{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/12 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/835<br>DAVA\t: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; 01/04/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıya ait -------- plakalı araçta maddi hasar ve değer kaybı meydana geldiğini aynı zamanda aracın uzun süre serviste kalması sebebi ile ikame araç bedelinden sorumlu olduğunu, eksper raporuna göre kdv dahil 182.485,36 TL maddi hasar meydana geldiğini, aracın hasar gören kısımlarının onarıldığı ve değişmesi gereken parçaların değiştirildiğini, dava konu kazanın 01/04/2024 tarihinde gerçekleşmiş olup onarım işlemleri için 02/04/2024 tarihinde servise götürüldüğünü, 17/04/2024 tarihinde onarımın tamamlandığını ve müvekkile teslim edildiğini, eksper raporunun da bu gerçekle uyumlu olup aracın makul onarım süresinin 15 gün olarak belirlendiğini, bu nedenlerle HMK m.107 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL bakiye değer kaybı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygunlanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ve HMK m.107 uyarınca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ikame araç bedelinin davalı --------- tahsili ile kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>CEVAP: Davalı vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde ---------- poliçe no ile 26/12/2023-06/06/2024 tarihleri arasında kasko sigortası ile sigortalanan --------- plaka sayılı aracın 01.04.2024 tarihinde karıştığı iddia edilen kazada hasarlanan --------- plaka sayılı aracın hasarının ve değer kaybı bedelinin karşılanması mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsili amacıyla, davacı yanca işbu davanın açıldığı anlaşılmakta olduğunu söz konusu taleplere katılmak mümkün olmadığını, ihtiyari mali sorumluluk sigortası genel şartları a.1. maddesi gereği; anılan poliçe ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, kaza tarihi itibariyle ZMM teminatları 200.000 TL olup, sözü geçen limit tüketilmeden İhtiyari mali sorumluluk teminatı devreye giremeyeceğinden; herhalde açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, 30/09/2024 tarihinde ---------Ş'ye 21.206,78 TL rücu hasar ödemesi yapılmış olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla değer kaybının hesaplanmasında zmms genel şartlarının dikkate alınması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, yukarıda izah olunan ve resen dikkate alınacak nedenlerle; öncelikle, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, nihai olarak, tüm haksız istemler ile, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; 01/04/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacı aracında meydana gelen maddi hasar ve değer kaybı bedeli ile kullanılamamasından kaynaklanan ikame araç bedeli istemine ilişkindir. Davacı vekilince verilen 22/09/2025 tarihli dilekçesinde; tüm taraflar yönünden sulh sağlandığını, dava tüm alacak kalemleri yönünden, asıl alacak, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden son bulduğundan konusuz kaldığını, lehe vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan etmiş olduğu görülmüştür. Davalı --------Ş vekilince verilen 23/09/2025 tarihli dilekçesinde; şirketin yapmış olduğu asar ve değer kaybı ödemesi ile teminat limitinin tüketilmiş olduğunu ve şirketin hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, dosyada verilecek herhangi bir husus kalmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesini ve vekalet ücreti ile yargılama masrafı taleplerinin olmadığını beyan etmiş olduğu görülmüştür. HMK m.315/I. madde \"Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.\" hükmünü haizdir. Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sulh protokolü kapsamında tarafların sulh oldukları ve davanın konusuz kaldığı, davacı ve davalı -------Ş'nin yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini belirttiği görülmekle taraflar arasındaki sulh nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Sulh nedeniyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından yeniden araç alınmasına yer olmadığını, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı ----------Ş tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>5-Davalı ---------- tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ---------- arabuluculuk başvuru numaralı dosyada takdir olunan 3.600,00 TL ücretin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,<br>7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf/ kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/09/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a189f07ee6d4d239","SID":"4079f3405347e196"}}