{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/80 Esas<br>KARAR NO: 2025/1321 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:  İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2019/540 Esas - 2022/593 Karar<br>TARİHİ: 11/10/2022<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)<br>KARAR TARİHİ: 11/09/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacı şirket ile davalı şirket arasında Genel kredi ve teminat sözleşmesi imzalandığını ve davalı ...'in müşterek kefil müteselsil borçlu sıfatı ile sözleşmeyi imzaladığını, kredi borçlarının ödenmemesi üzerine Gebze 6. Noterliği'nin 30/07/2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kat edilerek ihtarname ve eki hesap özetlerinin davalı kredi borçlusuna  tebliğ edildiğini,ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi  nedeni ile davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını,  davalıların itiraz etmesi nedeni ile takibin durduğunu,  yapılan itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu,  arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek  davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına,  davalıların %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar tarafından  davaya cevap  verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 11/10/2022 tarih ve   2019/540 Esas - 2022/593 Karar sayılı kararında;\"...İddia, savunma, sunulan deliller,  bilirkişi kök ve ek raporları tüm dosya içeriği ile birlikte değerlendirildiğinde;Davacı banka tarafından banka alacağının konu edildiği alacağa dayalı takibe yapılan itirazın iptali talep edildiği, dava dilekçesinin davalılara tebliğ edilmesine karşın davaya cevap verilmemekle davayı inkar ettiklerinin tespit edildiği, icra dosyasına yapılan itiraz ile borca, faiz ve fer'ilerine itiraz edilerek takibin durdurulduğu ve huzurdaki davanın yasal süresinde açıldığı,Davacı banka tarafından Gebze 6. Noterliğinin 29/07/2019 tarih ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin davalı ... şirketi ile davalı ...'e 01/08/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarname ile 24 saat ödeme süresi verildiği, bu halde tatil günleri de dikkate alınarak temerrüdün 05/08/2019 tarihinde meydana geldiği, 08/08/2019 tarihinde davalılar aleyhinde icra takibi başlatıldığı ve huzurdaki davanın 279.672,47-TL üzerinden harçlandırılarak açıldığı,Davacı banka ile davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında  08.04.2009 tarihli 500.000,00-TL, 30.04.2013 tarihli 500.000,00-TL ve 14.03.2014 tarihinde 300.000,00-TL artırım ile, 17.03.2016 tarihli 1.000.000,00-TL, 26.06.2019 tarihli 255.000,00-TL Tutarlı sözleşmeler bulunduğu, sözleşmeler incelendiğinde 08.04.2009, 30.04.2013 tarihli sözleşmeler ile 14.03.2014 tarihli artırımda davahı ... kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 17.03.2016 ve 26.06.2019 tarihli sözleşmelerde davalı ...  imzasının bulunmadığı,Mahkememizce re'sen atanan bilirkişi ...tarafından rapor sunulmuş ise de  raporun Yargıtay 19. Hukuk Dairesi emsal kararlarında belirtilen hesaplama yöntemine göre tanzim edilmediği anlaşıldığından; davacı tarafa temerrüt tarihi itibari ile benzer sözleşmelere kendi bankalarınca uyguladıkları faiz oranına ilişkin listeyi dosyaya sunulması için süre verildiği ve ara kararın inafazı sonrasında rapor tanzim edilmek üzere dosyanın yeni bilirkiye tevdii edildiği, Mahkememiz ara kararı sonrasında tanzim edilen 16/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda takip ve dava konusu kredilerin davalı kefil ...'in imzasının bulunmadığı sözleşmelere dayalı olarak açılmış olduğu hususunda tespit yapıldığı,16/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı bankanın ihtarnameye konu alacaklar nedeniyle davalı asıl borçlu ... Dış Ticaret Ltd. Şti. hakkında İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından 08.08.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde tespit edilen alacak tutartarının 273.344,04 TL asıl alacak, 2.435,76 faiz ve 121,79 TL BSMV olmak Üzere toplam 275.901,59 TL olduğunun tespit edildiği, raporda her bir alacak kalemi yönünden takip tarihi itibariyle tespit edilen alacak tutarlarının Yüksek Mahkemenin alacağın kapatalize edilerek hesaplanması şeklindeki gerekçeli içthadlarına uyun şekilde gösterildiği, her bir borçlu yönünden temerrüd tarihlerinin ayırt edilerek akdi ve temerrüd faizleri ve BSMV'sinin hesaplanıp ayrı ayrı gösterildiği, temerrüd faizine ilişkin hesaplamanın \"Taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde faize ilişkin bir hüküm bulunmaması halinde işin ticari olduğu dikkate alınarak,  akdi faiz oranının belirlenmesinde bankanın temerrüt tarihi itibariyle  aynı tür kredilere uygulamış olduğu  faiz oranının dikkate alınması ve temerrüt faizinin de ayrıca belirlenmesi\" uygun şekilde hesaplandığı, 16/09/2022 tarihli bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu, Mahkememiz ara kararı doğrultusunda bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile takibe konu borcun davalı ...'in imzasının bulunmadığı sözleşmelere dayalı olarak yapıldığının tespit edildiği, davalı ...'in 2015 yılında şirket müdürlüğünden ayrıldığı, daha sonra şirket ile banka arasındaki sözleşmelerde kefil olarak imzasının bulunmadığı, bu halde davaya konu borçtan davalı ... yönünden sorumluluğunun bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği, davacı banka tarafından adı geçen davalı aleyhinde kötü niyetle takip yapıldığına yönelik dosya kapsamında delil bulunmadığı, takip talebinde masraf adı altında alacak talep edilmiş ise de buna ilişkin dosya kapsamında bir delil sunulmadığı dikkate alınarak ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplama dikkate alınarak aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,1.A-Davalı ... .... Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine açılan dava yönünden; Davalının İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının;273.344,04-TL Asıl Alacak  2.435,76-TL Takibe kadar işleyen temerrüd faizi  +  121,79-TL İşlemiş faizin %5 BSMV alacağı olmak üzereToplam 275.901,59-TL üzerinden iptali ile takibin 40.047,40-TL asıl alacağa yıllık %42,12 oranında, 233.296,64-TL asıl alacağa yıllık %37,60 oranında temerrüd faizi ve takip sonrası işleyecek faize %5 gider vergisi uygulanması ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına,1.A.b-Fazlaya ilişkin talebin reddine,1.A.c-Alacak likid ve belirlenebilir olmakla; Kabul edilen alacağın %20’si üzerinden hesaplanan 55.180,00-TL icra inkar tazminatının adı geçen davalı şirketten tahsiline,1.B-Davalı ... yönünden açılan DAVANIN  TÜMDEN REDDİNE,1.B.a-Şartları bulunmadığından kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından is/af başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen karar ile davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. bakımından davanın kısmen kabulüne ve davalı ... yönünden açılan davanın tümden reddine karar verildiğini, mahkemece tarafından tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemece davalı ... .... Dış Tic. Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibinin 273.344,04-TL asıl alacak ve 2.435,76 TL temerrüt faizi, 121,79 TL BSMV alacağı tutarı üzerinden devamına karar verilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu hükme esas alınan 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporunun detaylı incelemeler yapılmaksızın tanzim edildiğini, dosya kapsamında alınan önceki bilirkişi raporlarında da haklılıklarının tespit olunduğunu, nitekim yerel mahkeme dosyası kapsamında alınan 08.01.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; \"08.08.2019 takip tarihi itibariyle Asıl alacak tutarının 275.109,39-TL olduğu ve takip talebiyle örtüştüğü ancak takip tarihi itibariyle Alacak tutarının 278.838,48-TL olduğu\" kanaatine varıldığını, işbu bilirkişi raporu ile de tespit olunduğu üzere takip taleplerinde yer alan 275.109,39 TL asıl alacak, 3.576,42 TL temerrüt faizinin tamamından davalının sorumlu tutulabileceği ve davalarının haklılığının ispatlanmış olduğunu ve davanın aynen kabulünün gerektiğini, hal böyle iken dosya kapsamında tanzim edilen ve yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda asıl alacak tutarının 273.344,04-TL hesaplanmasının mantığının anlaşılamadığını,İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kapsamında tanzim edilen 08.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkil banka tarafından 807,56-TL ihtar masrafı yapıldığını, dolayısıyla müvekkil banka tarafından ihtarname gönderildiği hususunun açıkça ortada olduğunu, buna ilişkin masrag dikkate alınmaksızın hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, Daha önce yerel mahkeme dosyasına sunmuş olduğumuz Genel Kredi  ve Teminat Sözleşmesinde de belirtildiği üzere müvekkil banka tarafından borçludan talep edilen TCMB  bildirilen tabela niteliğindeki %46,80 temerrüt faiz oranının mahkemece uygun bulunması gerektiğini, bankanın TCMB'ye bildirdiği en yüksek faiz oranı %36 olduğundan, uygulanabilecek temerrüt faiz oranının %46.80 olduğunu, taraflarca imzalanmış olan Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi dikkate alınarak mahkemece uygulanacak faiz oranının %46.80 olarak kabul edilmesi ve hükmün bu doğrultuda kurulması gerektiğini, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası kapsamında tanzim edilen 08.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda 08.08.2019 takip tarihi itibari ile hesaplanan ve taraflarınca talep edilebilecek işlemiş gün faizi 3.576,42-TL olarak hesaplanmışken 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca 2.435,76-TL faiz hesaplandığını, eksik olarak hesaplanan faiz miktarının kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin bir önceki bilirkişi raporunda hesaplanan faiz tutarları üzerinden faiz miktarına hükmetmesi gerekmekteyken aksi yönde tesis edilen hükmün kabulünün mümkün olmadığını, Davalı ... yönünden açılan davanın tümden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme dosyası kapsamında hazırlanan 02.