{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2019/412 <br>KARAR NO\t\t: 2019/836<br><br>DAVA\t\t: Hakem Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 09/09/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 10/12/2019<br> <br>Mahkememizde görülmekte olan Hakem Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>TALEP\t:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının çiftçi olduğunu, portakal ziraatı ile uğraştığını, .../... sezonunda bahçesindeki portakalları davalıya sattığını, karşılığında icra takibine konu çeki aldığını, davacının süresinde çeki bankaya ibrazı unuttuğunu, çekin tahsili için Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali için Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davanın .../... E. .../... K. Sayılı kararı ile, görevsizlik nedeni ile usulden reddine karar verildiğini, bu kez İl Hal Hakem Heyetine müracaat ettiklerini, ancak İl Hakem Heyetince müstahsil makbuzu, fatura, satış sözleşmesi vs. Sunulmadığından bahisle taleplerinin reddine karar verildiğini, bahsi geçen belgelerin bulunmamasının alacağın varlığına engel teşkil etmediğini, yazılı delil başlangıcı olması nedeniyle her türlü delille alacaklarının ispatlanabileceğini belirterek, İl Hal Heyetinin ... tarih .../... E. Sayılı kararının kaldırılarak Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına ve takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP\t:<br>Davalı cevap vermemiştir.<br>DAVA\t:<br>Dava, İl Hal Hakem Heyeti kararının iptali istemli davadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: <br>Antalya Merkez İl Hal Hakem Heyeti'nin ... tarih ... - ... - ... sayılı kararının davacı vekiline \"...\" tarihinde tebliğ edilmiştir.<br>Dava, ... tarihinde 5957 sayılı Kanunun 10/5. Maddesi gereğince görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>Davanın mahiyeti gereğince il hal hakem heyeti ve kararlarının niteliğini kısaca açıklamakta fayda bulunmaktadır.<br>Hal hakem heyetleri esas olarak il merkezlerinde kurulur. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın kararı ile ilçelerde de, hakem heyeti kurulması mümkündür(5957 sayılı Kanun m. 2/1-a ve m.10/1; Yönetmelik m. 3/1-a ve m.4/1). Hal hakem heyetleri, üreticiler ile meslek mensupları arasında veya meslek mensuplarının kendi aralarında Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak ortaya çıkan uyuşmazlıklara çözüm bulmakla görevli ve yetkilidir. 5957 sayılı Kanun Madde 14 dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hal hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Kanunun 14. maddesinde öngörülen idari para cezaları, hakem heyetlerinin görev ve yetkilerine dahil değildir. Değeri 56.018,27 Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Söz konusu uyuşmazlıkların, kanunda belirlenen para miktarının altında olması durumunda, hal hakem heyetine intikal ettirilmesi kanuni zorunluluktur (5957 sayılı Kanun m. 10/5; Yönetmelik m. 11/2). (2018 yılı için sınır ... TL'dir) (Akcan, Recep; Hal Hakem Heyeti, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, s. 19-34 (Basım Yılı: 2015)Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez’e Armağan, s. 19 vd.).<br>Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18/03/2015 tarih 2015/10571E. 2015/8738K. Sayılı kararında; \"...İtirazın iptali davası,2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunun 67.maddesinde düzenlenmiştir. İcra ve İflas Kanunun 67.maddesine göre;takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Yasadaki bu açık hüküm nedeniyle itirazın iptali ancak mahkemeden istenebilir. İtirazın iptaline ilişkin istem hakkında karar verme yetkisi mahkemede olduğuna göre, tüketici hakem heyetinin mahkeme niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerekir. Anayasa Mahkemesinin 31/05/2007 tarih ve 2007/53 esas, 2007/61 karar sayılı kararı ile; yargı yetkisini Türk Milleti adına kullanacak olan bir merciin mahkeme olarak kabul edilmesi için kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usullerinin yasayla itirazı düzenlenmesi, karar organlarının hakimlerden teşekkül etmesi, yargılama tekniklerini uygulayarak ve genelde dava yolu ile uyuşmazlıkları ve anlaşmazlıkları çözümlemekle görevli olması, görev yapan üyelerin atanmalarının, hak ve ödevlerinin, emekliye ayrılmalarının, Anayasa'nın öngördüğü mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatı esaslarına göre düzenlenmiş olması ve Anayasa'da sayılan ve başında bir yüksek mahkemenin bulunduğu yargı düzenlerinden birinde yer almasının gerekli olduğu,Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin