{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/539 <br>KARAR NO: 2025/1415<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/12/2021<br>NUMARASI: 2020/171 E. -  2021/1217 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin her nevi kimyevi maddeler ve plastik ürünlerin imalatı ithalatı ihracatı ve pazarlaması işleriyle iştigal ettiğini, davalı tarafın müvekkili şirketten ayakkabı sektöründe taban imalatında kullanılan termo granül emtiası satın aldığını, davacının davalıya  bir takım mal sattığını,  bunun karşılığında davacının alacakları doğduğunu, ancak davalının  faturaya konu, cari hesaptan kaynaklı alacaklarının ödenmediğini, davacının  hem cari hesaptan hem de kambiyo senedinden kaynaklı alacakları bulunduğunu, davalının cari hesaptan olan alacağı ödemediği gibi, çekten kaynaklı borçların da ödemediğini,  çeklerin karşılıksız çıkması üzerine çeklerin davalıya iade edildiğini, davacının  cari hesap alacağının karşı tarafla yapılan 08.03.2019 tarihli hesap mutabakatı karşılığında 153.048,22 TL olduğunu,  davacının   05.03.2019 vade ve 05.04.2019 tarihli 75.000,00'er TL'lik  toplamda 150.000,00 TL bedelli çeklerden, bunların karşılıksız kalmasıyla alacağın 303.048,22 TL olduğunu, karşılıksız çıkan çeklerin tutanakla iade edildiğini, sonrasında davalı tarafından 40.000,00 TL'nin  İstanbul 21.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ödenmiş olduğunu, kalan bakiye olan 263.048,22 TL'nin davacıya  ödenmediğini, akabinde bunun üzerine davacının davalıdan olan alacağının tahsili zımnında Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının  haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davaya konu icra dosyasının yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, bu hususa açıkça itiraz edildiğini, davalının adresinin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu, davalı tarafın taraf her ne kadar 263.048,22-TL alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiasının asılsız olduğunu, davalının  iş yerinde yangın çıktığından kayıtlar bulunmamakla  birlikte  davacının  sunduğu belgelerden dahi davalının  borcunun bulunmadığının açıkça anlaşıldığını, davacı yanın sunmuş olduğu mutabakat belgesinde açıkça \"cari hesabın 31/12/2018 tarihi itibaren 153.048,22-TL\" olduğu hususu yer aldığını, bunun her iki tarafın kabulünde olduğunu,  taraflar arasında uzun zaman öncesine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalının mutabakat davetine karşılık olarak \"... San. Tic.ltd. Şti., “ ... Şubesi ... seri nolu 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 vadeli” ve “ ... Şubesi ... seri nolu 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 vadeli” iki adet çeki davacı yana verdiğini,  aynı şekilde kendisine ait \"...Bankası A.Ş İkitelli Şubesi ... seri nolu 31/07/2019 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli\" bir adet çeki de davacıya verdiğini,  davacının 75.0000 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıktığını belirttiğini, bunun üzerine davalının söz konusu iki adet çekin bedelini nakit olarak hazırladığını ve  oğlu ... ile davacıya ödediğini, bu şekilde çek bedellerini nakit olarak tahsil eden davacının dava dilekçesi ekindeki 07.03.2019 tarihli çek kapama  bordro dökümü ile çek asıllarını ...'a verdiğini,  davalının bu şekilde çek asıllarını teslim aldığını, davalının 150.000 TL'lik çek nedeniyle ayrıca bir borcu bulunmadığını, davacının bedeli ödenmemiş olan çekleri oğlu ...'a teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  mutabakat yazısının davacı yanca 28.02.2019 tarihinde davalıya gönderildiğini, davalının da aynı gün bunu onayladığını, davacıya  verilen 40.000,00 TL bedelli çekin ise davacı tarafından  İstanbul 21. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına bağlı olarak davacı vekilince haricen tahsil edildiğini, davalının  davacı yana her hangi bir borcu bulunmadığını, aksine alacağı olduğunu,  taraflara ait ticari defter ve kayıtlar incelendiği zaman müvekkiline ait işyerinde meydana gelen  30/07/2018 tarihli yangından sonra taraflar arasında herhangi bir alış veriş olmadığını, ancak yangın tarihine kadar olan süre zarfında birçok defa davalının  davacı yana fazla ödeme yaptığı içeride avansının bulunduğunun görüleceğini, davacı yana davalının borcu bulunmadığını, davalının davacı tarafta bulunan fazla ödemesine ilişkin hak ve taleplerinin saklı olduğunu, bu çeklerin  bedeli davacıya nakit olarak ödendikten sonra aslının davalı yanca teslim alınmasının ardından çeklerin davalı yanca  keşidecisine teslim edildiğini, buna ilişkin ibranamenin de bulunduğunu,  davacının çek bedelini almadan çek asıllarını davalıya iade etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, faiz talebinin de yersiz olduğunu,  davalının temerrüte düşürülmediğini, faiz oranın da yerinde olmadığını, davalının tacir olduğu araştırılmadan avans faizi talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine  ve %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...   Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ; dava konusunun, davacının davalı ile olan ticari ilişki dolayısıyla oluşan cari hesap alacağının tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.. Davacının ... yılı ticari defterlerin T.T.K. ve V.U.K. hükümleri doğrultusunda sahipleri lehine delil niteliğine haiz olduğu anlaşılmış olup davalı taraf ticari defterlerini incelemeye sunmamıştır. Davacının ticari defterlerine göre; davacının davalıdan takip tarihi itibariyle (23.09.2019) 263.048,22-TL alacaklı olduğu,  davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine kati delil teşkil ettiği,  davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği,   icra takibine konu alacağın davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları  ile ispatlandığı, hüküm vermeye elverişli olduğu değerlendirilen bilirkişi tarafından sunulan rapor da dikkate alınarak açılan davanın kabulü  ile; Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 263.048,22-TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin 263.048,22-TL asıl alacak üzerinden devamına, Davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile alacağın likit olduğu anlaşılmakla  asıl alacağın %20'sine tekabül eden 52.609,64-TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur . \"gerekçesiyle, davanın kabulüne, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalı tarafından 263.048,22 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin 263.048,22 TL asıl alacak üzerinden devamına, davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın %20'sine tekabül eden 52.609,64 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu icra dosyasının yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını,  bu hususa açıkça itiraz edildiğini,  davalının adresinin Küçükçekmece İcra Müdürlüğü olduğunu, yetki hususu neticelendirilmeden dava açıldığını, davalının iş yerinde 2018 yılında büyük bir yangın çıktığını, davalının ticari defter ve kayıtlarının zayi olduğunu,  davalıya  ait ticari defter ve kayıtları sunamasalar da  delil listesinde   yer alan evrak ve belgelerden davalının  davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını  açıkça görüldüğünü,  davacı yanın sunmuş olduğu mutabakat belgesinde açıkça \"cari hesabın 31/12/2018 tarihi itibaren 153.048,22-TL\" olduğu hususu yer aldığını, bunun her iki tarafın kabulünde olduğunu,  taraflar arasında uzun zaman öncesine dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalının mutabakat davetine karşılık olarak \"... San. Tic.ltd. Şti., “ ... Şubesi ... seri nolu 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 vadeli” ve “ ... Şubesi ... seri nolu 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 vadeli” iki adet çeki davacı yana verdiğini,  aynı şekilde kendisine ait \"...Bankası A.