{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/1764 - 2025/2065<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1764 <br>KARAR NO\t: 2025/2065<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/06/2023<br>NUMARASI\t: 2019/114 Esas, 2023/331 Karar<br><br>DAVACI\t: ...'A VELAYETEN ... VE ... - T.C.NO:   -  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br><br>KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 03/10/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve 2019/114 Esas, 2023/331 Karar<br> sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/10/2018 tarihinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda davacı ...'un yaralandığını, şimdilik 100,00 TL olmak üzere zararın kapsamı belli olduktan sonra miktarı açıklanacak sürekli iş gücü tazminatının ... Sigorta A.Ş'den sigorta limitini aşmamak üzere, temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi,  yargılama giderleri ve avukatlık ücretini davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranını gösteren heyet raporunun müvekkili sigorta şirketine yapılan başvurusunda mevcut olmadığını, davacının başvurusunun usulüne uygun olmadığını, dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, davanın kabulüne, davacıların velayetindeki ...'un sürekli işgöremezliğinden kaynaklanan 49.613,15 TL maddi tazminatın 10/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; dava ön şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının sigorta şirketine dava açmadan önce usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,  faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacı tarafın mahkemece alınan 06.10.2021 tarihli hesap raporuna karşı herhangi bir itirazının olmaması ve bu rapor doğrultusunda dava değerini 22.11.2021 tarihinde 16.276,28-TL arttırması nedeniyle 06.10.2021 tarihli hesap raporunda belirlenen miktar yönünden müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan kalıcı maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı yönündeki istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; <br>Davalı sigorta şirketi vekili davacı tarafından usulüne uygun başvuru yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, <br>2918 Sayılı KTK'nın 97. maddesi belirtilen sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartı incelendiğinde, işbu başvurunun yazılı şekil şartı dışında başka bir şekil şartına bağlanmadığı anlaşılmıştır. <br>Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafça hastane evrakları ve trafik kazasına ilişkin sair belgeler ekinde olmak üzere davalı şirkete başvuru yapılmış olduğu, başvuru dilekçesi ve eklerinin davalıya 28/12/2018 tarihinde iletilmiş olduğu anlaşılmış olup, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.<br><br>Davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Açılan davanın cismani zarar nedeniyle oluşan kalıcı iş göremezlik tazminatının tahsili talebine ilişkin olup 6100 sayılı HMK'nun 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğu, buna göre davanın niteliği gereği davacının zararının bulunup bulunmadığı ve varsa zararın tam ve kesin miktarının alınacak kusur, maluliyet ve aktüerya raporu sonucu belirlenecek olduğu, bu nedenle cismani zarar tazmini talebiyle açılan davalarda dava açılmadan önce zarar miktarının davacı tarafça bilinebilmesinin mümkün olmayıp bunun davacıdan beklenemeyeceği, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında bir isabetsizlik olmadığı değerlendirilmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.<br><br>Davalı vekilinin faizin başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Davalı vekili, faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de, dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Buna göre uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. <br>Dosyamız yönünden, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru  ispatlanmadığı hallerde  davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. <br><br>Buna göre davacının davalıya başvuru belgelerinin iletildiği tarih itibariyle 28/12/2018 tarihinden 8 iş günü sonra davalının temerrüdü gerçekleştiğinden ve davacı vekilince dosyaya sunulan ıslah dilekçesinde faizin temerrüd tarihinden itibaren talep edildiği anlaşılmakla mahkemece bu yönde hüküm kurulmuş olmasının yerinde olduğu anlaşılmış, davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.<br>Davalı vekilinin usuli kazanılmış hak bulunduğu yönünden istinafının incelenmesinde:<br>Davalı vekili, davacı tarafın mahkemece alınan 06.10.2021 tarihli hesap raporuna karşı herhangi bir itirazının olmaması ve bu rapor doğrultusunda dava değerini 22.11.2021 tarihinde 16.276,28-TL arttırması nedeniyle 06.10.2021 tarihli hesap raporunda belirlenen miktar yönünden müvekkili lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, mahkemece değişen asgari ücret nedeniyle artırılan miktar üzerinden karar verilmesinin usuli kazanılmış hak ihlali olduğunu ileri sürmüştür.<br>Mahkemece önceki maluliyet raporunda eksiklik görülmesi nedeniyle 19.04.2022 tarihli celsede ... ATK 2. İhtisas Kurulundan önceki maluliyet raporunda bahsi geçen küçük ...'a ait  mukayeseli ortopedik muayene raporu temin edilerek dosya yeniden rapor düzenlenmesi için yeniden rapor alınmasına karar verilmiş, bu suretle alınan 03/01/2023 tarih ve ... karar sayılı sağlık kurulu raporunda kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğine ilişkin tıbbı kanaat bildirilmiştir.<br>Bu rapor sonrası hesap bilirkişisi ...'in mahkememize sunduğu 23/03/2023 tarihli raporda, meydana gelen trafik kazası neticesinde işletenin %25 kusur durumuna ve %3 engel oranına binaen davacı ...'un sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 49.613,15 TL olduğu, geçici iş göremezlik tazminat tutarının 3.939,30 TL olduğu, kaza tarihi olan 22/10/2018 tarihi için poliçe teminat limiti 360.000,00 TL olup tavan tazminat tutarının poliçe teminat limitini aşmadığı, davalı sigorta şirketine ilk başvuru tarihi 28/12/2018 olduğun, sonraki 9.iş gününün 10/01/2019 olduğu, sigortalı aracın kullanım amacının hususi olduğuna ilişkin görüş ve kanaatini bildirdiği görülmüştür.<br>Bunun üzerine davacı vekili tarafından 01.06.2023 tarihinde ıslah dilekçesi verilmiş ve mahkemece bu miktar yönünden dava kabul edilmiştir.<br>Görüldüğü gibi, mahkemece önceki maluliyet raporu yeterli görülmemesi nedeniyle yeniden rapor aldırılmış ve bu rapor doğrultusunda değişen asgari ücret artışı nedeniyle de yeni bir aktüerya raporu alınmıştır. Bilindiği üzere bu davalarda hükme en yakın asgari ücretin esas alınması gerekmekte olup davalı lehine ilk maluliyet raporunun ve o rapor doğrultusunda alınan aktüerya raporunun -o tarih itibariyle doğru olması nedeniyle itiraz edilmemesi olağan olduğundan- davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğundan söz edilemez. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde değildir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 3.389,08 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 847,50 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 2.541,58 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.<br>03/10/2025<br><br> <br>Başkan  <br>¸e-imzalıdır<br> <br>Üye  <br>¸e-imzalıdır <br> <br>Üye  <br>¸e-imzalıdır <br> <br>Katip  <br>¸e-imzalıdır <br> <br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b1f98e241aeb84e2","SID":"a02cff8a9ce221fb"}}