{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1411 <br>KARAR NO\t: 2025/1753<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                   K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                             ...<br>ÜYE\t\t: ...    ...<br>ÜYE\t\t: ...            ...<br>KATİP\t\t: ...                   ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 29/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/138 E.  -  2023/246 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/05/2023 tarih ve 2022/138 E. - 2023/246 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, 2015 yılında kurulan müvekkilinin bu tarihten itibaren aralıksız olarak \"www...com\" alan adını kullandığını, yaygın ve yoğun ticari faaliyetleri ile \"...\" ibareli markasını 35 ve 39. sınıfta sektör lideri haline getirdiğini, bu ibare üzerinde gerçek marka sahibi olduğunu, müvekkilinin \"... ...\" ibareli marka başvurusunun davalı şirketin \"...\" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine diğer davalı ... 200-M-1250 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa \"...\" ibaresinin 39. sınıf hizmetlerde ayırt ediciliği oldukça zayıf olduğundan SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı şirkete ait 2016/01499 sayılı \"....com\" ibareli marka başvurusunun 38 ve 39. sınıfta reddedildiğini, davalı şirketin kötüniyetli şekilde başvuruya itiraz ettiğini ileri sürerek, 2022-M-1250 sayılı YİDK kararının iptaline ve müvekkili başvurusunun tüm sınıflarda tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin 2016 yılından başlamak üzere \"...\" ibareli 9 adet markasının bulunduğunu, markaları aktif şekilde kullandığını, taraf markalarının benzer olduğunu ve dava konusu başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının \"... ... + şekil\" ibareli marka başvurusu ile davalıya ait \"...\" ibareli tescilli markaları (2016/18905, 2017/62958, 2017/62976, 2017/104599, 2017/86456 ve 2016/80919) arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; diğer yönden başvurunun kapsamındaki 35 ve 39. sınıfa dahil hizmetler ile davalı markasının kapsamındaki hizmetler aynı/benzer olduğundan emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve  başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 35 ve 39. sınıfa dahil hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının \"... ... + şekil\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının \"...\" ibareli (2016/18905, 2017/62958, 2017/62976, 2017/104599, 2017/86456 ve 2016/80919 sayılı) tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının \"...\" ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının \"... ... + şekil\" ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak veya yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden ve taraf marka işaretleri benzediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki  iltibasın bulunduğu  kanaati oluştuğu; diğer yandan; davacı tarafın başvuru üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK'nın 6/5. maddesindeki tanınmışlık iddiası ve SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kendi başvurusunun tescilini sağlayan değil başkasının başvurusunu engelleyen düzenlemeler olduğundan oluşan sonuca etkisinin de olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK'nın 6/1. maddesinin uygulanma şartlarının oluşmadığını, davalı taraf markasının zayıf marka olduğu yönündeki iddialarının değerlendirilmediğini, itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinin görevlendirilmesi ve yeni bir rapor alınması gerekirken yeterli inceleme yapılmadan karar verildiğini, tarafları aynı olan Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/118 E. - 2023/6 K. sayılı dosyasında taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı yönünde karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu 35 ve 39. sınıf hizmetlerin, redde mesnet markaların kapsamında aynen yer aldığı, her iki taraf markasının asıl unsurunun da \"...\" ibaresinden oluştuğu, \"...\" ibaresinin anılan sınıflar yönünden ayırt ediciliğinin bulunduğu ve başvuruda farklı olarak yer verilen \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği sağlamadığı, bu nedenlerle taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluştuğu, nitekim davacının 2018/19668 sayılı başka bir davanın konusu olan \"... ...!\" ibareli marka başvurusu ile \"...\" ibareli davalı markalarını benzer bulan Dairemizin 17/03/2022 tarih ve 2020/1045 Esas- 2022/346 Karar sayılı kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24/01/2024 tarih ve 2022/4352 Esas- 2024/564 Karar sayılı kararı ile onandığı, davanın niteliği gereği uyuşmazlık konusu \"...\" ibaresi üzerindeki <br>hak sahipliği iddiasının eldeki davada tartışılamayacağı, diğer yandan, davacı vekilinin yeni heyetten rapor alınma talebi kabul edilmemiş ise de, bilirkişilerin görüşü hakim için bağlayıcı olmayıp HMK'nın 282. maddesinde uyarınca hakimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 30/09/2025<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br>  <br>Üye<br>...<br> <br> <br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eb8384f6d76187d1","SID":"052d921d83343f16"}}