{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/784 - 2025/1034<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2023/784 <br>KARAR NO\t: 2025/1034<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.02.2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/305 Esas 2023/145 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Ölüm Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 19.09.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24.09.2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davacıları vekili ile  davalı ... Sigorta AŞ  vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tAsıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; 27.11.2015 günü dava dışı ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı maddi hasarlı kaza sonrasında, aracının çekiciye yüklendiği esnada, davalı sürücü ...’ın sürücüsü olduğu ve davalı ... Sigorta AŞ  tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın kaza mahallinde yaya olarak bulunan ... ve diğer şahıslara  çarparak olay yerinden kaçtığını, davacıların müteveffa ...’un eşi ve çocukları olduğunu, davacıların ölenin desteğinden mahrum kaldığı gibi manevi zarara da uğradıklarını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı  ... için 200,00 TL, davacı ... için 200,00 TL, davacı ... için 200,00 TL, davacı ... için 200,00 TL ve  davacı ... için 200,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca eş ... için 50.000 TL, diğer davacı çocuklar  ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL, ... için 20.000 TL manevi, ... için 20.000 TL olmak üzere toplam 130.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tBirleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde;  asıl davaya konu kazada vefat eden ...'un, davacıların oğlu olduğunu, oğullarının ölümü nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca baba ... için 25.000 TL, anne ... için 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.  <br>\tAsıl ve birleşen davada davacılar vekili talebini, davacı ... için  242.130,34 TL, ... için 15.399,17 TL, ... için 7.411,25TL, ... için 27.381,05 TL, ... için 38.164,74TL, birleşen davada davacı ... için 59.133,03 TL,  ... için 54.340,28 TL olarak artırmıştır. <br>\t Asıl ve birleşen davada davalı ... Sigorta AŞ  vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, davalının sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... vasisi ..., duruşmadaki beyanlarında, aleyhlerine olan hususları kabul etmediklerini, kusurun karşı tarafta olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece , İlk derece mahkemesi tarafından 2015/880 E. 2018/507 K. sayılı dosyasında verilen 20.06.2018 tarihli kararın, davalı ... Sigorta AŞ  tarafından istinaf edilmesi sonrasında  Dairenin 2019/109 E.  2021/439 K. Sayılı 04.03.2021 tarihli kararı ile eksik inceleme nedeniyle, davalı sigorta lehine kaldırılması üzerine,  yeniden yapılan yargılama neticesinde; davanın, trafik kazasında murisleri vefat eden  davacıların davalı aracın ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunduğu sigorta şirketine ve sürücüye karşı açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu; daha önce dava dosyasında yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinafen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. H.D. Başkanlığı'nın 04.03.2021 tarih, 2019/109E., 2021/439K. sayılı ilamı ile kesin nitelikte kaldırılmakla;  yargılamaya devam olunduğu; istinaf ilamı gereğince kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ öğretim üyelerinden  oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 02.06.2022 tarihli heyet raporunda; dosyada alkollü davalı sürücü ...'ın gece vakti aydınlatılmamış yolda, gece karanlığında, yağmurlu havada, ıslak yolda, farların ışığı altında, önünde gidişine açık olduğunu gördüğü en kısa mesafe içinde durabilecek şekilde aracın hızını ayarlaması, ön ilerisini sürekli ve etkin biçimde kontrol altında tutması, yoldaki yayaları görünce etkin fren ve uygun direksiyon manevrası tedbirlerine başvurarak kazayı önlemeye çalışması gerekirken bu hususlara riayet etmediği gözetildiğinde trafik kazasının oluşumunda  %50, olay sırasında kaza mahallinde olan kurtarıcı aracın ... marka, ... tip olup genişliğinin 2,050 metre, kasalı toplam genişliği 2,198 metre olduğu, 2,00 metre genişlikteki emniyet şeridinde (bankette) park edilmesi sırasında, aracın taşıt yolunun sağ şeridini en az 0,20 metre işgal etmesinin kaçınılmaz olduğu, kurtarıcı aracın dava dışı sürücüsü ...’