{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1388 - 2025/1660<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1388 <br>KARAR NO\t: 2025/1660<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/149 E.  -  2023/89 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/02/2023 Tarih ve 2022/149 Esas - 2023/89 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br>  <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili davacının 2004 yılında kurulan, Türkiye’nin en büyük 500 şirketinden biri olduğunu, “...” ibareli seri markalarının bulunduğunu, davalı şahsın \"...\"\" ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa  müvekkilinin “...” ibaresini yaygın kullanımları ile tanıtarak ayırt edici hale getirdiğini, tanımlayıcı bir ibare tescil edilmiş ise tescil süresi boyunca koruma altında olması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarından yeterince farklılaşmadığını, markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markalarının tanınmış bulunduğunu , dava konusu başvurunun müvekkilinin marklarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, YİDK' ın  2022-M-3703 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalı vekili, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt edici olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,  markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ilgili tüketici kesimi nezdinde benzer olduklarının söylenemeyeceği, zira; markalarda müşterek olarak bulunan \"...\" sözcüğünün davaya konu 9. sınıf  emtialar bakımından ayırt ediciliği bulunmayan veya oldukça düşük ayırt ediciliği haiz bir kelime olduğu, dava konusu markanın esaslı unsurunun \"...\" sözcüğünden oluşmadığı, söz konusu markanın esaslı unsurunun bir bütün olarak  \"Şekil+...\" ibaresinden oluştuğu, söz konusu marka ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların umumi intiba olarak; şekil, renk ve tertip tarzı olarak birbirlerine benzemedikleri, bu nedenle, daha önce davacıya ait markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu aynı/aynı tür emtialar üzerinde gördüğünde veya işittiğinde, bu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı davacıya ait markalardan farklı bir marka olarak algılayacağı gibi marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı da kurmayacağı, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı, davacının \"...\" ibareli markalarının tanınmış olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br> İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkemece alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının karşılanmadığını, tarafların markları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu müvekkilinin markalarının ayırt ediciliğinin zayıf olduğundan bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin \"...\" markası ile 2005 yılından beri faaliyet bulunduğunu, anılan ibarenin yoğun, yaygın ve  ciddi kullanım sayesinde ayırt edicilik kazandığını, bu yöndeki delillerinin incelenmediğini,  taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka  hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre \"...\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, nitekim Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/1635-2021/1566 E/K sayılı ilamında da aynı sonuca varıldığı, buna göre dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulünün gerektiği, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacının markalarının tanınmış olup olmamasının sonuca etkili bulunmadığı, diğer yandan SMK'nın 5/2 maddesinde düzenlenen kullanım sonucu ayırt ediciliğin,  anılan maddenin birinci fıkrasının b-c ve d bentleri uyarınca marka tescil edilemeyecek bir ibarenin tesciline olanak sağladığı, bu şekilde bir ibarenin tescil edilmesinin, SMK'nın 6/1 kapsamında yapılacak değerlendirmede koruma kapsamının genişlediği yani ayırt ediciliğinin yükseldiği anlamına gelmeyeceği, somut olayda da davacının \"...\" ibaresini kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği ispatlansa dahi bu durumun anılan ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu sonucunu değiştirmeyeceği anlaşıldığından, davacının bu yöndeki iddiası bakımından mahkemece bir inceleme ve değerlendirme yapılmamasının sonuca etkili görülmediği, nitekim aynı davacı tarafından, aynı itiraza mesnet markalarına dayalı olarak açılan benzer bir uyuşmalığa ilişkin dava hakkında verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1477- 2024/9396 E/K sayılı ilamında da aynı sonuca varıldığı  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 19/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2025       <br>\t\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3f4b0fa230f4608c","SID":"f4d5ba71e55e6ca1"}}