{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1465 <br>KARAR NO\t: 2025/1602                                                        T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/39 E.  -  2022/385 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/11/2022 tarih ve 2021/39 E. - 2022/385 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" asli unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı Şirket'in 2019/12931 sayılı \"...+şekil\" ibareli 43.sınıf hizmetlere ilişkin marka başvurusuna  itirazlarının TÜRKPATENT YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvurudan 43. sınıftaki “geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri”nin çıkartıldığını, ancak kalan hizmetler açısından markanın tesciline karar verildiğini, kararın aleyhlerine olan kısmının hatalı olduğunu,  müvekkilinin 30 yılı aşkın bir süredir bu \"...\" ibareli markalarını kullandığını, turizm sektöründeki 5 yıldızlı tesislerinde “... cafe” adı altında faaliyet gösterdiği işletmelerinin bulunduğunu, 2020 yılında “... cafe” ibaresi ile marka tescilleri de aldıklarını, davalı yana Antalya 22. Noterliği’nin 12.07.2019 tarih  ve 08507 sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalı yanın cevabi yazısında müvekkili markalarından haberdar olduğunu kabul ettiğini, davalı şirket yetkilileri aleyhine suç duyurusunda bulunduklarını, Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/1684E sayılı davasının derdest olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının aynı ibareyi ticaret unvanında da kullanarak müvekkili markalarının tanınmışlığından yararlanma amacıyla hareket ettiğini ileri sürerek, 10/12/2020 tarih, 2020-M-10226 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/12931 sayılı markanın 43.sınıf hizmetlerin tamamı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, verilen kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı Şirket, davanın reddini savunmuştur.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu markanın başvuru tarihi olan 11.02.2019 tarihinden geriye dönük son beş yıl içindeki (en eskisi 11.02.2014 olmak üzere) delillerin, davacı yanın “... ...” markasını bilfiil iştigal alanı da olduğu görülen “turizm seyahat acentesi, tur – seyahat düzenleme” hizmetlerinde kullandığı, davacı yanın bağlı bulunduğu şirketler grubunda farklı bir marka altında “konaklama hizmeti” sunuyor olmasının, doğrudan doğruya bu hizmeti sunduğu yönünde kanaate varılması için elverişli olmadığı, mezkur kullanımların davacı yanın 2002 12240 sayılı  (... ... şekil) ve 2001/28009 sayılı ... ... markalarının, markasal kullanımlarını ortaya koymaya elverişli olmadığı, zira bu markalarda görsel birtakım unsurların da mevcut olduğu, bununla birlikte 2010/00807 sayılı ... HOLDING, 2001 07242 sayılı ... GROUP ve  2002 12239 sayılı ... markaları açısından, mezkur kullanımların geçerli markasal kullanımlar olarak kabul edilebileceği, davacının mesnet 2013/03951 sayılı  markasının dava dışı ... ANONİM ŞİRKETİ  adına kayıtlı bir marka olduğundan değerlendirmede dikkate alınması mümkün olmadığı, ayrıca davacı yanın 2002/03499 sayılı markası kapsamında yer alan 05 / 23 / 24 / 25 / 27.sınıf malların, dava konusu marka kapsamındaki hizmetler ile hiçbir bağlantısının bulunmadığı, dolayısıyla bahsi geçen iki marka açısından bir incelemede bulunulamayacağı, dava konusu 2019/12931 sayılı marka kapsamının \"43.sınıf: Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.