Ş İkitelli Şubesi ... seri nolu 31/07/2019 keşide tarihli, 40.000,00 TL bedelli\" bir adet çeki de davacıya verdiğini,  davacının 75.0000 TL bedelli çeklerin karşılıksız çıktığını belirttiğini, bunun üzerine davalının söz konusu iki adet çekin bedelini nakit olarak hazırladığını ve  oğlu ... ile davacıya ödediğini, bu şekilde çek bedellerini nakit olarak tahsil eden davacının dava dilekçesi ekindeki 07.03.2019 tarihli çek kapama  bordro dökümü ile çek asıllarını ...'a verdiğini,  davalının bu şekilde çek asıllarını teslim aldığını, davalının 150.000 TL'lik çek nedeniyle ayrıca bir borcu bulunmadığını, davacı muavin kaydında 75.000 TL'lik iki çekin karşısına niye borç yazılı olduğunu, davacının bedeli ödenmemiş olan çekleri oğlu ...'a teslim etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  mutabakat yazısının davacı yanca 28.02.2019 tarihinde davalıya gönderildiğini, davalının da aynı gün bunu onayladığını,  davacı taraf her ne kadar çeklerden dolayı alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, basiretli tacir bedelini almadığı çekleri her hangi bir protokol dahi düzenlemeden iade etmeyeceğini, Yargıtayın  yerleşik içtihatlarında da  kambiyo senedinin keşidecinin(cirantanın) elinde olmasını senedin ödendiğine karine teşkil ettiğinin  kabul  edildiğini, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, faize itiraz etmelerine rağmen  itirazları yönünde karar verilmediğini, işlemiş faiz ve faiz oranının da kabul edilemez olduğunu, davalının işletmesinin şahıs firması olup tacir vasfına sahip olmadığını, araştırılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesaba ve  çeke dayalı  alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; taraflar arasında  davacının davalıya termo granül malzemesi satmasından kaynaklanan ticari ilişki olduğunu, davacının  davalıdan hem cari hesaptan hem de kambiyo senedinden kaynaklı alacakları bulunduğunu, davalının cari hesaptan olan borcunu ödemediği gibi çekten kaynaklı borçlarını da ödemediğini,  çeklerin karşılıksız çıkması üzerine iki adet çekin davalıya iade edildiğini, davacının  cari hesap alacağının karşı tarafla yapılan 08.03.2019 tarihli hesap mutabakatı karşılığında 153.048,22 TL olduğunu, davacının  05.03.2019 ve 05.04.2019 tarihli 75.000,00'er TL'lik  toplamda 150.000,00 TL  iki adet çekin karşılıksız kalmasıyla alacağının  303.048,22 TL baliğ olduğunu,  karşılıksız çıkan iki adet çekin  davalıya iade edildiğini, davacının daha sonra verdiği 40.000 TL'lik çekin tahsil edildiğini ve davalı borcunun bakiye 263.048,22 TL kaldığını, bunun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını ve eldeki davanın açıldığını ileri sürmüştür.Davalı vekili ise; taraflar arasında uzun zamandır ticari ilişki bulunduğunu, 31.12.2018 tarihi itibariyle 153.04,22 TL olduğuna ilişkin  cari hesap mutabakatının tarafların kabulünde olduğunu,  davacının  cari hesap mutabakatına karşılık  davalının davacıya  ... Şubesine ait  ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 tarihli ve  ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 tarihli  iki adet çeki  verdiğini, ayrıca verdiği 40.000 TL'lik bir çekin davacı yanca tahsil edildiğini,  ancak  davacının diğer iki çekin karşılıksız çıktığını bildirmesi üzerine çeklerin tutanakla teslim alınarak çek bedellerinin nakit olarak  davalının oğlu tarafından davacıya ödendiğini, davalının davacıya çekler nedeniyle ayrıca borcu olmadığını, çeklerin ödeme için verildiğini ve ödendiğini,  bedeli ödenmeden çek asıllarının  davacı yanca iade edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,  kambiyo senedinin keşideciye verilmesinin borcun ödendiği anlamına geldiğini, davalının borcu kalmadığını savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy 11.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 263.048,22 TL asıl alacak, 421,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 263.4169,82 TL alacak yönünden 24.09.