{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/889 - 2025/1102<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/889 <br>KARAR NO\t: 2025/1102<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/07/2024<br>NUMARASI\t\t: 2018/632 Esas - 2024/515 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 26/09/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 04/06/2015 tarihinde davalının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortaladığı ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında yaralandığını, davalının belirli bir miktar ödemede bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 TL geçici iş göremezlik, 10,00 TL sürekli iş göremezlik, 5,00 TL tedavi gider alacağı ve 5,00 TL bakım gideri olmak üzere toplam 30,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 26/04/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talep ettiği maddi tazminat tutarını 117.610,72 TL'ye yükselttiğini bildirmiş ve artırdığı tutarın peşin harcını ödemiştir.<br>\tDavacı vekili 29/05/2024 tarihli dilekçesi ile bedel artırım dilekçesinde artırdığı talebinin bakıcı gideri tazminatı için 1.647,00 TL, geçici bakıcı gideri tazminatı için 10.796,15 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı için 89.652,87 TL ve tedavi alacağı tazminatı için 15.514,70 TL olduğunu bildirmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımını uğradığını, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, hatır taşıması nedeni ile indirim yapılması gerektiğini ve davanın haksız olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, trafik bilirkişisi raporunda dava konusu trafik kazasının oluşumunda davacı ... ile ... plakalı aracın sürücüsü ...'nun kusursuz olduklarını, ... plakalı aracın sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 09/09/2020 tarihli raporunda, davacının Balthazard formulü uygulandığında maluliyetinin %60 olduğu, dava konusu trafik kazasına bağlı bedensel özür oranının %60 olduğu, maluliyetinin sürekli olduğu ve sekel mahiyeti aldığı, tedavi süresinde bakım ihtiyacı süresinin 3 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişi raporunda, davacı için 4.941,00 TL bakıcı gideri zararı, 10.796,15 TL geçici iş göremezlik zararı, 293.979,65 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararı hesaplandığı, davalının poliçe gereği 252.075,08 TL tutarlı bakiye sakatlık teminatı ve 290.000,00TL sağlık gideri teminatı bulunduğunun bildirildiği, doktor bilirkişi raporunda, davacının Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan giderlerinin refakatçi ücretleri, hastanın tedavi sırasında hasta yol ücretleri, refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, ortez giderleri, ilaç giderleri, fizik tedavi giderleri esas alınarak 15.514,70 TL olarak hesaplandığı, davalının karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile sigortalandığı, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu sırada sürücü ...'in yüksek hızla viraja girmesi sonucunda karşı yola geçerek orada seyir halinde bulunan ... plakalı ...'nun sevk ve idaresindeki araca çarpması sonucunda oluşan trafik kazasında yaralandığı, bu kazanın oluşumunda davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün tamamen kusurlu olduğu, davacının kusurunun bulunmadığı, kazadan dolayı davacının Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu 12/01/2023 tarihli raporunda, sürekli iş göremezlik oranının %5, geçişi iş göremezlik süresinin 9 ay ve bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğu, davalının davacıya 29/08/2018 tarihinde 37.929,92 TL ödeme yaptığı, davacının dava konusu trafik kazasından dolayı doktor bilirkişi ...'ın 30/12/2021 tarihli raporunda, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan giderinin 15.514,70 TL, aktüer bilirkişisi ...'ın 26/04/2024 tarihli ek raporuna göre 1.647,00 TL bakıcı gideri, 10.796,15 TL geçici iş göremezlik, 89.652,87 TL bakiye sürekli iş göremezlik zararlarının oluştuğu sonucuna varıldığı, davalının hatır taşımasına yönelik delil sunmaması nedeniyle hatır taşmasından dolayı indirim yapılmasına gerek olmadığı gerekçesiyle; \"1-Davanın KABULÜNE, 89.652,87 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 10.796,15 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 1.647,00 TL bakıcı gideri tazminatının ve 15.514,70 TL tedavi gideri tazminatının 13/08/2018 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı\t ... vekili istinaf dilekçesinde; gerekçeli karara dayanak raporda her ne kadar İstanbul Adli Tıp 2 Üst kurulun 12.01.2023 tarihli raporunu esas alarak hazırlandığı belirtilse de, İstanbul Adli Tıp 2. Üst Kurul'un 12.01.2023 tarihli raporu, Özürlü Ölçütü... ve Çalışma Gücü... Yönetmeliği esas alınarak seçenekli olarak hazırlandığını, aktüer bilirkişinin ise hangi oranı esas aldığını belirtmeden rapor hazırladığını, Çalışma Gücü Yönetmeliği esas alınarak hazırlanan raporun esas alınarak aktüer raporu hazırlanması gerektiğini, kararda uygulanan faiz cinsinin hatalı olduğunu, en yüksek banka ticari faizi olması gerektiğini, müvekkilinin gelirinin çok düşük alındığını, bakıcıya muhtaçlık süresi tespitinin yapılmadığını, geçici işgöremezlik süresi içerisindeki yapılan bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, en güncel verilerle hesaplama yapılması gerektiğini, enflasyondan kaynaklanan munzam zararın tazmini gerektiğini, dava açmadan önce sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemelerin güncellenerek düşülmesinin müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, tedavi giderinin olayda cüzi hesaplandığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; savcılık soruşturması aşamasında ya da ceza davasında uzlaşma var ise davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın delillerinin kendilerine tebliğ edilmediğini, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Kurumundan hem de seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin hem 6111 sayılı Kanun gereği hem de Trafik Sigortası Genel Şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu,  mahkeme tarafından alınan raporda, davacının 9 ay süreyle iş göremezlik halinde olduğunun belirtildiğini, ancak bu inceleme yapılırken hangi gerekçe ve hangi olay neticesinde 9 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığının belirtilmediğini, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, maluliyet oranının tespiti için dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda davacının tüm vücut engel oranı %5 oranında tespit edilmişse de bu oranın fazla tespit edildiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusurun ve hatır taşımasının tenzili gerektiğini, kusur oranının yanlış hesaplanmasından dolayı tazminat kalem miktarlarının hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında ibraname imzalanmış olup ibranın borcu sona erdiren sebeplerden olduğunu, şirketin davacıya ödeme yaptığı dönemdeki veriler esas alınarak bir bakiye olup olmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tDava, yaralanmalı trafik kazası neticesinde cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tHMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı kalmak kaydı ile yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>\tDavadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, ödeme tarihi itibariyle davacıya yapılan ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davacı yana yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Somut olayda, ödeme tarihi itibarıyla yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığı belirlenmemiştir. Bu yönü gözetmeyen raporun hükme esas alınması isabetsizdir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 02/07/2024 tarihli, 2018/632 Esas - 2024/515 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKaldırma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-İİK'nın 36. maddesi gereğince, icranın geri bırakılması kararına istinaden Ankara 5. Genel İcra Dairesi'nin 2024/52084 Esas sayılı dosyasına depo edilen 284.000,00 TL bedelli teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,<br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 25/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7351eeb5412e1782","SID":"276b0ff064604ff1"}}