ın taşıt yolunu kısmen işgal eden araçla ilgili olarak kendisine yardım eden ve üzerilerinde gece karanlığında varlıklarını belirtecek herhangi bir tertibat, ışık cihazı bulunmayan yayalar için tedbir almadığı dikkate alındığında dava dışı ...'ın % 15, davalı Sürücü ...'ın %50,  kaza sonucunda vefat eden  yayalardan davacılar murisi olan  ... ile dava dışı diğer yayaların kurtarıcı aracın sürücüsüne yardım etmek amacıyla da olsa taşıt yolunda, kendi can güvenliklerini sağlamak/arttırmak üzere tedbir almaksızın bulundukları, tedbirsiz ve  dikkatsiz şekilde dikkat ve özen yükümlüklerine de aykırı davranmaları nedeni ile % 35 oranında kusurlu olduklarının mütalaa edildiği, raporun denetime elverişli  görülerek aktüer bilirkişiden alınan raporda; davacı ... lehine 117.836,32-TL, ... lehine 5.570,52-TL, ... lehine 2.677,20-TL, ... lehine 10.496,64-TL, ... lehine  15.340,94 TL, 2016/2 E. sayılı birleşen davada ... lehine 28.729,82 TL ve ... lehine 20.156,78 TL olmak üzere toplam 200.808,21 TL destek tazminatı alacağı hesaplandığı, davacıların eylemli  desteğinin davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle zorunlu trafik sigortacısı, diğer davalının ise; sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde vefat ettiği, davacıların murislerinin vefatından dolayı destekten yoksun kaldıkları iddiasıyla davalı sigorta şirketine ve araç sürücüsüne karşı destek tazminatı davasını açtıkları, dosyada istinaf ilamı sonrasında İTÜ öğretim üyelerinden alınan kusur bilirkişi raporunun dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkileri giderici nitelikte olduğu, kusur raporu doğrultusunda  dava konusu trafik kazasının  oluşumunda davacılar desteğinin kazanın oluşumunda % 35, davalı sürücü ...'ın % 50 ve dava dışı çekici sürücüsü ...'ın ise; %15 oranında kusurlu olduğunun kabulü gerektiği,  11.12.2022 tarihli aktüer hesap bilirkişisi raporunun yerleşik içtihatlara uygun olarak TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak ve progresif rant tekniği çerçevesinde tanzim edildiği, aktüer hesap bilirkişi raporu doğrultusunda (asıl ve birleşen davalı sigorta şirketi yönünden temerrüdün dava, diğer davalı sürücü yönünden ise; kaza tarihinde gerçekleştiği gözetilerek) asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kısmen kabulü gerektiği belirtilerek asıl dava yönünden; davacıların davalılar aleyhine açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı davasının dava ve ıslah dilekçesinin kısmen kabulüne, davacı ... için 153.187,22-TL, ... için 7.241,67-TL, ... için 3.480,35-TL, ... için 13.645,63-TL, ... için 19.943,22-TL olmak üzere toplam 197.498,09‬‬-TL'nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 16.12.2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için 30.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Ankara 1. Atm'nin 2016/2 Esas sayılı dosyası yönünden; davacıların davalılar aleyhine açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı davasının dava ve ıslah dilekçesinin kısmen kabulüne, davacı ... için 37.348,77-TL, ... için 26.203,81-TL olmak üzere toplam 63.552,58‬-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 04.01.2016 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne, davacı ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş hüküm asıl ve birleşen dava davacıları ve davalı ... Sigorta AŞ  tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tAsıl ve Birleşen dava  davacıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporunda, istinaf kaldırma kararının nazara alınmadığını, kaldırma kararı öncesinde, davalının %75 oranında, davacıların desteği yaya ve diğer yaylar ile kurtarıcı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, karar verildiğini, bölge adliye mahkemesi tarafından ise %25 kusur nazara alınmadığından ve kusur raporunun uygun olmadığından kararın kaldırılmasına karar verildiğini, yeniden alınan bilirkişi raporunda kaldırma kararında belirtilen hususların nazara alınmadığını, bu nedenle söz konusu rapora göre karar verilmesinin hatalı olduğunu; davalı araç sürücüsünün