{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/535 <br>KARAR NO: 2025/1414<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/10/2021<br>NUMARASI: 2018/394 E. - 2021/908 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Acentelik sözleşmesinden kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğü İflas Masası vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacının ... akreditasyonuna sahip acentesi olup, yurt içi ve yurt dışı uçak bileti düzenleme ve satma işini gerçekleştirdiğini,  bölgesel faaliyetler amacıyla davacı ve davalı  arasında satış acenteliği sözleşmesi imzalandığını,  davacının  acente firma olarak bilet satış hizmeti, rezervasyon hizmeti ve diğer ilgili tüm hizmetleri eksiksiz yerine getirdiğini, bu doğrultuda davacının  27-28 Nisan tarihlerinde Beyrut-Ercan-Beyrut seferlerindeki uçuşlar için birden farklı satış tarihlerinde, ... numarası, ... Bilet Numarası verilen yolculara ait bilet kesim işlemlerini gerçekleştirdiğini,  toplam 43 yolcuya ait 27-28 Nisan 2017 tarihlerindeki gidiş ve bazı dönüşleri kapsayan tek ve çift yön düzenlenen biletlerin,  davacı tarafından turist gruplarına kesildiğini, 24.04.2017 tarihi itibariyle resmi sistesi üzerinden tüm uçuşları iptal ettiğini ilan eden davalı şirketin, sonrasında kesilen biletleri de değiştirerek yolcuların sadece Adana seferlerini gerçekleştireceğini bildirdiğini, dolayısıyla durumdan mağdur olan yolcuların biletlerinin iade işleminin gerçekleştirildiğini, haliyle iade ücretlerinin de  davacı tarafından karşılandığını,  davacı tarafından ödenen bu iade miktarlarının rücu için  davalı  tarafından da makbuz kesildiğini, ancak bu tutarların  davacı hesabına yatırılmadığını,  davacının  hiç ödemekle yükümlü olmadığı toplam 48.813,36 TL'yi yolculara ödemek zorunda kaldığını, sonra da bu miktarı davalıdan tahsil edemediğini,  davacı tarafından Ankara 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalının  davacıya  herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının uçuşlarının sadece Adana istikameti üzerinde yapılacağı belirtilmiş olsa da  davalının hiçbir şekilde böyle bir beyanı olmadığını,  davalının 24.04.2017 tarihinde almış olduğu işletmesel karar ile uçuşlarının belirli olmayan bir süre zarfı için ertelenmesi kararı alınmış olduğunu, bu durumun sebebinin ne şirketin tasfiye halinde olması ne de tüm çalışanlarını bünyesinden çıkarmak istemesi olduğunu,  davalının  bünyesinde bulunan uçak filosuna kira sözleşmesi ile sahip olduğunu, kiralanan uçakların alınan mahkeme kararları ile kiraya verene teslim durumunun meydana gelmesi üzerine, yeni uçak filosu kiralanana ya da satın alınana kadar uçuşların durdurulmak zorunda kalındığını, ayrıca şirket sahibinin değiştiğini,  yeni şirket yöneticilerinin şirketi bambaşka bir noktaya getirme amacıyla yeniden yapılanma yoluna gittiğini,  bu sebeple şirketin bu aşamada pasif kalmayı tercih etmesinin yeniden yapılanma ve şirketi hiç olmadığı kadar iyi bir noktaya getirme amacından olduğunu, bu ihtilaflı ilişkide asıl kötüniyetli olanın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirilmiştir. Dava, davacının davalı adına satmış olduğu bilet bedellerinin, uçuşlarının gerçekleşmemesi ve bilet bedellerinin davalıdan tahsil edilememesi sebebi ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı taraf ise, alınan işletmesel karar gereği uçuşların durdurulması kararı alındığını, davacı şirkete herhangi bir borçları bulunmadığı savunmasında bulunmuştur. Davacı vekili, davalı ile aralarında yer alan acentelik ilişkisi gereği, davalı adına ve hesabına bilet düzenleyebilmek için ilk olarak bilekleri davalı şirketten satın almak durumunda kaldığını, sonrasında bilet bedellerini müşterilerden tahsil ettiğini, sistemin bu şekilde işlediğini beyan etmiştir. Her ne kadar teknik bilirkişiler aracılığı ile dosya üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan kök rapor davacının takibe konu ettiği alacak miktarı bakımından müşterilere iade bilet bedellerini ticari defter kayıt ve belgeleri ile ortaya koyması gerektiği, iadeler sabit olursa, bu defa söz konusu miktarın davalı ticari defter kayıt ve belgelerine göre davalı tarafından tahsil edildiğinin ortaya konulması gerektiği, karşılıklı ticari defterlerle sabit olacak olursa, davacının iade ettiği miktarı, davalı taşıyıcıya yansıtmasının yerinde olacağı tespit edilmiş ise de, tüm dosya kapsamından davacının sistemin işleyişine ilişkin beyan etmiş olduğu hususlar göz önünde bulundurularak ek rapor gerekliliği ortaya çıkmıştır. Buna göre; davacının satın aldığı biletler için henüz müşterilerine veya yolculara bireyselleştirilmiş