{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1967 - 2025/1682<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1967 <br>KARAR NO\t: 2025/1682<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/943 ESAS 2025/447 KARAR<br><br>DAVACI\t: ... GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ...-  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 10/09/2025<br>YAZIM TARİHİ                    : 10/09/2025<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2025 tarih ve 2023/943 Esas, 2025/447 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                 :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;  Davacı  ... Gıda San. Ve Tic. A.ş. Davalı ... Şirketi'nden sunulan fatura içeriği 2 konteyner 40.000 MTS 51.400-USD bedelli soya unu satın aldığını, ... Ltd hattı ile 11.02.2022 tarihli ... nolu konşimento tahtında ... limanından Mersin limanına taşındığını, satın alınan ürün Mersin limanından tahliyesini müteakip 17.03.2022 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığı ... Gıda Laboratuvarı Muayene ve Analize tabi tutulduğunu, rapor sonucunda anılan ürünün okratoksin içerdiği ve bir bütün halin tüm ürünlerin Ülke mevzuatına uygun olmadığının belirtildiğini, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü 28.04.2022 tarihli yazısı ile ürünün insan sağlığı ve gıda güvenliği açısından uygun bulunmadığı gerekçesi ile Türkiye'ye ithaline izin verilmediğini, davacının şirket raporlar arasında bir çelişki olmaması için Tarım ve Orman Bakanlığı STA  Kalite Kontrol Gıda Laboratuvarı San. Ve Tic. A.Ş.'nde bir kez daha analiz yapılmasını talep ettiğini ve 18.04.2022 tarihli raporda üründe okratoksin madde bulunduğunun doğrulandığını, ürünün insan sağlığına ve gıda güvenliğine aykırı çıkması üzerine keyfiyet satıcı ihracatçıya derhal e-posta ile bildirildiğini, aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti ... Konsolosluğu Ticari Ataşesi ... tarafından 11.04.2022 tarihi itibariyle üründe ki sorunu davalı şirkete bildirdiğini ve davalı şirket yetkilisi cevaben davacı ile 2017 yılından beri ticaret yaptıklarını, ürünün aynı speklere sahip olduğunu belirtildiğini, her ithal edilen ürün analize tabi tutulduğundan ilk defa Türk Gıda Kodeksine aykırı çıkan ürün analiz neticesine takıldığını, akabinde sayısız mail ile yazışma ve DHL ile gönderilen ihtarname ile ürün bedeli ve yapılan masrafların iadesi talep edilmiş ise de sonuç alınmadığını, takip eden günlerde Gümrük Müdürlüğü'nce Ülkeye ithaline izin verilmeye ürünün imha edildiği bilgisi alındığını, bu haliyle davalıdan satın alınan ürün ithal edilemediğini, Türk Gıda Kodeksine aykırı ayıplı çıkan ürün nedeniyle 51.400,00-USD mal (emtia/ürün) bedeli ile 12.952,00-USD navlun, gümrükleme ve lokal masrafların ödenmesi için işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı tutarak şimdilik 64.352,00-USD asıl alacağın fiili ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı, işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Uyuşmazlıkla ilgili Türk Mahkemelerinde dava açılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında düzenlenen 14.01.2022 tarihli sözleşmede, uyuşmazlık halinde bu uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözüleceği kararlaştırıldığını, davanın zamanaşımı süresi ve hak düşürü süre geçtikten sonra açıldığını, davanın zamanaşımı süresinin ve hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmesini gerektiğini, taraflar arasında usulüne uygun bir arabuluculuk görüşmesi yapılamadığını, son tutanak gerçeğe uygun düzenlenmediğini, bu nedenle ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk yoluna başvurulmuş olması gerekliliği yerine getirilmediğini, davaya konu okratoksin maddesi çıktığı iddia edilen soya unu, aynı kalite ve standartta