{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ                             <br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/651 <br>KARAR NO\t: 2025/875<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Çek İptali (Hasımsız)<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  :  22/09/2025<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; keşidecisi...., lehdarı müvekkili ......olan .... TL bedelli ... Bankası A. Ş.'ye ait çekin müvekkili elinde iken kaybolduğunu, bu durumun fark edilmesinden sonra Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğunu, ancak müvekkilinin keşideci olmaması dolayısıyla muhatap bankaya herhangi bir işlem yapamadığını, anılan çeki ele geçiren kişinin çek karşılığını bankadan tahsil etmesi veya çeki işletmesi tehlikesi bulunduğunu, daha önce benzer şekilde müvekkilinin kaybolan çeklerinden birinin vadesi değiştirilerek Diyarbakır İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını belirterek ..... tarafından muhatap ... Şubesi,..... seri sayılı müvekkili lehine keşide edilen .... tarihli çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: .<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davacının, dava konusu çekin zilyedi/hamili olmadığı,  ilgili çekin arka suretinde davacı lehtarın cirosunun bulunduğu ve ilgili çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi gördüğü gözetildiğinde ilgili delil kapsamında dava konusu çekin davacının elinden çıktığı hususunun sabit olduğu, davacı tarafından ilgili çekin tekrardan davacıya döndüğüne ilişkin bir açıklamanın da yapılmadığı ve bu yönde yeterli delilin dosyada mevcut olmadığı, davacının dava konusu çekin dava tarihi itibariyle yetkili hamil olduğu hususunun ispatlanamadığı, davacının çekin hamili/zilyedi olmadığı ve dava açma hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; keşidecisi .. lehdarı davacı .... olan ...TL bedelli ..... İş Bankası A. Ş.'ye ait çekin iptalini talep ettiklerini, Mahkemenin gerekçeli kararda ret sebebi olarak gösterdiği çekin iptali istenen çek olmadığını, dava dilekçesi ekinde ön ve arka yüzü sureti sunulan çekin iptal istemine konu olmadığını, bu suretin; davacının hamili olduğu ve kaybolması dolayısıyla Diyarbakır İcra Dairesi'nde .... Esas sayılı dosyada işleme konulan başka bir çek olduğu ve dilekçe ekinde emsal olarak yer verildiğini, Mahkemece talep konusu olan çek yerine daha önce kaybolan ve takibe konu edilen çek dikkate alınarak karar verildiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, 6102 sayılı TTK m. 818(1)-s atfıyla aynı Kanun'un m. 757(1) hükmü gereğince iradesi dışında kambiyo senedi elinden çıkan kişi tarafından açılan zayi nedeniyle çek iptali talebine ilişkindir.<br>Kıymetli evrakın iptali, kıymetli evraka ilişkin “umumi hükümler” arasında TTK m. 651 ve 652’de genel bir şekilde düzenlenmiş, ayrıca nama (TTK m. 657) ve hâmiline senetlerin iptali hakkında (TTK m. 661-668) özel hükümler öngörülmüştür. TTK’da emre yazılı senetlerin iptaline dair ayrık hükümler bulunmamaktadır. Bunun yerine poliçenin iptali için özel bir düzenleme (TTK m. 757-765) getirilerek bu hükümlerin TTK m. 778/1-ı yollamasıyla bonolar bakımından, 818/1-s yollamasıyla çekler bakımından da uygulanacağı öngörülmüştür. <br>6102 sayılı TTK'nın m. 818(1)-s hükmü delaletiyle çekler hakkında da uygulanması gereken TTK'nın 757. madde hükmüne göre çek iptali davası, çeki elinden iradesi dışında çıkan hâmil tarafından açılabilir.<br> Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre; çek iptali davaları özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardan olup, yapılan yargılama sırasında çek hâmilinin ortaya çıkması durumunda, çek iptali davasını açan davacıya mevcut çek hâmiline karşı çek istirdadı davası açması konusunda süre verilmeli, istirdat davasının açılması halinde, çek iptali davasının konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmeli, dava açılmaması halinde ise çek iptali davasının reddi yönünde hüküm kurulmalıdır. (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin, 17/06/2019, E. 2018/2811, K. 2019/4422; 13/11/2018, E. 2017/1464, K. 2018/7019; 25/10/2017, E. 2016/3781, K. 2017/5696 tarih ve sayılı kararları).