{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2018/651 <br>KARAR NO\t\t: 2019/848<br><br>DAVA\t\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t\t: 19/10/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 16/12/2019<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacı şirketler  ile ... (...) arasında ... ... Kontenjan Sözleşmeleri imzalandığını, ...'nin devir sözleşmesi ile davalı ...’ye (...) devredildiğini, ... ... Kontenjan Sözleşmeleri kapsamında davacı şirketlerce, davalı ...’ye Sektörde Temaül olduğu üzere avans mahiyetinde nakit ve çekler ile ödeme yapıldığını, ancak sözleşmelere konu hizmetin ... tarafından verilmediğini, yapılan avans ödemelerinin karşılıksız kalması sebebiyle ... tarihinde Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sırasında davalılar ... ile ... (...) ve ... (...) arasındaki organik bağın tespiti ile ... ... Kontenjan Sözleşmelerinin feshi, sözleşmelere istinaden yapılan haksız ödemelerin taraflarına ödenmesi, ... USD bedelli çekler yönünden borçlu  olmadıklarının tespiti, fazlaya ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... USD yoksun kalınan kar ile müşterilerin başka otellere şevkinden dolayı uğranılan ... USD zararın taraflarına ödenmesi talepli, ... USD bedelli davanın açıldığını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... tarih .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile “davanın kabulüne' karar verildiğini, kararın Yargıtay incelemesindende geçerek ... tarihinde kesinleştiğini, dosyada mevcut ... tarihli bilirkişi raporunda yer alan ve kesinleşen rakamlara göre, davacı şirketlerin aralarında organik bağ olduğu tespit edilen davalı şirketlerden dava konusu ... USD daha alacağı olduğunu, bu nedenle mahkememizdeki davayı açıldığını, davaya dayanak sözleşmelerde akid tarafın ... olsada diğer davalılar ... ve ...’ün de bu davadaki talepleri yönünden kesinleşen mahkeme kararındaki organik bağa ilişkin hüküm nedeniyle  müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, İİK 257 vd maddeleri uyarınca para alacağı olan davacıların alacağının vadesi gelmiş bir alacak olduğunu, davalı tarafların alacağa yönelik bir teminat veya rehin sunmadıklarını, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin kesinleşmiş hükmüne dayanılması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak, asıl dava dilekçelerinde belirtmiş oldukları nedenlere ve sunmuş oldukları  delillere istinaden, oluşacak yeni durumlara karşı yeni delil ileri sürme hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı şirketler nezdindeki bakiye ... USD alacağın, davalı şirketlerin temerrüde düştüğü asıl dava açılış tarihi olan ... tarihinden itibaren uygulanacak Merkez Bankası 1 yıllık USD vadeli hesaplara uyguladığı faiz ile birlikte, ulaşacağı miktar da göz önünde bulundurulduğunda, davalılar yönünden tensip ile birlikte menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakların haczi ve muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini, asıl davada hükme esas alınan ve bu davada da kesin delil niteliğine haiz ... tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davacı ... ... yönünden ...-USD alacağın davalılardan temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren Merkez Bankasınca 1 yıllık USD vadeli hesaplara uyguladığı faiz ile birlikte, davacı ... yönünden ...- USD alacağın davalılardan temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren Merkez Bankasınca 1 yıllık USD vadeli hesaplara uyguladığı faiz ile birlikte, her iki davacının ortak zararı olan ...-USD +...-USD +...-USD alacağın davalılardan temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren Merkez Bankasınca 1 yıllık USD vadeli hesaplara uyguladığı faiz ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ve ... şirket vekilinin mahkememize sunduğu dilekçesinde özetle; diğer davalılardan ...’nin müflis olması nedeniyle, bu davalıya karşı açılan davanın ancak kayıt kabul davası olarak görülebileceğini, bu nedenle, basit yargılama usulüne göre yürütülmesi gereken kayıt kabul davasının,  davalıya karşı açılan ve yazılı usule tâbi dava ile birlikte yürütülerek sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılardan ... hakkında iflas kararı verildiğini ve bu kararın ... tarihinde kesinleştiğini,  davacı şirket tarafından emsal karar olarak dosyaya ibraz edilen Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E .../... K