sadece %50 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin, müteveffa ve diğer yayaların %35 kusurlu olduğunun kabulünün kazanın oluş şekline uygun olmadığını, kaza anında 1,77 promil alkollü olan davalı araç sürücüsünün, aşırı hızlı şekilde araç kullanması sonucunda, görüşe açık yolda kazaya neden olması nedeniyle %50 kusurlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalının müteveffaya çarparak, çekicinin üzerine fırlattığını ve olay yerinden kaçtığını, kazadan bir gün sonra dahi 1,77 promil alkollü olduğu tespit edilen davalı için takdir edilen kusur oranın oluşa uygun olmadığını; mahkemece kazanılmış hakları korunmadan karar verildiğini, kaldırıma kararında ... Sigortanın istinaf sebeplerinin kabul edildiğinin belirtildiğini, istinaf edenin sıfatı nazara alınmaksızın usuli kazanılmış hakları gözetilemeden verilen kararın da hatalı olduğunu; takdir edilen manevi tazminat miktarlarının da yetersiz olduğunu, belirterek kararın kaldırılması istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ  vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kararın hatalı olduğunu yerel mahkemece kusur indirimi yapılmadığını, kazada sigortalı araç sürücüsünün %50 kusurlu olduğunu, kazaya karışan diğer aracın %15 kusurlu olduğunu, yayaların ise %35 kusurlu olduğunu, bu durumda %50 kusura göre tazminat miktarının hesaplanması gerekirken %65 kusura göre tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, davalının sadece sigortalısının zararından sorumlu olacağını; yerel mahkeme tarafından kusura ilişkin çelişki giderilmeden karar verildiğini, kazaya taşıt yoluna giren ve yaya geçidi kullanmayan yayaların neden olduğunu ve vefat edenin kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunu, bu nedenle sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusuru kabul etmediklerini; istinaf incelemesi sonrasında verilen kararın, istinaf kaldırma kararına uygun olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, nitekim hükme esas alınmayan Karayolları Fen Heyetinden alınan 25.10.2021 tarihli raporda sigortalı araç sürücüsü %30 kusurlu bulunmuş iken, hükme esas  daha sonra alınan raporda ise sigortalı araç sürücüsüne %50 kusur izafe ediliğini, kazaya etken hususların yeterince değerlendimediğini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, aksine raporda farklı değerlendirmeler yapıldığını raporun karar vermeye elverişli olmadığını,\tbelirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini aksi durumda ise çelişkinin giderilmesi için genişletilmiş uzmanlar kurulundan rapor alınmasını talep ederek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>\tAsıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle maddi tazminat ve manevi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm asıl ve birleşen dava davacıları ile davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istinaf edilmiştir.<br>\tEldeki davada, daha önce ilk derece mahkemesi tarafından davanın esası hakkında karar verilmiş iken, davanın sadece davalı ... Sigorta AŞ  tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verildiğinden, kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesi kararının istinaf etmeyen davacılar ve davalı ... açısından usulü kazanılmış hak oluşturup oluşturmayacağı ve usuli kazanılmış hakkın ne şekilde uygulanacağı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.<br>\tUsuli Kazanılmış (müktesep) hak kavramı, Türk hukukuna Yargıtay içtihatları girmiş, hakkın kapsamı ve genel hatları da yine içtihatlar ile belirlenmiştir.  09.06.1960 Tarih 21/9 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı ile “Bir mahkemenin Temyiz Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verme mükellefiyeti meydana gelir ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı bulunması, “usule uygun sayılmaz ve bozma sebebidir; meğerki bu aykırılık sadece bozma kararında gösterilen bir usul kaidesine ilişkin bulunsun ve son kararın neticesini değiştirecek bir mahiyet arz etmesin. Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince muamele yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisi lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî müktesep hak yahut usule ait müktesep hak denilmektedir.” denilmek suretiyle tanımlanan usuli kazanılmış, sonrasında çıkan içtihatlarla sınırları belirlenerek,  temyiz incelemesi sonrasında verilen kararlarda karşı tarafın temyize başvurmaması halinde  temyiz eden kişi aleyhine hüküm bozulmaması (aleyhe bozma yasağı) yanı sıra bozma kararı sonrasında verilecek kararlarında temyiz eden aleyhine olamayacağı (aleyhe hüküm verme yasağı) kabul edilmiştir. \t<br>\tYine ihtiyari dava arkadaşı olarak birden fazla kişi tarafından açılan ya da birden fazla kişiye karşı ihtiyari dava arkadaşı olarak açılan davalar, ihtiyari davaların birbirinden bağımsız olması nedeniyle, davacılardan birsinin ya da davalılardan birisinin kararı istinaf etmemiş olması durumunda, diğerinin hak ve borçlar yönünden kural olarak temyizden istifade edemeyeceği yerleşik Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.<br>\tİstinaf Kanun yolu açısından \"usuli kazanılmış hakka\" bakıldığında ise; Usul hukukumuzda, istinaf mahkemeleri derece mahkemesi olarak konumlandırılmış olup, \"Adlî yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak,\" (5235 S.Y. M.33) görevleri arasında gösterilmiş, bu görevin ne şekilde yerine getirileceği (incelemenin kapsamı) ise HMK'nın 355. Maddesinde \"(1) İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.\" denilerek, yine HMK'nın 357 maddesinde \"(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşı dava açılamaz, davaya müdahale talebinde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 166 ncı maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. (2) Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz.(3) İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir.\" denilerek, istinaf yargılamasının ilk derece mahkemesi yargılamasının devamı olmadığı (başvuru ile ilk derece mahkemesi kararının nihai karar olmasını kendiliğinden ortadan kaldırılan),  denetim mahkemesi olarak istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve ihtiyari dava arkadaşlarının davalarının birbirinden bağımsız olduğu (HMK m. 58) nazara alındığında kural olarak sadece istinaf edenin sıfatına göre  inceleme yapılacağını ortaya koymuştur. <br>\tBu durum karşısında, denetim mahkemesi olan istinaf mahkemelerinin inceleme kapsamı nazara alındığında Yargıtay kararları açısından usul hukukunda yer bulan usuli kazanılmış hak, aleyhe bozma (kaldırma) yasağı ve aleyhe hüküm  verme yasağının \"istinaf kanun yolu\" açısından da, istinaf incelemesi sırasında ve istinaf incelemesi sonrasında yeninden kurulacak hüküm açısından nazara alınacağı Dairemiz ve Yargı ekseriyeti tarafından kabul edilmektedir.<br>\tBu çerçevede, eldeki uyuşmazlık ve davacılar vekili ve davalı sigorta şirketinin istinaf taleplerin incelenmesinde;<br>\t27.11.2015 tarihinde saat: 00.40 sıralarında, davacıların desteğinin de içerisinde bulunduğu kişilerce taşıt yolu üzerinde arızalı aracı çekiciye yüklemek için bulundukları sırada davalı Niyazi'nin sürücüsü olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı aracın kaplama üzerinde bulunan yayalara çarpması ile meydana gelen kaza neticesinde, davacıların desteğinin vefatı nedeniyle eldeki davanın açıldığı, ilk derece mahkemesi tarafından daha önce yapılan yargılamada kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın sürücüsü davalı ...'ın %75 oranında, vefat edenin %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, ancak yargılama sonucunda %100 kusur üzerinden (ölene verilen kusur dahil) hesaplanan miktar üzerinden tazminata karar verilmiş iken, kararın sadece davalı ... Sigorta Şirketi tarafından istinafı üzerine, hükme esas alınan raporun ceza dosyasındaki oluş ve kusur ile çelişki taşıması, ayrıca %25 kusur ölene verilmiş iken %100 kusur üzerinden tazminat takdirinin uygun olmaması ve hesaplama yöntemi açısından Dairemizce istinaf eden davalı lehine kaldırılmış, mahkemece kaldırma kararından sonra yeniden Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış bilirkişilerden alınan raporda kazada vefat eden yayaların %70, önlem almadan duraklama yapan çekici sürücüsü ve yayalara çarpan davalı sürücünün ayrı ayrı %30 kusurlu olduğunun belirtilmesi sonrasında, rapor ceza dosyasındaki oluşa uygun olmadığından ve çelişkileri gidermediğinden İTÜ öğretim üyelerinden oluşan heyetten alınan raporda, kazanın meydana gelmesinde vefat eden yayaların %30, gerekli önlemleri almaksızın duran çekicinin %15, kaplama üzerinde bulunan yayalara çarpan davalı sürücünün ise asli %50 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, ilk karara esas alınan rapor tarihine göre %65 kusur oranı esas alınarak hesaplama yapılarak, her iki davalı açısından da, bu hesaplama çerçevesinde davanın esası hakkında karar vermiş, bu kararda davacılar vekili ve davalı ... Sigorta AŞ  tarafından istinaf edilmiştir.