{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/190 <br>KARAR NO\t\t: 2025/1233<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.11.2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/475 E. - 2022/1038 K.<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t: 06.07.2021<br>KARAR TARİHİ\t: 19.09.2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 19.09.2025<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 tarih 2021/475 E. - 2022/1038 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  07.03.2021 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı araç İzmir ili, Karabağlar ilçesi üzerinde seyir  halinde  iken .... plaka sayılı araç ile seyir halinde olan sürücünün müvekkili yana ait araca çarpması  neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacıya ait araçta 49.147,20 TL hasar meydana geldiği,...plaka sayılı araç sürücüsünün %100 tam ve asli kusurlu olduğu iş bu kaza neticesinde, müvekkiline ait .... plakalı araç iş bu kaza nedeniyle hasara uğramış olup, kusurlu aracın ZMMS (trafik) poliçesini tanzim eden davalı ... A.Ş.’ne ihbarda bulunulduğu, sigorta tarafından hasar dosyası açıldığı, sigorta şirketinin aracın onarımı için oldukça düşük fiyat belirlendiği, 24.245,66TL ödeme yapıldığı, ancak davacının zararının oldukça fazla olduğunu belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavacı vekili 16.02.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat alacağına ilişkin olarak dava dilekçesinde talep edilen miktar olan 500,00-TL'yi, 21.882,04 TL daha artırarak toplam 22.382,04 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davalı şirkete hasar aşamasında başvuru yapılmış olup 07.03.2020 tarihli trafik kazası sonucu davalı şirket tarafından davacı tarafa değer kaybına ilişkin olarak 24.245,66 TL ödeme yapıldığı, anılan ödeme ile müvekkili şirketin sigorta poliçesi hükümlerini tamamen yerine getirdiği, hal böyleyken davacı tarafından eksik ödeme yapıldığı iddiası ile halen bir takım mesnetsiz sebeplerle hak iddia edilmesinin hiçbir iyiniyet kuralı ile izah edilemeyecek kötü niyetli bir davranış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yana ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Yasanın 56/1A kuralını ihlal ettiği, diğer karışanların ihlal niteliğinde davranışlarının olmadığı anlaşılmakla talep konusu edilen hasar yönünden yapılan incelemeye yönelik kazandırılan raporlara göre, konu olayda...plaka sayılı aracın yedek parça işçilik ve KDV dahil toplam 46.627,70 TL hasarının olduğu, davadan evvel yapılan ödemenin mahsubu ile bakiye 22.382,04 TL yönünden sonradan kazandırılan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kabulüne  karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, dosyada kusur oranlarının tespiti için yetkili merciden alınan bir rapor olmadan verilen hükmün eksik ve hatalı olacağı, Karayolları Fen Heyeti ya da ATK'dan bu kapsamda rapor alınması gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin sorumluluğunun olay tarihindeki poliçe limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olduğu, müvekkili tarafından 24.245,66 TL hasara yönelik, 10.000,00 TL ise değer kaybına yönelik ödeme yapılmakla bakiye limitinin 8.754,34 TL kaldığı, bu limit dikkate alınmaksızın yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, buna ilişkin ödeme belgelerinin başvuru ekinde dekont olarak sunulduğu, yapılan ödemeler ile limit tüketildiğinden müvekkilinin sorumluluğu olmadığı, bilirkişi tarafından hasar bedelinin tespiti açısından yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığı, olayda orijinal parça iskontosunun uygulandığı yeni bir hesaplama yapılması gerektiği, KDV hariç hesaplama yapılmadan hazırlanan raporun yerinde olmadığı, aracın değerinin yanlış ve fahiş tespit edilmiş olduğu, bu anlamda yapılan hesaplamanın da yerinde olmadığı belirtilerek hüküm kaldırılması talep edilmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava,trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tHer ne kadar davalı yanca yukarıdaki gerekçeler ile Mahkemece kazaya karışan taraflar yönünden belirlenen kusur durumunun yerinde olmadığı gibi bu anlamda yetkili merciden rapor alınmadığı belirtilmiş ise de gerek kazaya karışan taraflarca düzenlenen kaza tespit tutanağı gerekse de Mahkemece hükme esas alınan 22/11/2021 tarihli raporun kusura yönelik kanaatleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde kazanın oluş şekli açısından taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Bu kapsamda 07/03/2021 tarihinde...ili,... ilçesi,... Mahallesi,.... Sokak üzerinde sürücü .... sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile karşı şeride geçtiği ve o şeritten gelen sürücü Mehmet sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı, bu kazanın etkisi ile ... plakalı aracın kendi sağına doğru savrularak o esnada sağ yanda park halinde olan davacıya ait .... plakalı araca çarpması ile kazanın meydana geldiği anlaşılmakla İDM tarafından kazaya karışan tarafların kusuru yönünden hükme esas aldığı rapor kanaati yerinde görüldüğünden bu yönden istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\t İlk derece mahkemesince birden fazla rapor kazandırılmakla birlikte kazandırılan ilk rapordaki hasar gören bir takım parçalar yönünden değerlendirme yapılmadığı bu nedenle de hasara yönelik tespitinin gerçek zarar tespitini karşılamayacağı bu nedenle de ilk raporun hükme esas alınmasına yer olmadığı yönündeki görüşe iştirak edildiği, bunun