sayılı dosyasından verilen karar kesin delil niteliğinie haiz olmadığını ve mahkemeyi bağlamayacağını, emsal olarak gösterilen dosyada davalının savunma donelerini tam ve gerektiği gibi kullanamamış olması, yargı mercilerinin hatalı değerlendirme yapmış olması gibi neden ve ihtimaller ışığında emsal olarak sunulan dosyanın ancak takdiri delil niteliğinde değerlendirilebileceğini, mahkemenin emsal olarak gösterilen dosyada davalılar ile diğer davalı müflis ... arasında organik bağ olduğu yönündeki tespitten bağımsız bir şekilde dosyamızdaki uyuşmazlığı, iddia, delil ve cevapları hukuken değerlendirerek hüküm tesis etmesi gerektiğini, 6100 sayılı HMK 303. Maddesi gereği ilgili kararın  kesin hüküm ve/veya kesin delil teşkil etmiyeceğini, davalı ... adına husumet itirazında bulunduklarını, davacı şirket ile davalı müvekkil arasında imzalanmış bir sözleşme veya başka bir hukuki ilişki olmadığını, talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte öncelikle davalı şirkete karşı husumet yöneltilebilmesi için zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolduğunu  ve zamanaşımı defiinde ve hak düşürücü sürenin dolduğu yönünde itirazda bulunduklarını, davacılar ile Müflis ... arasında imzalanan Kontenjan Sözleşmesi otel işletmecisi ile seyahat acentesi arasında imzalanan sözleşmenin hukuki niteliği Acentalık Sözleşmesi olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 147/5 hükmüne göre “Acentalık sözleşmelerinden doğan alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır”,  davacıların 2010 yaz sezonu öncesinde müflis ...’ye avans çekleri ve ödemeleri yaptıklarını ve bu sözleşme karşılığında hizmet alamadıklarını belirttiklerini, davacıların hem avans ödemelerinin iadesini hem de sözleşme gereği almaları gereken hizmeti alamadıkları için uğradıkları zararların tazmin edilmesini talep ettiklerini, davacılar ile müflis ... arasındaki sözleşmenin garantili kontenjan sözleşmesi olması sözleşmenin hukuki niteliğine tesir eden bir husus olmayıp sözleşmenin hukuken müflis ... tarafından işletilen otellerdeki odaların seyahat acentası sıfatıyla taraflar arasındaki acentalık sözleşmesi kapsamında satış ve pazarlamasına ilişkin olduğunu, davacıların müflise karşı söz edilen alacaklarının 2010 yılı yaz sezonu öncesinde muaccel hale geldiği ve TBK 147/5’te yer alan açık hüküm doğrultusunda muacceleiyet tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde zamanaşımına uğradığını, davalı  şirketle diğer davalı Müflis ... arasında hiçbir hukuki ilişki ve organik bağ olmadığını, davalı şirketin ... de müflis ... ile hiçbir hukuki bağı veya ilişkisi olmadığı halde sırf tesislerin işletmesini 2010 yılından itibaren yönetim sözleşmesiyle üstlendiği ve ... ile yönetim sözleşemesi imzalayan dava dışı üçüncü şahıs ... ile aynı şirketler grubuna dahil olduğu için müflis ...’nin borcundan sorumlu olduğu iddia edildiğini, bu iddianın hiçbir somut hukuki dayanağının olmadığını, davacının sözleşme ile üstlenilen borçların ifasını ancak sözleşmenin karşı tarafı ...'den talep edebileceğini beyanla haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafından karşılanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı müflis ... Yönünden açılan davanın kayıt kabul niteliğinde olduğu ve basit yargılamaya tabi olduğu anlaşılmakla mahkememizce ... tarihinde tefrik kararı verilmiş, ... yönünden dosya mahkememizin .../... Esas sırasına kaydedilmiş, Mahkememizin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile \"Müflis  ... yönünden İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve tasfiyenin İstanbul ...İflas Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden devam ettiği görülmekle . müflis ... yönünden ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne davada kesin yetkili olduğunun kabulü ile davanın kesin yetki dava şartı yokluğu  nedeniyle USULDEN REDDİNE,\"  karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Taraflara usulüne uygun duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:dava,Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarihli .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamının ... tarihinde kesinleşmesinden sonra dava dosyasında bilirkişi raporu ile belirlenen söz konusu davada  hükmedilmeyen ancak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak suretiyle talep edilen bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. <br>Davacılar tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ilamında davalılar arasındaki organik ve yönetsel bağın tespitine ilişkin husus nedeni ile bakiye alacağın her üç davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı yönünden yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay ...Hukuk Dairesinin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile \" iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacılar yargılama sırasında davaya konu çeklerin bedelini ödediğinden davanın İİK'nın 72/6. maddesi  uyarınca istirdat davasına dönüştüğü, davacıların imzaladığı sözleşmelerin aynı nitelikte olduğu ve aynı davalılarla imzalandığı, aynı gerekçelerle yerine getirilmediği, dayanılan sebeplerin aynı olduğu, bu nedenlerle davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan davalarının birlikte görüldüğü, davalılardan ...'nin iflasına karar verildiği, ikinci alacaklılar toplantısının ... tarihinde yapıldığı anlaşıldığından yargılamaya  devam olunduğu, davalı ... vekili, ...-... şubesinin pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve merkezinin ...'de bulunan ... unvanlı yabancı şirketin sınırlı işlemler bakımından yetkilisi olduğunu savunmuş ise de, davanın başından itibaren davanın esasıyla ilgili savunma yapması, merkezi ...'da bulunan şirketin Türkiye'deki iş ve işlemlerinin bu davalı tarafından yürütülmesi, şube değil ayrı tüzel kişiliğe sahip olması ve husumeti benimsemesi nedeniyle pasif husumet itirazının iyiniyetli olmadığı, davalılardan ...'nin sözleşmelerle üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, davalılardan ... ile ... (...) arasındaki “Otel İşletme Sözleşmesinin 22/1 maddesine göre, \"... Hizmetlerin verilmesi esnasında yönetici şirketlerin üçüncü kişilere karşı yükümlülükler üstlenmesi, bağlayıcı taahhütler vermesi veya onlarla sözleşme yapması gerekirse bunları sadece kendi adına yapacağı\" ifade edildiği, ancak, sözleşmenin 15.1 ve 15.2 maddelerinde, konaklama ve gelir getirici faaliyetler çerçevesinde yöneticinin (...) odaları pazarlayabileceği, satılmayan odaların üçüncü kişilere pazarlanmasına ...'in karar vereceğinin düzenlendiği, yine 5. ve 6. maddelerinde, iş sahibinin  yürütülen iş görme faaliyeti dolayısıyla yöneticiye bir ücret ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, buna göre, ...'nin yöneticilik nedenine dayalı olarak diğer davalı ...'ten ücret aldığı, ...'nin hem sözleşme uyarınca ödenen bedelleri taahhüt edip, hem de tahsil ettiği bedele hak kazanmasının düşünülemeyeceği, yine sözleşmenin 2. maddesinde, \"... ... nün yönetim şirketine ücretleri göz önünde bulundurularak, yönetim şirketi dönem boyunca otellerle ilgili tüm hizmetleri tur operatörüne uygun standartlarda ve hizmet standartlarına katı bir şekilde bağlı olarak sağlayacağını kabul eder. Şüphelerin önüne geçilmesi adına işbu sözleşmedeki hiç bir şey otellerin işletmesinin yönetim şirketine ya da diğer bir tarafa aktarımını gerektirmeyecektir ve tur operatörü otellerin işletmesiyle ilgili tüm sorumluluğu münhasıran taşımaktadır\" hükmünün yer aldığı, sözleşmedeki bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, ...'in otellerin işletmesiyle ilgili tüm sorumluluğu münhasıran taşıdığı, otellerin işletmecisinin ... olduğu, ...'nin ise yönetici olduğunun anlaşıldığı, davalı taraf her ne kadar ...'in yaptığı sözleşme nedeniyle kendilerinden talepte bulunulamayacağını savunmuş ise de; ...'nin kendi adına ve iş sahibi ... hesabına davacılar ... ve ... ile yapmış olduğu doluluk garantisi içeren ... kontenjan sözleşmeleri dolayısıyla, ...'ye ödenen bedeller nedeniyle davacılara karşı sorumlu olduğu, gerek ...'ın gerekse de ...'nin ... (...) ile yaptıkları sözleşmelerin, bileşik (mürekkep) sözleşme niteliğinde olduğu, sadece bir acenta sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceği, ... ve ...'ın aynı zamanda belirli sayıda oda ve ciro garanti ettiği, ...'nin bağımsız garanti taahhüdü çerçevesinde tahsis etmesi gereken odaları davacılara tahsis etmediği, ... ... kontenjan sözleşmesinin imzalanmasından sonra ... tarihinde ... ve ... arasındaki  devir sözleşmesiyle ...'