ise, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un değişik 22. maddesine göre, illerde Sanayi ve Ticaret İl Müdürü veya görevlendireceği bir memur, ilçelerde kaymakam veya görevlendireceği bir memur başkanlığında, belediye, baro, ticaret ve sanayi odası ile esnaf ve sanatkar odası ve tüketici örgütlerinden seçilerek görevlendirilecek beş kişiden oluştuğu, Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerinin, yargı organlarının ve mensuplarının Anayasa'da belirtilen niteliklerine sahip olmadığı gerekçesiyle “mahkeme” niteliği taşımadığına karar verilmiştir. Buna göre, tüketici sorunları hakem heyeti mahkeme niteliğinde değildir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, tüketici sorunları hakem heyetine müracaat edildiği tarihte yürürlükte olan 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 22.maddesi ile, davanın açıldığı tarihte ve karar tarihinde yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 68.maddesinde belirlenen miktarın altında kalan uyuşmazlıklar için, icra takibi yapılmadan veya dava açılmadan önce tüketici hakem heyetine müracaat edilmesi zorunludur. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 70/2.maddesinde, il ve ilçe tüketici hakem heyetlerinin verdiği kararların tarafları bağlayacağı ve İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlere göre yerine getirileceği  hükme bağlanmıştır. Buna göre, verdiği karar ilamlı icra yolu ile takibi mümkün olan Tüketici Hakem Heyetine müracaat etmeden ilamsız icra takibi yapmakta tüketicinin hukuki yararı yoktur. Bu durumda tüketici hakem heyetine müracaat edilip uyuşmazlıkla ilgili olarak bir karar almadan icra takibi yapılamayacağı gibi, tüketici mahkemesinde de dava  açılamaz. Buna rağmen icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde ise, itirazın iptali istemiyle tüketici hakem heyetine müracaat edilemez. Bu halde de, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesindeki açık hüküm nedeniyle tüketici mahkemesinin, uyuşmazlığın esasıyla ilgili karar verme yetkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, tüketici hakem heyetinin, itirazın iptaline ilişkin istem hakkında karar verme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, tüketici hakem heyetinin bu konuda karar verme yetkisinin olup olmadığı da tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir...\" denilmiştir.<br>Davamıza gelince, davacı İl Hal Hakem Heyeti kararının iptalini ve itirazın iptali ile icra inkar tazminatı hükmedilmesi istemi ile dava açmıştır.  5957 sayılı Kanun madde 14 dışındaki tüm uyuşmazlıklar, hal hakem heyetinin görev ve yetkileri kapsamındadır. Kanunun 14. maddesinde öngörülen idari para cezaları, hakem heyetlerinin görev ve yetkilerine dahil değildir. Değeri ... Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Söz konusu uyuşmazlıkların, kanunda belirlenen para miktarının altında olması durumunda, hal hakem heyetine intikal ettirilmesi kanuni zorunluluktur (5957 sayılı Kanun m. 10/5; Yönetmelik m. 11/2) (2018 yılı için sınır ... TL'dir). Davacı taraf İl Hal Hakem Heyetine müracaat etmeden icra takibi başlatmıştır. 5957 sayılı Kanun 10/5. maddesi gereğince hal hakem heyeti kararları ilam hükmündedir. Verdiği karar ilamlı icra yolu ile takibi mümkün olan İl Hal Hakem Heyetine müracaat etmeden ilamsız icra takibi yapmakta çiftçinin hukuki yararı yoktur. Bu durumda il hal hakem heyetine müracaat edilip uyuşmazlıkla ilgili olarak bir karar almadan icra takibi yapılamayacağı gibi, davada açılamaz. Buna rağmen icra takibi yapılması ve icra takibine itiraz edilmesi halinde ise, itirazın iptali istemiyle il hal hakem heyetine müracaat edilemez. Zira itirazın iptali yalnız mahkemeden istenebilir. Davacı il hal hakem heyetine müracaat etmeden icra takibine başlaması, il hakem heyetinin itirazın iptalini incelemeye yetkisinin bulunmaması, yine müracaat yapılmaksızın mahkemeden de itirazın iptalinin istenmesinin mümkün olmaması karşısında davacının davasının reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.\t<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının davasının REDDİNE,<br>2. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,<br>3. Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>5. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,  <br>Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 5957 sayılı Kanunun 10/5. maddesi gereğince KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/12/2019         <br><br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br> <br>Hakim ...<br>¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c67f157db4a52ee9","SID":"4c360cd88192af80"}}