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 20.09.2019 tarihli cari hesap alacağının gösterildiği, davalı tarafından verilen itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine, borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davalının aradaki ticari ilişkiyi kabul ettiği,  davalı borcunun da borcu para borcu olduğu, İİK'nın 50/2 ve TBK'nın 89.maddeleri uyarınca davacı alacaklının ikametgahı nazara alındığında takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve dosyada bulunan ve  imzalı mutabakata göre 31.12.2018 tarihi itibariyle davalının davalıya 153.048,22 TL borcu bulunduğu, davalının davacıya  ... Şubesine ait  ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 tarihli ve  ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 tarihli  iki adet çek verdiği, daha sonra davacının bu çek asıllarını davalıya iade ettiği   konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davalının ... Şubesine ait  ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/03/2019 tarihli ve  ... seri nolu, 75.000,00 TL bedelli, 05/04/2019 tarihli  iki adet çeki mutabakat belgesinde yazılı bulunan 153.048,22 TL borcuna karşılık  davacıya verip vermediği, bu çeklerin davalıya neden iade edildiği, davalının çek bedellerini, çekleri teslim alırken ödeyip ödemediği,  davacının açık hesap alacağı yani mutabakat belgesindeki alacağı dışında, söz konusu çekler sebebiyle  ayrıca davalıdan alacaklı olup olmadığı  noktalarında toplanmaktadır. Davacının iddiası, davalıdan  hem iki adet çek sebebiyle hem de mutabakat belgesindeki açık hesap sebebiyle alacaklı olduğu yönündedir. Davalının savunması ise,  iki adet çeki mutabakat belgesindeki  açık hesap alacağına karşılık verdiği,  davacının çekleri karşılıksız  olması sebebiyle iade etiği sırada nakit olarak bedellerini ödediği yönündedir. Her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de,  aşağıda açıklanacağı üzere eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki;Çek bir ödeme aracı olup, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolundaki karine karşısında, bu  karinenin aksini yani çekin borcun ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini iddia eden tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir (Yargıtay 11. HD'nin 14/03/2023 tarihli ve 2023/1034 E., 2023/1558 K. sayılı kararı).Somut olayda, verildiği tarafların kabulünde olan  iki adet 75.000,00 'er TL'lik çeklerin davalı tarafından davacıya açık hesap mutabakat borcuna karşılık verildiği  iddia edilmektedir.  Davacı ise çeklerin  açık hesap mutabakat  borcuna karşılık verilmediğini iddia etmektedir.  Bu durumda, mahkemece, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunun kabulü ile çekin bir ödeme aracı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tespit edilen hususların yukarıda belirtilen karinenin aksini ispata yeterli olup olmadığı olmadığı gözetilerek, buna ilişkin delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.  Davacı taraf, davalı yanca verilen  iki adet 75.000,00 'er TL'lik çeklerin  karşılıksız çıkması üzerine davalıya iade edildiğini iddia etmektedir.  Çeklerin verildiği ve tekrar davalıya iade edildiği hususu  ''Çek kapama bordro dökümü'' başlıklı belgeden anlaşıldığı gibi tarafların da kabulündedir. Çekin  davalıya iade edilmiş olması, ödemeye karine teşkil etmektedir. Bunun aksini iddia eden iddiasını ispat etmelidir (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 15.10.2012 tarihli ve 2012/5843 Esas, 2012/15050 Karar sayılı kararı ile 15.05.2014 tarih ve 2013/12057 Esas, 2014/9245 Karar sayılı kararları).Bu durumda somut olayda  çeklerin  bedelinin ödenmediğini iddia eden davacı bunu ispat etmekle yükümlü olup mahkemece, ispat külfetinin davacı üzerinde olduğunun kabulü ile buna ilişkin delillerin toplanması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak ve ispat yükünün tayininde hata edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi. 18.09.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4932ad3cbf5bc4a","SID":"d5559198cd38ce1c"}}