{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/558 <br>KARAR NO: 2025/1418<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>NUMARASI: 2020/680 E. - 2021/1249 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı aleyhine  ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borçlu olduğunun gerek fatura ve irsaliyeler ile gerekse ticari defterler üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, davalıdan takip öncesi işleyen faiz alacağı taleplerinin bulunmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline ve  %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; tarafların cari hesap şeklinde çalıştığını, bu açıdan hesap mutabakatı olmadan davacı tarafın icra takibi yapmasının usulsüz olduğunu,  irsaliyelerde belirtilen malların yetkili kişiye teslim edilmediğini, taraflar arasındaki ticari uygulamada, mutabakat sonrası tüm borçların ödendiğini, dava dilekçesi ekindeki ve icra takibine konu alacakla ilgili gıda maddelerinin müvekkiline teslim edilmediğini, faturanın tek başına bir delil olmadığını, bunun yanında faturaya konu mal veya hizmetin verildiğinin ispat edilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Dava,  cari hesaptan doğan  alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın asıl alacak üzerinden iptali istemine ilişkindir.  Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin  ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları saptanarak tahkikat aşamasına geçilmiş, tarafların bildirdiği tüm deliller toplanmak suretiyle bilirkişi raporu alınmıştır. Dava konusu icra dosyası incelendiğinde, davacının davalı hakkında 20/07/2020 tarihinde, cari hesaba dayalı olarak 6.371,27 TL asıl alacak, 938,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.309,81 TL üzerinden icra takibi başlatmış olduğu, davalının yasal sürede borca itirazı ile takibin durduğu,  iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Dosya içinde yer alan mali müşavir tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle;   ihtarata rağmen davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle 6.371,27 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Mahkemece toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda; davanın  cari hesaptan doğan  alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın asıl alacak üzerinden iptali istemine ilişkin olduğu, davalı tarafın borcu kabul etmediği, davacı tarafın cari hesap ilişkisinde düzenlenen tüm faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmesi gerektiği, davacının ticari defterlerine göre 6.371,27 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen ticari defterlerini sunmadığı, ancak bir tarafın ticari defterlerinin ibrazının istenebilmesi ve talep edilmesine rağmen ticari defterlerin ibraz edilmemesinin defter sahibinin aleyhine sonuç doğurmasının, ancak karşı tarafın münhasır delil olarak buna dayanmasına bağlı olduğu (Emsal: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 12/10/2016 tarihli 2014/11-1159 E., 2016/967 K. sayılı kararı), davacının ise davalının ticari defterlerine münhasır delil olarak dayanmadığı, davacı vekili müvekkilinin meyve - sebze halinde faaliyette bulunduğunu, işin doğası gereği gece 3-4 saatlerinde müşterilerinin işyerlerinde kimse olmadığı saatlerde malları bıraktığını bu nedenle faturalara ait sevk irsaliyesi düzenlenmediğini, malları işyerine bırakan çalışanları tanık olarak dinletmek istemiş ise de davacının takip dayanağı fatura konusu malları teslim ettiğini usulüne uygun delillerle ispat etmesi gerektiği, davalı açıkça icazet vermediği sürece teslim olgusunun tanık beyanı ile ispat olunamayacağı ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 04/11/2019 tarihli 2018/2293 E., 2019/4962 K. Sayılı kararı ), kaldı ki fatura konusu ürünlerin işyerinin önüne bırakıldığı, fiili bir teslim olgusunun olmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği, dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığı bu nedenle mahkememizce yemin delilinin hatırlatılmadığı, dolayısıyla davanın sübuta ermediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacağın varlığının bilirkişi raporuyla teyit edildiğini,  davacı defterlerinin açılış kapanış tasdiklerinin tam ve kanunun emredici hükümlerine uygun olduğunun tespit edildiğini,  buna karşın cevap dilekçesinde ticari ilişkiyi kabul eden davalının  mahkemece verilen kesin süreye rağmen ticari defterlerini sunmaktan da kaçındığını, bilirkişi raporuna da itiraz etmeyerek alacağın varlığını  onayladığını, mahkemece davalı defterlerine dayanılmadığı beyan edilmişse de bu tespitin yerinde olmadığını, davalının defterlerini sunmayarak HMK 220/3 gereği faturaların defterlerinde kayıtlı olduğunu kabul ettiğini, bu halde TTK’nın 84. maddesi uyarınca hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden faturaların davalı defterinde kayıtlı olması faturalar içeriğindeki malın davalıya teslim edildiğine karine oluşturduğunu, bu karinenin aksini bir baska deyisle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usulsüz oldugunu davalının ispatlaması gerektiğini, Yargıtayın yerleşmiş kararları gereği bir tarafın kendi defterlerine