{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1607 <br>KARAR NO\t: 2025/1609<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                    K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/250 E.  -  2025/530 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04/07/2025 tarih ve 2024/250 E. - 2025/530 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 13.12.2018 günü saat 06.30’da Ankara - Konya istikametindeki yüksek hızlı trenin 2.vagonunda yolcu iken bir anda tren kazası meydana geldiğini ve etkisi, şiddeti, sonuçları itibariyle müvekkili ile birlikte diğer tüm kazazedeleri derinden etkilediğini, gerçekleşen kazada 9 kişinin öldüğünü, 84 kişinin yaralandığını, müvekkilinin de BTM ile giderilebilir ölçüde yaralanmasının bulunduğunu, davalının kusuruyla gerçekleşen tren kazasının etkilerinin halen kazazedeler üzerinde devam ettiğini ileri sürerek, 15.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlik davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili,  13/12/2018 tarihinde meydana gelen tren kazasında şirket ve çalışanlarının kusur ve ihmalinin bulunmadığını, kazanın alt yapıdan kaynaklandığını, sorumluluk alanında bulunmadığından altyapı kusurlarının müvekkiline izafe edilemeyeceğini, olaydan TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün sorumlu bulunduğunu, kaza nedeniyle düzenlenen iddianamede haklarında cezaya hükmedilmesi istenen şüphelilerin hiçbirinin müvekkili şirket personeli olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, 13.12.2018 tarihinde Ankara-Konya seferini gerçekleştiren 81201 sefer numaralı trenin Ankara YHT Tren Garı'nın 11. Yolundan 06 numara ile Hat-1'den seyir izni alarak 06:30'da hareket ettiği,ancak Hat 2-, Hat-2 üzerinde Polatlı'dan Ankara'ya doğru seyir etmekte olan 89504 sefer sayılı kılavuz tren ile saat 06:36'da kafa kafaya çarpıştığı, çarpışma nedeniyle 9 kişinin öldiği, 84 kişinin yaralandığı, davacının bu çarpışmada yaralandığı, davacının olay günü ... Fabrikasında üretim müdürü olarak çalışmakta olduğu, kaza esnasında yanında iş arkadaşları bulunduğu halde Konya'ya gittikleri,  davacının kaza anında mesleki amaçla seyahat ettiği,  demiryolu işletmeciliğini gerçekleştiren ... A.Ş.'nin kusurunun bulunduğu ,davacının kaza  nedeniyle uğradığı şok ve acı, yaşanan kaza nedeniyle davacının  psikolojik açıdan etkilenmesi  ile  davacının yaptırılan SED tutanağı, kusur durumu , sebepsiz zenginleşmeye de mahal vermeyecek şekilde ve davacının yaşadığı manevi  acının bir nebze olsun dindirilmesine yetecek yeterlilikte manevi tazminata hükmedilmesinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 12.500,00-TL manevi tazminatın 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 25/12/2024 tarih ve 2024/29 Esas 2024/226 Karar nolu kararı ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrasının manevi tazminat davaları yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmesi ve henüz yürürlüğe girmemiş olmakla birlikte hukuka aykırı olduğu belirlenmiş olan bir kanun hükmünün uygulanmasının derdest olan davalarda  mümkün olmaması nedenleri ile red edilen kısım yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,   mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun görevsiz mahkemece alınan raporun kopyasından oluştuğunu, yalnız kusur oranının değiştiğini, tüketici mahkemesinin kararı davacı tarafından istinaf edilmediğinden kusur oranını % 20'den %30'a çıkaran bilirkişi raporuna itibar edilemeyeceğini, kazanın dava dışı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki altyapı kusurundan kaynaklandığını, müvekkili şirkete sorumluluk yüklenemeyeceğini, ... A.Ş ve TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün birbirlerinden ayrı tüzel kişilikler olduğunu,  raporlar tahtında tren kazasına ağır kusuruyla sebebiyet verdiği tespit edilen TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün kendi kusuru sonucu meydana gelen tren kazasından kaynaklanan zararlardan bizzat ve münferiden sorumlu olduğunu, hükmedilen tazminat miktarının haksız olduğunu, tali kusurlu bulunan müvekkilinin kusur oranı göz önünde bulundurulmadan karar verildiğini, davanın reddedilen kısmı yönünden müvekkili lehine yargılama giderine/vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Yasa'da gösterilen ... A.Ş. 17.06.2016 tarih ve 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanarak tüzel kişilik kazanmıştır. <br>\t6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1. maddesinin (a) bendinde, Şirkete devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşıma hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlarla, bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazların belirlenmesi ve personelin kadro ve pozisyonlarıyla, “araç, gereç ve cihazların ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte” şirkete devredilmiş sayılacağı hüküm altına alınmıştır. <br>\tGeçici 1. maddenin (b) bendinde de, (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde Şirketin taraf olacağı ve derdest dava ve takiplerde Şirketin kendiliğinden taraf sıfatı kazanacağı, yine “bu hususlarla ilgili olarak” TCDD tarafından yapılan iş ve işlemler sebebiyle açılacak davanın Şirkete yöneltileceği düzenlenmiştir. <br>\tHal böyle olunca, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının Ankara'dan Konya istikametine gitmek üzere 13.12.2018 günü saat 06:30'da içinde bulunduğu yüksek hızlı trenin hareketinden kısa bir süre sonra başka bir trenle çarpıştığı olay nedeniyle meydana gelen manevi zararından, davalının sorumlu tutulmasının yerinde olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının, olayın oluş şekline, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve olay tarihindeki paranın satın alma gücüne uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 853,87-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 213,46-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 640,41-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  18/09/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8de70666d9a96669","SID":"f406cf4f3d656415"}}