{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1080 Esas  - 2025/909 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1080 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/909<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t\t      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t    ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/07/2018 <br>NUMARASI\t\t: 2016/1059 Esas  2018/441 Karar<br><br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 08/11/2016\t<br>KARAR TARİHİ\t: 16/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 16/09/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki şirket ortağı olunmadığının tespiti ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının yatırılan paraların istenildiği her an geri ödeneceği garantisi ile davalı tarafa  25.979 DM yatırdığını, ancak talep etmesine rağmen yatırdığı parayı geri alamadığını ileri sürerek, haksız fiil hükümleri gereğince paranın yatırıldığı tarihden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 4.990,67 Euro'nun dava tarihi olan 08/11/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının bir yıl vadeli Euro cinsindeki dövize uyguladığı faiz oranda,  faiz uygulanmak suretiyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın tam kabulü gerekirken bir kısım ödemeler olduğu iddiasıyla düşüm yapılarak davanın kabulü kararının hatalı olduğunu, kararın bu nedenle kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesi kararının davacının hile ve/veya kesin hükümsüzlük iddiasını ispat etmesine yönelik kabulünün dosya içeriğine ve yasaya aykırı olduğunu, davalının para toplanırken davacıya anonim şirkete ortak olacağı konusunda hiçbir bilgi vermediği, aynı şekilde davacının da yatırım yaparken anonim şirkete ortak olacağı iradesiyle hareket etmediği yönündeki iddia ve kabulün yerinde olmadığını, davacının milli ve / veya dini duyguları istismar ederek yüksek oranda kar verileceği, verilen paranın istenildiği an geri alınabileceği vaatleri ile davalı müvekkili şirketçe kandırıldığı yönündeki iddiaların da kendi içinde çelişkili hemde gerekçe ile bağdaşmayan iddialar olduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı taraf ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davanın temelinde zarara katlanmak arzu ve iradesinin yer aldığını, davacının her türlü hak ve talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğini, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>\tMahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davalı şirket vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine;  Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/1962 Esas 2020/1495 Karar sayılı kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile 3332 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi gereğince karar verilmesine yer olmadığına  yönelik olarak verilen kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemiz kararı ;<br>\tYargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/1995  Esas 2021/6170 Karar ilamı ile  HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanun'un 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davacı vekilinin kesin olan karara yönelik temyiz isteminin reddine  karar verilmiştir.<br>Dairemizin 29/12/2020 tarih ve 2018/1962 Esas 2020/1495 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15/11/2021 tarih ve 2021/1995  Esas 2021/6170 Karar sayılı ilamı üzerine davacının bireysel başvurusu sonucunda Anayasa Mahkemesi Birinci Bölümü 2021/9400 başvuru numaralı dosyada 16/05/2024 tarihli karar ile Anayasanın 35. Maddesi ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak Anayasanın 40.maddesinde düzenlenen etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine, kararın bir örneğinin mülkiyet hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere  Dairemize  gönderilmesine karar verilmiş, Dairemizce Anayasa Mahkemesi kararı üzerine dosyanın yeniden esasa kaydedilerek yapılan yargılama sırasında;<br>Davacı vekilinin 12/09/2025 tarihli dilekçesi ile  davadan feragat ettiği görülmüştür.<br>\tDavacı vekilinin Beyoğlu 25. Noterliği'nin 27/09/2016 tarih ve 7035 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır.<br>\tDavalı vekili 16/09/2025 tarihli duruşmada özetle; davacının feragatine bir diyeceğinin olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücret talebi bulunmadığını beyan etmiştir.<br>\tHMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.<br>\tHMK'nun 310/2. maddesi \"Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.<br>\" hükmünü içermektedir.<br>Somut dosyada hak ihlali kararı ile yeniden yargılama yapılması için dosya Dairemize gönderildiğinden kesinleşmesinin hukuki sonuçları ortadan kalktığından feragat beyanı üzerine karar verilmiştir. <br>\tHal böyle olunca,  HMK'nun 310/2. maddesi uyarınca hükmün verilmesinden sonra, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat halinde, bölge adliye mahkemesince dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeden feragat doğrultusunda ek karar verilebilir. Davacının  feragat talebi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine,  davalı tarafça yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığından bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>\tHÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun davacının davadan feragati nedeniyle KABULÜNE,<br>Davacının davadan feragat talepleri nedeniyle Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/07/2018 tarih ve 2016/1059 Esas 2018/441 Karar sayılı kararı kararının  KALDIRILMASINA, <br>\t2-Davacının davasının  feragat nedeniyle REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu  22 madde gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 410,27 TL harçtan davacı tarafından  peşin yatırılan 60,00 TL ve ıslah ile yatırılmış 976,56 harcın mahsubu ile artan 406,29 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine<br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Davalı vekilinin talebi gözetilerek davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansı varsa, hükmün tebliğinden sonra kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, <br>\tB)1-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davacı tarafından peşin yatırılan 35,90 TL davacıya iadesine, <br>\t2-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin istemleri nedeniyle üzerilerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dair, davalı şirket vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda HMK 361.maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/09/2025<br><br>Başkan- ...      Üye - ...                  Üye - ...                    Zabıt Katibi -...<br>...       ...              ...    ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"600776931ee746cf","SID":"149e600575a4bc99"}}