delil olarak dayanması halinde karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesinin zorunlu olduğunu, karşı taraf ticari defterlerini sunarsa birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebileceğini, karşı tarafın ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel  olduğundan, sonucun varlığını kabul etmiş sayılması gerektiğini, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12.09.2017 tarih 2016/ 3858 Esas ve 2017 / 2944Karar sayılı kararı,  İzmir Bölge Adliyesi 14. Hukuk Dairesinin  16.02.2018 tarih  2017/748 E. Ve 2018/174 K. sayılı kararı,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2018 tarih 2017/ 2973 Esas ve 2018 / 7576 Karar sayılı kararı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 23.01.2017 tarih 2016/ 4087 Esas ve 2017 / 261 Karar sayılı kararının da bu yönde olduğunu,  karar tarihi 23.11.2021 olmasına rağmen mahkemece 2022 yılı avukatlık ücret tarifesi üzerinden davalı vekâlet ücreti tayininin de hukuka aykırır olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım ilişkisine dayalı açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; müvekkilinin fatura ve cari hesap sebebiyle davalıdan alacağı olduğunu,  malın teslim edildiğini ancak davalının borcunu ödemediğini ileri sürmüş; davalı vekili ise, cari hesap ilişkisi bulunduğunu, hesap mutabakatı yapmadan takip yapılamayacağını,  malın teslim edilmediğini, borcun   bulunmadığını  savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 6.371,27 TL asıl alacak, 938,54 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.309,81 TL alacak yönünden 20.07.2020 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 20.08.20219 tarihli faturaya müstenit bakiye alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 27.07.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 29.07.2020 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.  HMK'nın 190. maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.Somut olayda davacı, alacağı bulunduğunu ve malı teslim ettiğini yazılı delille ispatlamakla yükümlüdür.  HMK'nın 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerekmektedir. Bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesinin ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. HMK 222/3 maddesi \"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.\" hükmünü haizdir.HMK'nın 222. maddesi ticari defterlerin ibraz ve delil olmasını düzenlemiş olup, mahkemece, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi ile karar verilebilir. Ticari defterlerin karşılıklı olarak incelenip değerlendirilmesi esastır. HMK'nın 190. maddesi gereğince teslim vakıasının kanıtlanması yükümlülüğü davacıdadır. Dolayısıyla  ispat yükü üzerinde olmayan davalının ticari defterlerini incelemeye sunmaması, davacının ispat yükünün yerine getirdiği anlamına gelmez. Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde münhasıran davalı tarafın ticari defterlerine dayanmadığından iddiasını başka delillerle kanıtlamalıdır. Davalı, ticari defterlerini inceleme için sunmamıştır. Davacı, davalıya hizmet verdiğini  usulüne uygun bir delille kanıtlayamadığı gibi takip dayanağı faturanın davalıya tebliğ edildiğini  de kanıtlayamamıştır.  Bilirkişi tespitine göre, davacının ticari defterlerine göre davalıdan  takip konusu asıl  alacak kadar alacaklıdır. Ancak dava konusu alacağa ilişkin faturanın  davalıya tebliğ edildiği veya bu faturalara ilişkin malların  davalıya teslim edildiği usulüne uygun delillerle kanıtlanmamıştır. Davacının hizmet verdiğini kanıtlayamaması halinde, alacağa hak kazanmayacaktır. Bir diğer deyişle, davalı taraf ticari defterlerini sunmamış, sadece  davacı defterleri sunulmuş olup bilirkişi tarafından davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır.  Davacı delillerini davalının ticari defterlerine hasretmemiştir. Davacı taraf, HMK'nın 222/son maddesi uyarınca delillerini davalının defterlerine hasretmemiş,  defterler dışında da deliller bildirmiştir.  Davacı delillerini hasretmediğinden davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması, davacı iddiasının ispatlanmış kabul edilmesi için yeterli  olmayıp davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi ispat yükünü ters çevirmeyecektir. Bu nedenle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.  Somut olayın özelliğine göre verilen ve istinaf başvurusunda sözü edilen Yargıtay ilamlarının belirtilen bu temel ilkeden ayrılmayı gerektirmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili mahkemece, 2021 yılında karar verilmesine rağmen 2022 yılı AAÜT'ne göre  hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüş ise de; ilk derece mahkemesinin karar tarihi olan 23.11.2021 tarihinde,  Resmi Gazetenin 31665 sayılı ve 20.11.2021 tarihli nüshasında yayımlanarak yürürlüğe giren AAÜT yürürlükte olup bu Tarifenin 13/2 maddesi uyarınca  2.kısımdaki maktu vekalet ücreti tutarına hükmedilmesinde de  usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 506,58 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.18.09.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7b1e6a7457945f50","SID":"b5c6ca3f7f79936e"}}