faturaları düzenlemediği, bu aşamada uçuşların iptal olduğu, 24.04.2017 tarihli İade makbuzları ve 04.04.2017 tarihli mükerrer tahsilat kaynaklı davacının toplam alacak iddiasının 48.813,36 TL miktarında olduğu, bu makbuzlar ve mükerrer ödeme için davacıya iade yapılmadığı, belgelerin düzenlenmesine rağmen işlemin tesis edilmediği kabul edilecek olursa, davacının bu miktarı iade talep etmekte haklı olabileceği ek rapor ile tespit edilmiştir. Yazılan müzekkere cevaplarından davalının belirtilen tarihlerde uçuşları gerçekleştirmediği anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin sistemin işleyişine dair beyanı, hazırlanan ek rapor ve müzekkere cevapları davacının haklılığını ortaya koyar niteliktedir.  Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulü ile belirlenebilir olmayan alacak yönünden icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. \"  gerekçesiyle, açılan davanın  kabulü ile Ankara 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın  iptaline icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğünce istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğü, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kararın  iflas dosyasına tebliğ edildiğini,  İİK'nın 194.maddesinin \"Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir.Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz.\" hükmü amir olduğunu,  dava konusu itirazın iptali olup bu davanın anılan Kanun maddesi kapsamında ikince alacaklar toplantısından on gün sonrasına kadar durdurulması gerektiğini, ayrıca davaya konu icra takibinin İİK'nın 193. maddesi gereğincede iflasın kesinleşmesi ile düşeceğini, bu nedenle  mahkemenin hüküm kısmında yer alan masa aleyhine tüm hususlar ile birlikte, kararın  istinaf edilerek bozulması ve yeniden yargılama yapılarak davanın reddi gerektiğini,   bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava,  satış acenteliği sözleşmesi  kapsamında doğan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğü İflas Masasınca, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilince Ankara 1.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile  davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 48.813,36 TL asıl alacak yönünden 08.05.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı,  takip dayanağı olarak bilet ücretlerinin iade edilmeyen bakiye miktarının gösterildiği, ödeme emrinin 09.05.2017 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı  tarafından verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali talebiyle açılan eldeki davada  mahkemece davanın kabulüne karar verildiği  görülmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; mahkemece 12.10.2021 tarihinde davanın kabulüne karar verildiği,  Bakırköy 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin  2021/228 Esas,  2021/972 Karar sayılı dosyasından 04.11.2021 tarihinde iflasına karar verildiği, mahkemece Bakırköy 1.İflas Dairesine gönderilen müzekkereye verilen 17.01.2022 tarihli cevabi yazıda, tasfiyenin  adi tasfiye olarak yürütüldüğünün,  henüz birinci alacaklılar toplantısının yapılmadığının ve iflas idare memurlarının seçiminin yapılmadığının bildirildiği, bunun üzerine mahkemece Bakırköy 1.İflas Dairesine  gerekçeli kararın tebliğ edildiği, iflas dairesince karara  karşı 07.02.2022 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.'nın m.191), müflisin iflas masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflasın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK.'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK.'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir.İflastan önce açılmış olup da  devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflasın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir (md. 194/1)Somut olayda, her ne kadar mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de,  mahkemece karar verildikten sonra  ve karar istinaf edilmeden önce davalı şirket hakkında iflas kararı verilmiş olup bu durumda mahkemece, davalının iflas etmiş olduğu  ve davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü nazara alınarak yargılama yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının  kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında kayıt kabul davası olarak yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın kayıt kabul davası olarak yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğne iadesine,4-Bakırköy 1.İcra ve İflas Müdürlüğü tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.18.09.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c94c6ab2287aa99","SID":"c1fee862b2ae4332"}}