{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1366 <br>KARAR NO: 2025/1465<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/06/2025<br>NUMARASI: 2024/983 Esas 2025/574 Karar <br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 04/12/2024<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili davalı/borçlu şirket aleyhine müvekkili tarafından Bakırköy 17. İcra Dairesinin ... esasa sayılı dosyası ile 9.10.2024 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlu vekili aracılığıyla icra dosyasına sunduğu bila tarihli dilekçesi ile icra takibine,borca ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili,davacının alacağın müvekkil şirket ile aralarında ticari ilişkiden kaynaklandığını iddia ettiğini, malların müvekkil şirket'e teslimine ilişkin ispat yükü davacıda olup davacı tarafından hiçbir belge sunulmadığını, cari hesap ekstresini dayanak göstermiş olup bunun hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını, alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddine, ayrıca davacı taraf arabuluculuk dava şartını yerine getirmediğinden bu nedenle de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda cari hesap alacağını oluşturan faturaların dayanağı e-temel irsaliyeler incelenmiş olup irsaliyeler üzerinde davalı kaşe ve personel isim imzanın yer aldığı,faturaların elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, elektronik faturalara davalıca noter huzurunda  veya iade fatura şeklinde düzenlenerek kanuni sürede itiraz olmadığı, tüm faturalar ve ödemelerden sonra 11.10.2024 icra takip tarihi itibariyle 442.558,76- TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı olduğu, alacağın  davalı ve davacı defterlerinde tespit edildiği gerekçesiyle, 442.558,76- TL asıl alacağa itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, işlemiş faiz isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; teslim alındığı iddia edilen hizmetin veya malların, yazılı delille ispatlanması gerektiğini, faturanın, tek başına borcun varlığını ispatlamayacağını, TTK'nın 89/2 uyarınca cari hesap sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması gerektiğini, davacı tarafından yazılı cari hesap sözleşmesi ibraz edilmediğini, tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesini talep ettiklerini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket yönünden Anadolu 3. ATM’nin 2025/150 esas sayılı dosyası kapsamında 20.02.2025 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçici mühlet, 30.06.2025 tarihinden itibaren 1 yıl kesin mühlet kararı verildiğini, takibin bu aşamada durdurulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; cari (açık)hesap alacağı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili arabulucu anlaşamama tutanağının dosyaya sunulmadığını ileri sürmüş ise de 26.11.2024 tarihli anlaşamama son tutanağı dava dilekçesi ekinde dosyada mevcuttur.Davalı vekili müvekkili bakımından, 30.06.2025 tarihinde 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiğini ileri sürmekte ise de icra takibinin 09.10.2024 tarihinde; takip yasağı başlamadan açılıp itiraza uğradığı; verilen geçici mühlet ve tedbir kararlarının sadece takipleri durduracağı konkordato mühleti içinde itirazın iptali davası açabileceği ve davaya devam edileceğinden davalı vekilinin bu nedenle davanın reddi gerektiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Taraflar arasında yazılı cari hesap sözleşmesi yoktur. Ticari ilişkinin açık hesap şeklinde işlediği belirlenmiştir. İcra takibinde cari hesap bakiyesi talep edilmiş olup, dava dilekçesinde, ticari defterlere delil olarak dayanılmıştır. Açık hesap ilişkisi; önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde, taraflar tek taraflı veya karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaştıklarından, bu ilişkiye TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanmaz. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. TTK'nın 21/2. maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Alacağın likit olduğunun kabulü için gereken şartlar “borçlunun, talep edilen alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmesi veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda olmasıdır.Yapılan bilirkişi incelemesinde  davacının asıl alacak miktarının davalının ticari defterlerinde aynen kayıtlı olduğu belirlendiğinden davalının borç miktarını bilmesi için bir hesaplamaya ihtiyacı olmadığından alacağın likit olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle;  itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 30.231,20-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 7.557,80-TL harcın mahsubu ile kalan 22.673,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/09/2025\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5e2b2a79a72db48","SID":"81ab958cfc9a7e30"}}