{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1851 - 2025/1651<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1851 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1651<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/485 Esas -  2024/476 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLİ\t: Av. .........<br><br>DAVACI\t: .........<br>VEKİLİ\t: Av. .........<br><br>DAVALI\t: .......................<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Maddi Hasarlı Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>BAŞVURU TARİHİ\t:  07.10.2024 <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ:  05.11.2024 <br>KARAR TARİHİ\t:  24.09.2025 <br>YAZIM TARİHİ\t:  24.09.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının sevk ve idaresindeki 34 JH 8392 plakalı aracı ile seyir halindeyken ZMS (Trafik) Sigorta Poliçesinin davalı şirket tarafından yapılan ......... plakalı aracın davacının aracının yan kısmına çarparak olay yerini terk ettiğini, kazada, kaza tespit tutanağı ile ........... plakalı aracın sürücüsünün kusurundan kaynaklandığının sabit olduğunu, davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketine 22.03.2023 tarihinde değer kaybına ilişkin ödeme yapılması için yapılan başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin herhangi bir ödeme yapmadığını, arabuluculuk sürecinin anlaşamama tutanağı ile sonuçlandığını belirterek şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.05.2024 tarihli dilekçesi ile değer kaybı bedeli talebini 40.000,00 TL'ye arttırmıştır. <br>Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete başvuru yapılmadığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, sorumluluklarının poliçe limiti ile sınırlı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile, 40.000,00 TL araç değer kaybına ilişkin tazminatın temerrüt tarihi olan 01.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı ... Sigorta A.Ş. Vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirketin üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu olduğu gibi sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle sorumlu olduğunu, dosyada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabulü ile hesaplamalar yapılmasına rağmen sigortalı araç sürücüsünün kazaya sebebiyet verecek ve kurallara aykırılık teşkil edecek bir davranışta bulunmadığını, tutulan kaza tespit tutanağında ihlal tespiti yapılmadığını, davacının iddialarına göre rapor düzenlendiğini, davacının iddialarını ispatlayacak bir delil de sunmadığını, dosya arasında raporu bulunan bilirkişinin, kaza tespit tutanağında araçların yolun hangi şeridinde olduklarının, hangi aracın şerit ihlali yaptığının ve hangisinin kime çarptığının tespit edilmemesine; her iki sürücünün resmi makamlar huzurunda ifadelerinin olmamasına; kazayla ilgili herhangi bir kamera görüntüsü veya tanık ifadelerinin olmamasına rağmen soyut değerlendirmeye dayalı ve tamamen dayanaktan yoksun, davacının iddiaları doğrultusunda bir rapor oluşturmuş ve kusur sonucuna vardığını, eksik ve soyut değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu da hükme esas alındığında yerel mahkemenin kararının hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu, aracın kasko değeri 431.847 TL olduğunu, ikinci el piyasasındaki değer düşüşlerinin bilindiğini, 545.000,00 TL ile kasko değeri arasında çok büyük fark olduğunu, bu sebeple raporda hesaplanan değer kaybı bedeli çok fahiş olduğunu, bilirkişinin söz konusu aracın rayiç bedelini tespit ederken dayanak aldığı belgeleri ve bilgileri sunmayarak farazi bir tespit yaptığını, emsal bir araç sunulmadığını, dava konusu aracın  kazadan önce de geçmiş bir hasarının bulunduğunu, ancak bu hususun bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, bu husustaki itirazlarını yinelemiş olmalarına rağmen mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Yargıtay kararları uyarınca; davanın kabulü halinde öncelikle davalı şirkete gerekli evrakların tümü ile başvuru yapılmamış olduğundan davacının usule uygun olarak başvuru yapmadığı kabul edilerek temerrüt tarihi dava tarihi olarak alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, trafik kazası nedeniyle araç değer kaybı istemine ilişkindir.<br>Somut olayda, 10.01.2023 tarihinde, davacıya ait araçla davalıların işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacıya ait araçta hasar meydana gelmiştir.<br>Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan kusur ve değer kaybına ilişkin raporun usul ve yasaya uygun şekilde düzenlendiği, davacının gerçek zararının Yargıtay güncel içtihatlarına göre belirlendiği, bilirkişi tarafından belirlenen kusur oranlarının kazanın oluş şekline uygun olduğu ve mahkemece belirlenen temerrüt tarihinden faiz işletilmesine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.<br>Dairemizce ilk derece mahkemesinin kararı hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk yönünden incelenmiş olup, kararda esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.09.2024 tarih ve 2023/485 esas,  2024/476 karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-Yürürlükte bulunan yargı harçları tarifesi uyarınca alınması gereken 2.732,40 TL harçtan peşin alınan 685,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.047,4‬0 TL harcın davalı  ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davalının istinaf başvurusu için yapmış olduğu giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Karar tebliği, harç takibi ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.09.2025 <br><br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br>           *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87649b5ee1579621","SID":"041cf4a5b35c9a41"}}