{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/1034 Esas  - 2025/922 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1034 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/922<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t   ...<br>ÜYE\t\t: ...\t   ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t   ...<br>KATİP\t\t: ...\t ...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/04/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/328 Esas<br><br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir<br>TALEP TARİHİ\t: 28/04/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 17/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/09/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirket müdürünün azli, şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiye memuru atanması istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sırasında, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen ara karara karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı: Davalı şirketin, 11/03/2021 tarihinde eşit paylarla davacı, davalı şirket müdürü ... ve dava dışı ... tarafından üç ortağın da müdür olup üç imzayla temsil yetkisini haiz bir limited şirket olarak kurulduğunu, şirketin kurulduğu tarihten itibaren genel kurul toplantısı yapmayarak bir faaliyette bulunmadığını, ortaklardan ...'ın 2024 Aralık ayı sonuna doğru fiilen şirket merkezini terk ederek kullandığı alanı boşalttığını, kuruluştan 1,5 yıl geçmesine rağmen şirketin faaliyete geçemediğini, 14/04/2025 tarihinde yapılan genel kurulda davacı ve dava dışı diğer ortak ...'ın müdürlükten azline, yetkilerinin iptaline her konuda temsilin ...'un münferiden yetkili kılınmasına dair oy çokluğuyla karar verildiğini, itirazına rağmen tutanağa bu konudaki karşı görüşünün yazılmadığını, genel kurul toplantısından sonra 15-16/04/2025 tarihinde çalışmalarını sürdürdüğü sırada şirketi boşaltması için mesaj atıldığını, şirkete giriş anahtarının değiştirildiğini, şirket müdürünün davalı şirketin kira sözleşmesini feshederek kendi şirketi adına kiralayan ile yeni bir sözleşme imzaladığını öğrendiğini, davalı şirket müdürünün müdürlük yetkisini bu suretle kötüye kullandığını belirterek davalı şirket müdürü ...'un gerçek/tüzel kişi ve bankalarla her türlü ticari ve hukuki işlem ve sözleşme imzalama, ticari senet düzenleme, menkul ve gayrimenkul satın alma satma, ipotek alma verme, fekketme vs konularda davalı şirketi borçlandırıcı ve taahhüt altına sokacak hukuki hiç bir işlem yapmaması ve borçlandırıcı işlem yapılmasına ilişkin yönetim haklarının dava sonuçlanıncaya kadar kaldırılmasını, şirket adresini değiştirmemesi yönünde ve ayrıca davacının şirket adresinde bulunan kişisel eşya ile depodaki malzemelerini almasını teminen davalı şirket iş yerinin yenilenerek değiştirilen anahtarının örneğini kendisine vermesi yönünde 6100 sayılı HMK madde 389 ile 6102 sayılı TTK madde 636 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t     \tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; Davacının dava dilekçesindeki iddialarını yaklaşık olarak ispatlayamadığı, davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatının da yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiği gerekçesiyle; \" tedbir talebinin reddine\" ilişkin karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; itirazına karşın oy çokluğu ile münferiden müdür seçilen davalı ...'un, şirket merkezinin bulunduğu yere ilişkin kira sözleşmesini feshederek bu yeri kendi şirketi için kiraladığını, yaklaşık ispat bulunarak ihtiyati tedbir yönünden koşulların  oluştuğunu, şirketin kurulduğu andan itibaren hiçbir faaliyeti bulunmamakla şirketin çalışmasının engellenmesinin söz konusu olmayacağını, şirketin borçlandırılmasının engellenmesi gerektiğini, anahtar değişimi nedeniyle şirket merkezinde kalan şahsi bir kısım eşyalarını alamadığını ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; şirket müdürünün azli, şirketin haklı nedenlerle feshi ve tasfiye memuru atanması istemiyle açılan davada, verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması ile ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, HMK'nun 389.maddesine göre yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, delillerin toplanarak yargılama yapılması gerektiği gerekçeleriyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olmakla ilk derece mahkemesinin, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi gözetildiğinde ara karar usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.  <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı taraf istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.17/09/2025<br><br>  Başkan- ...        Üye - ...                     Üye - ... \t   Zabıt Katibi-...<br>   ...   ...           ...                    ...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dabab7a0ac382d7a","SID":"8e89559e6c6966fd"}}