<br>6102 sayılı TTK m. 818/1-s yollaması ile çekler hakkında da uygulanan m. 758 hükmünde; \"Poliçeyi eline geçiren kişi bilindiği takdirde, mahkeme, dilekçe sahibine iade davası açması için uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi verilen süre içinde davayı açmazsa, mahkeme, muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır.\" hükmü yer almaktadır.<br>Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde;<br>Davacı, hamili bulunduğu ....Bankası A.Ş....Şubesi, ...seri sayılı, ... tarihli çekin zayi olduğunu ileri sürerek çekin iptalini talep etmiş, dava dilekçesi ekinde çek fotokopisi ibraz etmiş, aynı zamanda yine hamili bulunduğu ... Bankası A.Ş. .... Şubesi, ...seri sayılı ...tarihli, daha önceden kaybolduğu ve vadesi değiştirilerek Diyarbakır İcra Dairesi'nde ... Esas sayılı dosyada işleme konulduğunu iddia ettiği farklı bir çekin ön ve arka yüzünün suretini emsal olarak dilekçesine eklemiştir.<br>Mahkemece, iptali istenen çekte davacının yetkili hâmil olduğunu kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, talebe konu edilen çekin .... Bankası A.Ş. .... .. Şubesi, ....seri sayılı, ...tarihli çek olduğu, bu çekin arka yüzü suretinin dava dilekçesi ekinde yer almadığı, buna karşılık .... Bankası A.Ş. ....... Şubesi, .... seri sayılı .... tarihli çekin ön ve arka yüzleri suretinin dilekçe ekine eklendiği, iptali talep edilen çekin .... sayılı çek olduğu, çekin arka yüzü suretinin dilekçe ekinde bulunmaması nedeniyle talep edenin çeki başkasına ciro ederek elinden çıkardığı, bu çekin bankaya ibraz edildiği hususunda bir bilgi ve belgenin dosyada yer almadığı gözetildiğinde Mahkemece davacının çekin yetkili hamili olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>Öte yandan; zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin davalardaki ispat ölçüsü bakımından Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin uzun süreden beri uygulanagelmiş müstakar içtihatları bulunmaktadır. Zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteyebilmek için gerekli olan şartlardan birisi de senette mündemiç olan hakkın varlığını sürdürmesidir. Somut olayda, davacı tarafından, dava konusu davacı adına düzenlenen çekin zayi olduğu ileri sürülmüş ve anılan çekin ön yüzünün fotokopisi dosyaya sunulmuştur. Esasen hasımsız olarak açılan ve kesin hüküm niteliği de taşımayacak olan bu türden davalarda, davacının mahkemeye olumlu bir kanaat verecek kadar delil sunmasını yeterli saymak gereklidir. Aksinin kabulü ile davacının daha fazlasını ispata zorlanması, çeklere de uygulanacak olan 6102 sayılı TTK'nun 757 ve devamı maddelerindeki zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali hükümlerinin uygulanmasını imkânsız hale getirecektir. Kaldı ki, dosya kapsamında davacının iddiasının aksini kanıtlayacak somut bir delil bulunmamaktadır. Öte yandan, dava sırasında yapılacak olan ilânlar sonucunda, hak sahipleri varsa ortaya çıkabilecek ve kendilerine karşı istirdat davası açılabilecek ya da hak sahipleri tarafından hasımlı olarak açılacak bir dava ile, çek iptali kararının iptali talep edilebilecektir. Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesini tereddüte sevk eden hususlar, esasen anılan davalarda tartışılacaktır. Bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, somut uyuşmazlık yönünden davacı vekilince sunulan mevcut delillerin yeterli sayılarak ve davacının işbu davayı açmasında yasal bir engelin bulunmadığı kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme, yetersiz ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir (Bkz. Yargıtay 11. HD'nin 14/05/2018 tarih ve 2016/11761 E., 2018/3544 K. sayılı; 16/11/2017 tarih ve 2016/13113 E., 2017/6302 K. sayılı; 12/06/2017 tarih ve 2016/1132 E., 2017/3639 K. sayılı vb. kararları).<br>O hâlde Mahkemece, talebe konu ....sayılı çek ile ilgili olarak gerekli araştırmanın yapılması ve sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olmuştur.<br>Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353 maddesi gereğince, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>  1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar harcının davacıya İADESİNE,<br>4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE,<br>5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-f-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/09/2025<br><br><br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"82f23712c943564e","SID":"9a31c55ff8c638ba"}}