uzun yıllardır davacıya satıldığı gibi Avrupa'nın çeşitli ülkelerinden olan alıcılara da satıldığını, ... Hükümeti Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın 28.01.2022 tarihli analiz raporunda görüldüğü üzere davacıya satılan üründe okratoksin maddesine rastlanılmadığını ve ürünün ihracatına izin verildiğini, yine ihraç edilen ürün hakkında davacının ticari ünvanının yer aldığı 01.02.2022 tarihli sağlık sertifikası, 01.02.2022 tarihli GDO'suzluk sertifikası, 14.02.2022 tarihli kalite sertifikası, 11.03.2022 tarihli GDO'suzluk sertifikası bulunduğunu, özellikle ... Denetim Ajansının 14.02.2022 tarihli, ISO 9001 onaylı sertifikası GAFTA metodunda analiz yapıldığını, GAFTA'nın zaten tarafların üzerinde anlaştıkları tahkim kuruluşu olduğunu, bu zamana kadar satılan soya unlarında belirtildiği oranda okratoksin maddesine hiçbir zaman rastlanılmadığını, ayrıca satın almış olduğu ürünün ithal etmek istediği ülkenin mevzuatına uygun olup olmadığını bilme külfetinin alıcı yani davacı taraf üzerinde olduğunu, çünkü birçok ülke firmalarına soya unu satan davalının her bir ülkenin mevzuatını bilme ve ürünün o mevzuata uygun olup olmadığını kontrol etme külfeti olmadığını, Dünya standartlarında soya unu satan davalı, her ülkenin soya ununda aradığı kalite standartlarını bilebilecek durumda olmadığını, davalı satmış olduğu ürünlerini, uluslararası piyasada kabul gören sertifikalarıyla birlikte ihraç ettiğinden bahisle taraflar arasında tahkim anlaşması olması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise arabuluculuk dava şartının kanuna uygun şekilde yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte olur ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                   :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2025 tarih ve 2023/943 Esas, 2025/447 Karar sayılı kararı ile; dava dosyasına sunulan ve mahkemece tercüman bilirkişi aracılığıyla tercümesi yaptırılan davanın her iki tarafı olan şirketin imzasını içeren 14/01/2022 tarihli sözleşmenin tahkim başlığı altında \"sözleşme tarafları arasında üzerinde anlaşmaya varılamayan herhangi bir uyuşmazlık çıkması halinde, tahkim londra'daki gafta 125'e göre gerçekleştirilmelidir. uygulanacak hukuk ingiliz hukukudur. karar her iki taraf için nihai ve bağlayıcı olacaktır. tahkim ücretleri kaybeden taraf tarafından ödenecektir.\" olarak kararlaştırılmış olup, sözleşmeye göre taraflar arasındaki ihtilaflarda Gafta 125'e atıf yapılması nedeni ile sözleşmenin Uluslararası tahkime tabi olduğu, Gafta tahkim mahkemesinin ise \"Hububat veya yem birlikleri ticareti ile uğraşan tacirler tarafından Londra'da kurulan bir birlik olup, bünyesinde kurumsal bir tahkim mahkemesi'nin bulunduğu\" bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşmedeki bu hükmün tahkim koşulu olarak kararlaştırılmış olup, geçerli hukukun Gafta 125 dahilinde olup, Londra'da çözülmesi gerektiğinin anlaşıldığını, dolayısıyla da taraflar arasında geçerli bir tahkim(milletler arası yetki) sözleşmesinin bulunduğunun kabulü zorunlu olduğunu, bu husus ilk itirazlardan olup davalı vekili tarafından cevap süresi içerisinde \"sözleşmenin sonunda 'Arbitration' (Tahkim) başlığı altında, 'GAFTA 125 - London' şeklinde çözüleceğinin kararlaştırıldığını, belirterek tahkim anlaşması olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinin gerekeceği\"  ifadesi ile ileri sürüldüğünü, taraflar arasındaki sözleşmelerde uyuşmazlığın ilgili Ticaret kuralları başlığı altında Gafta 125 dahilinde çözümünün öngörüldüğü ve bu kuralın tahkim şartı olduğu anlaşılmakla, MÖHUK 47 ve HMK 114/1 a maddeleri uyarınca Türk Mahkemeleri'nin yargı hakkı bulunmadığından ve dava şartı olduğundan, davalı vekilinin milletler arası yetki itirazının kabulü ile davanın HMK 114/1 