yanında hükme esas alınan asıl ve ek bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmesine, gerçek zararın zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsamasına, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zararın ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanacak olmasına, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zararın giderilecek olmasına (Yargıtay 17 HD 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. - 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. - 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. - 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. - 2014/3704 K.), gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın  onarımı  yapılsın ya da yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun ya da olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına (Yargıtay 17 HD 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K.) göre belirtilen istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>\tKarayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları<br> A.3. \"Sigortanın Kapsamı\" başlıklı maddesinde \"Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta(Ek ibare:RG-4/12/2021-31679)teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.<br>\" şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında davalı sigortanın sorumluluğuna karar verilmesi halinde sorumluluğu kaza tarihi itibariyle yayımlanan teminat limiti ile sınırlı olacaktır. Bu kapsamda davalı sigortanın kaza tarihi olan 07/03/2021 tarihindeki araç başına teminat limiti 43,000,00 TL olmakla birlikte İDM tarafından davacı aracının hasar bedeli 46.627,70 TL olarak tespit edilmekle birlikte davadan önce 04/05/2021 tarihinde yapılan 24.245,66 TL'lik ödeminin mahsubundan sonra arta kalan bakiye 22.382,04 TL üzerinden karar verilmiş ise de İDM tarafından hükmedilen bu tutar davalı yanın bakiye limiti üzerindedir. <br>\tAçıklanan bu hususlar kapsamında İDM'ce sigorta şirketinin olay tarihindeki sorumluluk poliçe limitinin 43.000,00 TL olmasına rağmen, söz konusu limite kararda yer vermediği gibi, davalı sigortanın davadan evvel hasara yönelik yapmış olduğu 24.245,66 TL'lik hasar ödemesi göz önüne alındığında davanın başlangıcında bile davalı sigortanın bakiye 18.754,34 TL ile sorumlu olduğu, bununla birlikte davacı tarafından değer kaybına yönelik tahkim başvurusu üzerine itiraz hakem heyeti incelemesinden geçen uyuşmazlık konusu hususa dair davacı lehine hükmedilen 10.000,00 TL tazminat kararının 01/01/2022 tarihinde kesinleşmesine rağmen dava konusu hasara ilişkin tazminat tutarı 15/02/2022 tarihinde ıslaha konu edildiğinden ıslah tarihi itibariyle davalı yanın bakiye limiti bilindiğinden bu ödeminin davalı yanın limitini etkileyeceği anlaşılmakla limit üzerinde sorumluluk belirlenerek bu yönden davalı aleyhine karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar tahkikat aşamasında davalı yanca talep konusu dışında değer kaybına yönelik bir ödemeden bahsedilmeyerek bu husus istinaf aşamasında ileri sürülmüş ise de az yukarıda açıklanan hususlar kapsamında söz konusu 10.000,00 TL'lik ödeme davalının limitini etkileyeceği kabul edilerek mahkemece esasen bakiye 8.754,34 TL'lik tutar üzerinden değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve değerlendirme ile limit üzerinde davalı yana sorumluluk atfedilerek davanın kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş gerek limit üzerinde kalan miktar gerekse de ıslah tarihi itibariyle limitin biliniyor oluşu göz önüne alındığında reddedilen miktar yönünden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekmiştir.<br>\tBu durumda, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kısmen kabulü yönünde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.11.2022 tarih 2021/475 E. ve 2022/1038 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t2-İstinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; <br>\tDavanın KISMEN KABULÜ ile; 8.754,34 TL bakiye hasar tazminatının 04.05.2021 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin ve ıslah ile alınan toplam 434,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 181,10 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacı tarafından yatırılan 59,30 TL peşin harç ile 375,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden  AAÜT uyarınca hesaplanan 8.754,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tDavalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesaplanan 13.627,70 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tDavacı tarafından yapılan 59,30 başvurma harcı, 1.750,00 TL bilirkişi ücreti, 67,00 TL tebligat-posta gideri ve 826,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 2.702,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.053,90 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>\t1.320,00 TL arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 514,80 TL'sinin davalıdan, 805,20 TL'sinin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\tKullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t3-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>\t4-Davalı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcından oluşan istinaf yargılama giderinin 300,12 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye masrafın davalı üzerinde bırakılmasına, \t<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 19.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1fafe1f9a2d5e7b0","SID":"96035fbe4621c076"}}