<br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ  vekilinin ve davacılar vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tMeydana gelen trafik kazası neticesinde, gerekli önlemeleri almaksızın duraklama yapan çekici sürücüsü ve kaplama üzerinden bulunan yayalara çarpan ... hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/38 E. 2016/142 K. Sayılı dosyasında, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda her iki araç sürücüsünün kusurlu eylemi neticesinde taksirle ölüm olayının meydana geldiği kabul edilerek, kazanın meydana gelmesinde çekici sürücüsünün tali düzeyde, davalı ...'ın asli düzeyde kusurlu olduğu kabul edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar rapor sonuç kısmında vefat eden yayaların kusuruna ilişkin bir değerlendirme yapılmamış ise de, rapor içeriğinde vefat eden yayalar yönünden de \"kaplama üzerinde önlem alınmamış ortamda bulundukları esnada, tehlikeli biçimde yaklaşan aracın sadmesine maruz kaldıkları olayda bu halleriyle can güvenliklerini tehlikeye atmakla olayda tali kusurludur\" denilerek, kendi ölümleri açısından tali kusurlu olduğu kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda her iki araç sürücüsünün, \"davacıların desteğinin de aralarında bulunduğu\"  yayaların ölümü ile neticelenen kazada cezalandırılmasına karar verildiği, Yargıtay 12. C.D. (2016/8589 E. 2016/11837 K.)  tarafından temyiz incelemesi sonucunda, çekici sürücüsünün eyleminin kaza ile illiyeti bulunduğu değerlendirilerek her iki araç sürücüsüne verilen kararın düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmüştür. <br>\tBuna göre davalı vekili tarafından istinaf kaldırma kararı sonrasında Karayolları Fen Heyetinden alınan kusur raporunun, hükme esas alınan rapor ile çelişki oluşturduğunu, ayrıca raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, davacılar ise kusur raporunun uygun olmadığını ileri sürmüş ise de;  kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile belirlenen kazanın oluş şekli nazara alındığında, kaldırma kararı sonrasında tanzim edilen kusur raporunun, ceza mahkemesi ile kesinleşen olayın oluşuna uygun bulunması, İTÜ öğretim üyeleri tarafından kabul edilen raporun olayın oluş şekline uygun olması yanı sıra ceza dosyasında alınan kusur raporunda da yayalara kusur verilmiş olması karşısında ceza dosyasında alınan rapor ile de çelişki oluşturmamasına, kazanın oluş yeri, kazanın oluş şekli, önlem alınmaksızın kaplama üzerinde bulunan yayaların kazanın meydana gelmesindeki etkisi nazara alındığında, mahkemece hükme esas alınan kusur raporu karar vermeye ve denetime elverişli olduğundan davalı ... Sigorta AŞ  vekilinin ve davacılar vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin tazminatın sadece sigortalı araç sürücüsünün kusuru çerçevesinde tazminata karar verilmesi yerine her iki araç sürücüsünün kusuru olan %65 kusur oranına göre tazminata karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, ileri sürmüş ise de; olayın haksız eylemden kaynaklanmış olması, TBK'nın 61. maddesi ve KTKnın 88. maddesi gereğince haksız fiil neticesinde  zarara sebep  olanların müteselsilen zarardan sorumluluğunun kabul edilmiş olması, ZMMS kapsamında araç işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin de sigorta limiti ile sınırlı olarak müteselsilen zarardan sorumlu olması karşısında, mahkemece davacının talebi nazara alınarak %65 kusur çerçevesinde oluşan zarardan davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>\t3-Davacılar vekili takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürmüş ise de, ilk derece mahkemesi tarafından verilen ilk kararın davacılar ve davalı ... tarafından istinaf edilmemiş olması nedeniyle mahkemece ilk karar ile belirlenen manevi tazminat miktarlarına kesinleştiği, ancak ilk derece mahkemesi tarafından verilen son kararın da (istinaf edilmeyen ilk karara göre aleyhine hüküm kurulmamış olmasına göre) davacılar tarafından istinaf edilmiş olması nedeniyle davacılar aleyhine değerlendirme yapılamayacağından istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>\tBuna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davalının tüm, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>\t4-Davalı vekilinin usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğine yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde;  <br>\tEldeki dosyada Ankara 4. Asiye Ticaret mahkemesi daha önce 20.06.2018 tarihli 2015/880 E. 2018/507 K. Sayılı kararı ile davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik olarak davanın esası hakkında karar vermiş olup, söz konusu karar davacılar tarafından ve davalı ... tarafından istinaf edilmemiştir. İhtiyari dava arkadaşı olan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından istinaf edilen karar, sadece bu davalı lehine eksik inceleme ile kaldırılmış olup, kaldırma sebepleri istinaf etmeyen diğer davalıya sirayet etmeyeceğinden, ilk kararda, davalı ... açısından hüküm altına alınan hak ve borçlar korunarak bu davalının sorumlu olduğu tazminat belirlenmesi gerekirken, maddi tazminata yönelik olarak, yapılan hesaplama çerçevesinde, davalı ... ilk karara karşı istinaf yoluna başvurmadığı halde, ilk karara göre davacı aleyhine olacak şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, asıl ve birleşen davacıların buna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.<br>\tYukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacılar vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddine, yukarıda 4 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf talebinin kabulü ile mahkemece yapılan yargılamada eksiklik bulunmamasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmamasına göre kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince asıl ve birleşen dava davacıları lehine kaldırılarak esas hakkında yeninden hüküm tesisine, buna göre Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı, daha önce sadece davalı ... Sigorta AŞ  tarafından istinaf edilidği, mahkemece verilen son kararın ise davalı ... tarafından istinaf edilmediği gözetilerek, davacıların ilk karar çerçevesinde mahkemece hüküm altına alınan, davalı ... ve davacılar tarafından kabul edilen kusur oranı ve hükmedilen tazminata göre davalı ... sorumlu olacak şekilde maddi tazminat taleplerine ilişkin olarak asıl davada; \"Davalı ...'ın, davacı ... için 242.130,34 TL, ... için 15.399,17 TL, ... için 7.411,25 TL, ... için 27.381,05 TL, ... için 38.164,74 TL olmak üzere toplam 330.486,55 TL tazminattan   kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile sorumlu olacak şekilde\" birleşen davada ise \"davacı ... için 59.133,03 TL, ... için 54.340,28 TL olmak üzere toplam 113.473,31 TL destek tazminatından kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren, yasal faizi ile sorumlu olacak şekilde\" kararın düzeltilmesine, sigorta şirketinin bu zararlardan, kaldırma kararı sonrasında verilen hükümde açıklanan miktarla sınırlı olarak müteselsil sorumlu olacak şekilde, ayrıca istinafa konu ilk derece mahkemesi kararını davalı ... istinaf etmediğinden, davacı aleyhine olacak şekilde hükmedilen yargılama giderleri, değiştirilemeyecek ise de, daha önce kaldırılan ilk derece mahkemesi kararının davacılar ve davalı lehine istinaf edilmemiş olması nedeniyle, sonrasında verilen istinafa konu ilk derece mahkemesi kararı çerçevesinde yargılama gideri ve vekalet ücreti değerlendirilerek (ilk karar sadece ... Sigorta AŞ  açısından kaldırıldığı halde kaldırılan ilk karardan sonra  davalı ...'da yeni vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş olduğu halde kararı istinaf etmediğinden, daha önce kaldırılan ilk karardaki usuli kazanılmış hakkı gereğince, ancak davalı tarafından istinaf edilmeyen istinafa konu ikinci karadaki miktar kadar sorumluluğa karar verilebileceğinden) istinaf edenlerin sıfatı gözetilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI- Asıl ve Birleşen davada davalı ... Sigorta  Anonim Şirketi vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Asıl ve birleşen dava davacıları vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 22.02.2023 tarihli, 