{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    .<br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/221 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1217<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/637 E. - 2022/1065 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 18.09.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18.09.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2019/637 E. - 2022/1065 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ....tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, davalının zararı karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, başvuruya rağmen zararın giderilmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00-TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile dava değerini 32.812,00-TL olacak şekilde artırmıştır.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, zarar talebinin fahiş olduğunu, hasar ile kazanın uyumsuz olduğunu, davaclının poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere gerçek zarar nispetinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kusur ve zararın tespiti hususunda rapor alınması gerektğini, dava tarihinden faiz talep edilmeyeceğini, belirterek; davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait aracın, davalı nezdinde ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı araçla karıştığı kaza nedeniyle hasar gördüğü, hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığı, davacının talep edebileceği tazminat bedelinin 32.812,00-TL olduğu, belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, falaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dava konusu konusu kaza ile ilgili davadan önce davacı sigorta şirketine müracaat edilmesi üzerine hasar dosyası kapsamında şirket hasar komitesi tarafından yapılan inceleme neticesinde kazanın teknik olarak uyumsuz ve kurgulama olmasından kaynaklı organize hasar sebebiyle talebin red edildiği, dosya kapsamında alınan 07/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda, kaza tutanağındaki araçların çarpışma şeklininin kaza ile ilintili ve uyumlu olmadığının, kaza tutanağındaki sürücü beyanları ile, araçların çarpışma konum ve şekillerinin uyuşmadığının, araçta oluşan hasar ile uyumlu olamayacağının belirtildiği,  bilirkişi raporuna itiraz edilmesi  Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı 11/03/2021 tarihli raporu ile davaya konu .... model kamyonette, 15/11/2019 tarihli Oto Mali Mesuliyet Ekspertiz Raporu'yla tespit edilen KDV dahil 32,812.05₺ tutarındaki parça ve işçilik kalemlerinin, dosyadaki incelenen mevcut fotoğraflardaki hasarla uygun olduğu; ancak, ağaca çarpmasıyla araçta bu şekilde hasar oluşmayacağından hasarın, olayın mevcut oluş şekliyle uyumlu olmadığının bildirildiği,. akabinde İstanbul Teknik Üniversitesi'nin 29/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda dosyaya sunulan trafik kazası tespit tutanağında kazanın oluşuna ait tarafların beyanları, kaza krokisi ile hasarlı araçların son konumlarını ve araçlardaki hasarları gösteren fotoğrafların birbiriyle uyumlu olmadığı dikkate alındığında trafik kazası tespit tutanağındaki sürücü beyanları ve krokide belirtilen trafik kazası ile hasarın oluşması mümkün görülmediğini ifiade edildiği, her üç raporda da açıkça sürücü beyanı ve kaza tespit tutanağındaki kroki çiziminin mevcut hasarı meydana getirecek kazayı oluşturmasının mümkün olmadığı görüşü belirtilmişse de 05/07/2022 tarihli duruşma tutanağının 1 numaralı ara kararı uyarınca kaza ile hasar uyumsuzluğu gözetilmeksizin araçtaki hasar tazminatının hesaplanmasına karar verilmesi üzerine İTÜ ek raporunda  mahkeme ara kararı uyarınca sadece hasar tazminat miktarı hesaplanarak onarım faturası mevcut olmamakla birlikte fotoğraflar ve 15/11/2019 tarihli ekspertiz raporu incelenerek hasar tazminatının 32.812,05-TL olduğunun belirtildiği, sigorta şirketine kaza - hasar uyuşmazlığı olan bir durumda hasar tazminatı ödemesi kararı karşı tarafın sebepsiz zenginleşmesini sağlayacağı, hasar ile kazanın uyumsuz olduğunu,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan zararın ZMMS poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın, kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Rizikonun gerçekleştiğini ve gerçekleşen bu rizikonun teminat kapsamı içinde kaldığını sigortalı ispatlamak zorunda iken, TTK'nın 1409. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddia ise sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır. ( Yargıtay HGK'nun 05/03/2020 tarihli ve 2018/17-1083 E.- 2020/259 K. ) Bir başka ifade ile rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti davalı sigorta şirketinde olup sigorta şirketi tarafından rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğinin soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ZMSS Genel Şartlarının A.3. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı ZMSS Genel Şartlarına ve 6102 sayılı TTK'nın 1446. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmediği veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu teminat içinde kalmış gibi ihbar ettiği somut delillerle kanıtlanırsa ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu durumda, sigortalı zararın poliçe kapsamına kaldığını ispat etmek zorundadır.<br>\t3.Bu çerçevede, dosyaya kazandırılan ve birbirlerini teyit eden bilirkişi raporlarında; kaza yeri ile hasara ilişkin fotoğraflarından kazanın gerçekleştiği yer ile sigortalı araçtaki hasarın derecesi gözetilerek olay nedeni ile araçta meydana gelen zararın kaza ile uyumlu olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar İTÜ 'de görevli bilirkişilerce oluşturulan bilirkişi kök raporunda da diğer bilirkişi raporları ile örtüşecek şekilde araçta meydana gelen zararın kaza ile uyumlu olmadığı belirtilmesine mahkemece bu husus gözetilmeksizin hasar bedeline ilişkin ek rapor düzenlenmesinin talep edilmesi neticesinde ek raporda tazminat hesabı yapılmış ise de söz konusu raporun mahkemenin bu yöndeki talebi üzerine düzenlenmiş olduğu açık olup, dosya kapsamındaki diğer raporlar ile İTÜ'de görevli bilirkişilerce oluşan bilirkişi kök raporunda araçta meydana gelen zararın kaza ile uyumlu olmadığının açıkça belirtildiğinin belirtilmiş olması karşısında ek raporda yapılan bu hesaplamaya üstünlük tanınması mümkün görülmemmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiği savunulmaktadır. Kaza tespit tutağı resmi belge hükmünde ise de aksinin her türlü delil ile ispat edilmesi mümkündür. Nitekim, anılan bilirkişi raporundan kazaya karışan araçların konumu, oluşan hasar, çarpma noktası ve araçların kaza sonrasındaki yönelimi göz önüne alındığında kazanın ihbar şeklinin fizik kurallarına uygun düşmediği, kazanın davacının ileri sürüdüğü şekilde gerçekleşmediği, kaza ile zararın uyumsuz olduğu ve bu nedenle taraflar arasında düzenlenen kaza tespit tutanağının olayın gerçekleşeme şekli ile örtüşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının doğru ihbar yükümlülüğüne aykırı davrandığı somut deliller ile ispat edildiğinden ispat yükü yer değiştirmiştir. Artık, zararın poliçe kapsamında kaldığını davacı ispat etmek zorundadır. Rizikonun gerçekleşme şeklini iyi niyet kurallarına aykırı şekilde bildiren davacı tarafından sunulan deliller ile tüm dosya içeriğinden kazanın ihbar edildiği şekilde gerçekleştiği olgusu ispat edilememiştir. Teknik bilirkişi raporları karşısında davacının dayandığı deliller iddiasını ispata muktedir değildir.<br>\t4.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; hasarın teminat dışında kaldığı olgusunun davalı sigorta şirketince somut delillerle ispatlanmış olması üzerine ispat yükünü üstüne alan davacı tarafından zararın poliçe kapsamında kaldığının ispat edilememesi nedeniyle, ilk derece mahkemesince davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde davanın kabulüne karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Bu itibarla, istinaf talebi yerindedir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.11.2022 tarih 2019/637 E. - 2022/1065 K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak  kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\tDavanın REDDİNE,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 170,78-TL'nin mahsubu ile bakiye 444,62-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t1.320,00-TL arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8221ffcc4f3fb8bb","SID":"d385c66196fd05b6"}}