{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1292 - 2025/1561<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1292 <br>KARAR NO\t: 2025/1561<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>TARİHİ\t\t: 18/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/460 E.  -  2023/204 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2023 tarih ve 2022/460 E. - 2023/204 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 2021/146612 sayılı ve \"...\" ibareli markanın 03, 05, 29, 30 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı ... nezdinde başvuruda bulunduğunu, başvuruya müvekkilinin “...” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptıkları itirazın ... 2022-M-11746 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın müvekkilinin çok tanınmış markalarına iltibas oluşturacak derecede benzediğini, seri marka izlenimi verdiğini, emsal yargı kararları bulunduğunu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, müvekkili markalarının tanınmış marka vasfı taşıdığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK’nın 2022-M-11746 sayılı kararının 05. sınıfta yer alan \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler\" malları, 29 ve 30. sınıfın tamamı ile 35. sınıfta yer ayan \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için mallarının bir araya getirilmesi hizmetler\" hizmet sınıfının altında mevcut 05. sınıfta yer alan \"Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler\" malları, 29 ve 30. sınıfın tamamı yönünden iptaline ve dava konusu markanın tescil edilmesi halinde aynı mal ve hizmetler için  hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, markalar ortak olarak \"...\" ibaresini markaları kapsamında barındırmakta ise de, ortak kelime olan \"...\" ibaresinin tanımlayıcı olmamakla birlikte, ayırt edici niteliğinin yüksek olarak değerlendirilemeyeceği, dava konusu markada \"...\" ve \"...\" ibarelerinin bir araya getiriliş şeklinin orijinal olması ve bütün olarak bakıldığında dava konusu markanın davacının dayanak markalarından uzaklaştığı, tüketicinin taraf markalarını benzer ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olduğu, somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluşmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının benzer olduğunu, davalı markasının iltibasa sebebiyet vereceğini, dava konusu markanın müvekkili markasını doğrudan içerdiğini, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliği düşük olduğundan, \"...\" ibaresinin öne çıktığını, başvurunun müvekkili markalarının yeni bir versiyonu olarak algılanacağını, emsal yargı kararlarının bulunduğunu, tüketicilerin dikkat seviyesinin düşük olduğunu, SMK’nın 6/5. maddesi şartlarının da oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak 6769 sayılı kanun 6/1 anlamında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 26.10.2020 tarih ve 2020/616 E.- 2020/4442 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 12.10.2020 tarih ve 2020/119 E.- 2020/3987 K. sayılı, \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 10.04.2018 tarih ve 2016/7123 E.- 2018/2557 K. Sayılı ve \"...\" ibaresini davacı markaları ile benzer bulmayan 04.11.2019 tarih ve 2019/141 E.- 2019/6786 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 28/09/2025<br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c6006b19e811124e","SID":"9d80475483761071"}}