2021/305 Esas 2023/145 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;<br>A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;<br>1-Davacıların davalılar aleyhine açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı davasının dava ve ıslah dilekçesinin KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 242.130,34 TL (davalı Sigorta şirketi 153.187,22-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve  müteselsilen), ... için 15.399,17 TL ( davalı Sigorta şirketi 7.241,67-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen), ... için 7.411,25 TL  (Davalı Sigorta Şirketi 3.480,35-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen), ... için 27.381,05 TL (Davalı Sigorta Şirketi 13.645,63-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen), ... için 38.164,74 TL (Davalı Sigorta Şirketi 19.943,22-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken müteselsilen) olmak üzere toplam 330.486,55 TL'nin (Davalı Sigorta Şirketi toplam 197.498,09‬‬-TL ile sınırlı olmak üzere müteselsilen) davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 16.12.2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, (davalı sigorta şirketi poliçe teminat limiti ile sınırlı sorumlu olmak kaydıyla)<br>2-Davacıların davalı ...’a yönelik manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 30.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 90.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi 28.723,44 TL (Davalı Sigorta Şirketi 19.638,99-TL ile sınırlı müştereken ve müteselsilen) olup davacılar tarafından peşin yatırılan  2.237,16-TL ve 7.548,00-TL ıslah harcı olmak  üzere  toplam 9.785,16-TL  harcın mahsubu ile bakiye 18.938,28 -TL'nin (Davalı Sigorta şirketi 6.721,95 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen) harcın davalılardan tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,<br>4-(Kabul edilen maddi tazminat alacağı yönünden) davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden (daha önce kaldırılan kararı davacı ve davalı ...'ın istinaf etmemiş olması, son kararında davacının istinafı üzerine ... aleyhine verilen karar nedeniyle kaldırılmış olması nedeniyle, davalı ...'ın daha önce verilen ilk derece mahkemesi kararından, davacının ise ilk derece mahkemesi tarafından verilen son karardan kaynaklanan usuli kazanılmış hakları gözetilerek)  karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 30.624,71-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara  verilmesine,<br>5-(Reddedilen maddi tazminat alacağı yönünden) Davalı sigorta şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 20.948,20-TL vekalet ücretinin   davacılardan tahsili ile  davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>6-(Kabul edilen manevi tazminat alacağı yönünden) davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden  (daha önce kaldırılan kararı davacı ve davalı ...'ın istinaf etmemiş olması, son kararında davacının istinafı üzerine ... aleyhine verilen karar nedeniyle kaldırılmış olması nedeniyle, davalı ...'ın daha önce verilen ilk derece mahkemesi kararından, davacının ise ilk derece mahkemesi tarafından verilen son karardan kaynaklanan usuli kazanılmış hakları gözetilerek)  karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 14.400,00-TL vekalet ücretinin   davalı  ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>7-Davacılar tarafından peşin yatırılan 27,70-TL  ve 2.237,16-TL başvurma harcı ve 7.548,00-TL ıslah harcı olmak  üzere toplam 9.812,86-TL harcın davalılardan  müştereken ve müteselsilen  alınarak davacılara verilmesine,<br>8-Bu dava kapsamında davacılar tarafından yatırılan ve aşağıda dökümü gösterilen toplam 10.708,05-TL yargılama giderinin HMK 326/2.m. Gereğince red-kabul oranı  (0,62)  gözetilerek  (daha önce kaldırılan kararı davacı ve davalı ...'ın istinaf etmemiş olması, son kararında davacının istinafı üzerine ... aleyhine verilen karar nedeniyle kaldırılmış olması nedeniyle, davalı ...'