ın tüm aktif ve pasifiyle birlikte ...'ye devredildiği, ... ve ... arasında organik bağ olduğunun tartışmasız olduğu, davalı ... (...) ile davalılar ... ve ... arasında organik bağ bulunup bulunmadığının ise tartışmalı olduğu, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin .../... E. sayılı ilamında, ... ile ... arasında organik bağ (hatta ortaklık ilişkisi) olduğunun belirtildiği, ...'nin ... tarihinde iflasın ertelenmesi başvurusu sonrasında, ... tarafından .../... ile olan sözleşmelerin feshedildiği, sonrasında ... ile yeni otel yönetim sözleşmeleri yaptığı, davacılar ile yapılan ... ... kontenjan sözleşmelerinin tarafı olan ...'ın ... tarihinde ... ile birleşmesi, bu birleşmenin hemen ertesinde ...'nin iflas ertelenmesi davası açması, ...'in ... ile olan otel sözleşmelerini, ...'nin iflasın ertelenmesi talebini gerekçe göstererek feshetmesi, bunun hemen sonrasında ... ile otel yönetim sözleşmesi yaparak otellerin yönetimini ...'ye bırakması birlikte değerlendirildiğinde; ..., ..., ... arasında organik bağın mevcut olduğu, ayrıca davacı ...'nin ...'la ... tarihinde imzaladığı sözleşmeye konu otellerden ... dışındaki dört otelin işleteni davalı ... görünmemesine rağmen, ...'nin iflas başvurusu üzerine, davalı tarafından kurulan ...'nin, ... dışındaki otellerin işletmesini de devralması, iki şirket arasındaki organik bağın göstergesi olarak değerlendirildiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesi yerleşik uygulamasına göre, organik bağın varlığı için tüzel kişiler arasında özdeşliğin bulunması, başka bir ifadeyle, tüzel kişiler arasında ekonomik ve ticari bağımlılığın, kader birliğinin veya birlikte hareket olgusunun bulunmasının geçerli ve yeterli olacağı, organik bağ kavramının, aynı menfaat gruplarınca kurulan ve yönetilen şirketlerin sahip oldukları hakları ve konumu kötüye kullanmalarını engellemeye yönelik bulunduğu, ... ve ... çalışanları, yönetici ve mallarının ekseriyetle aynı oluşu,...'nin yönetici olduğu, otellerin yönetiminin kesintiye uğramadan ... tarafından işletilmesi, ... ile ...'nin aynı grup içerisinde yer almaları, ...'ın aktif ve pasifiyle birlikte ...'ye devrinden yaklaşık bir ay sonra iflasın ertelenmesi davası  açılması,...'in ... ile olan sözleşmeleri feshinden sonra ... ile yönetim sözleşmesi yapması, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ilamıyla ... ve ...'nin ortaklık ilişkisinin kabulü, ...'ün ... tarihinde davalılara hitaben, \"Kontenjanların bilgileri dahilinde olduğuna\" dair yazısı, ..., ... ve ... arasında ekonomik ve ticari bağımlılığının ve kader birliğinin, birlikte hareket olgusunun göstergesi olduğu, ..., ... ve ... arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile toplamda ... USD'nin temerrüt faiziyle bu üç davalıdan tahsiline, davalılardan factoring şirketleri aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine\" reddine dair verilen kararın hüküm bölümünün 13. Sahifesinin 38.satırı sonuna ve 14.sahifesinin 37.satır sonuna verilmesine kelimesinden sonra hükmedilen meblağların davalı müflis ... açısından, ...'nin iflas masasına kayıt - kabulüne ilavesi yapılmak   suretiyle kararın bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verildiği, karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bu kez Yargıtay ...Hukuk Dairesi'nin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile \"bu kez hüküm bölümünün 13.sahifesinin 38.satırı sonuna ve 14.sahifesinin 37.satır sonuna verilmesine kelimesinden sonra hükmedilen meblağların davalı müflis ... açısından, ...'nin iflas masasına kayıt - kabulüne ilavesi yapılmak suretiyle kararın bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verildiği görülmüştür. <br>Mahkememizce İstanbul ...İflas İdaresi'ne müzekkere yazılarak iflasa ilişkin kesinleşme şerhi ve onaylı mahkeme ilamı gönderilmesi istenmiş, incelenmesinde; tefrik edilen davalı müflis ... yönünden İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği ve tasfiyenin İstanbul ...İflas Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosya üzerinden devam ettiği anlaşılmıştır. <br>Mahkememizin ... tarihli ön inceleme duruşması ... nolu ara kararında \"Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı kararının Yargıtay ...Hukuk Dairesi’nin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanıp, bu karara karşı karar düzeltme talebinde bulunulması ve Yargıtay ...Hukuk Dairesi’nin ... tarih .../... Esas -.../... Karar sayılı ilamı ile “Hüküm bölümünün 13.sayfasının 38.satır sonuna ve 14.sayfasının 37.satır sonuna verilmesine kelimesinden sonra hükmedilen meblağların davalı müflis ...’nin iflas masasına -kayıt -kabulüne ilavesi yapılmak suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve