{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1340 - 2025/1558<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1340 <br>KARAR NO\t: 2025/1558<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>TARİHİ\t\t: 17/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/236 E.  -  2023/78 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/02/2023 tarih ve 2022/236 Esas - 2023/78 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ile davalı şirket vekillerince   istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek, davalı şirketin 2020/70749 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı TÜRKPATENT 2022-M-4717 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkili markalarına görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, sınıfsal benzerlik de bulunduğundan başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini, SMK’nın 6/5. maddesi uyarınca da tescil engeli bulunduğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, SMK’nın 7/2-c maddesi uyarınca da tescilin reddi gerektiğini ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 27.04.2022 tarih ve 2022-M-4717 sayılı kararının iptaline ve 2020/70749 başvuru numaralı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı şirket vekili, taraf markaları arasında benzerlik olmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt edici vasfı bulunmadığını, bu ibarenin evrensel bir kelime olduğunu, davacı ile ortak ürünlerinin bulunmadığını, müvekkili markasına ayırt ediciliğin kazandırıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davacı yana ait \"...\" ibaresinin sabit kılmak koşuluyla yarattığı seri marka ailesi ile dava konusu \"...\" markasının benzer olarak atfedilebileceği, markalardaki ek sözcük ve şekil unsurlarının bu algıyı ortadan kaldırmayacağı, zira davalı markasında davacı yana ait \"...\" markasının aynı şekilde ön ses ve ayırt edici unsur olarak yer aldığı, devamında yer alan \"...\" ibaresinin yaygın kullanımı (maksimum sözcüğünün kısaltması olarak \"...\" şeklindeki jenerik kullanıma işaret eden) olan bir ibare olduğu ve markaya belirgin bir ayırt edici nitelik katmayacağı, aksine davacı seri markalarının kompoze edilme şekli göz önüne alındığında bu haliyle davacı markalarının bir serisi, devamı ya da versiyonu olarak algılanması ihtimali olabileceği, ortalama zeka düzeyindeki tüketicilerin algısında baskın kısmın soldan sağa okunan sözcük markalarında ilk harf ve hece olduğu, markanın soldan sağa okunması ilkesi uyarınca tüketici tarafından öncelikli olarak algılanacak olan ibarenin \"...\" ibaresi olacağı, dava konusu markanın tümleşik yazımının anılan ibareye farklı bir anlam, farklı bir fonetik ya da görsel algı katmadığı, taraf markalarının bütünsel anlamda yarattıkları nihai algılarda aralarında karışıklığa neden olacak düzeyde benzerlik taşıdıkları, dolayısıyla işaretlerin bütünsel algı itibariyle birbirleri ile ilişkilendirilebilirliği karşısında üst düzey dikkate ve özene sahip tüketicilerin de yanılgı yaşamalarının mümkün olacağı, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ya da benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmadığı, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varıldığı, davacı yanın hükümsüzlük iddiası bakımından ileri sürdüğü tanınmışlık iddiası yönünden, somut olayda yapılan değerlendirmede; davacı yan tarafından işlem dosyasına ve dava dosyasına sunulan delillerin tanınmışlık iddiasını somutlaştırır yeterlilikte değerlendirilemeyeceği,  kaldı ki somut uyuşmazlıkta dosyada dava konusu markanın tescilinin, davacı markalarının ayırt edici karakterine zarar vermesi, itibarına zarar vermesi, ayırt edici gücü ve etkileme alanının zayıflaması, tanınmışlığından haksız yarar sağlaması gibi sonuçlara yol açacağını ispatlayacak başkaca delilin de bulunmadığı, tüm bu nedenlerle kanunun 6/5 düzenlemesindeki koşulların somut olayda meydana gelmeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 2022-M-4717 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/70749 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hatalı rapora dayalı olarak hüküm kurulduğunu, benzerlik değerlendirmesinin bütünsel olarak yapılmadığını, taraf markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığını, markalardaki kelimelerin ayırt edicilik vasıflarının değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, \"...\" ibaresinin, 16, 21 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak, iltibas iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kabul edildiği ve başvurunun reddine karar verildiği, ancak davalı şirketin bu karara yaptığı itiraz üzerine bu kez YİDK'nın 2022-M-4717 sayılı kararıyla itirazın kabulüne ve başvurunun reddine ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildiği, anılan kararın davacıya 02.05.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 29.06.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.  \tİlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" ibareli markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı noktasındadır.<br>\t6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.<br><br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Davacının mesnet markaları ise tek başına \"...\" ibaresi ve bu ibareye eklenen \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" gibi ibarelerden oluşmakta olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık ise \"...\" ibaresinin ortaklığından kaynaklanmaktadır. Ancak, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.04.2025 tarih ve 2024/4122 E.-2025/2369 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere,  taraf markalarında ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin tek başına ayırt ediciliği zayıf nitelikte olup bu unsura yapılacak küçük ekleme ve/veya değişikliklerin dahi karıştırılma tehlikesini ortadan kaldırabileceği kabul edilmelidir. Nitekim, Dairenin 01.10.2024 tarih ve 2023/5064 E. - 2024/6924 K. sayılı, 09.12.2024 tarih ve 2024/709 E. - 2024/8807 K. sayılı ve 23.12.2024 tarih ve 2024/1450 E. - 2024/9292 K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Bunun yanında, \"...\" ibaresi dışında bir unsurun söz konusu olduğu markaların bütün halinde tüketiciler nezdinde bırakacakları etki üzerinde de durulmuş ve taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna varılmış; ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı markalarının tanınmış olması da sonuca etkili bulunmamıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E. - 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Bu itibarla, ilk derece mahkemesince, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken,  yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamış,  HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekili ile diğer davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin  istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/02/2023 gün ve 2022/236 Esas - 2023/78 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70-TL’nin düşümü ile kalan 534,70-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına,<br>\t4-Davalı ... ile diğer davalı şirketin kendilerini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 40.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,  <br>\t6-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 4,00-TL posta ücreti, 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam  496,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t7-Diğer davalı şirket tarafından  istinaf aşamasında yapılan 100,00-TL posta ücreti, istinaf kanun yoluna başvuru harcı olarak yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam  592,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333),<br>\t9-Davalılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde ayrı ayrı davalılara iadesine,  <br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. \t<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/09/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1335af086f1b97a3","SID":"99ae8e027af001c2"}}