\" olduğu, davacı yanın “...” markası ile gerçekleştirdiği kullanımı tespit edilen hizmetlerin \"turizm seyahat acentası hizmetleri, tur – seyahat düzenleme hizmetleri (YİDK kararında Tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama hizmetleri\"nde olarak tanımlanmıştır)\" olduğu, dava konusu marka kapsamında 43.sınıfta kalan hizmetler ile davacı yanın önceki tarihli markalarının fiili anlamda kullanıldığı hizmetler arasında doğrudan bir rekabet ilişkisinin bulunmadığı, bahsi geçen hizmetlerin farklı pazarlara yönelik, farklı tüketici ihtiyaçlarını karşılayan, tüketiciye satış ve sunum biçimleri farklı olan, birbiri yerine ikame edilebilirliği ve yahut birbirini tamamlayıcı özellikleri bulunmayan hizmetler oldukları, karıştırılma ihtimalinin öncelikli şartı taraf markalarının kapsamlarının benzerliği kriteri olup somut uyuşmazlıkta YİDK kararına konu olan hizmetler ve SMK m. 19/2 kapsamında davalı tarafça ileri sürülen itiraz doğrultusunda davacı yanca kullanımı ispatlanan hizmetler bakımından taraf markalarının kapsamları farklılaştığından, her ne kadar markaları oluşturan işaretler arasında “...” kelimesinin ortak kullanımından kaynaklı yüksek düzeyli bir benzerlik hali mevcut ise de, SMK m. 6/1 uyarınca karşılaştırılan işaretler bakımından karıştırılma ihtimalinin meydana gelmeyeceği, sunulan delillerin davacının “...” markasının kendi sektöründe bilinirliğini ortaya koyduğu kanaatine varılsa dahi bu bilinirliğin YİDK kararı sonrasında başvuru kapsamında kalan hizmetlere sirayet edecek düzeyde olmadığı, SMK m. 6/5 kapsamında aranılan kriterlerden herhangi birinin somut olay bazında ortaya çıkma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,    işaretler yönünden benzerlik düzeyi yüksek olan dava konusu başvuru ile müvekkilinin markalarının aynı sınıfta, benzer hizmetler için tescil edilmesinin markalar arasında iltibasa sebebiyet vereceğini, seri marka algısı yaratacağını, başvuru kapsamında kalan dava konusu hizmetler yönünden de emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini, bu haliyle dava konusu markanın karıştırılma ihtimali doğuracağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...+şekil\" ibareli başvuru ile davacı Şirket'e ait \"...\" asıl unsurlu markalar arasında, uyuşmazlık konusu 43.sınıf \"Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. <br>Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için <br>geçici barınma sağlanması hizmetleri. <br>\" bakımından, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira her ne kadar tarafların karşılaştırılan markalarında \"...\" asli unsurunun ortak olarak yer almasından kaynaklanan yüksek düzeyli benzerlik bulunmakta ise de, davalı başvuru sahibinin YİDK sürecinde SMK'nın 19/2.maddesi uyarınca kullanım ispatı ileri sürmesi üzerine davacının \"...\" asli unsurlu markalarını \"Turizm seyahat acentası hizmetleri, tur – seyahat <br>düzenleme hizmetleri\" bakımından kullanımını ispatladığı, kullanımı ispatlanan bu hizmetlerle SMK'nın 6/1.maddesi anlamında emtia benzerliği <br>şartının gerçekleştiği 43.sınıfta yer alan “geçici konaklama hizmetleri, geçici <br>konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, <br>konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” nin başvuru kapsamından çıkarıldığı, bunun dışında kalan uyuşmazlık konusu 43.sınıf hizmetlerin davacı Şirket'in marka kullanımını ispatladığı \"Turizm seyahat acentası hizmetleri, tur – seyahat <br>düzenleme hizmetleri\" ile doğrudan bir rekabet ilişkisinin <br>bulunmadığı, bahsi geçen hizmetlerin farklı pazarlara yönelik, farklı tüketici <br>ihtiyaçlarını karşılayan, tüketiciye satış ve sunum biçimleri farklı olan, birbiri yerine ikame edilebilirliği veyahut birbirini tamamlayıcı özellikleri bulunmayan <br>hizmetler oldukları, öte yandan uyuşmazlık konusu hizmetler yönünden SMK m. 6/5 kapsamında aranılan kriterlerden herhangi <br>birinin somut olay bazında ortaya çıkma ihtimalinin  mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4966174f253f6e8b","SID":"7f85571800ae62b0"}}