{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1440 - 2025/1640<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1440 <br>KARAR NO\t: 2025/1640<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          \tK A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 31/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/348 E.  -  2022/287 K.<br><br><br>\t <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararı İptali, Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 31/10/2022 tarih ve 2021/348 E. - 2022/287 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 1991'de faaliyete başladığını, ...” markası ile televizyon yayıncılığı yaptığını, toplumun her kesiminde bu marka ile tanındığını, ... TV markası başta olmak üzere “...” esas unsurunu ihtiva eden birçok ibareyi kendi adına marka olarak tescil ettirdiğini, dava konusu markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın reddedildiğini, karara itirazın da dava konusu YİDK kararıyla reddedildiğini, aynı, aynı tür, benzer mallar olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, tanınmışlık nedeniyle farklı sınıfta da müvekkilinin markasının korunması gerektiğini, www.....com.tr alan adının müvekkiline ait olduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu, O harfindeki sembolün ortak olduğunu ileri sürerek dava konusu YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı cevap vermemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının 99/000968 sayılı ve 95/013761 sayılı \"...\" ibareli tescilli markaları arasında dava konusu edilen 2020/79472 sayılı markanın kapsamında yer alan, 35/01, 35/02, 35/03  ile raporda  belirtilmeyen  35/04 sınıfında kayıtlı hizmetler yönünden emtianın benzer/ilişkili mal/hizmetler olmasından dolayı görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, her iki taraf markasının ... ibaresini asli belirleyici unsur olarak kullandıkları, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, bunun dışında kalan mallar/hizmetlerde ise davacının diğer itiraz mesnedi markalarda iltibas oluşmadığı, SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, davacı tarafın  \"...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 2021-M-8166 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/79472 sayılı markanın kapsamında yer alan 35/01, 35/02, 35/03 ve 35/04 sınıfında kayıtlı hizmetler yönünden iptaline, bu hizmetler yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğüne, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında ret koşullarının oluşmadığını, markalarda yer alan “...” ibaresinin İngilizce bir kelime olup özellikte “şov, gösteri, başarı, sergilemek” gibi anlamlarının herkes tarafından bilindiğini, günlük hayatta sıklıkla kullanıldığını, davaya konu markada \"...\" ibaresinin ön plana çıkmadığını, başvurunun itiraza mesnet markalardan farklılaştığını, mal/hizmet benzerliği yönünden de hatalı sonuca ulaşıldığını, heyet raporunda dava konusu marka kapsamındaki 35/4. sınıf hizmetler yönünden davacının markaları kapsamındaki mal/hizmetlerle benzerlik bulunmadığı sonucuna ulaşıldığını, mahkemece, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin, bilirkişi raporundaki iş bu tespitlerin aksine hüküm kurulduğunu, davanın kabul/ret oranındaki takdirin hakkaniyete uygun olmadığını, hakkaniyete aykırı olarak yargılama giderlerinden müvekkilinin daha fazla sorumlu tutulduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirkete ait “...” esas unsurlu markaların tanınmış marka olduğunu, müvekkili şirketin ‘...’ unsurlu seri markalarının tanınmış marka olarak geniş kapsamda korunması gerektiğini, “...” markasının tescili durumunda müvekkili şirkete ait tanınmış marka ve seri markalar üzerinden haksız kazanç elde edileceğini, bununla birlikte markanın ayırt edici özelliğinin zarar göreceğini,   davanın SMK 6/6 gereği de kabulü gerektiğini, müvekkilinin www.....com.tr alan adının sahibi olduğunu, davalı taraf marka tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu, davaya konu markanın sahibi olan şirket ile daha önce başvurularına itiraz edilen markaların sahibi olan şirketin müşterek ortakları olup, iş bu itiraza konu başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararı iptali, hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının  \"...\" ibareli marka başvurusu ile davacının  \"...\" ibareli tescilli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların \"...\" ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, \"...\" ibareli marka başvurusu kapsamında bulunan 35/01, 35/02, 35/03  ile  35/04. Sınıftaki hizmetler yönünden kapsam benzerliğinin bulunduğu (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin, 2023/250 Esas ve 2024/3917 Karar ve 2019/3749 Esas ve 2020/1907 Karar), bunun dışında kalan mallar/hizmetlerde ise iltibas oluşmadığı, SMK'nın 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun bulunmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen  markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının dosya kapsamına göre kanıtlanamadığı, davacı tarafın  \"...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının ispatlanamadığı, SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan ve davalı ... alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davacı ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı ile davalı ... vekil yapılan yargılama giderlerinin taraflar  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"da116870cc1b5922","SID":"5ce03272d2c245e3"}}