{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/1229 Esas  - 2025/1003 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1229 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1003<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 30/07/2025<br>NUMARASI\t\t:  2025/552 Esas Esas (Ara Karar)<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)<br>DAVA TARİHİ\t: 25/07/2025<br>TALEP\t: İhtiyati Tedbir <br>TALEP TARİHİ\t:  25/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  26/09/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki ortaklıktan çıkma davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin 19/06/2023 tarihinden bu yana şirket ortağı olduğunu,  davacının %25 oranında şirket ortağı olmasından doğan hak sahipliğinin sonucunda ana sözleşmenin değiştirilmesine karar verilmesi, şirket müdürlerinin tayin ve azil yetkisi, murakıpları tayin ve azil yetkisi, bilanço ve kâr zarar hesaplarının tasdiki gibi iş ve işlemlerde TTK kapsamında sorumluluğu diğer pay sahiplerince engellenmekte olduğunu, davacının, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığını bunun yanı sıra kar dağıtımı yapılmadığını,  kendisine şirket bilançoları gösterilmediğini, diğer şirket ortakları ile yapılan toplantılarda da yine bir anlaşmaya varılamadığını, şayet dava açılırsa dava açılmadan önce henüz arabuluculuk sürecine girmeden şirketin borçlandırılacağını ve içinin boşaltılacağını ve yine şirket ortağı davacı ayrılma akçesi ve hisse oranı kadarıyla gerçek değerinin kendisine ödenmeyeceği hususu hakkında bir toplantı gerçekleştirilmesinin ardından davacı yanca 23/07/2025 tarihinde 28781 yevmiye no'lu ihtarnamenin  kep yoluyla şirketin ilgili yetkilisine tebliğ edildiğini, bu nedenlerle davacının T.T.K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, gelinen son noktada ihtiyati tedbir şartlarının taraflarınca oluştuğunu beyan ederek, davacının Anayasa'nın 13.maddesi gereği mülkiyet hakkı ihlaline uğramasına sebebiyet vermemek adına yargılama süreci içerisinde şirketin banka hesapları, tüm taşınır ve taşınmaz mallar da dahil olmak üzere bütün banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını  talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; 28/07/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği ihtiyati tedbir talebinin reddedildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin, dava sonuçlanıncaya kadar davalı şirketin banka hesapları, tüm taşınır ve taşınmaz mallar da dahil olmak üzere bütün banka hesaplarına ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkin olarak, dosya kapsamı, tedbir talebinin içeriği, mevcut delil durumu da nazara alınarak yapılan değerlendirmede, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların bu aşamada oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin  ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar vermiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketin 19/06/2023 tarihinden bu yana ortağı olduğunu, kendisinin %25 oranında şirket ortağı olmasından doğan hak sahipliğinin sonucunda ana sözleşmenin değiştirilmesine karar verilmesinin şirket müdürlerinin tayin ve azil yetkisi, murakıpları tayin ve azil yetkisi, bilanço ve kâr zarar hesaplarının tasdiki gibi iş ve işlemlerde TTK kapsamında sorumluluğu diğer pay sahiplerince engellendiğini, diğer şirket ortakları ile yapılan toplantılarda da yine bir anlaşmaya varılamadığı gibi şayet dava açılırsa dava açılmadan önce henüz arabuluculuk sürecine girmeden şirketin borçlandırılması ve içinin boşaltılacağı ve yine şirket ortağı davacının ayrılma akçesi ve hisse oranı kadarıyla gerçek değerinin kendisine ödenmeyeceği hususu hakkında yapılan verimsiz bir toplantı neticesinde öncelikle taraflarınca ihtarname gönderildiğini, 23/07/2025 tarihinde 28781 yevmiye no'lu ihtarname kep yoluyla şirketin ilgili yetkilisine tebliğ edildiğini, davacının, TTK gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istediğini, şirketin feshine karar verilmesi ve yargılama süreci içerisinde mal kaçırma yoluna gidilmemesi adına ihtiyati tedbir talebi taleplerinin olduğunu ve yerel mahkemece reddedildiğini, 6100 sayılı HMK m.392/1 uyarınca hâkim ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafı durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini de açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilecek hususu kapsamında davacının %25 şirket ortağı olduğu, davalı şirketin 40 milyon değerinde sermaye sahibi olduğu ve yapılan son toplantılar, son ihtarnamelerinin ve gelinen son nokta göz önüne alındığında bu hususların  göz ardı edilmemesinin, öncelikle  teminatsız bir şekilde ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. <br>\tHMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, <br>\tHMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. <br>\tİhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. <br>\tİhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. <br>\tSomut olayda, ilk derece mahkemesi ile davacının ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek şekilde yaklaşık olarak haklılığını ispatlayamadığı, davacının haklılığının yaklaşık olarak ispatının yargılamayı ve delil toplanmasını gerektirdiği gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddi  kararı gerekçesi gözetildiğinde  usul ve yasaya uygundur. <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,   <br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br> \t Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/09/2025<br><br><br>Başkan-      Üye -                         Üye -                  Zabıt Katibi <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a4a61ab6d86526ab","SID":"59672d1a9536c85f"}}