{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ  Esas-Karar No: 2023/866 - 2025/1036<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/866 <br>KARAR NO\t: 2025/1036<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/188 Esas 2023/457 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 19.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24.09.2025<br><br>\tİlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 13.06.2020 tarihinde müteveffa ...'nın sevk ve idaresinde olup, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında ağır şekilde yaralanması sonucu iş göremez hale geldiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı şirkete sigortalı olan aracın kusurlu olduğunun Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/268 esas sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, dava konusu olay nedeniyle davacının iş göremez hale gelerek maddi zarara uğradığını belirterek, 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında davacı vekili bila tarihli dilekçesi ile maddi tazminata ilişkin taleplerinin 200,00 TL'sinin geçici, 200,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik ve 300,00 TL'sinin ise bakım zararına yönelik olduğunu bildirerek, bila tarihli dilekçe ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 309.198.96 TL, bakıcı gideri talebini ise 2.943,00 TL olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı vekili davaya cevap dilekçesinde; usule ilişkin itirazlarının yanı sıra esas yönünden davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, olay nedeniyle sorumluluklarının kusur ve poliçe teminat limiti ile sınırlı bulunduğunu, davacının kusuru ve zararı kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davanın trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderine ilişkin olduğu; tüm dosya kapsamına göre; 03.06.2020 tarihinde dava dışı müteveffa (baba) ...'nın sevk ve idaresinde olup davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan aracın ... plakalı araçla çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının %5 oranında sürekli iş göremezlik kaybına uğradığı, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/268 Esas sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.11.2020 tarihli raporla; dava konusu olayın meydana gelmesinde davalı tarafından sigortalı araç sürücüsü  müteveffa ...'nın asli kusurlu olduğu, ... plakalı karşı araç sürücüsü dava dışı ...'nın kusursuz olduğunun tespit edildiği, alınan raporun dosya kapsamına uygun olması nedeni ile benimsendiği, bu nedenle ayrıca kusur raporu aldırılmasına gerek olmadığı belirlenen iş göremezlik oranı ile kusur oranları esas alınarak yapılan aktüer hesaplama neticesinde (davacı küçüğün kaza tarihi itibariyle 8 yaşında olmasına ve gelir getirici bir işte çalıştığı ileri sürülmemiş olmasına rağmen efor kaybına uğrayacağı kabul edilerek yapılan hesaplama ile) davacının sürekli iş göremezlik zararının 309.698,96 TL ve 2.943,00 TL geçici bakıcı zararı olmak üzere toplam 312.641,96 TL zararı bulunduğunun anlaşıldığı, davacının zararını talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 309.698,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.943,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 312.641,96 TL'nin dava tarihi 23.03.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin(200,00 TL geçici iş göremezlik talebi) talebin reddine karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde, karşı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, mahkemece alınan raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece alınan kusur raporunda, karşı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ceza mahkemesinde alınan raporlar ile ilk derece mahkemesi tarafından alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini; bakıcı giderinden davalının sorumlu olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, bilirkişi raporundaki hesaplamanın hatalı ve fahiş olduğunu, hesaplamanın 1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, istinaf edenlerin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri istemidir. Mahkemece davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına ve bakıcı giderine dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde, maluliyet durumunun tespiti yanı sıra, kaza sonrası tedavi evraklarının da değerlendirilmesi ile maluliyetin kaza ile illiyetinin doğru bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Ayrıca, TBK'nın 54. maddesindeki düzenlenen \"çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine\" yönelik zararların tespitinde alınacak maluliyet/engellilik raporunun Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun içtihatları ile benimsediği Yönetmelik hükümlerine göre alınmalıdır.<br>\tSomut olayda, davacı 13.06.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazasına istinaden cismani zararlarını talep etmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından, TBK'nın 54. maddesi gereğince talep edilebilecek \"çalışma gücü kaybı ve yitirilmesine\" ilişkin davalarda, dönemsel olarak \"Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin\" uygulanmasından vazgeçilmiş, 20.02.2019 tarihinden itibaren de çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybından bağımsız, salt birey olması nedeniyle yaralanmasının meydana getirdiği vücut özür oranı tespitinde uygulanmakta olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına geçilmiştir. Yargıtay uygulaması gereğince bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda söz konusu yönetmelik hükümleri uygulanarak, özür oranı tespit edilecektir. Zarar görenin 18 yaşından küçük olması halinde de, erişkin olduğunda oluşacak maluliyeti nazara alınacağından, ayrıca Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinde özür oranı belirlenmesine yönelik cetvel bulunmadığından, açıklanan Yönetmelik uygulanacaktır.<br>\tİlk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 13.04.2022 tarihli raporda; davacının maluliyet durumunun mülga Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Davacı 18 yaşından küçük olduğundan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre de, kazaya bağlı maluliyet oranın tespit edilmesi imkanı bulunmadığından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel/maluliyet oranı tespit edilmesi gerekirken, Yönetmelik (ÇÖZGER m.14) hükmü hatalı değerlendirilmek suretiyle mülga Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre rapor tanzim edilmiş olması nedeniyle maluliyet/engellilik raporu denetime ve karar vermeye elverişli değildir.<br>\tBu durumda, davalı vekili tarafından rapora itiraz edildiğinden (Her ne kadar ÇÖZGER'e göre rapor tanzimine yönelik itirazı yerinde değil ise de, maluliyet/engel oranına ve bakıcı süresine itiraz edildiğinden), ilgili Kurum'dan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının yaralanmasının niteliğine göre heyete uzman doktor bilirkişide dahil edilerek ek rapor ya da gerekli görülmesi halinde  Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan, davacının meydana gelen kaza nedeniyle çalışma gücünün azalmasına veya yitirilmesine neden olabilecek maluliyetinin/özürünün meydana gelip gelmediği, gelmiş ise oranının tespit edildiği, ayrıca mevcut yaralanması nedeniyle geçici veya sürekli bakıma muhtaç kalıp kalmadığı, bakıma muhtaçlık durumunun bulunması halinde süresinin tespit edildiği rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. <br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusnun kabulüne, uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, açıklandığı üzere maluliyet/engellilik durumunun tespit edildiği rapor alınarak, usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalının sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 19.06.2023 tarihli 2021/188 Esas 2023/457 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tDosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t2-Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t3-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden davalıya iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\t6-İİK'nın 36. maddesi gereğince, Ankara 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/635 D.iş 2023/597 K. Sayılı icranın geri bırakılması kararı gereğince Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğü 2023/83475 E. sayılı dosyasına depo edilen 530.000,00 TL + 7000,00 TL bedeli teminat mektubunun yatırana iadesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 19.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br> Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df21b3f703751eba","SID":"e44a03714c24817b"}}