{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/643 <br>KARAR NO\t\t: 2019/888<br><br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 24/12/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t:<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı (davalı sıfatıyla) ile şüphelilerden (davaya konu bononun lehtarı) davalı ... arasında Antalya ... İş Mahkemesinin .../... Esas sayılı dava dosyası üzerinde anlaşmaya varıldığını ve bu doğrultuda ... tarihli sulh protokolü düzenlendiğini, davalı ...'ün ise ... sulh protokolüne göre ... TL davacı tarafından davalı ...'e teslim edilen bonolarda ödemeler yapıldıkça davacıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, alacaklısı ..., borçlusu ..., ... vade, ... keşide tarihli ... TL bedelli bono ile  alacaklısı ..., borçlusu ..., ...  vade, ... keşide tarihli ... TL bedelli bonoların 1. Maddede bahsedilen ... TL'lik bononun ödemesinin Temmuz ayında yapıldığını ve bono aslının alacaklıdan teslim alındığını, ... tarihi itibariyle davacının ...'e sadece ... TL borcu kaldığını, bu bononun ödemesi yapılmadan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas ve Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyalarından davacıya, davalı ...'ün borcu için haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacının ...'e 2.sıradaki bonodan kalan toplam ... TL'lik borcun ... TL'sini bizzat ...'e muhtelif tarihlerde banka kanalıyla yatırdığını, kalan ... TL'lik toplam bedeli de yine icra takibi öncesi haciz ihbarnamelerinin gönderildiği ilgili dosyalara yatırdığını, davacının ...'e gerek protokolden gerekse protokol kapsamında karşı tarafa teslim ettiği kambiyo senetlerinden ... tarihi itibariyle hiç bir borcu kalmadığını, ...'ün davacıdan hiç bir alacağı kalmamasına rağmen bonoyu davacıya iade etmek yerine çifte tahsilat ve dolayısıyla dolandırıcılık kastıyla akrabası olan diğer şüpheli ...'e ciro yolu ile havale ettiğini, ... TL bedelli ve ... TL bedelli bonoları Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D.İş sayılı kararıyla ihtiyati haciz kararı aldığını, haksız ve hukuksuz şekilde davacının bütün malvarlığına Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takipi üzerinden ihtiyati haciz uygulandığını belirterek, \"İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir\" hükmü gözetilerek takibin durdurulması ve tüm hacizlerin kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, dava konusu bonodan dolayı takipten borçlu olmadığının tespiti ile  takibin iptaline, açıkça kötü niyetli olan lehtar ve hamilin, davacının kredibilitesini mahvetmeleri sebebiyle yargılama giderleri  ve en az %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP\t: <br>Tensiple birlikte karar verilmiş olması nedeniyle davalı cevap verememiştir.<br>DAVA\t:<br>Dava, işçi alacakları nedeniyle düzenlenen bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: <br>Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi şöyledir; \" a) 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar.\" <br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2014 tarih 2014/7783E. 2014/10050K. sayılı kararında; \"...Davacılardan ... ile davalı arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmaktadır. Dava, bu ilişki içinde verilen bonodan kaynaklandığına göre, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5221 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun ilk maddelerinde belirtildiği üzere davanın iş mahkemesinde görülmesi gerekir. Yerel mahkemece görev konusu üzerinde durulmaksızın işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırıdır. Görev kamu düzeninden olup re'sen gözetilir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 20/11/2013 tarih 2013/13991E. 2013/18556K. sayılı kararında; \"...Mahkemece, uyuşmazlığın işçi-işveren ilişkisi kapsamı dışında geliştiği kabul edilmiş ise de, davacı yanca işçi hak ve alacaklarının tahsili için davalı işvereni aleyhine iş mahkemesinde açılan davadan sonra dava konusu bononun davalı tarafından icra takibine konu edilerek işçi hak ve alacaklarına kavuşmasının engellenmeye çalışıldığı iddiası karşısında uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme İş Mahkemesidir. Mahkemece bu yön gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olup...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 12/09/2012 tarih 2012/7414E. 2012/12779K. sayılı kararında; \"...Davacı, dava konusu bononun davalının kıdem tazminatı alacağına karşılık olarak verildiğini, tamamının ödendiğini ancak kısmi ödemeyi ispat edebileceklerini ileri sürerek ... TL miktarlı bononun ... TL'lik bölümünden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Uyuşmazlık, işçi – işveren ilişkisi nedeniyle verilen bonodan kaynaklanmış olup iş hukukunu ilgilendirdiğinden görevli mahkeme iş mahkemesidir. Görev, kamu düzenine ilişkin olduğundan davanın her safhasında mahkemece res'en gözetilmelidir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih 2017/15-2141E. 2019/442K. sayılı kararında; \"... Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930)...  Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286)...  Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür...\" denilmiştir.   <br>Davamıza gelince, davacı işveren davalı işçinin işçi alacakları nedeniyle düzenlenen protokol ile verilen bonolar nedeni ile borçlu olmadığnının tespiti istemi ile dava açmıştır. Davacı ile davalı ... arasında Antalya ... İş Mahkemesinin .../... E. sayılı dava dosyasın nedeniyle protokol düzenlendiği, protokol uyarıca bonoların düzenlendiği, davacının davaya da konu bu bonoları çeşitli şekilllerde düzenlediğini iddia etmektedir.  Uyuşmazlık, işçi – işveren ilişkisi nedeniyle verilen bonodan kaynaklanmış olup iş hukukunu ilgilendirdiğinden görevli mahkeme iş mahkemesidir. İşçi ile işveren arasındaki iş akdinden ve iş kanunundan doğan uyuşmazlıklara bakma görevi İş Mahkemelerine ait olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmıştır. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olması nedeniyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsizliğine kararı verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Dava dilekçesinin görev yönünden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,<br>2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, <br>3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, <br>4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine,<br>5. Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya iadesine, <br>6. Tedbir talebinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 25/12/2019 <br><br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9e96db5cb59763fc","SID":"5f4327664d695d38"}}