzer olarak değerlendirilemeyeceği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma /yararlanma süresi içinde, davacının marka başvurusunu  gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının  \"...\"  ibareli tescilli markalarından farklı olduğunu algılayabileceği gibi her taraf markaları  arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağı  yani markaları karıştırmayacağından  SMK 6/1 maddesindeki  iltibas, karıştırılma koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2022-M-3325 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet markanın SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzer olduğunu, başvurudaki \"...\" ibaresinin medical kelimesinin kısaltması olarak sağlık sektöründe yaygın olarak kullanıldığını, dava konusu başvurunun asli unsurunun \"...\" ibaresi  olduğunu, redde mesnet markalarını oluşturan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek bulunduğunu, ayrıca redde mesnet markaların tanınmış olduğunu, mahkemece tanınmışlık konusunda bir değerlendirme ve inceleme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.<br>  Davalı Şirket vekili, mahkemece delillerinin tartışılmadığını, itirazları karşılanmayan denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markasının tanınmışlığının yüksek bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava,  başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>  İşlem dosyasının incelenmesinden; davacının 23/12/2020 tarihinde 2020/164060 sayılı \"şekil+...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 9/3, 44/2, 44/1-2-3-5 ve 45/9 sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, davalı Şirketin \"...\" asıl unsurlu markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itirazın kabulüne karar verilerek, SMK'nın 6/1ve 6/5 maddesi uyarınca başvurunun reddine  karar verildiği, davacının bu karara yaptığı itirazın da YİDK'in 2022-M-3325  sayılı kararıyla reddedildiği, kararın dava konusu başvuru sahibi davacıya  18/03/2022 tarihinde tebliği edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 09/05/2022 tarihinde  açılmıştır. <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve davalıların istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyumazlık, dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşup oluşmadığı  ve aynı Kanun'un 6/5 maddesi uyarınca başvurunun tescili engeli bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>\tSomut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir.<br>\tBu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; dava konusu başvuru kapsamında  9 sınıfın 3. alt grubunda yer alan mallar ile 42. Sınıfın 2. alt grubunda, 44. sınıfın 1-2-3-5 alt gruplarında  45. sınıfın 9.  alt grubunda yer alan hizmetler bulunmaktadır.. Dosya kapsamında yer alan redde mesnet markaların tescil belgelerinden ve bilirkişi raporundaki emtia karşılaştırma tablosundan anlaşılacağı üzere, dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler redde mesnet marka kapsamlarında yer aldığından markalar arasında emtia benzerliğine ilişkin koşulun, başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler yönünden gerçekleştiği kabul edilmiştir. Her ne kadar mahkemece alınan bilirkişi raporunda emtia benzerliğinin sadece başvuru kapsamında yer alan 44 ve 45 sınıf hizmetler yönünden oluştuğu açıklanmışsa da , redde mesnet 2017/08993, 2017/104502, 2018/61579 ve 2020/65053 sayılı markalar kapsamında başvurunun tescil edilmek istendiği 9 ve 42 sınıf mal ve hizmetler aynen yer aldığından, bilirkişi raporundaki bu tespitlere itibar edilmemiştir.<br>\tMarka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; redde mesnet markaların asli unsurunu, \"...\" ibaresi oluşturmaktadır. Zira redde markada yer alan diğer ibare ve şekil unsurları ayırt ediciliği düşük veya tanımlayıcı ibareler olduğundan tali unsuru niteliğindedirler. Dava konusu başvuru da kırmızı renkteki kalp şeklinden ve bu şekilden sonra gelen kırmızı renkte yazılan \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Dava konusu başvuru İngilizce bir kelime olup, İngizlizcenin ülkemizde yaygın olarak bilindiği gözetildiğinde başvuru \"...-...\" şeklinde telaffuz edileceğinden, \"başvurudaki \"...\" ibaresinin mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ‘...’ ibaresinin sağlık <br>hizmetlerinde sıkça kullanılan \"medikal\" kelimesinin İngilizce kısaltması için kullanıldığından ve başvurudaki şekil unsurunun da ayırt ayırt ediciliği katkısı bulunmayıp daha çok başvurudaki \"canlı-yaşamak\" anlamına gelen \"...\" ibaresine vurgu yaptığından, başvurunun asli unsuru \"...\" ibaresidir. Bu duruma göre yapılan değerlendirmede, \"...\" asıl unsurlu başvuru ile \"...\" asıl unsurlu redde mesnet markalar arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira redde mesnet markaların asli unsurunun dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, tüketiciler nezdinde kelimelerin baş kısmının daha çok dikkat çekeceğinden ve davaya konu markanın başında yer alan \"...\" ibaresinin  redde  mesnet markalardaki gibi \"...\" olarak okunup teleffuz edileceğinden markalar arasında işitsel ve görsel benzerlik olduğu, redde mesnet markaların \"...\" asıl unsurlu seri markalar olduğu da gözetildiğinde  dava konusu başvurunun tescili halinde redde mesnet seri markaların arasına sızmasının kaçınılmaz bulunduğu anlaşıldığından,  dava konusu başvuru  ile redde mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu  sonucuna varılmış, ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/4282-2025/2806 E-K sayılı ilamında da \"...\" ibareli markanın redde mesnet \"...\" asıl unsurlu marklarla benzer olduğu kabul edilmiştir.<br>Ayrıca, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davalının \"...\" asıl unsurlu marklarının \"tıbbı hizmetler\" de bilinirlik düzeyi yüksek olduğundan, dava konusu başvuru kapsamında kalan 44. sınıfta yer alan \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.\" yönünden aynı zamanda SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu kabul edilmiştir.<br> Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, teknik yönlerden bilirkişi raporundan faydalanılmış, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle,  dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm  mal ve hizmetler bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, ayrıca başvuru kapsamında 44. Sınıfta yer alan  \"Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri. İşyeri ve personel sağlığı ile ilgili danışmanlık hizmetleri.\" yönünden SMK'nın 6/5 maddesi şartlarının da gerçekleştiği, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalılar vekillerinin  istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-Davalılar  ... Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi, ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/04/2023 gün ve 2022/163 Esas - 2023/162 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın  REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70-TL harçtan mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı ... tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,  <br>\t7-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 137,00-TL posta gideri, yatırılan 492,00-TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan toplam 629,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalı şirkete verilmesine,  <br><br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t9-Davalı kurum ve davalı şirket tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davalı kuruma ve davalı şirkete ayrı ayrı iadesine,  <br>10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/10/2025      <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"042bb2ade1a809a8","SID":"dc5dafbc018be373"}}