{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t : 2025/2915 <br>KARAR NO\t\t : 2025/2245<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t : 22/05/2025<br>ESAS NO \t \t: 2024/978<br>KARAR NO\t \t: 2025/511   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 19.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t. 07/10/2024<br>ESAS NO\t\t .2024/307<br>KARAR NO                  : 2024/439<br>DAVANIN KONUSU\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ            : 18/09/2025<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ :18/09/2025 <br><br>\tİzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 19.Asliye Hukuk Mahkemesi arasında oluşan görev uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 2.Asliye Ticaret  Mahkemesi  tarafından talep edilmekle dosya kapsamı  incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  : <br>Dava, 3.şahıs tarafından açılan menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Davanın açıldığı İzmir 19.Asliye Hukuk Mahkemesince, dava konusunun,  6102 sayılı TTK'nın 3. maddesi uyarınca bu Kanundan doğan hususların ticari iş olduğu, 4/1. maddesinde de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davaların ticari dava bulunduğu hükme bağlandığını, dolayısıyla, dava, 6102 sayılı TTK hükümleri çerçevesinde ticari davalardan olduğunu, ticari davalardan kaynaklı bu uyuşmazlığa bakma görevinin de asliye ticaret mahkemesine ait olduğunu, görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerekmekte olduğunu, öte yandan, HMK'da mahkemenin görevli olmasının dava şartları arasında sayıldığını, bu durum karşısında, davada mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevli mahkemenin  İzmir  Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.<br>Dosyanın gönderildiği İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesince de, 2004 sayılı İİK'nın m. 89/3 hükmü uyarınca açılan menfi tespit davasında, davacı ile davalı takip alacaklısı arasında doğrudan ticari ilişki bulunmadığından ve kanunda da görevli mahkeme konusunda özel bir düzenleme bulunmadığından, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispî ticarî davadan söz edilemeyeceğini, bu itibarla davanın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi gereğince genel görevli asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, her ne kadar menfi tespite konu takip dosyasında alacağın dayanağı kambiyo senetlerinden olan bono olarak gösterilmiş ise de, davacı ile takip alacaklısı arasında doğrudan ticari ilişkinin bulunmadığı, davanın taraflarının tacir olmadığı ve davanın takip hukukuna özgü bir dava olması nedeniyle ticarî dava olduğundan söz edilemeyeceğinden mahkemece, ihtilafın genel mahkemeler olan asliye hukuk mahkemelerin çözüme kavuşturulması gerektiği sonucuna ulaşılarak karşı görevsizlik kararı verilmiştir. <br>İİK'nun 89. maddesi \"Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2,3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir. Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur. (Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./22. md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin (Değişik ibare: 6352 S.K.-02.07.2012/m.18) \"yüzde yirmisinden\" aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkum edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir. Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine müddeti içinde itiraz ederse, alacaklı, üçüncü şahsın verdiği cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek üçüncü şahsın 338 inci maddenin 1 inci fıkrası hükmüne göre cezalandırılmasını ve ayrıca tazminata mahkum edilmesini istiyebilir. İcra mahkemesi, tazminat hakkındaki davayı genel hükümlere göre halleder. Üçüncü şahıs, kusuru olmaksızın bir mani sebebiyle müddeti içinde haciz ihbarnamesine itiraz etmediği takdirde 65 inci madde hükmü uygulanır. Her halde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir. Malın teslimi mümkün olmazsa, alacaklı icra mahkemesine müracaatla değerini üçüncü şahsa ödetmek hakkını haizdir. Haciz ihbarnamesi, borçlunun hak ve alacaklarının bulunabileceği bir tüzel kişinin veya müessesenin şubesine veya tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine tebliğ edilir. Haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği merkez, tüm şubeleri veya birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmakla yükümlüdür. Üçüncü şahsın beyanı hiçbir harç ve resme tabi değildir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nun 2/1.maddesinde ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir. <br>TTK'nun 3. maddesinde, bu Kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerden sayıldığı, 4. maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5. maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir.<br>TTK'nun 4.maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, 5.maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir.  <br>TTK'nun 5. maddesinde'' Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Somut olayda; Dava,  3.şahıs  tarafından  açılan menfi tespit  istemine ilişkindir. İcra dosyasında  borçlu ... hakkında  kambiyo senetlerine özgü  icra takibi yapılmıştır. Davacı kambiyo senedinin  borçlusu olmadığı  gibi, davalı şirket arasında  bir ticari ilişkisi bulunmamaktadır. Uyuşmazlığın, HMK 2/1.maddesi gereğince, genel görevli  asliye hukuk mahkemesinde  görülüp sonuçlandırılması  gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD  2015/15365 E2016/3253 K)<br>Açıklanan nedenlerle,  yargı yeri olarak  İzmir 19. Hukuk  Asliye Hukuk Mahkemesinin  belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. \t<br>KARAR  :  Gerekçesi  yukarıda  izah  edildiği   üzere; <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21.ve 22. maddeleri gereğince İzmir 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin  YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,  <br>Dosyanın yargı yeri belirlenmesi talep eden mahkemesine iadesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 18.9.2025 günü oybirliği ile karar verildi.\t\t \t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bdf98be53a192c74","SID":"66e9716a4070e48c"}}