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'in müteselsil kefil sıfatıyla Genel Kredi Sözleşmelerini imzaladığı ve dava konusu borçtan 500.000,00 TL'ye kadar sorumlu tutulacağı tespitinde bulunduğunu, işbu rapor ile davalı / borçluların takip taleplerindeki 279.672,47 TL bakiye alacağın tamamından sorumlu tutulabileceği ve davalarının haklılığının ispatlanmış olduğunu, davanın kabulünün gerektiğini, hal böyleyken 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek yerel mahkeme tarafından davalı ... yönünden açılan davanın tümden reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını, nitekim davalı ...'in Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığı hususunın açıkça ortada olduğunu, dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden de bu hususun anlaşılabileceğini, Mahkeme tarafından tesis edilen hükme esas alınan 16.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda dosya kapsamında daha önce tanzim edilen 02.04.2021 tarihli bilirkişi ek raporundan tamamen farklı tespitlere yer verilmiş olması ve yerel mahkeme tarafından dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, Davalı ... yönünden açılan davanın  tümden reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu İstanbul Anadolu 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyası ile; Davacı vekili tarafından 08.08.2019 tarihinde 275.109,39 TL Asıl Alacak, 3.576,42 TL işlemiş faiz, 178,81 TL faizin % 5 Gider vergisi, 807,56 TL İhtar masrafı olmak üzere toplam: 279.672,47 TL  üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe itiraz edilmesi üzerine istinafa konu itirazın iptali davası açılmıştır.Mahkemece taraf delilleri toplanmış, genel kredi sözleşmeleri, kat ihtarı ve tebliğ şerhi,  dosya arasına alınmış, 2 ayrı bankacı bilirkişiden rapor alınmış, mahkemece alınan ilk raporun denetime elverişli olmayıp hüküm kurmaya yeterli olmadığı, mahkemece bankacı bilirkişi ...'dan alınan 2. raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan mahkemece, bankacı bilirkişi ...'dan alınan 2. Rapora itibar edilerek karar verilmesi yerinde görülmüştür.Davacı vekilinin davalı ... Dış Tic. Ltd. Şti. Hakkında  davanın kısmen reddine yönelik istinaf sebebi incelendiğinde;29906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü uyarınca miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olmuştur.Somut davada dava değeri= 279.672,47-TL.'dir. Mahkemece 275.901,59-TL  üzerinden davanın kısmen kabulüne, 3.770,88-TL yönünden ise davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesince ret edilen  3.770,88-TL. miktar istinaf edilmiş olup,  2022 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 8.000,00-TL olan kesinlik sınırının altında kaldığından kısmen ret kararı verilen miktar yönünden karar kesin niteliktedir. Miktar olarak kesin nitelikteki karar ile ilgili olarak yerel mahkemece karara karşı kanun yolunun açık olduğunun belirtilmesinin de sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı vekilinin davalı şirket yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin davalı ... hakkında davanın reddine yönelik istinaf sebepleri incelendiğinde;Somut olayda, davacı ... Bankası A.Ş. ile davalı ...Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında 08.04.2009 tarihli 500.000,00 TL Miktarlı GKS., 30.04.2013 tarihli 500.000,00 TL miktarlı GKS., 30.04.2013 tarihli bu sözleşme miktarı 14.03.2014 tarihli  300.000,00 TL Bedel artırımı ile sözleşme miktarı 800.000,00 TL'ye çıkartıldığı, 17.03.2016 tarihli 1.000.000,00 TL. ve 26.06.2019 tarihli 255.000,00 TL miktarlı genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, bu Genel Kredi Sözleşmelerin tamamında dava dışı Süleyman Sadi Tanay'ın kefil olarak imzasının bulunduğu halde, davalı ...'in sadece 08.04.2009, 30.04.2013 tarihli sözleşmeler ile 14.03.2014 tarihli bedel artırım sözleşmesinde  kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, 17.03.2016 ve 26.06.2019 tarihli genel kredi sözleşmelerinde davalı ...'in kefil olarak  imzasının bulunmadığı, mahkemece hükme esas alınan bankacı bilirkişi raporunda; Takip ve dava konusu her iki kredi borcunun, davalı ... 'in kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı 17.03.2016 ve 26.06.2019 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı belirtilmiştir.İlk derece mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi rapor içeriğindeki tespitler ışığında; Takip ve dava konusu her iki kredi borcunun, davalı ... 'in kefil sıfatıyla imzalarının bulunmadığı 17.03.2016 ve 26.06.2019 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı tespit edildiğinden, takip ve dava konusu kredi borçlarından davalı kefil ... Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre sorumlu değildir. Mahkemece, davalı kefil ... yönünden  davanın reddine yönelik verilen hüküm ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, mahkemenin kabul ve gerekçesine yönelik davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf  sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle; Davacı vekilinin davalı ... yönünden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin davalı ...  Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının, davalı ...ı Dış Tic. Ltd. Şti. yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341 ve 352/1 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, 2-Davacının, davalı ... yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 11/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f925a368b6979a1","SID":"5b896e67b9559d8a"}}