a maddesi yollamasıyla 115/2 maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; vekaletnamenin yasal süresinde sunulmadığını, mahkemece davalı vekilinin 03.04.2024 tarihli talebi üzerine 04.04.2024 tarihinde cevap süresinin bir ay uzatılmasına ve davacıya usulüne uygun düzenlenmiş bir vekaletname sunulması için HMK 77/1 gereğince iki hafta süre verildiğini, bu noktada davalı vekili 22.04.2024 tarihli dilekçe ekinde bir İngilizce evrak örneği sunmuşlar ise de yetkili makamlarca tasdik edildiğini ve Apostille kaydı içeren vekaletname sunulmadığını, bu vekaletnameye itibar edilemeyeceğini, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün 21.09.2021 tarih ve 25919 sayılı, gerekse Noterler Birliğinin 25.01.2022 tarih ve 6952 sayılı görüşlerinde; 1961 tarihli Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılmasına Dair La Haye Sözleşmesi hükümlerinden kaynaklanan istisnalar saklı kalmak kaydıyla, yurtdışında düzenlenmiş bir noterlik evrakının Türkiye’de noterliklerde kullanılabilmesi için 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun 195 inci maddesi gereğince o memleketin yetkili merciinin imza ve mührünün o ülkede bulunan konsolosluğumuz tarafından onaylanması gerekliliği ifade edilmiş olup, tapu işlemleri için de bu usul geçerlilik şartı olarak kabul edilmekte olduğunu, tahkim itirazının reddine karar verilmesi gerekirken bu itirazın kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, tahkim ilk itirazını değerlendirip bu konuda nihai karar verebilmesi için (HMK m. 413, 1), davalının açıkça ve süresinde tahkim ilk itirazında bulunması gerektiğini, bu itirazını da HMK 117 gereği süresinde sunulmuş cevap dilekçesi ile ileri sürmesi gerektiğini, davalı tarafından kanunun belirlediği şekilde ve sürede eldeki dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığından ve bu haliyle tahkim itirazında bulunulmadığından itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi bozma / kaldırma nedeni olduğunu, mahkemece HMK 211.maddesinde belirtilen yolun izlenmesi gerektiğini, mahkemece anılan kanun maddesinde yol izlenmediğini, bunun yapılmaması halinde mahkemece imzalanmadığı iddia edilen evrakta imzanın müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığına, mahkemece hususların hiçbir yerine getirilmeden eş değer ifadeyle hükme esas alındığını bildirilen sözleşmedeki imza inkar ve itiraz edilmesine rağmen bu husus irdelenmeden karar verildiğini, bu nedenlerle; Tehir-i icra talepli istinaf başvurusunun kabulü ile; hukuka ve usule aykırı mahkeme tarafından verilen davanın usulden ret kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/943 Esas, 2025/447 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br><br><br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                         :<br>Dava, hukuki niteliği itibarıyla \"alacak\" davasıdır.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıdan ürün aldığını, yükün Mersin limaında tahliyesi sonucu analize tabi tutulduğunu, yapılan analiz sonucunda ülkemiz mevzuatına aykırı olduğunu bu sebeple ithaline izin verilmediğini iddia ederek davalıdan ürün bedeli ve navlun bedeli talebinde bulunduğu, davalı vekilince taraflar arasında tahkim anlaşması bulunduğunu ve Türk Mahkemesinin bu konuda yetkili olmadığını savunarak tahkim ilk itirazında bulunduğu, ilk derece mahkemesince yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere davalının tahkim ilk itirazını kabul ederek davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine dair karar  verildiği işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği sebeplerle sınırlı ve kamu düzeniyle ilgili olarak resen yapılmıştır.