ın daha önce verilen ilk derece mahkemesi kararından, davacının ise ilk derece mahkemesi tarafından verilen son karardan kaynaklanan usuli kazanılmış hakları gözetilerek)  6.685,41-TL'lik kısmının  davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,  bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br>9-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, <br>B)-ANKARA 1. ATM'NİN 2016/2 ESAS SAYILI DOSYASI YÖNÜNDEN;<br>1)-Davacıların davalılar aleyhine açtıkları destekten yoksun kalma tazminatı davasının dava ve ıslah dilekçesinin KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 59.133,03 TL (Davalı Sigorta Şirketi 37.348,77-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen), ... için 54.340,28 TL (Davalı sigorta şirketi 26.203,81-TL ile sınırlı olmak müştereken ve müteselsilen) olmak üzere toplam 113.473,31 TL (Davalı Sigorta Şirketi 63.552,58‬-TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen)  destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi olan 04.01.2016 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2)-Davacıların davalı ...'a yönelik manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜNE, davacı ... için 15.000,00-TL, ... için 15.000,00-TL olmak üzere toplam 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 27.11.2015 tarihinden itibaren ayrı ayrı işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı nispi  9.800.66 TL ( Davalı Sigorta şirketi 4.341,28 TL ile sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen)  davacılar tarafından peşin yatırılan   870,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.519,61-TL (davalı sigorta şirketi 3.749,60 TL ile müştereken ve müteselsilen sorumlu olacak şekilde) davalılardan  tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına, <br>4-Davacılar tarafından yatırılan 29,20-TL başvurma ve 870,96-TL peşin harç olmak üzere toplam 900,16-TL harcın davalılardan  müştereken ve müteselsilen  alınarak davacılara verilmesine,<br>5-(Kabul edilen maddi tazminat alacağı yönünden) davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden   (daha önce kaldırılan kararı davacı ve davalı ...'ın istinaf etmemiş olması, son kararında davacının istinafı üzerine ... aleyhine verilen karar nedeniyle kaldırılmış olması nedeniyle, davalı ...'ın daha önce verilen ilk derece mahkemesi kararından, davacının ise ilk derece mahkemesi tarafından verilen son karardan kaynaklanan usuli kazanılmış hakları gözetilerek)  karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 10.168,41-TL vekalet ücretinin   davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara  verilmesine,<br>6-(Reddedilen maddi tazminat alacağı yönünden) davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi  9.200,00-TL vekalet ücretinin   davacılardan tahsili ile  davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>7-(Kabul edilen manevi tazminat alacağı yönünden) davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden   (daha önce kaldırılan kararı davacı ve davalı ...'ın istinaf etmemiş olması, son kararında davacının istinafı üzerine ... aleyhine verilen karar nedeniyle kaldırılmış olması nedeniyle, davalı ...'ın daha önce verilen ilk derece mahkemesi kararından, davacının ise ilk derece mahkemesi tarafından verilen son karardan kaynaklanan usuli kazanılmış hakları gözetilerek)  karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince nispi 9.200,00-TL vekalet ücretinin   davalı  ...'dan tahsili ile davacılara verilmesine,<br>8-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE, <br>III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>1-Harçlar Kanunu gereğince istinaf talebi reddedilen davalıdan alınması gereken 17.832,37 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 4.458,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.374,27 TL'nin davalı ... Sigorta  AŞ'den alınan hazineye irat kaydına,<br>2-İstinaf talebi reddedilen sigorta şirketi tarafından yapılan yargılama giderinin istinaf eden dava üzerinden bırakılmasına,<br>3-İstinaf talebi kabul edilen asıl ve birleşen dava davacıları tarafından yatırılan istinaf karar  ve ilam harcının isteği halinde   iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı  tarafından yapılan 492,00 TL İstinaf Başvuru Harcı ve 200,00 TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam  692,00 TL'nin, davalılardan ...'dan   alınarak davacılara verilmesine,<br>5-HMK'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>6- Kararın taraflara tebliğine <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"00bcf5f4e4aeff35","SID":"297631fdf030cb06"}}