{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1466 <br>KARAR NO\t: 2025/1603<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/349 E.  -  2023/11 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2021/349 E. - 2023/11 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkillerinin 2020/46482 başvuru numaralı \"...\" ibareli marka için gerçekleştirdikleri başvuruya, davalı Şirket tarafından \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri itirazın nihai olarak 2021-M-5448 sayılı YİDK kararı ile kabul edilerek başvurunun reddolunduğunu, müvekkillerinin “...” markası altında yabancı dildeki şarkı sözlerinin okunuşuna yönelik müzik paylaşımı, drama ektkinlikleri ve toplumsal olaylara farkındalık yaratmaya yönelik çaba sarf eden ve karakterlerin sosyolojik, psikolojik, gündeme dair konularda 'iç ses'lerini duyurmaya çalıştıkları popüler kültür karşıtı sosyal medya platformları işlettiklerini, müvekkilinin 2015 yılından beri “...” ibaresi ile faaliyet gösterdiğini, https://....com/ adresli alan adının müvekkil adına ilk kez 2015 yılında alındığını, yine ...” markasının 2015 yılından bu yana aktif olarak kullanıldığını, dolayısıyla müvekkilinin “...\" markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin markası ile davalı yanın gerekçe markalarının mal ve hizmet kapsamlarının benzer olmadığını, taraf markalarının benzer de olmadıklarını, “...” sözcüğünün ayırt ediciliğinin yüksek olmadığını,  “...\" ibaresinin, bir bütün olarak çeşitli kavramlara işaret ettiğini, bu halde “...” markası ile müvekkilin “...” markası tüketici nezdinde aynı çağrışımı yapmadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, 2021-M-5448 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili,  verilen Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili,  müvekkili şirket tarafından yayımlanan ve tüm Türkiye'de bulunabilen ulusal bir yayın olan ''...'' derginin, ülkenin en çok satan edebiyat dergisi olduğunu, müvekkilinin basın-yayın sektöründeki faaliyetlerinin yanı sıra, kafe ve restoranlarıyla hizmet sektöründe de tüketicinin yoğun ilgisiyle faaliyetlerinin bulunduğunu, müvekkilinin “...\" ibareli markalarının 2010'lu yılların başında yaratıldığını ve günümüze dek kesintisiz kullanıldığını, tüketiciler nezdinde bilinir olduğunu, taraf markalarının 38.sınıf hizmetleri ortak olarak kapsadıkları gibi her iki markada da “...” ibaresinin birebir asli unsur olarak yer aldığını, karşılaştırılan markaların ayniyete varacak derecede benzer olduklarını, ''...'' kelimesinin müvekkilinin ticaret unvanının da esas unsurunu oluşturduğunu, davacının ''...\" ibareli markasının müvekkilinin markasının kapsadığı sınıflarda tescil edilmesi halinde karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına tescilli \"...\" esas ibareli marka ile davacının \"...\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, taraf markalarının birebir aynı hizmetleri kapsadıkları bir durumda, işaretler arasında karıştırılma ihtimalinin önüne geçilebilmesi adına tercih edilen işaretler arasındaki görsel, işitsel ve kavramsal farklılıkların çok daha somut olması gerektiği, halbuki somut uyuşmazlıkta “...” ve “...” ibarelerinin ortak olarak “...” ön sesini taşıdıkları gibi bütünsel algıda tüketicide yarattıkları izlenimde de aynı iktisadi kaynağın farklı hizmetleri için belirlediği markalar şeklinde bir algının oluşacağı, davacı yanca dosya kapsamına sunulan delillerden, \"www ....com\" alan adının tahsisini 2015 yılında aldığı, yine geçmişten bugüne “...” adı altında dijital mecralar üzerinden yayınlar yaptığı ancak bunlar dışında özellikle somut tarih bilgisi içerir ve tüketiciler nezdinde, başvuru konusu markaya yönelik davacıya hasredilmiş bir aidiyet edinildiği yönünde bir kanaaate varılması açısından bu delillerin yeterli olmadığı, kaldı ki davacı yanın “...” ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunun kabulünde dahi önceye dayalı gerçek hak sahipliğinin, sicilde tescil edilmiş bir şekilde korunmakta olan bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyeceği, YİDK kararının gerekçesinin yalnızca SMK m. 6/1'e dayanmakta olduğu gibi davalı yanın işlem dosyasına sunduğu delillerden de davalı yan markalarının tanınırlığı hususunda bir kanaate varılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili  istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibaresinin bir tamlama olduğunu, davalı markalarından açıkça ayrıştığını, şarkıcılık ve seslendirme gibi alanlarda kullanılan bir tekniği ifade ettiğini, müvekkillerinin \"iç ses\" için \"... sesi\" ifadesini kullandıklarını, davalı markalarındaki \"...\" sözcüğünün tamamen farklı bir anlam taşıdığını, benzerlik değerlendirmesinin markanın bütünü esas alınarak yapılmasının gerektiğini, bu biçimde değerlendirildiğinde markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik bulunmadığını, taraf markalarının tasarım yönünden de farklılaştığını, “...” ibaresinin zayıf karakterde, gündelik yaşamda sıkça kullanılan bir sözcük olduğu düşünüldüğünde, söz konusu ibare üzerinde yapılan küçük değişikliklerin, ortalama tüketici algısında büyük değişikliklere yol açabileceğini, bu nedenle marka olarak zayıf karakterde ibare seçen davalı Şirket'in, sonra gelen markalara katlanma yükümlülüğünün bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, başvurunun reddine dair YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, \"...\" ibareli başvuru ile davalının redde mesnet 2018/114268 sayılı \"...\" ibareli markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davalı markasının asli unsurunu oluşturan \"...\" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, başvuruya eklenen \"...\" ibaresinin de yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, \"...\" ibaresine vurgu yaparak dikkati onun üzerinde yoğunlaştırdığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 27/05/2025 tarih, 2024/6148 Esas, 2025/3737 Karar sayılı kararında da  \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalının 2018/114268 sayılı \"...\" ibareli markasının benzer bulunduğu, öte yandan başvuru kapsamındaki 38.sınıf hizmetlerin davalı Şirket'in redde mesnet markasının kapsamında da yer aldığı,  davacı tarafça \"www...com\" alan adının 2015 yılında adlarına tahsis edildiği ve \"...\" ibaresini kullanmaya devam ettikleri iddia edilmiş ise de, öncelikli hak sahipliğinin tescile itiraz imkanı sağlamakla birlikte başvurunun tescili hakkı vermediği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacıların uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d7d10d9e478cdb8d","SID":"7a96d28d623139db"}}