{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1445 - 2025/1648<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1445 <br>KARAR NO\t: 2025/1648<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                        \t  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/22 E.  -  2023/166 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/04/2023 tarih ve 2022/22 E. - 2023/166 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılında faaliyete geçtiğini, ... markasının 28, 29, 30, 32. sınıflardaki mallarda 2008 yılında tescil edildiğini, müvekkilinin markası ile itiraza konusu ... markasının benzer olduğunu, her iki markanın aynı 7 harfle başladığını, itiraz edilen markanın müvekkilinin markasının içinde birebir geçtiğini, markaların ... ile başladığını ve bu ibarenin ortak olduğunu, markaların esas vurgusunun İngilizce BAY anlamına gelen .... ibaresi olduğunu, ... ifadesinin İngilizce’de zaten CİPS anlamı taşıdığından ayırt ediciliğinin olmadığını, dava konusu ... markasının bir alt markası hissi yaratacak şekilde TER eki değişikliğine uğramış hissinin yaratıldığını, dava konusu “...” ibareli markanın müvekkili adına tescil edilmiş olan markalar ile aynı sınıfları kapsadığını, itiraz sürecinde, yayınına itiraz edilen “...” ibareli markanın başvuru sahiplerinin müvekkilinden kullanım ispatı talep edildiğini, süresi içerisinde gerçekleştirilen kullanım ispatının Kurum tarafından yeterli bulunmadığını ve itirazın ret edildiğini, kullanım ispatı sunmak için müvekkile tanınan süre içinde marka tescil işlemlerinden sorumlu olan personelin sağlık problemleri nedeni ile raporlu olduğunu ileri sürerek, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2021-M-9995 sayılı YİDK kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı firma vekili, müvekkilinin 1983 yılında kurulduğunu, Ürdün ve Orta Doğu pazarlarında tanınan bir markası olduğunu, davacının kullanmadığı markaya dayalı gerçekleştirmiş olduğu itirazında kötüniyetli olduğunu, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2008 52477 sayılı “...” ibareli 5 yılı aşkın süredir tescil kapsamında yer alan ve 29, 30 ve 32. sınıflarda yer alan tüm mallar bakımından kullanımın ispatının söz konusu olmadığını, bu duruma ilişkin  açılan davanın  Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  2021/278 E. dosya kapsamınca incelendiğini ve Mahkemenin 2021/183 sayılı kararı ile 2008/52477 tescil numaralı markanın kullanılmama nedeniyle tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden iptaline karar verildiğini, davacının \"...\" ibaresi ile müvekkile ait \"...\" markasının görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olduğunun söylenilemeyeceğini, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunmadığını, markalar bir bütün olarak okunduğunda ''...'' ibaresinde ''TER'' harflerinin baskın ve akılda kalıcı olduğunu, ''...'' ibaresinin anlamsal olarak cips anlamına geldiği için tali özellik taşıdığını, ''...'' ibaresinin ise bir anlamı bulunmayıp özel isim niteliği taşıdığını, itiraza gerekçe olarak gösterilen 2008 52477 sayılı “...” ibareli 5 yılı aşkın süredir tescilli durumda olan markanın, tescil kapsamında yer alan ve 29., 30. ve 32. sınıflarda yer alan tüm mallar bakımından kullanımının ispatının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkilinin kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"Şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacının \"...\" ibareli tescilli markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, diğer yönden 29 ve 30. Sınıftaki mallar açısından da kısmen emtia benzerliği oluştuğu, ancak davalı taraf  kullanmama def'i talebinde bulunmuş olup, sunulan delil ve belgelere göre SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında davacının itiraz mesnedi markasının 29, 30 ve 32. sınıflarda yer alan mallar bakımından kullanımının ispatlanamadığı, kullanımın ispatına tabi olmayan 28. sınıfta yer alan mallar ile davalının kapsamındaki malların benzer ve ilişkili olmadığı, dolayısıyla  taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının bulunmadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği hususunun da kanıtlanmadığı, davalının SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yaptığı veya TTK 54 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet iddiasının kanıtlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda markalar arasında benzerlik tespit edilmesine rağmen haksız rekabet ve kötüniyet iddialarının reddedildiğini, davalının markası ile müvekkilinin markası arasındaki benzerliğin müvekkilini ticari ve ekonomik olarak etkilediğini, gerekçeli kararda kullanımın ispat edilemediğinden bahisle davanın reddine karar verildiğini, dava dilekçemizde müvekkilinin çalışanının sağlık sorunları sebebiyle evrak sunumunda gecikme olduğu belirtilmesine rağmen mahkemece bu hususin göz ardı edilmiş ve eksik inceleme yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının \"Şekil+...\" ibareli dava konusu edilen marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, ayrıca 29,30. Sınıftaki mallar açısından kısmen emtia benzerliğinin bulunduğu, ancak, davalı tarafın kullanmama def'inde bulunması üzerine davacı tarafça sunulan deliller uyarınca SMK'nın 19/2. maddesi kapsamında davacının itirazına mesnet gösterdiği markasını 29, 30 ve 32. sınıflarda yer alan mallar bakımından kullanımını ispatlayamadığı, kullanım ispatına tabi olmayan mallar yönünden ise davalının başvurusunun kapsamındaki malların benzer ve ilişkili olmadığı, dolayısıyla taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca iltibas bulunmadığı, davacının SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak iddialarını ispatlayamadığı, davalının dava konusu edilen marka başvurusunu SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli yaptığı iddiasının kanıtlanamadığı, TTK'nın 54. ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabet bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc4ffdb7f528c9fa","SID":"db8f09e74b98f8f9"}}