<br>Davacı  vekilinin davalı vekili tarafından sunulan vekaletnamede apostil şerhi bulunmadığına bu sebeple vekaletin geçersiz olduğuna dair yapılan istinaf incelemesi bakımından; mahkemece davalı vekiline apostil şerhli vekaletname sunulması bakımından 2 haftalık kesin süre verildiği, davalı vekilince bu süre içinde apostil şerhli vekaletname sunulmadığı ancak celse uzamasına ve dolayısıyla yargılama uzamasına sebebiyet vermeyecek şekilde apostil şerhli vekaletnamenin sunulduğu anlaşıldığından davalı vekili tarafından geçerli bir vekaletname ile davalı asilin temsil edildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf sebepleri bakımından çözümlenmesi gereken sorun taraflar  arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunup bulunmadığı noktasına  ilişkindir.<br>Davacı vekilinin alacak iddiasına ilişkin davalı vekili süresinde ve usulüne uygun verdiği cevap dilekçesi ile tahkim ilk itirazında bulunmuş, davacı vekili ise taraflar arasında bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını ve tahkim anlaşması altındaki imzaların şirket temsilcilerine ait olmadığına dair itirazda bulunmuştur.Ancak mahkemece davacı vekilinin bu yöndeki itirazları üzerinde durulmadan taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunması sebebiyle MÖHUK 47 ve HMK 114/1 a maddeleri uyarınca Türk Mahkemeleri'nin yargı hakkı bulunmadığından  dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Bir tahkim sözleşmesinden söz edebilmek için öncelikle tarafların bu konuda birbirine uygun irade beyanında bulunmaları gerekmektedir.Türkiye'nin de taraf olduğu New York Sözleşmenin II/2. maddesinde yazılı tahkim sözleşmesinin bulunması gerektiği bunun dışında  karşılıklı olarak alıp verilen mektup veya telgraf içeriğinde bulunan ya da taraflarca imzalanan sözleşmede bulunan tahkim şartı da yazılı anlaşma olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.Davalı taraf tahkim sözleşmesinin varlığını iddia etmiş ancak bu konuda sözleşme aslının kendilerinde olmadığını tarafların karşılıklı birbirlerine gönderdikleri e-postalar ile bu sözleşmenin kurulduğunu savunarak sözleşme fotokopisini dosyaya sunmuştur.<br>Dosyaya sunulan ve mahkemece tercüman bilirkişi aracılığıyla tercümesi yaptırılan davanın her iki tarafı olan şirketin imzasını içeren 14/01/2022 tarihli sözleşme fotokopisinde tahkim başlığı altında \"sözleşme tarafları arasında üzerinde anlaşmaya varılamayan herhangi bir uyuşmazlık çıkması halinde, tahkim Londra'daki Gafta 125'e göre gerçekleştirilmelidir. Uygulanacak hukuk İngiliz Hukukudur. Karar her iki taraf için nihai ve bağlayıcı olacaktır. tahkim ücretleri kaybeden taraf tarafından ödenecektir.\"şeklinde olduğu görülmüştür.<br>Bu durumda ilk derece mahkemesince davacının tahkim şartını içeren  sözleşmedeki imzayı inkar ettiği görüldüğünden Türkiye'nin de taraf olduğu New York Sözleşmenin II/2. Maddesi göz önüne alınarak taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunup bulunmadığı hususu ve .buna ilişkin deliller toplanıp değerlendirilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.<br>Açıklanan tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, mahkemece belirtilen eksikliklerin tamamlanmak üzere yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                    :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2025 tarih ve 2023/943 Esas, 2025/447 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2025 tarih ve 2023/943 Esas, 2025/447 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 615,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE,<br><br>5)-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nın  359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle  kesin olmak üzere 10/09/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br><br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad5ecfc148caf120","SID":"d3c48cf2ea331638"}}