kararın ... tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla davalı müflis şirket ile diğer davalılar arasında organik bağ olduğu hususu yargıtay incelemesinde geçen kararla değerlendirilmiş olup bu husustaki vakıalar kesinleşmiş olmakla mahkememizce yeniden davalı müflis şirket ile diğer davalılar arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususunda araştırma ve inceleme yapılmasına yer olmadığına\" karar verilmiştir. <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 303. Maddesinde\" Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. <br>Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder<br>Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir....\" hükmü gereğince  kesin hüküm tarafları bağlar.<br>Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 17/12/2019 tarih 2016/7698 Esas - 2019/5399 Karar sayılı emsal içtihadında \"...mahkememizdeki davanın da söz konusu karar ile hükmolunmayan ... TL’ye ilişkin olduğu, belirtilen mahkeme kararı ve dayanak bilirkişi raporu dosyamız yönünden kesin delil niteliğinde olduğu, davalının dosyamızdaki dava öncesinde temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile ... TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>Kararı,  davalı vekili temyiz etmiştir. <br>Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.<br>SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle  davalı  vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,\" karar verildiği belirtilmiştir. <br>Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Mahkememizce Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli .../... Esas - .../... Karar sayılı ilamındaki organik bağa ilişkin davalılar arasındaki tespitin kesin hüküm niteliğinde olduğu, bu hususta yeniden inceleme yapılmasına yer olmadığı, aynı şekilde ilgili dava dosyasında düzenlenen ... tarihli bilirkişi raporununda kesin  nitelikte olduğu, söz konusu bilirkişi raporunda davacıların talep ettiği alacak kalemleri yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı o davada hükmedilmeyen bakiye alacak yönünden  açılan eldeki davada ... tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan tutarlar esas alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 02/05/2011 tarih 2010/6976E., 2011/2610K. sayılı kararında; \"...Dairemiz ve Yargıtay Hukuk Dairelerinin kararlılık gösteren uygulamalarında yabancı para cinsinden alacaklarda karar ve ilâm harcının o yabancı paranın karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanacağı kabul edilmektedir. Harçlarla ilgili düzenlemeler kamu düzeni ile ilgili olup görevi gereği mahkemeler ve temyiz halinde Yargıtay'ca da kendiliğinden dikkate alınması zorunludur...\" şeklinde belirtilmiş olup, Mahkememizce karar ve ilam harcı ile vekalet ücretinin hesaplanmasında karar tarihindeki yabancı paranın türk lirası karşılığı üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle hüküm tesis edilmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\t<br>HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere; <br>1-Davanın KABULÜNE,<br> Buna göre; Davacı ... ... tarafından ... Şirketinin tüm alacakları temlik alınmış olmakla ,<br>A)... USD (... yönünden ... USD+... yönünden ... USD.) alacağın 3095 Sayılı Yasanın 4/A maddesi gereği dava tarihinden itibaren(... tarihinden itibaren) Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı  ... ... Şirketine VERİLMESİNE,<br>B) ... USD zarar bedelinin 3095 Sayılı Yasanın 4/A maddesi gereği dava tarihinden itibaren (... tarihinden itibaren) Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli USD hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı  ... ... Şirketine VERİLMESİNE, <br>2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı  ... ... Şirketine VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafından yapılan  tebligat, müzekkere ile dosya gidiş dönüş ücreti olan ... TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı  ... ... Şirketine VERİLMESİNE, <br>5-Davacı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın  davacı  ... ... Şirketine İADESİNE, <br>Dair; davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2019  <br><br>Başkan ...<br> ¸E- İmzalı <br>Üye ...<br> ¸E- İmzalı <br>Üye ...<br>  ¸E- İmzalı<br>Katip ...<br>  ¸E- İmzalı<br><br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b5b779d65ae3c0c","SID":"e2d936416f0d7d2e"}}